Cömert olursan aptal sanırlar, iyi olursun kullanırlar, doğruyu yaparsın eleştirirler, başarılı olursun kıskanırlar, seversin kıymet bilmezler, bu hayatta insan olabilmek en zor şeydir. - Haluk Bilginer -
"Sizin dünyada insanlar" dedi "Küçük Prens, bir bahçede beş bin gül yetiştiriyorlar; yine de aradıklarını bulamıyorlar." " Bulamıyorlar " dedim. " Oysa tek bir gülde, bir damla su da olabilir. " " Doğru " dedim. Küçük Prens ekledi: " Ama…devamı"Sizin dünyada insanlar" dedi "Küçük Prens, bir bahçede beş bin gül yetiştiriyorlar; yine de aradıklarını bulamıyorlar."
" Bulamıyorlar " dedim.
" Oysa tek bir gülde, bir damla su da olabilir. "
" Doğru " dedim.
Küçük Prens ekledi:
" Ama gözler kördür; insan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir. ",
- Birisi senin için birisi benim için, yukarıdan kış uykusundayken veya ışık hızında yakın giderken ya da kara deliğin yakının da benim için zaman değişecek. Ve daha yavaş akacak. Şimdi döndüğüm zaman saatları kıyaslıyacaz. + Zaman farklı mı akacak? -…devamı- Birisi senin için birisi benim için, yukarıdan kış uykusundayken veya ışık hızında yakın giderken ya da kara deliğin yakının da benim için zaman değişecek. Ve daha yavaş akacak. Şimdi döndüğüm zaman saatları kıyaslıyacaz.
+ Zaman farklı mı akacak?
- Yani ben döndüğümde seninle aynı yaşta olabiliriz. Sen ile ben, ne bir düşünsene Murph.
+ Ne zaman döneceğin hakkında bir fikrin yok. Hem de hiç yok.
+ Murph bu şekilde ayrılmak istemiyorum.
Hadi Murph.
Oysa döndüğümde aynı yaşta olabiliriz,
demişti.
"Sevgi, zamanı ve mekânı alabilen tek şeydir."
" Ben insanları arabanın camına vuran yağmur damlalarına benzetiyorum. Bazen bir damla yavaşça aşağı doğru kayarken başka bir damlaya karışıp güçlenerek daha hızlı ilerler. Bende sana karıştım aşkım. İnsanlar acımasız, savurgan. Hiçbir şeyin sonu gelmeyecekmiş gibi davranıyorlar. Bir gün şoförün…devamı" Ben insanları arabanın camına vuran yağmur damlalarına benzetiyorum. Bazen bir damla yavaşça aşağı doğru kayarken başka bir damlaya karışıp güçlenerek daha hızlı ilerler. Bende sana karıştım aşkım. İnsanlar acımasız, savurgan. Hiçbir şeyin sonu gelmeyecekmiş gibi davranıyorlar. Bir gün şoförün camı açabileceğini hiç düşünmüyorlar. "
Filmi izlediğimde Duygu'nun hastalığını araştırayım dedim. Bir baktım ki HIV senaryoda fark yaratmak için bilinçsizce kullandığını öğrendim. İzleyipte bilmeyenler için söylüyorum.
HIV ile ilgili olarak bilinen en temel doğrular:
- HIV virüsü öpüşerek bulaşmaz. Ciddi bir kan alışverişi gerekir.
- Sarılarak da bulaşmaz.
- Günde bir avuç hap değil sadece iki hap yeterlidir.
- HIV sevgiye, aşka engel değildir.
- HIV enfeksiyonu önlenebilir bir hastalıktır.
- Kondom kullanarak korunabilir.
İzleyenler filmdeki hataları fark etmiştir.
"Sadakat" kavramına bir köpeğin gözünden bakan duygu barındıran had safhada bir kitaptır. Ağlamak istiyorsanız ilk filmini izlemenizi öneririm. Bugün 'hachi'ye yakalım.
Kitabı okurken ilk başlarda meraklandım. İçimden geçirdim, 'Acaba ne olmuş' diye okurken birden kitaba kapıldığımı farkettim. Sizi içine çeken bir kitap okumanızı öneririm. Konusu: Amok koşucusu doktor olarak yardıma ihtiyaç duyan bir insana el uzatmanın vicdanı yükümlülüğüyle kendi karmaşık duyguları…devamıKitabı okurken ilk başlarda meraklandım. İçimden geçirdim, 'Acaba ne olmuş' diye okurken birden kitaba kapıldığımı farkettim. Sizi içine çeken bir kitap okumanızı öneririm.
Konusu: Amok koşucusu doktor olarak yardıma ihtiyaç duyan bir insana el uzatmanın vicdanı yükümlülüğüyle kendi karmaşık duyguları arasında sıkışıp kalan bir adamın hikâyesidir.
Okuduğum ilk polisiye roman ve okuduğunuz anda sizi içine sürükleyen akıcı bir kitaptır. Sürekli bir merak içinde olup olayları kendi başınıza çözmek isteyeceğiniz bir türden okumanızı tavsiye ederim. Konusuna gelirsek; İsimsiz güzel bir kadın morga ceset olarak getirilir. Fakat Boston'lu…devamıOkuduğum ilk polisiye roman ve okuduğunuz anda sizi içine sürükleyen akıcı bir kitaptır. Sürekli bir merak içinde olup olayları kendi başınıza çözmek isteyeceğiniz bir türden okumanızı tavsiye ederim. Konusuna gelirsek;
İsimsiz güzel bir kadın morga ceset olarak getirilir. Fakat Boston'lu Tıp uzmanı Dr. Maura Isles ceset torbasında sesler gelince açıp bakmak ister. Dr. Isles torbayı açınca unutamayacağı korkusunu yaşar. Ceset gözlerini açar!
Hâlâ hayatta olan kadın hastaneye yetiştirilir, ama tuhaflıklar çok geçmeden ölümcüllüğe dönüşür. Kadın, soğukkanlı bir şekilde güvenlik görevlisini öldürerek altı kişiyi rehin alır.
Rehinelerden biri ise Dedektif Jane Rizolli'dir.
Olay yerine federal ajanlar doluştuğunda, basit bir rehine krizi olmadığı anlaşılır.
Eflatun'a iki soru sormuşlar. Birincisi: - İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan iki davranışı nedir? Eflatun tek tek sıralamış: - Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler. - Ne var ki çocukluklarını özlerler.. - Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler. - Ama…devamıEflatun'a iki soru sormuşlar. Birincisi:
- İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan iki davranışı nedir?
Eflatun tek tek sıralamış:
- Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler.
- Ne var ki çocukluklarını özlerler..
- Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler.
- Ama sağlıklarını kazanmak için para öderler.
- Yarından endişe ederken bugünü unuturlar. Dolayısıyla ne bugünü ne de yarını yaşarlar..
- Hiç ölmeyecek gibi yaşarlar. Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler..
Sıra gelmiş ikinci soruya;
- Peki sen ne öneriyorsun?
Bilge yine sıralamış:
- Kimseye kendinizi "sevdirmeye" kalkmayın!
- Yapılması tek gereken tek şey, sadece kendinizi "sevilmeye" bırakmaktadır..