Sürekli her zaman tartışma çıkmasın diye sessiz kaldığım, hiçbir şey söylemediğim şeyler içimde öyle bir birikti ki... Kimseye de yine bir şey diyemiyorum hep kendi içimde yaşıyorum, kendi kendime konuşarak sinirimi de ağlamamı da yani hissettiğim her duyguyu dışarıya yansıtmadan…devamıSürekli her zaman tartışma çıkmasın diye sessiz kaldığım, hiçbir şey söylemediğim şeyler içimde öyle bir birikti ki... Kimseye de yine bir şey diyemiyorum hep kendi içimde yaşıyorum, kendi kendime konuşarak sinirimi de ağlamamı da yani hissettiğim her duyguyu dışarıya yansıtmadan yaşıyorum. Ama şimdi de artık tutamıyorum. Üzgünlüğümü de kızgınlığımı da söyleyemediğim sözleri de artık tutamıyorum. Bunlardan dolayı bazen niye varım, hiç bir işe yaramıyorum, kendime niye bunu yapıyorum diye çok soruyorum ama cevabını da bulamıyorum.
Spoiler içeriyor
Sinirden gülenler en tehlikeli ama en güçlü gruptu çünkü o an hafif depresyon ve şizofrenik tepkiler gösterebiliyorlardı. Birini yaralayabilirlerdi veya korkutabilirlerdi. Sinirden ağlayanlar ise çaresiz olanlardı. Geçmişte yaşadıkları artık çok ağır gelen içlerinde biriktirdikleri o alevle bir yanardağ gibi patlayan…devamıSinirden gülenler en tehlikeli ama en güçlü gruptu çünkü o an hafif depresyon ve şizofrenik tepkiler gösterebiliyorlardı. Birini yaralayabilirlerdi veya korkutabilirlerdi.
Sinirden ağlayanlar ise çaresiz olanlardı. Geçmişte yaşadıkları artık çok ağır gelen içlerinde biriktirdikleri o alevle bir yanardağ gibi patlayan o insanlar ağlayarak kendilerini rahatlatmaya içlerini boşaltmaya çalışırlardı. Sanırım en başarılı sonuç onlardaydı.
Sinirden etrafı dağıtıp yıkanlar hakkında ise 2 teorim vardı. Bunu zevki için yapanlar ve gerçekten içlerindeki enerjiyi, o siniri böyle dışa vuranlar. Stres atmak bu olsa gerekti tabii kendime ve başkasına zarar vermeden.
Sinirden içkiye vurup sarhoş olanlar... İşte bu grup aralarında en güçsüz, bıkmış, yaşamaktan bezmiş olanlardı. Çünkü insan sarhoş olduğunda artık hiçbir şey düşünmez çakırkeyif olurdu. Dünya mı yıkanıyor? Ev mi soyunuyor? Umurlarında olmazdı. Bir saat sonra öleceklerini öğrenseler yine de umursamazlardı. Zaten umursamamak için içiyorlardı.
Kendimi derse vermeye çalışıyorum aklıma başka şeyler geliyor çalışamıyorum ve tam derse çalışacağım diyorum bir anda bütün psikolojim bozuluyor, kendimi toparlamam da çok uzun zaman alıyor. Bir türlü kendime gelemiyorum. Kendimi ders yapmaya zorlayınca da çok bunalıyorum. Ben daha ne…devamıKendimi derse vermeye çalışıyorum aklıma başka şeyler geliyor çalışamıyorum ve tam derse çalışacağım diyorum bir anda bütün psikolojim bozuluyor, kendimi toparlamam da çok uzun zaman alıyor. Bir türlü kendime gelemiyorum. Kendimi ders yapmaya zorlayınca da çok bunalıyorum. Ben daha ne yapabilirim bilmiyorum. Yardımcı olabilecek var mı?
Yara bandı küçük yaraları kapatabildiği gibi büyük yaraları da kapatsa keşke. Bazı yaralar özellikle çok derin yaralar ruhumuzun en derinlerinde kalıyor ve daha da çok kanatıyor. Ellerimiz kanlı bir şekilde kapatmaya, iyileştirmeye çalışıyoruz. Evet, yavaş yavaş iyileşmeye başlıyor ama biz…devamıYara bandı küçük yaraları kapatabildiği gibi büyük yaraları da kapatsa keşke. Bazı yaralar özellikle çok derin yaralar ruhumuzun en derinlerinde kalıyor ve daha da çok kanatıyor. Ellerimiz kanlı bir şekilde kapatmaya, iyileştirmeye çalışıyoruz. Evet, yavaş yavaş iyileşmeye başlıyor ama biz tükenmeye başlıyoruz. O yüzden keşke kendimizi kullanarak değil de başka bir şeyle yaralarımızı sarabilseydik ne güzel olurdu. Siz ne düşünüyorsunuz?
Mavi hayattır derler. Gökyüzü ve okyanusların rengidir çünkü. Biri oksijen, diğeri su. Var olmadan hiçbir canlının, dünya üzerinde canlı kalamayacağı iki yegane şey. Ama sendeki mavi, ölü bir mavi.