İki kişi birbirini severse; Sevgi, biri kaçar, Diğeri kovalarsa; aşk, İkiside sever lakin Kavuşamazsa; efsane olurmuş. Biz efsane olduk. Biz olarak kalabilseydik bunun adı mucize olurdu zaten...
"Efsaneye göre bi öpücük tam anlamıyla iki aşığın ruhunu birleştirir çünkü tanrılar ruhunu insanın nefesinde gizlemiştir. Bu yüzdendir birbirini hissederek öpen iki insanın ruhu sonsuza dek ayrılmaz."
Yeryüzünde açan ilk çiçek Orkide'dir. Diğer çiçekler onun soyundan türetilmiştir. Bakış açısına göre değişir tabi ama bir insana orkide hediye etmek, " Benim dünyamda açan ilk çiçeksin" anlamına gelir.
" Birini güzel olduğu için sevmezsin ki. Sen sevdiğin için güzeldir o. Sırf sen seviyorsun diye herkesten farklıdır. Herkesten başka bakar gözleri. Onu özel kılan sensin. Senin sevgin." Küçük Prens
Ateş bir gün suyu görmüş yüce dağların ardında; Sevdalanmış onun deli dalgalarına. Hırçın hırçın kayalara vuruşuna, yüreğindeki duruluğa... Demiş ki suya: Gel sevdalım ol, Hayatıma anlam veren mucizem ol. Su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa, al demiş; Yüreğim sana armağan... Sarılmış…devamıAteş bir gün suyu görmüş yüce dağların ardında;
Sevdalanmış onun deli dalgalarına.
Hırçın hırçın kayalara vuruşuna,
yüreğindeki duruluğa...
Demiş ki suya:
Gel sevdalım ol,
Hayatıma anlam veren mucizem ol.
Su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa, al demiş;
Yüreğim sana armağan...
Sarılmış ateşle su birbirlerine sıkıca, kopmamacasına.
Zamanla su, buhar olmaya, ateş kül olmaya başlamış.
Ya kendisi yok olacakmış, ya aşkı...
Baştan alınlarına yazılmış olan kaderi de
yüreğindeki kederi de alıp gitmiş uzak diyarlara su..
Ateş kızmış, ateş yakmış ormanları...
aramış suyu diyarlar boyu,
günler boyu, geceler boyu bir gün gelmiş, suya varmış yolu bakmış o duru gözlerine suyun,
biraz kırgın, biraz hırçın.
Ve o an anlamış;
Aşkın bazen gitmek olduğunu,
ama gitmenin yitirmek olmadığını.
Ateş durmuş, susmuş, sönmüş aşkıyla.
İşte o zaman beridir ki:
Ateş sudan, su ateşten kaçar olmuş...
Ateşin yüreğini su,
Suyun yüreğini sadece ateş alır olmuş...
" İnanışa göre, bir bebek doğmadan hemen önce yanına bir melek gelir ve gördüğü herşeyi unutsun, masum doğsun diye parmağını bebeğin dudaklarına bastırırmış; Burunla üst dudak arasındaki o küçük çukur meleğin parmak iziymiş."
Fransızcadan muhteşem bir söz: " La Douleur Exquise". Asla birlikte olma intimalinin olmadığı, imkansız birine aşık olmanın verdiği acıya, üzüntüye deniyormuş. Kısaca " zarif acı" olarak biliniyor.