Van Gogh'un trajik yaşam öyküsünün onun gözlerine eş değer kamera hareketleri ve renkleri ile inanılmaz yaşıyorsunuz. Ruhunun bir yansıması filmdeki şu sözü aklıma yer etsin isterim : "Bazen hastalıklar bizi iyileştirir. "
Charles Bukowski'nin kitapları nasıl içki kokuyorsa film de aynı şekilde kokuyordu.Senaryosunu da Bukowski'nin yazdığı filmmiş. Sokakların, berduşların yazarının otobiyografik filmi.
Eski dönemlerde Veba ve bin türlü salgın hastalık yakın dönemde de bizzat Corona dönemini yaşamasaydık tamamen bilim kurgu kategorisinde değerlendirirdim bu filmi. Duyu kaybını film size öyle hissettiriyor ki âdeta siz de salgına kapılmış hissediyorsunuz kendinizi. Tek bir şey var…devamıEski dönemlerde Veba ve bin türlü salgın hastalık yakın dönemde de bizzat Corona dönemini yaşamasaydık tamamen bilim kurgu kategorisinde değerlendirirdim bu filmi.
Duyu kaybını film size öyle hissettiriyor ki âdeta siz de salgına kapılmış hissediyorsunuz kendinizi.
Tek bir şey var her şeye rağmen ayakta tutan sizi diyor film. Onu da izlerken bulacaksınız.
İyi seyirler..
Tek kelime ile oyunculuklar ve hikaye muhteşem. Ümitsiz zamanlarda iseniz motivasyon olabilecek bir film ve son sahnesi biraz ağlatıyor bilginiz olsun. Tam da toplumda bireyselciliğin yükselişe geçtiği bir zamanda başkası için bir şey yapmanın yüceltildiği ve insan ruhuna dokunan bir…devamıTek kelime ile oyunculuklar ve hikaye muhteşem.
Ümitsiz zamanlarda iseniz motivasyon olabilecek bir film ve son sahnesi biraz ağlatıyor bilginiz olsun.
Tam da toplumda bireyselciliğin yükselişe geçtiği bir zamanda başkası için bir şey yapmanın yüceltildiği ve insan ruhuna dokunan bir eser.
Siyahlardan aydınlığa çıkışta elimizi tutanların ve elimizi tuttuklarımızın çok olması dileğiyle..
Cüneyt Arkın'ın yabancı versiyonu Leonardo di Caprio muhteşem bir oyunculuk sergilemiş. Yönetmeni ayrıca tebrik etmek gerek. Sanırım Oscar'da kazanmıştı. Baba ruhunun insanı hayata nasıl bağladığını, vefayı izleyeceğiniz güzel ve başarılı bir film.
Gangesterin merhamete nasıl geldiğini son sahnede sebebiyle açıkladığı ve domuz etini de niye yemediğini açıklayan bir adet film. Şarkıları çok güzel, oyunculuklar harika ... Ve "lütfen"diyiniz :) filmi izleyince anlarsınız ama karşısındaki adamın öfke yönetimini harika buldum benim böyle durumlarda…devamıGangesterin merhamete nasıl geldiğini son sahnede sebebiyle açıkladığı ve domuz etini de niye yemediğini açıklayan bir adet film.
Şarkıları çok güzel, oyunculuklar harika ...
Ve "lütfen"diyiniz :) filmi izleyince anlarsınız ama karşısındaki adamın öfke yönetimini harika buldum benim böyle durumlarda Karadeniz damarım kabarır ve o söylemin, davranışın mantıksızlığına bir ton arguman bulurdum.
Başarılı bir tarihî, biyografik film arayışında olanlar için kesinlikle izlenilmesi gereken bir film. Oscar ödüllerini toplaması boşuna değil. Gandhi'nin zekâsı, sakinliği, dirayetli duruşu,kapsayıcılığı, halkıyla beraber yol alması,kendinden başkasını da hakkını gözetmeksi hakikaten şu andaki lider pozisyonunda olan herkese örnek olmalı.Ama…devamıBaşarılı bir tarihî, biyografik film arayışında olanlar için kesinlikle izlenilmesi gereken bir film. Oscar ödüllerini toplaması boşuna değil.
Gandhi'nin zekâsı, sakinliği, dirayetli duruşu,kapsayıcılığı, halkıyla beraber yol alması,kendinden başkasını da hakkını gözetmeksi hakikaten şu andaki lider pozisyonunda olan herkese örnek olmalı.Ama nerde o basiret ne yazık ki..
Sonu beni gerçekten çok üzdü. Adaletsizliğe karşı ömrünü veren birinin en kalleşçe ve adaletsizce ölümü bu dünyada adaletin maalesef insan gücüyle sağlanamayacağını gösterdi bir kez daha. Ha ama bu değil ki sevgiyle, sabırla bunlara karşı durmayacaksın. Katille ve zorbalar hep olacak diyor Gandhi.
Akıcı, sıkmayan sonu tatlı biten bir film. Eski dönem kıyafetlerinin ne kadar hoş olduğu dikkatimi çekti. Filmdeki sorunun cevabını filmin sonunda buluyoruz. Kader ağlarını ördüyse direnmenin bir anlamı kalmıyor. Sadece gerçekleşecek şeyi uzatıyor.. Ve 'senden nefret ediyorum'un 'seni seviyorum '…devamıAkıcı, sıkmayan sonu tatlı biten bir film.
Eski dönem kıyafetlerinin ne kadar hoş olduğu dikkatimi çekti.
Filmdeki sorunun cevabını filmin sonunda buluyoruz.
Kader ağlarını ördüyse direnmenin bir anlamı kalmıyor. Sadece gerçekleşecek şeyi uzatıyor..
Ve 'senden nefret ediyorum'un 'seni seviyorum ' demek olduğunu gösteriyor filmde.Çünkü sevginin karşılığı kayıtsızlıktır; nefret değil..Nefret, sevginin karşı kutbudur.
İyi seyirler..