Sokrates Öğretmenlere şöyle der; Öğrencilerinize bir şey öğretmeyin, onların düşünmelerini sağlayın. Çünkü onlar düşünmeye başlarsa zaten kendi çabalarıyla öğrenirler ve çaba sonucu öğrenilen bilgi, en kalıcı bilgi olur. Asla silinmez.
Karl Max eşine yazdığı mektubun sonunu şu dizelerde bitiriyor: - Dünyada çok dişi var, kimileri de çok güzel ama ben, her bir hattı, hatta her bir kırışığı bana hayatımın en büyük ve en tatlı anılarını hatırlatan bir yüzü bir daha…devamıKarl Max eşine yazdığı mektubun sonunu şu dizelerde bitiriyor:
- Dünyada çok dişi var, kimileri de çok güzel ama ben, her bir hattı, hatta her bir kırışığı bana hayatımın en büyük ve en tatlı anılarını hatırlatan bir yüzü bir daha nerede bulabilirim? Senin tatlı çehrene sonu gelmez acılarımı, yeri doldurulmaz kayıplarımı bile okuyabilir ve senin tatlı yüzünü öptüğümde acıyı öperim. Hoşçakal canım. Seni ve çocukları binlerce kez öperim.🌿
KARDELEN ÇİÇEĞİNİN HİKÂYESİ Çok uzun yıllar önce iki kır çiçeği birbirlerine aşık olurlar. Her bahar diğer çiçekler gibi onlarda açıp güneşe merhaba derler. Fakat bir bahar başlangıcı bu çiçeklerden biri diğerine; " Biz diğer çiçekler gibi bu bahar açmayalım, kışın…devamıKARDELEN ÇİÇEĞİNİN HİKÂYESİ
Çok uzun yıllar önce iki kır çiçeği
birbirlerine aşık olurlar. Her bahar diğer çiçekler gibi onlarda açıp güneşe merhaba derler. Fakat bir bahar başlangıcı bu çiçeklerden biri diğerine; " Biz diğer çiçekler gibi bu bahar açmayalım, kışın ortasında herkesin soğuktan kaçtığı karlı günlerde açalım ki, bütün doğa bize ait olsun." Der ve ikisi de o bahar açmamaya karar verirler.
Biri açmak için kışın gelmesini ve karın yağmasını beklerken diğer o yaz açar. O gün bugündür karda açan ve sevgilisini bekleyen çiçeğe " KARDELEN ", sevgilisini yarı yolda bırakan çiçeğe de "HERCAİ" denilir.
Kral dondurucu bir kış günü gecenin soğuğunda nöbet tutan bir muhafıza sordu: - " Üşüyor musun muhafız?" + " Ben soğuğa alışkınım kralım" dedi muhafız. - " Olsun ben yine de sana sıcak elbise getirmelerini emredeceğim" dedi ve gitti. Lakin…devamıKral dondurucu bir kış günü gecenin soğuğunda nöbet tutan bir muhafıza sordu:
- " Üşüyor musun muhafız?"
+ " Ben soğuğa alışkınım kralım" dedi muhafız.
- " Olsun ben yine de sana sıcak elbise getirmelerini emredeceğim" dedi ve gitti.
Lakin emir vermeyi unuttu.
Ertesi gün nöbet yerinde muhafızın soğuktan donmuş cesedini buldular. Muhafız nöbet yerinde bulunan bir duvara yazı yazmıştı.
" Kralım ben soğuğa alışıktım. Beni soğuk değil, sizin sıcak elbise vaadiniz öldürdü."
Kürtçe bir söz var, gördüğümde bana çok anlamlı gelmişti. " Ez ê dîsa jî ji te hez bikim ger bizanim ku dê di dawiyê de mirin hebe." anlamı ise "sonunda ölüm olacağını bilsem yine seni severim." demekmiş.