"Kim boğazladı yeşil gözlerinde uyuyan mutluluğu? " adındaki benim için çok şey ifade eden mânâlı bu mısraya ve daha nice siyasal şiire ev sahipliği yapan güzel eser. Kitabın sonunda ise kendi edebî dilini tenkit eden bir kaç yazısı okunmaya değer.
Climax tadında ama onun kadar iyi değil; Oldboy kadar tiksindirici sahneleri olan ama o kadar da zihinde kalacak kadar etkili olmayan; sanki, küçükken muhakkak et yiyin ki gençliğinizde tadına vardığınızda kendinizi kaybetmeyin mesajı verilmiş; saçma sapan ,sadece görsel makyajları idare…devamıClimax tadında ama onun kadar iyi değil; Oldboy kadar tiksindirici sahneleri olan ama o kadar da zihinde kalacak kadar etkili olmayan; sanki, küçükken muhakkak et yiyin ki gençliğinizde tadına vardığınızda kendinizi kaybetmeyin mesajı verilmiş; saçma sapan ,sadece görsel makyajları idare eder olan Fransız filmi. Sondaki müzik hariç beğenmediğim, durdura durdura ancak izleyebildiğim, önermeyeceğim bir film. Bunun yerine Kuzuların Sessizliğini izleyin kaliteli bir şey izlemiş olursunuz bu yönde.
Tasavvufla tanışma kitabı diyebilirim kendisi için.Lisede okuduğum tadı bulamasam da arada halini hatrını sorduğum bir arkadaşımdır.Bugün de sohbetimizin sonuna geldik.
Soğuk bir ülkeden sınırlarımı zorlayan bir film izleyeyim yönetmeni de şarklı olsun diyorsanız bu film o film. Film sonunda aklıma esfel-i safilin( yaratılmışların en aşağısı, hayvanlardan da aşağı olmak ) ve eşref-i mahlûkat ( yaratılmışların en şereflisi, meleklerden de üstün…devamıSoğuk bir ülkeden sınırlarımı zorlayan bir film izleyeyim yönetmeni de şarklı olsun diyorsanız bu film o film.
Film sonunda aklıma esfel-i safilin( yaratılmışların en aşağısı, hayvanlardan da aşağı olmak ) ve eşref-i mahlûkat ( yaratılmışların en şereflisi, meleklerden de üstün olmak) kavramları geldi.
Varlığının özünü bulma,puzzledaki uyumsuz parça olma ve dengini bulunca göze gelen o aydınlık hissi o kadar güzel verilmiş ki çirkinlik o kadar da gözüne batmıyor.
Ve nefsinden iyilik,insanlık adına vazgeçmek..Tam da buldum derken ondan bu erdemler uğruna vazgeçebilmek her canlının harcı değil hem de çocukluktan beri o kadar acı çekmişken; belki de kurtarmak istediği kendi çocukluğunken.
Farklı bir film olsun diyenler için tavsiye edilebilir.
"Ölüyorsun ama ölmek istemiyorsun" bu ve buna benzer bir kaç cümle kitabın özeti gibiydi. Bizden uzakta sandığımız bir hayat belki o kadar da çok uzakta değildir; buna benzer yaşamlar yanıbaşımızda da yaşanıyordur ama sadece bilmek, görmek ve hayatın acı yüzüne…devamı"Ölüyorsun ama ölmek istemiyorsun" bu ve buna benzer bir kaç cümle kitabın özeti gibiydi.
Bizden uzakta sandığımız bir hayat belki o kadar da çok uzakta değildir; buna benzer yaşamlar yanıbaşımızda da yaşanıyordur ama sadece bilmek, görmek ve hayatın acı yüzüne katlanmaya gönüllü olanlar tarafından bilinebilir.
Yazarın diğer kitaplarını da okuma isteği uyandıran bu kitabını sevdim.
Ara ara kalp ritminiz eksiye doğru düştüğünde, hayatı sorguladığınızda, ölümün tadı hem tatlı hem acı geldiğinde izlenilecek hatta bir şiir gibi okunulacak bir seyr-û sefa. Hayatınızda elinden tuttuğunuz bir büyüğü olan bir torun iseniz çok şanslısınız.Hayatınızda böylesi bir dede yoksa…devamıAra ara kalp ritminiz eksiye doğru düştüğünde, hayatı sorguladığınızda, ölümün tadı hem tatlı hem acı geldiğinde izlenilecek hatta bir şiir gibi okunulacak bir seyr-û sefa.
Hayatınızda elinden tuttuğunuz bir büyüğü olan bir torun iseniz çok şanslısınız.Hayatınızda böylesi bir dede yoksa da farzedin ki bu film size onu getirdi,sizi elinizden ve yüreğinizden tutmaya davet etti.
Davete icabet edin, pişman olmayacaksınız.
Film süresince yukardan sürekli sarkan mikrofonu Reha Erdem'in Avrupa Yakası etkisinde olmasına bağladım;başka türlü bir açıklama bulamadım. Kars'a gitmeden gitmiş olmak için izlenilebilir ama yönetmeni görsem kardeşim cidden ne anlatmak istedin ? diye gözlerinin içine bakarak sormak isterdim. İyi her…devamıFilm süresince yukardan sürekli sarkan mikrofonu Reha Erdem'in Avrupa Yakası etkisinde olmasına bağladım;başka türlü bir açıklama bulamadım.
Kars'a gitmeden gitmiş olmak için izlenilebilir ama yönetmeni görsem kardeşim cidden ne anlatmak istedin ? diye gözlerinin içine bakarak sormak isterdim.
İyi her zaman iyi midir? Yoksa barındırır mı kötülüğü gündüzün geceyi barındırdığı gibi? Kötüye kötü; iyiye iyi diyen kimdir? Sen mi ben mi toplum mu? Gözünle görmediğin şeyin fikren nasıl esiri olup yargılayabiliyorsun karşındakini? Hem iyilerin kötü olma hakkı yok mu hiç nazarında?
Reha bey ne anlatmak istedi filminde bilmiyorum ama sessiz çığlıkların sesi olmak enteresandı sanki her yetişkinin bir uçurum kenarına çıkıp bağırma isteği gibi. Hele de çığlığına çığlıkla karşılık veren biri varsa.
Bu film ancak Berlin'de çekilebilirdi dediğim, bir Alman yapımına göre fazla duygusal ama beklediğim kadar da dingin bir film.Avrupa mitolojisini günümüz aşkıyla harmanlamış deniliyor; ilgilisi için ideal. O nedenle bir 'su perisi' filmi izlediğinizi bilin ki mantık bunun neresinde diye…devamıBu film ancak Berlin'de çekilebilirdi dediğim, bir Alman yapımına göre fazla duygusal ama beklediğim kadar da dingin bir film.Avrupa mitolojisini günümüz aşkıyla harmanlamış deniliyor; ilgilisi için ideal. O nedenle bir 'su perisi' filmi izlediğinizi bilin ki mantık bunun neresinde diye sormayın benim gibi.
Almanya özleminiz varsa bir nebze dindiriyor hele ki şu film müziği katkısıyla:
Adagio pour un vènitien anonyme