Bir zamanlar kendimi Bulunmaz Hint kumaşı sanmıştım. Kaç metredir benim yokluğum? Benden daha çok var sanmıştım. Benim yokluğumdan dünyaya Bir elbise çıkar sanmıştım. Dünyanın çıplaklığına bakmaya utanmadan Sonunda ben de alıştım. Ah...dedim sonra, Ah! Didem Madak
Sigmund Freud’un kızı Anna'ya yazdığı mektup: “En güvendiğin insanlardan kötülük görüp üzülmen senin güçsüz biri olduğun anlamına gelmez. Fizik kurallarına göre sırtını dayadığın bir nesne birdenbire giderse sen de o yöne devrilirsin. Yani bunun güçsüzlükle bir ilgisi yok.”
Hani küçükken biri size masal ya da hikaye anlatınca onu hayal dünyanızda betimlerdiniz yaa..İşte bu filmde o hikayenin anlatıldığı döneme gidip neler olduğunu bizlere gösteriyor.. Çok hoş bir filmdi 💯 İyi geceler.
İNSAN AÇ KALMAYA GÖRSÜN İNANCINI BİLE YER..Soğuğu ve açlığı iliklerinize kadar hissedeceğiniz , gerçek bir hikayeden alıntı muazzam bir film..Birilerinin bunu yaşamış olması çok üzücü tabi..
“Kainatta bir zerreyim; ne güzel söylemiş Aşık Daimi. Yalnız zerre deyip geçme, madem insan dediğin kainatın bir zerresi, o halde insan değişirse koskoca bir kainat değişir değil mi? Ama zor tabii değişmek, hatta bir şartı var ki onu da söylemiş…devamı“Kainatta bir zerreyim; ne güzel söylemiş Aşık Daimi. Yalnız zerre deyip geçme, madem insan dediğin kainatın bir zerresi, o halde insan değişirse koskoca bir kainat değişir değil mi?
Ama zor tabii değişmek, hatta bir şartı var ki onu da söylemiş Daimi, ‘Zerre içinde zerreyim, ben kendimi bilmez miyim?’ Yani işin sırrı kendini bilmekte….
Değişmek istiyorsan eğer bileceksin kendini. Neyi terkettiğini bileceksin. Neyi terkettiğini bileceksin ki neye kavuşmak istediğini bilesin. Şimdi düşünüyorum da, bırak bilmeyi ben aslında hiç öğrenemedim kendimi. Onun için de, asla değişmem derdim. Ne azalırım ne çoğalırım ne inerim ne çıkarım… Zannederdim ki hep aynı kalırım.
Bin sene düşünsem aklıma gelmezdi. Meğer Agah’ın kendini bilmesi için önce her şeyi unutması, sonra da yeniden hatırlaması gerekiyormuş. İşte ben bu sayede değiştim. Bir ömür sürdü belki ama nihayet bu sabah başka bir Agah olarak uyandım. Bambaşka bir Agah’a baktım aynada.”
"İnsan, yağmur kokan bir sabaha karşı Hatırlar bir gün bir camı açtığını, Duran bir bulutu, bir kuş uçtuğunu, Çöküp peynir ekmek yediği bir taşı... Bütün bunlar aşkın güzelliğiyledir." (A.M.Dıranas)