Oğuz Atay, Tutunamayanlar kitabını yazar ve görüşlerini almak için Yusuf Atılgan'a gönderir. Atılgan kitabı okur ve hayran kalır. Ancak böyle mükemmel eseri yazan birinin benim görüşlerime ihtiyacı yoktur diyerek düşüncelerini hiçbir zaman Oğuz Atay ile paylaşmaz. Aradan yıllar geçer ve…devamıOğuz Atay, Tutunamayanlar kitabını yazar ve görüşlerini almak için Yusuf Atılgan'a gönderir. Atılgan kitabı okur ve hayran kalır. Ancak böyle mükemmel eseri yazan birinin benim görüşlerime ihtiyacı yoktur diyerek düşüncelerini hiçbir zaman Oğuz Atay ile paylaşmaz.
Aradan yıllar geçer ve Atılgan ortak bir arkadaşlarından şöyle bir şey işitir: " Ben kitabımı Yusuf Atılgan' a gönderdim. Ama kendisinden tek bir kelime dahi işitmedim. Tek gördüğün kayıtsızlık oldu." demiştir. Bunu duyan Atılgan pişman olur ama Oğuz Atay artık hayatta değildir.
Yusuf Atılgan bu anıtı anlatırken şöyle der: " Eğer bugün hayatta olsaydı ne yapar ne eder onu bulur, tanışır ve takdir ettiğimi söylerdim."
Oğuz Atay'ın Tehlikeli Oyunlar'da söylediği şu sözleri işte tam da bu durumu anlatır:
" Beni hemen anlamalısın. Çünkü ben kitap değilim. Çünkü ben öldükten sonra kimse beni anlayamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum.
Ben Van Gogh'un tablosu değilim, öldükten sonra beni müzeye koyamazsınız. Beni tanımalısınız."