Çok tatlı bir animeydi, tam böyle çerezlik tatlı bir şeyler aradığım zamanlarda ilaç gibi geldi. Akıcıydı, 2 günde bitirdim. Janggeum'ın Rüyasına benziyordu, o yüzden de ayrı bir hoşuna gitti. Bence izleyin, izlettirin :)
Dün tek oturuşta bitirdim, zaten bence normal puntolarla yazılsa 10-20 sayfa bir şey çıkabilir, o kadar kısa. Tatlı, kısa bir öyküydü. Ben duygularını sevdim. Ormanya'nın ormanın içindeki kütüphanesinden kısacık bir okuyuş için ödünç almıştım. Tam anlamıyla ihtiyacımı karşıladı, kısa sürede…devamıDün tek oturuşta bitirdim, zaten bence normal puntolarla yazılsa 10-20 sayfa bir şey çıkabilir, o kadar kısa. Tatlı, kısa bir öyküydü. Ben duygularını sevdim. Ormanya'nın ormanın içindeki kütüphanesinden kısacık bir okuyuş için ödünç almıştım. Tam anlamıyla ihtiyacımı karşıladı, kısa sürede okuyup bitirdim. Yoluma devam ettim.
José Saramago'dan okuduğum ilk kitaptı. Tarzını çok anladım diyemem, ama yine de beğendim. Daha sonra şu ünlü Körlük kitabını ben de bir okumak istiyorum artık. O zaman yazarı sevdim mi sevmedin tam anlamıyla anlayabilirim.
"Ama ben bilinmeyen adayı bulmak istiyorum, o adaya ayak bastığımda kim olduğumu öğrenmek istiyorum, Bilmiyor musun ki, Kendinden dışarı çıkıp kendine bakmadıkça kim olduğunu asla bilemezsin...Adayı görmek için adadan dışarı çıkmak gerektiğini, kendimizden çıkmadıkça kendimizi görmemizin mümkün olmadığını düşünüyorum."
"Güneş doğar doğmaz, adam ve kadın kalkıp dışarı çıkmışlar, pruvanın iki yanına teknenin henüz sahip olmadığı ismi yazacaklarmış, beyaz harflerle. Öğlene doğru, cezirle birlikte, Bilinmeyen Ada nihayet denize açılmış, kendini aramak amacıyla."
Tilki dönüp dolaşıp yine kürkçü dükkanına gelirmiş. Ben de Instagram'ı dondurduktan sonra, uzun bir ara ertesinde tekrar Raf'tayım :) Yeraltı edebiyatını iyi yazabilen bir yazar, ona bir şey diyemem. Bu okuduğum ilk kitabı olduğu halde bu işin ustalarından olduğunu anladım.…devamıTilki dönüp dolaşıp yine kürkçü dükkanına gelirmiş. Ben de Instagram'ı dondurduktan sonra, uzun bir ara ertesinde tekrar Raf'tayım :)
Yeraltı edebiyatını iyi yazabilen bir yazar, ona bir şey diyemem. Bu okuduğum ilk kitabı olduğu halde bu işin ustalarından olduğunu anladım. Ancak bu kitap beni tatmin etti mi? Hayır.
Açıkçası kitaptaki olay örgüsünü, karakterlerin kesişimlerini fazla zorlama buldum. Ciddiye alamadım. Yani her ne kadar Hakan Günday'ın kalemini beğenip, diğer kitaplarındaki potansiyele ikna olsam da bu kitap benin için ortalamada kaldı.
‼️ Spoiler ‼️
Sonu da bence böyle bir kitaba yakışmıyordu. Ölene kadar mutlu yaşadılar tarzı klişe bir son bu kitapta olması gereken en son finaldi diye düşünüyorum. Böyle Pollyanna tarzı safsatalar gerçek hayatta yok ana bakışlı bir edebiyat olan yeraltı edebiyatında bu tarz bir final bence yeraltı edebiyatının tarzıyla çelişiyor.
💌 Levayih-i Hayat, Fatma Aliye 💓 Fatma Aliye'den kısa, tatlı bir kitaptı. Aslında bu kitabı alma planım yoktu ama kapağı çok hoşuma gittiği ve ucuz olduğu için almıştım. İyi ki de almışım. 💓 Kitap beş kadın karakterin birbirlerine mektupları üzerinden…devamı💌 Levayih-i Hayat, Fatma Aliye
💓 Fatma Aliye'den kısa, tatlı bir kitaptı. Aslında bu kitabı alma planım yoktu ama kapağı çok hoşuma gittiği ve ucuz olduğu için almıştım. İyi ki de almışım.
💓 Kitap beş kadın karakterin birbirlerine mektupları üzerinden aslında evliliği ve kadınların yaşayışını konu alıyor. Okuması güzeldi, zaten 64 sayfa olduğu için çabucak bitti.
💓 Aslında evlilik üstüne okumayı düşündüğüm bir konu değildi ama o dönemlerin evlilik anlayışını okumak, bunun üzerine düşünmek güzeldi. Fatma Aliye de zaten o dönemlerin evlilik anlayışını, kadınların yaşayışındaki kötü basmakalıp normları eleştirmiş. Evlilik ve kadınlar üzerine bir şeyler okumak istiyorsanız tercih edebilirsiniz.
#levâyihihaya
🌌 Üç Cisim Problemi, Cixin Liu ⌛ Kitap çeşitli karakterler üzerinden ilerliyor. Zaten seri boyunca ana karakter kişiler, insanlar değil; evren. Evreni takip edebilmek için anlatım insandan insana zıplıyor. Biz de olanları o şekilde takip ediyoruz. Kitaptaki karakterlerin hepsi tam…devamı🌌 Üç Cisim Problemi, Cixin Liu
⌛ Kitap çeşitli karakterler üzerinden ilerliyor. Zaten seri boyunca ana karakter kişiler, insanlar değil; evren. Evreni takip edebilmek için anlatım insandan insana zıplıyor. Biz de olanları o şekilde takip ediyoruz. Kitaptaki karakterlerin hepsi tam anlamıyla insan, yani gerçek hayattaki gibi çoğu zaman kusurlu ve sıradan. Karakterleri derin ve gerçekçi yazılmış.
⌛ İlk kitabın yorumuna geçmeden önce şunu söylemek istiyorum ki ilk kitap serinin geri kalanına göre bir tık alt seviyede kalıyor. Yani sakın ilk kitabı okuyup bırakmayın. Seri katlanarak güzelleşecek. İkinci kitap çok iyi, üçüncü kitap efsane olacak.
⌛ Üç Cisim Problemi kitabının yorumuna gelirsem aslında bu kitap ortalamanın üzerinde bir bilimkurguydu. Keyifle okudum ama çok etkilenmediğimi de söylemeliyim. Yine de akıcı ve güzeldi. Yani seriyi okumak için bu kitabı okumaya da kesinlikle değer.
⌛ Başlangıçta kitaba girmem biraz zor oldu. Kitabın başındaki Çin Devrimi ile ilgili kısımı okuması biraz karmaşık ve zordu. Kitabın geri kalan kısmı ise serinin geri kalanıyla paralel, o akıcı anlatıma sahipti. İlk sayfalarda hikayeyi anlamakta zorlanırsanız korkmayın.
⌛ Kitapta en sevdiğim özelliklerden biri de kitabın, yani aslında yazarın bir felsefesi olması ve kitabında da bunları yansıtmasıydı. Zorla romana yedirilmeye çalışılmış ağır felsefi yazılar ya da sığ düşünceler yoktu. Yazar inanılmaz zeki ve kültürlü. Kitabında da bunu yansıtabilmiş. Kitaptan her anlamda kalite akıyordu. Beni sürekli insanlık ve evren hakkında düşünmeye itti.
⌛ Her anlamda doyurucu, okurken sizi zevkten dört köşe yapacak bir bilimkurgu serisi arıyorsanız bu seri tam size göre. Tek bir olumsuz yanı var: Bu seriyi okuduktan sonra okuduğunuz diğer tüm bilimkurgular sizi tatmin etmeyecek.
‼️ Spoiler ‼️
Tüm seriyi okurken Ye'nin yaptıklarına inanılmaz sinirliydim. Nasıl sadece şahsi kini yüzünden tüm insanlığa böyle bir şey yapabilir, böyle bir sorumluluğu kendi üstüne alıp, bu kararı kendisi verebilir diye düşünüyordum. Uzun süre bu şekilde bakarak Ye karakteriyle empati kuramadım. Ancak daha sonra tekrar düşündüğümde, eğer evrendeki en sevdiğim insana, bana böyle yaşatsalar acaba nasıl olurdum diye düşündüm. Ancak o zaman Ye'nin o zamanlar insanlığa olan sonsuz kinini anladım ve karakterle empati kurabildim...
Karakterler müthiş yazılmış derken işte bunu kastediyordum. Çoğuyla eninde sonunda bir baş kurabiliyorsun çünkü aynı senin gibi genelde sıradanlar.
🌌 Alıntılar 🌌
"İnsanlık ve kötülük arasındaki ilişkinin, okyanus ve üstünde yüzen buzdağı arasındaki ilişkiyle aynı olması mümkün müydü? Okyanus ve buzdağı, her ikisi de maddeden oluşur. Buzdağı sadece katı formda olduğu için ayrıymış gibi görünür. Ama gerçekte uçsuz bucaksız okyanusun bir parçasıdır. İnsanlığın kendisinden ahlaki bir uyanış beklemek tıpkı kendi saçını çektiğinde dünyanın havaya kalkmasını beklemek kadar imkânsızdır. Ahlaki bir uyanış için insan ırkının dışında bir kuvvet gereklidir.
Bu düşünce Ye'nin yaşamının tüm seyrini değiştirdi."
"O gökyüzündeki bir yıldız gibiydi. Daima uzakta. Üzerime düşen ışığı bile daima soğuktu."
"Son yıllarda gördüklerimden sonra insan ırkından umudumu kestim. İnsan toplumu kendini iyileştirmekten aciz."
"Böyle bozuk bir dünyanın yok olması teselli bile sayılabilir."
"Bir insanın gerçeği ayırt etme yeteneği, bilgisiyle doğru orantılıdır."
🐉 Suikastçının Arayışı, Robin Hobb 🩸 Bu kitabın bana hissettirdikleri gerçekten beni mahvetti. Kasvetli hava, hüzünlü bir şarkı ve yolculukla birleşince belki de normalde etkileneceğimden daha çok etkilendim. 🩸 Kendisine ait hiçbir şeyi olmayan bir çocuğun yaşadıklarını anlatıyor bu kitap.…devamı🐉 Suikastçının Arayışı, Robin Hobb
🩸 Bu kitabın bana hissettirdikleri gerçekten beni mahvetti. Kasvetli hava, hüzünlü bir şarkı ve yolculukla birleşince belki de normalde etkileneceğimden daha çok etkilendim.
🩸 Kendisine ait hiçbir şeyi olmayan bir çocuğun yaşadıklarını anlatıyor bu kitap. Kendi bedenine, kendi ruhuna, hatta kendine ait bir isme bile sahip olamayan bir çocuğun... Bir isime bile sahip olamayışı aslında hayat boyu kendine dair bile hiçbir şey sahip olamayacak olmasının işaretiydi belki de. Bu seri beni tüm akışı boyunca gerçekten çok üzdü. Finalinde de eksik kalmadı.
🩸 Seride ana karakterin anılarının başından itibaren tüm hayatını okuyoruz. Belki de hayatının tamamı anlatıldığından, yüzlerce sayfa onunla birlikte yaşamış gibi hissettiğimden dolayı bu seri beni çok etkiledi. Gerçekten beni içten şekilde üzebilen nadir kitaplardan. Seri bana duyguları sonuna kadar yaşattı, içime işledi. Sadece bana hissettirdiği duyguları yazıya dökmekte kendimi serbest bıraksam bile paragraflarca yazarım. Duygusal olarak etkisinde olduğum için cümlelerim karışık, kendimi tam olarak ifade edemiyorum. Buraları anlamak için seriyi okumalısınız. Fitz'in yaşadıklarını kendi dilinden okuduğunuzda bana hak vereceksiniz.
🩸 Genel olarak baktığımda seri çok güzeldi. Epik fantastik sevenlere kesinlikle tavsiye ederim. Güzel bir evren kurulmuş, ana karakteri de yan karakterleri de okuması keyifliydi. Ayrıca seri her şeyin siyah beyaz olmadığı, herkesin mutlu sona kavuşmadığı ve net bir şekilde kötü ya da iyi olmadığı, o "gri" kitaplardandı. Böyle kitapları okumaktan hoşlanıyorum. Daha gerçekçi olmaları hoşuma gidiyor. Son zamanlarda artık böyle kitaplar okuyorum. Daha küçükken okuduğum o genç fantastikler kesmiyor.
🩸 Ama böyle kitapları okumayı çok sevsem de, yine de gerçekçi olaylar veya finaller yüzünden her üzüldüğümde de keşke bu da o her şeyin masal gibi bittiği kitaplardan olsaydı diye içimden geçirmiyor değilim :')
‼️ Spoiler ‼️
En sevdiğim karakter Verity'di. Keşke sonu bu şekilde olmasaydı. Fitz diğer ejderhaları uyandırdıktan sonra aslında fedakarlığı bir tık boşa çıkmış gibi oldu. Ona ve Kettricken'e çok üzüldüm. Molly ve Burrich çifti gerçekten aşırı kötüydü, keşke olmasaydı. Fitz'in sonuna da gerçekten aşırı üzüldüm. Kraliyet ailesi ondan almadığı şey bırakmadı. İsmine, ruhuna, aşkına, yakınlarına, çocuklarına, bedenine bile sahip çıkamadı. En sonunda elinde hiçbir şey kalmadı. Sonuna çok ama çok üzüldüm...
(Alıntıları bir ara ekleyeceğim.)
👩🏻 Meyhanede Hanımlar, Hüseyin Rahmi Gürpınar 🥂 Aslında Gürpınar okumayı seviyorum. Keyifli hikayeler yazıyor ama bunu pek sevmedim. Mesajları çok gözümüze soka soka vermesi, hikayeye yedirmek için pek bir çaba olmaması hoşuma gitmedi. Hikayenin sonuna doğru bir anda yaşlı bir…devamı👩🏻 Meyhanede Hanımlar, Hüseyin Rahmi Gürpınar
🥂 Aslında Gürpınar okumayı seviyorum. Keyifli hikayeler yazıyor ama bunu pek sevmedim. Mesajları çok gözümüze soka soka vermesi, hikayeye yedirmek için pek bir çaba olmaması hoşuma gitmedi. Hikayenin sonuna doğru bir anda yaşlı bir amca ortadan atlayıp sayfalarca bir şeyler hakkında nutuk çekti. Onu çıkardığımda kalan hikaye de çok ilginç değildi zaten. Orada da hikayenin içine sindirilmemiş, göze batan bir mesajcılık vardı.
🥂 Gürpınar okurken son hikayelerinde genel olarak rahatsız olduğum bir şeydi bu. Galiba bir süre ara vereceğim okumaya. Bana iyi gelmedi.
🐺 Kraliyet Suikastçısı, Robin Hobb 🐾 Ben bu kitabı çok ama çok beğendim. Açıkçası bu seriyi bu kadar sevmeyi beklemiyordum. Sırasıyla neler yüzünden bu kadar etkilendiğimi anlatayım. 🐾 İlk olarak gerçekçiliği. Normalde bu tarz serilerde ana karakterin işleri genelde mucizevi…devamı🐺 Kraliyet Suikastçısı, Robin Hobb
🐾 Ben bu kitabı çok ama çok beğendim. Açıkçası bu seriyi bu kadar sevmeyi beklemiyordum. Sırasıyla neler yüzünden bu kadar etkilendiğimi anlatayım.
🐾 İlk olarak gerçekçiliği. Normalde bu tarz serilerde ana karakterin işleri genelde mucizevi şekilde çözülür, her şey denk gelir, çok önemli insanlar ona destek olur vesaire, vesaire. Ama bu seride öyle değil. Fitz zaten doğuştan şanssız ve damgalanmış. Daha sonra birilerinin kontrolüne giriyor ve tüm hayatı ona ait olmaktan çıkıyor. Bir şeyler öğrenmek istediğinde o şeyde zaten doğuştan yetenekli olduğu ortaya çıkıp birden ustalaşmıyor. Aksine birileri ona köstek olduğunda gerçekten düşüyor, çaresiz kalıyor.
🐾 Bu kitabın her yerinde bu gerçekçiliği dibine kadar hissettim. Bir şeylere karşı koymaya çalışırken ayakları takıldığında, içlerine doğmayan, sonradan acı bir şekilde yüzlerine çarparak öğrendikleri gerçeklerde, çabaladıkları ama sürekli daha kötüye giden gidişatta ve dibe vurduklarında... Fitz'in adım adım düştüğü çaresizlikleri, gerçekleri zorla kabullenişini okurken ben de bunları yavaş yavaş hissettim. Aynı gerçek hayatta da olduğu gibi savaşlar bir anda kaybedilmedi, çok çabalamaya rağmen en sonunda kendilerini orada buldular.
🐾 Kitabın bu yanını çok sevdim. Sürekli bu olaylar nasıl toparlanacak, bu işler nasıl yoluna girecek diye merakla okudum. Tempo bir an bile düşmedi. Sanki ben de Fitz'le birlikte işleri yoluna koymaya çalıştım, akıntılarla boğuştum. Bu, bu kadar etkilenmemin ikinci nedeniydi. Sonuna kadar ne olacağını merak ederek keyifle okudum ve sonu geldiğinde neredeyse suratıma çarpılmış gibi hissettim.
🐾 Normalde saray entrikaları okumayı sevmememe rağmen bu seride saray olaylarını okumaktan inanılmaz keyif aldım, sürekli bir dahaki bölümde ne olacağını merak ettim. Bitişi olayları kırılma noktasına kadar taşıdı. Devamını çok merak ediyorum. Bir an önce okumak istiyorum. Umarım bu kitaptan aldığım zevki üçüncü kitapta da alırım ve bu seriye güzel bir veda ederim.
🐾 Yorumumu kitabın son cümlesiyle kapatıyorum. İstemeyenler okumasın :)
"Tüm zamanların şimdi olduğu ve seçimlerin her zaman basit ve senin olduğu bir yer var."
🗡️ Suikastçının Çırağı, Robin Hobb 🐎 Okumayı her zaman istediğim bir epik fantastik serisiydi. Sonunda okumaya başlayabildim. Bu arada kitabı bitirdikten sonra öğrendim ki yazarın asıl ismi Margaret Astrid Lindholm Ogden'mış. Kadın bir fantastik yazar olması da ayrı hoşuma gitti.…devamı🗡️ Suikastçının Çırağı, Robin Hobb
🐎 Okumayı her zaman istediğim bir epik fantastik serisiydi. Sonunda okumaya başlayabildim. Bu arada kitabı bitirdikten sonra öğrendim ki yazarın asıl ismi Margaret Astrid Lindholm Ogden'mış. Kadın bir fantastik yazar olması da ayrı hoşuma gitti.
🐎 Kitaba ilk başlarda bir türlü ısınamadım. Elimde çok gezdi, niyeyse bir türlü sarmadı. Genelde epik fantastiklerde yaşadığım bir sorun, o yüzden çok umursamadan okumaya devam ettim. Gerçekten de bir süre sonra akıcılaşmaya başladı. Oradan sonrası su gibi akıp geçti.
🐎 Kitap ana karakterin geçmişe dönerek kendi hayatını anlatması şeklinde ilerliyor. Bir yerlerde yaşlanmış olan ana karakterimiz anılarının en başında başlayarak hayatını anlatıyor. Bu aslında kötü değildi ama bazı yerlerde ana karakterin çok küçük olması garip geldi. İlk kitap ana karakterin (Fitz, Kraliyet Gayrimeşru Çocuğu anlamına geliyor) 6-14 yaş aralığını ayrıntılı şekilde anlatıyor. Bu yüzden bazı zamanlar ana karakterin küçüklüğü beni hikayeyi sorgulamaya itti, koptum. Bir tık daha hızlı büyüseydi, daha büyük yaşlarını anlatsaydı, herhalde daha çok hoşuma giderdi.
🐎 Genel olarak bakarsam güzel bir epik fantastikti. Ana karakteri, yan karakterleri, evreni sevdim. Finali de güzeldi ama finalde yaşanan birsürü olayın kitabın spnuna biraz daha yayılmış olmasını, sadece en sonlarda toplanmamasını isterdim. Herhalde o şekilde kitabın sonları genel olarak daha akıcı olabilirdi. Ama yaptığım tüm eleştiriler aslında beni çok etkileyen şeyler değildi. Kitabı gayet sevdim, serinin devamını okumak için sabırsızlanıyorum.
🐎 Bu arada serideki Soytarı karakterini Cosmere evrenindeki Hoid karakterine benzettim :)
🗡️ Alıntılar 🗡️
"Ve yarın aynı şeyleri tekrar yapacağız. Ve tekrar. Bir sabah kalkıp neydiyse, seni yine de öldürmediğini fark edene kadar."
"Bir hükümdar bütün tebaası olmalıdır, çünkü insan ancak bildiğine hükmedebilir."