10 dk kısa filmde bile hata buldum Yusufun okula geç kaldığı, atkı ve beresini almadığı gün okul yolundaki sahnelerde atkı ve beresinin olduğunu görüyoruz, Kısa filmlerden bi beklenti olur mu emin değilim ama daha iyisi olabilirmiş...
Sanırım Türk filmleri ile ilgilenen veya üç beş filmler hakkında bilgim olsun diye düşünenler için mutlaka izlenmesi gereken bir film. Filmin sonunda Yusuf'un da Bekir gibi intihar edeceğini düşündüm Bi açılıp bi kapanan kapılar ne ifade ediyordu anlayamadım Bekirin Zagoru…devamıSanırım Türk filmleri ile ilgilenen veya üç beş filmler hakkında bilgim olsun diye düşünenler için mutlaka izlenmesi gereken bir film.
Filmin sonunda Yusuf'un da Bekir gibi intihar edeceğini düşündüm
Bi açılıp bi kapanan kapılar ne ifade ediyordu anlayamadım
Bekirin Zagoru anlattığı tirat sahnesi arkadaki müziğiyle oyunculuk zirvesi
Çilem ismide çuk diye oturmuş
Senaryo oyunculuk gerçekçilik hissi ne desen hepsi harikaydı
Masumiyet ile Kader filminin bağlantılı olması yönetmenin kendini filmlerinde göstermesi, Masumiyette C Bloktan sahne , Kader de Masumiyetten sahne göstermesi çok iyi bir detay.
Zeki Demirkubuz basit olanı mükemmele sürüklüyor diyebilirim
En başta Türk yönetmenin yabancı oyuncularla ABD de film çekmesi gururlandırdı. Gayet keyifle sıkılmadan izledim yer yer komik sahneleri mevcut, Filmde bazı sesler çok belirgin ayarlanmış soğan kesme,kamyon kornası, çevirmeli telefon sesi vs bana sahneleri çok gerçekçi hisetttirdi. Filme hakaret…devamıEn başta Türk yönetmenin yabancı oyuncularla ABD de film çekmesi gururlandırdı.
Gayet keyifle sıkılmadan izledim yer yer komik sahneleri mevcut,
Filmde bazı sesler çok belirgin ayarlanmış soğan kesme,kamyon kornası, çevirmeli telefon sesi vs bana sahneleri çok gerçekçi hisetttirdi.
Filme hakaret gibi olabilir ama şöyle bir benzerlik tespit ettim, baygın Arnavutu otele taşıdıkları sahne Kolpaçinodaki Ekrem abinin taşınma sahnesi ile örtüşüyor ikiside mafyavari karanlık işlerle uğraşan adam biri bayıltılıyor diğer öldürülüyor ve taşınırken telefon çalıyor,
Yönetmenin ikinci İsmi Kenan olduğu için Keane ismini tercih etmiş Kelebekler ve Gişe Memuru filminde de Kenan ismi var, hatta karakter fiziksel olarakda kendisine benziyor, filmindeki kedinin aynı cinsinden kedisi varmı ölmüş, üçlü çekimi tekniğini kullanmış yani sahnede bir karakteri gösteriyorsa diğer ikisini beraber gösteriyor film boyunca bu kendi içinde değişiklik gösteriyor,
Filmin yönetmeninden dinlediklerim 1-Oyuncu seçiminde şöyle ilginç bir olay yaşanmış Ayşe karakteri için öğretmeni "cümleleri kolay ezberleyemez,pek başarılı bir öğrenci değil" şeklinde küçümsemiş ama yönetmen inanmış ve ortaya böyle bir performans çıkmış, 2-En son oyuncu isimleri arasında Ahmet ile Ayşenin…devamıFilmin yönetmeninden dinlediklerim
1-Oyuncu seçiminde şöyle ilginç bir olay yaşanmış Ayşe karakteri için öğretmeni "cümleleri kolay ezberleyemez,pek başarılı bir öğrenci değil" şeklinde küçümsemiş ama yönetmen inanmış ve ortaya böyle bir performans çıkmış,
2-En son oyuncu isimleri arasında Ahmet ile Ayşenin soyisimleri aynı olduğunu görünce gerçek kardeşler sandım ama çok zor bir ihtimaller bir araya gelmiş sadece soyisimleri değil anne ve baba isimleride aynıymış.
3- Gerçek Ayşe şuan evli beş çocuklu bir anneymiş, Ahmetse uzman çavuş olmuş,
"sıkılıyorum anlıyor musun sıkılıyorum" herhalde nerede c blok görürsem aklıma bu film gelecek o devasa siteler bloklar gerçekten insanın içini daraltıyor İnsan için en kötü duygulardan biride "aidiyetsizlik"
Filme başlamadan Monk by the sea tablosuna bakmanızı tavsiye ederim Yönetmenin izlediğim ilk filmi. Taşıyıcı annelik konusu pek gündemimizde olmayan konulardan ama iki taraf içinde hüzün ve acıklı durumlar içeriyor. Lexus un reklamını yapmak için Karadeniz yolunu bol bol göreceksiniz.…devamıFilme başlamadan Monk by the sea tablosuna bakmanızı tavsiye ederim
Yönetmenin izlediğim ilk filmi.
Taşıyıcı annelik konusu pek gündemimizde olmayan konulardan ama iki taraf içinde hüzün ve acıklı durumlar içeriyor.
Lexus un reklamını yapmak için Karadeniz yolunu bol bol göreceksiniz.
Kadın başrol Antalya Altın Portakalda ödül almış diğer adayları kimdi bilmiyorum ama ben ödüllük bir performans görmedim
Yönetmen Kazım Koyuncu filmi çekmeyi düşünüyormuş o filmi merakla bekliyorum.
Gerçekte ne yaşandı bilmiyorum filme göre yorumum Muratın eşine formaliten boşanma demesi ve çocuğunu bir dönem babasız bırakması gözümden düşürdü ve yaşadıklarını hak etti diye düşündüm. Başrolü başarılı buldum, gereksiz ünlü Tuvana ise tam kendine göre rol bulmuş kast ekibini…devamıGerçekte ne yaşandı bilmiyorum filme göre yorumum Muratın eşine formaliten boşanma demesi ve çocuğunu bir dönem babasız bırakması gözümden düşürdü ve yaşadıklarını hak etti diye düşündüm.
Başrolü başarılı buldum, gereksiz ünlü Tuvana ise tam kendine göre rol bulmuş kast ekibini tebrik ederim.
Çok fazla eyvallah duydum acaba gerçektede öyle miydi
Çayıda seviyormuş onu görmüş oldum.
Kitap ölümün 5 aşamasını(İnkar,Öfke, Pazarlık, Depresyon,Kabullenme) ve ölümcül hastanın sağlık çalışanları, ailesi, din adamları,öğrenciler vs ile beraber yapılan söyleşiyeri anlatıyor. Bu söyleşiler bana bi yerden sonra birbirinin aynısı gibi geldi. Kısaca kanser hastası veya ölümcül hastaların tek isteğinin kendilerini dinleyecek…devamıKitap ölümün 5 aşamasını(İnkar,Öfke, Pazarlık, Depresyon,Kabullenme) ve ölümcül hastanın sağlık çalışanları, ailesi, din adamları,öğrenciler vs ile beraber yapılan söyleşiyeri anlatıyor. Bu söyleşiler bana bi yerden sonra birbirinin aynısı gibi geldi. Kısaca kanser hastası veya ölümcül hastaların tek isteğinin kendilerini dinleyecek birilerinin olması, onların kaygılarını paylaşmaya hazır olduğumuzu hissettirmemizi anlatıyor.
Eski çağda İbraniler ölü insanın bedenini kirli ve dokunulmaması gereken bir şey olarak görürdü. Amerikan yerlileri de kötü ruhlardan bahsederdi ve onları uzaklaştırmak için havaya ok fırlatırlardı.Her ne kadar askeri cenaze törenlerinde silahların ateşlenmesine son bir saygı duruşu olarak açıklıyor olsak da yerlilerin havaya fırlattıkları oklardan farklı değildir bu.
Ölümün bir tabu olarak algılandığı,hakkında tartışmanın korkutucu olduğu ve "fazla geleceği" varsayımıyla çocukların uzak tutulduğu toplumlarda çocuklar akrabalara gönderilir veya anne uzun bir yolculuğa çıktı gibi bir yalan söylenir ya da başka hikayeler anlatılır çocuk bir şeylerin yolunda gitmediğini sezer, çocuğa bir kaybın yerini doldurmak için verilen hediye yağmurları çocuğun yetişkinlere olan güvensizliğini arttırır.
İnsanın kendi evinde huzur içinde ölmesine izin verilen günler çok geride kaldı. Bilim ilerledikçe ölüm gerçeğinden daha çok korkuyor ve ona inkar ediyoruz peki neden?