Mental olarak o kadar yoruldum ki, yemin ederim tek ihtiyacım birine sarılıp ağlamak… Zihnim beni yoruyor, ben zihnimi denir ya hani… işte tam olarak bunu yaşıyorum. Tükenmiş ve bitmiş hissediyorum, hiçbir şeye tahammülüm kalmadı…
Sor, bi' bana sor kaptırdım kendimi yine Zor, duramam gökyüzü ten rengindeyken Yok, biliyorum hiç şansım yok ama yine Dön, bu sefer başarabiliriz belki de Durma, saklama hislerini tutma (Tutamaz) Karışmaz kimse bizi duymaz (Duyamaz) Umrumda değil artık dünya (Beni…devamıSor, bi' bana sor kaptırdım kendimi yine
Zor, duramam gökyüzü ten rengindeyken
Yok, biliyorum hiç şansım yok ama yine
Dön, bu sefer başarabiliriz belki de
Durma, saklama hislerini tutma (Tutamaz)
Karışmaz kimse bizi duymaz (Duyamaz)
Umrumda değil artık dünya (Beni duysan)
Seneler önce fragmanını görüp aşırı merak ettiğim bu dizi, şimdi benim için dönüp dönüp izlediğim dizilerden biri oldu. Eşinin kendisini aldattığından şüphelenen Asya, bu işin peşine düşer ve eşinin arabasının bagajında ikinci bir telefon bulur. Boşanırken her şeyin lehine olması…devamıSeneler önce fragmanını görüp aşırı merak ettiğim bu dizi, şimdi benim için dönüp dönüp izlediğim dizilerden biri oldu.
Eşinin kendisini aldattığından şüphelenen Asya, bu işin peşine düşer ve eşinin arabasının bagajında ikinci bir telefon bulur. Boşanırken her şeyin lehine olması için çabalarken, en sonunda bunu başarır ancak asıl olaylar da tam burada başlar.
Oyuncular gerçekten çok yetenekliydi. Volkan karakterinin iki kadın arasında gidip gelmesi ve “ikisini aynı anda seviyorum” kalıbına sokması insanı delirttiği için sinir bozucu bir dizi aslında. Bir insanın aşık olunca psikolojisinin ne denli bozulabileceğini Derin sayesinde görüyoruz. Bazı mantıksız yerleri çok ve gerçekten yeter artık dedirten bir dizi ama bir yandan da inanılmaz sürükleyici. En gıcık karakterin kesinlikle Ali olduğunu düşünüyorum çünkü babası annesini aldatınca hiçbir şey demeyip annesine kızıyor ve bence Asya gibi bir anneyi hak etmiyor. 52. bölümden itibaren dizi daha eğlenceli bir hal alıyor çünkü Asya’nın intikamı başlıyor. Cansu Dere oyunculuğu da diziye ayrı bir hava katıyor. Eğer boş zamanınızda izleyecek bir dizi arıyorsanız izlemenizi tavsiye ederim.
Dağların tek zirvesi gibi Sevilmekten eskimek isterdim Koşa koşa bi film izledim Bu filmin tek başrolü hep sendin Öyle güzel yaşlanırsın ki yanımda Ol istiyorum her anımda Teni tenime, eli elime göre yar Sırt sırta verip direnirim yalan dünyaya Bi’…devamıDağların tek zirvesi gibi
Sevilmekten eskimek isterdim
Koşa koşa bi film izledim
Bu filmin tek başrolü hep sendin
Öyle güzel yaşlanırsın ki yanımda
Ol istiyorum her anımda
Teni tenime, eli elime göre yar
Sırt sırta verip direnirim yalan dünyaya
Bi’ kere öpse bükülür uzay
Bi’ kere öpse şu ömrüm uzar
Teni tenime eli elime göre yar
• Tuana - bi kere öpse bükülür uzay
Evett Aşk-ı Memnu tekrar yayınlanmaya başladıysa benim için yaz gelmiş demektir. Konusunu çoğunuz biliyorsunuzdur ama yine de anlatayım: İstanbul'un sayılı zenginlerinden biri olan Adnan Bey'in, çok sevdiği karısı İnci öldükten sonra Nihal ve Bülent adlı iki çocuğuyla kalmasıyla, ikinci bir…devamıEvett Aşk-ı Memnu tekrar yayınlanmaya başladıysa benim için yaz gelmiş demektir.
Konusunu çoğunuz biliyorsunuzdur ama yine de anlatayım: İstanbul'un sayılı zenginlerinden biri olan Adnan Bey'in, çok sevdiği karısı İnci öldükten sonra Nihal ve Bülent adlı iki çocuğuyla kalmasıyla, ikinci bir evlilik yaparak kendisinden çok genç olan Bihter ile evlenmesi ve Bihter'in kendisini manevi yeğeni Behlül'le aldatmasını konu alır.
Çok eskiden beri aşırı sürükleyen bir dizi benim için ve yeri çok ayrı. Tabii ki aldatmanın savunulacak hiçbir yanı yok, ikisi de suçlu. Ama bu konuda Behlül’ü daha çok suçluyorum. Çünkü Bihter en azından aşkına sahip çıkıp hep gitmek istiyor Behlül'le. Ama Behlül, parasından ve konforundan vazgeçemediği için korkaklık yapıp hep Bihter'i harcıyor. Son bölümlerdeki Bihter'in o psikoloji bozukluğu çok iyi yansıtılmıştı. Final bölümü benim için kanayan yaradır hep ama bir yandan da efsanedir.
Yapma mutluymuş gibi, hiç tutma ellerimi İnadından kaybettiğimi çok geç öğrendim Kalbimde yara izi, korkma pişman değilim Öğrettin bazı aşklar üzülmeden bitmezmiş Yaşanacaksa yaşanacak Ayrılıklar, mutsuzluklar Ölüm yok ya bunun sonunda Tüm acılar bir yere kadar Yaşanacaksa yaşanacak Ayrılıklar, mutsuzluklar…devamıYapma mutluymuş gibi, hiç tutma ellerimi
İnadından kaybettiğimi çok geç öğrendim
Kalbimde yara izi, korkma pişman değilim
Öğrettin bazı aşklar üzülmeden bitmezmiş
Yaşanacaksa yaşanacak
Ayrılıklar, mutsuzluklar
Ölüm yok ya bunun sonunda
Tüm acılar bir yere kadar
Yaşanacaksa yaşanacak
Ayrılıklar, mutsuzluklar
Ölüm yok ya bunun sonunda
Tüm acılar bir yere kadar
Haklısın boş ver, her zaman yaptığın gibi
Bana da boş ver unut gitsin, sevgiden korkmaya devam et
Yazmadım seni daha, Sevmeye ayırdım tüm zamanları, Yazmaya bu yüzden vaktim olmadı. Ben düşünmeye başlayınca seni, -Ki bu bir önceki düşünmenin sonundan çok öncedir. İnan ki dağlar taşlar İnan ki bulutlar, yağmur ve kar, toprakla su, gökyüzü, güneş, ay ve…devamıYazmadım seni daha,
Sevmeye ayırdım tüm zamanları,
Yazmaya bu yüzden vaktim olmadı.
Ben düşünmeye başlayınca seni,
-Ki bu bir önceki düşünmenin sonundan çok öncedir.
İnan ki dağlar taşlar
İnan ki bulutlar, yağmur ve kar, toprakla su, gökyüzü, güneş, ay ve yıldızlar..
Onlar da benimle birlikte,
Ve onlar da benim kadar seni düşünürler.
Benim kadar diyemem ama
Yemin ederim onlar da seni özler.
Hep dalgınım bu günlerde
Saati cezveye koyup yumurta tutuyorum.
Bir gün takvime bakmasam yılı unutuyorum.
Aklım başıma gelmiyor, başıma çarpmadan dallar
Yolda giderken dalıp dalıp gidiyorum.
Nisana kaç var diyorum saati sorarken,
Hiç böyle olmamıştım.
Bilenlere sordum; ‘aşk bu’ dediler.
- Cahit Zarifoğlu
İlk kitabını yani 3391 Kilometre’yi lisedeyken aşırı sevmiştim. Kitaplardaki ve filmlerdeki aşklara sığınan biri olarak, yeri bende çok ayrıydı. İkinci kitabını okuduğumda pek sevememiştim ve seneler sonra filmi çıkınca fırsat bulup izlemek istedim. İlk kitaba ve filme kıyasla bence izlemesem…devamıİlk kitabını yani 3391 Kilometre’yi lisedeyken aşırı sevmiştim. Kitaplardaki ve filmlerdeki aşklara sığınan biri olarak, yeri bende çok ayrıydı. İkinci kitabını okuduğumda pek sevememiştim ve seneler sonra filmi çıkınca fırsat bulup izlemek istedim.
İlk kitaba ve filme kıyasla bence izlemesem de olurdu diye düşündüğüm bir filmdi. Yani ilk filmle de yetinebilirsiniz. Son sahnesi güzeldi ama bana kalırsa fazla aceleye gelmiş bir sondu. Oyuncuları ve yazarı severim ama pek beklentimi karşılayamadı maalesef. Ege’nin girdiği tripler beni benden aldı. İlk filmde de böyleydi ama bu film bence abartıydı. Vakit geçirmek için izlenebilir ama çok da gerek olduğunu düşünmüyorum. İlk filmle yetinseniz de olur.
The Office, kurgusal bir şirket olan Dunder Mifflin'in, Pensilvanya'daki şubesinin ofis çalışanlarının günlük çalışma hayatlarını anlatan bir belgesel dizisidir. Bir dönem aşırı sevdiğim bir diziydi. Hatta zil sesimi jenerik müziği yapmıştım. Diziyi kesinlikle Jim, Pam ve Michael için izledim diyebilirim.…devamıThe Office, kurgusal bir şirket olan Dunder Mifflin'in, Pensilvanya'daki şubesinin ofis çalışanlarının günlük çalışma hayatlarını anlatan bir belgesel dizisidir.
Bir dönem aşırı sevdiğim bir diziydi. Hatta zil sesimi jenerik müziği yapmıştım. Diziyi kesinlikle Jim, Pam ve Michael için izledim diyebilirim. Aşırı sürükleyen bir komedi dizisi.