Spoiler içeriyor
2016 | Dedemin Bakkalı - Şermin Çarkacı Yaşar (* 1982) #Uyuyamıyorum #CantSleep „O, tuz ruhu isteyen müşteriye yemek tuzu gönderip “ruhu arkadan gelecek” diyen bir girişimci … O, fakir müşterilere bedava ürünler satıp ücreti zenginlerin hesabına yazan bir kahraman ……devamı2016 | Dedemin Bakkalı - Şermin Çarkacı Yaşar (* 1982)
#Uyuyamıyorum #CantSleep
„O, tuz ruhu isteyen müşteriye yemek tuzu gönderip “ruhu arkadan gelecek” diyen bir girişimci …
O, fakir müşterilere bedava ürünler satıp ücreti zenginlerin hesabına yazan bir kahraman …
O, bakkaldaki içecekleri birbirine karıştırıp daha güzelini bulmak ve müşterilerine sunmak için uğraşan bir sivri zeka …
O, Afrikalı çocuklara yardım göndermek için arkadaşlarının ellerinden kandil yiyeceklerini toplayan bir yardımsever …
O, attığı her adım olay olan, aşırı eğlenceli, cin fikirli, fena halde yenilikçi bir bakkal çırağı …
Ticaret hayatında tam gaz koştu ama her seferinde yetişkinlerin dünyasına tosladı.
Yetişkinler yüzünden başına gelmeyen kalmadı …
Ve tüm deneyimleriyle, senin için harika bir rehber hazırladı.
Tam on madde. Oku ve dikkat et …
Sana bir sır vereyim: Yetişkinler... Her yerdeler …“
#ReadingNow
Spoiler içeriyor
1930 | Dokuzuncu Hariciye Koğuşu - Peyami Safa (* 1899 - ⨪ 1961) #Uyuyamıyorum #CantSleep „Beklemesini onlar kadar bilen yoktur. Öğleye doğru muayene odasının önü doldu. Sıralarda oturacak yer kalmadığı için yeni gelenler ayakta durdular ve anneler, hasta çocuklarını dizlerine…devamı1930 | Dokuzuncu Hariciye Koğuşu - Peyami Safa (* 1899 - ⨪ 1961)
#Uyuyamıyorum #CantSleep
„Beklemesini onlar kadar bilen yoktur.
Öğleye doğru muayene odasının önü doldu. Sıralarda oturacak yer kalmadığı için yeni gelenler ayakta durdular ve anneler, hasta çocuklarını dizlerine oturtabilmek için duvar diplerine çömeldiler. Karanlık dehliz. Kapalı kapıların mustatil buzlu camlarından gelen soğuk ışıkların buğusu, yüksek ve çıplak duvarlara vurarak donuyor.
Saatlerce bekleyenler var. Fakat buna alışmışlar. Az kımıldanıyorlar, hiç konuşmuyorlar. Dehlizin sonlarında, görünmeden açılıp kapanan bir kapının gıcırtısı. Muşambalara sürtünen bir ayak sesi. Köpüklenerek uçan ve uzaklarda kaybolan bir beyaz gömlek; ve, iyot, eter, yağ, ifrazat ve saire kokularından mürekkep, terkibi tamamıyla anlaşılmayan bir hastahane kokusu.
Hasta çocuklar, yanlarında ailelerinden birer büyük insan, ki hastalarından daha endişeli görünüyorlar ve bir anne, pelerinini iliklemek bahanesiyle omuzu sarılı çocuğunun sırtını okşuyor. Onu biraz sonra çekeceği acıya hazırlamak için.
Sıralarda hiç düz oturan yok.
Hastalar sarılı bir kol veya bacağın bozduğu muvazene ile, hep, amutları kırılmış, yamrı yumru duruyorlar ve büyükler küçüklere doğru eğilmişlerdir.
Başının her tarafı sargılarla kaplı, yalnız bir yanağı ve bir gözü dışarda kalmış küçük bir kız çocuğu, ağzını oynatamadığı için, babasına elleriyle işaretler yapıyor; ötekilerin hepsi, alçının kaskatı uzattığı bir bacakla, sargıların dimdik tuttuğu bir boyunla, asılmış bir kola, her tarafları kıskıvrak bağlanmış gibi hareketsizdirler.“
#ReadingNow