Haziran ayı izlenenler ( nispet yapmak gibi olmasın ama bu ay rakipsizim 🙂↔️) Film(ler???) Listeyi tek başına Soul taşıyor ( alkış efekti 👏) Diziler 1 Ball Boy Tactics 2 The Tasty Florida ( Cha Woo Min'in herhalde zorba olmadığı tek…devamıHaziran ayı izlenenler ( nispet yapmak gibi olmasın ama bu ay rakipsizim 🙂↔️)
Film(ler???)
Listeyi tek başına Soul taşıyor ( alkış efekti 👏)
Diziler
1 Ball Boy Tactics
2 The Tasty Florida ( Cha Woo Min'in herhalde zorba olmadığı tek yapım ve o da bl JSNDNXNXXNNDDN)
3 Squid Game 1. Sezon ( hafiften başlayalım dedik, yıllardır bitsin başlayayım diye inat etmiştim de )
Kitap
🤡
Bu ay tabiri caizse anam ağladı o yüzden bu izlediklerim de haziranın başı ve sonunda izlediklerim. Temmuzda aktifiz güzel bir iki ay olur umarım ( normalde böyle ay ay liste yapmam hiç burada ama bu iki ay için kendime motivasyon aracı ararken sevgili raflı arkadaşların her ay liste yapması aklıma geldi, yapacağız yapacağız geçen yaz 50 dizi kategorisinde şeyler izlemiş insanım ben 🤸♀️)
Baba bana bunlarla gelin işte. Sakin, kafa yormayan ama biraz daha uzun olsa karakterlerin iç dünyalarını daha iyi anlayabileceğimiz bir dizi olmuş. Dizinin aynı adda webtoonu olduğunu ve okuduğumu çok sonra anladım, yani isimleri falan farklı olsa anlayacağım da Secret…devamıBaba bana bunlarla gelin işte.
Sakin, kafa yormayan ama biraz daha uzun olsa karakterlerin iç dünyalarını daha iyi anlayabileceğimiz bir dizi olmuş.
Dizinin aynı adda webtoonu olduğunu ve okuduğumu çok sonra anladım, yani isimleri falan farklı olsa anlayacağım da Secret Relationship'te de böyle olmuştu. Beynim gereksiz görüp siliyor herhalde başka açıklaması olamaz çünkü bunun.
Webtoonda olaylar çok daha yavaş ilerliyor bu arada. Bu dizi benim için ön gösterim gibi bir şey oldu, güzel şeylerin olacağını bilerek okumak beni daha çok mutlu edecek.
Buradaki hallerini daha çok beğendim sanırım. Webtoondaki yüzleri niyeyse uyumsuz geliyordu bana, burada daha çok ısındım ikiliye.
Bl seviyorsanız izlemenizi öneririm, Kore bl leri hep kısalığıyla üzüyor biraz bizi ama bu güzel işler yapmadıkları anlamına gelmiyor.
Yayınlandığı dönem hatırlıyorum da yorumlarda fazlasıyla övülen bir diziydi. Benim de dikkatimi Hye-ri ile çekmişti çoğu kişi gibi ama hem güncel olması hem de özellikle hiç gl türü açıp izlemediğim için kararsızdım. Benim gördüğüm gl çiftleri hep bl dizilerinde yan…devamıYayınlandığı dönem hatırlıyorum da yorumlarda fazlasıyla övülen bir diziydi. Benim de dikkatimi Hye-ri ile çekmişti çoğu kişi gibi ama hem güncel olması hem de özellikle hiç gl türü açıp izlemediğim için kararsızdım.
Benim gördüğüm gl çiftleri hep bl dizilerinde yan çiftlerdi. Yani özellikle merak edip izlediğim bir dizileri olmamıştır. Çok bir bilgim olmasa da sanırım yeni yeni farklı şeyler çıkıyor, izleyici kitlesi blcilere göre az olmasından kaynaklı sanırım sektör yeni yeni farklı türde gl çıkarıyor, sevenleri benden daha iyi biliyordur çok da yanlış bilgi vermeyeyim.
Öncelikle dizi bence benim gibi ilk defa izleyenler için gayet ideal çünkü gl türünden çok olaylar ön planda. Güzel bir kurgusu var, bazı yerlerde mantık hataları oldu evet ama onları da kızların güzelliğinden dolayı görmezden geleceğim.
Ama Hye-ri'ye bu tarz acayip yakışmış, kendisini çok tanımasam da bilmemek imkânsız gibi bir şey. Zaten çok güzel burada gözlerimi ondan alamadım.
Seul-gi yi oynayan kızımızı da gözüm bir yerlerden ısırıyordu, meğerse Revenge Of Others'daki beyaz saçlı kızmış... Orada da çok güzeldi burada da ayrı güzellikteydi. Diziye herkes başrol ikili için başladı, konu ve bizim kızlar sayesinde bitirdiler.
Bir iki sahne olmasa cidden türü hakkında tartışılırdı çünkü doğru düzgün gl sahnesi yoktu. Çoğu kişi üzülmüştü bu duruma ama bana çok da fark etmedi, ben bl de de en çok bromance severim zaten önemli olan o duyguları hissetmem gerisi çok da umrumda olmaz.
Yani bence izlenir, kısa zaten bölümleri de çok zaman da almaz. Ama gl türü bana pek hitap etmiyormuş, olursa da bu tarz olayların ön planda oldukları yapımları izlerim belki de.
İndirmek için film ararken posterini beğenip indirdiğim bir filmdi. Bugün de vaktim olunca izlemek istedim ve çok beğendim. Öncelikle başrolümüze bayıldım. Radarımdan bu zamana kadar nasıl kaçmış anlamadım hiç, neyse ki yakaladım kendisini, diğer projelerini de izlemek farz oldu benim…devamıİndirmek için film ararken posterini beğenip indirdiğim bir filmdi. Bugün de vaktim olunca izlemek istedim ve çok beğendim.
Öncelikle başrolümüze bayıldım. Radarımdan bu zamana kadar nasıl kaçmış anlamadım hiç, neyse ki yakaladım kendisini, diğer projelerini de izlemek farz oldu benim için.
Film hayattaki amacı "eğlenmek" olan başrol erkeğimizin bir gün elektronik kelepçe takılmış olan bir suçluyu yakalamaya çalışan memura yardım etmesiyle başlıyor.
Ben çok beğendim. Koreliler zaten güzel aksiyon yapıyor ama film duygusal olarak da başarılıydı bence. Suçlunun asla hak ettiği cezayı almaması ve bazı affedilemez suçlara bile kanunun yetersiz kaldığını yine gözler önüne seriyor. Bizim durumumuz da çok iç açıcı olmadığı için bu konuda ne desem az kalır gibi..
Çok da yazacağım bir şey yokmuş, boş bir vakitte izlenebilir çerez bir yapım.
Seni ilk izlediğim yaşlarıma dönmek için nelerimi vermezdim.... Bugün yeni animasyon tarzıyla yayınlanmış olan 6. Sezonun bölümlerini izledim. Duygulandım ister istemez. Küçük Menhus görseydi o yaşında bu bölümleri nasıl sevinirdi diye düşünüyorum, şimdi ilk izlerken o eski heyecanımı aradım ister…devamıSeni ilk izlediğim yaşlarıma dönmek için nelerimi vermezdim....
Bugün yeni animasyon tarzıyla yayınlanmış olan 6. Sezonun bölümlerini izledim. Duygulandım ister istemez.
Küçük Menhus görseydi o yaşında bu bölümleri nasıl sevinirdi diye düşünüyorum, şimdi ilk izlerken o eski heyecanımı aradım ister istemez. Sonra gidip editlerini izledim
Ve In the Rain dinledim...
O an eskisi kadar olmasa da yine de içim kıpır kıpır oldu, düşündüm, duygulandım.
Bizimle birlikte büyüdü bu yapım ya. İlk iki sezonu cidden tam çocuk kitle için olsa da sonraki sezonlar çocuktan ziyade gençlere yönelikti.
Siz ne düşünüyorsunuz bilmiyorum ama ben dizideki evreni çok seviyorum. Kwamiler, onların kökenleri, mucizelerin tarihi, bazı karakterlerin geçmişinin göründüğü kadar basit olmayışını, bizim çocukların hatalarıyla kendilerinin en iyi versiyonu olma çabalarını...
Sezonlar ilerledikçe her şey o kadar güzel gelişiyor ki ve hâlâ 6. Sezona gelmesine rağmen açığa çıkmayan o kadar gerçek var ki.. Ne kadar uzatmayı planlıyorlar tam bilmiyorum, en son 7. Sezona kadar konuşuluyordu ama uzattılar mı emin değilim.
Bu arada yeni animasyon hakkında da konuşayım biraz. Eskisi o kadar güzeldi ki bu animasyon da kendi içinde ne kadar iyi olsa da gözlerimiz eskileri aramıyor değil.
Ama bunun nedeni de yanlış değilsem önceki animasyonun eski olması ve stüdyoların artık çizememesi.
Dizi güzel, bendeki anıları daha da güzel. Sevenlerine selam olsun bu gönderiyle de .
Ne filmdi ama. Filmi Aamir Khan'ın oğlu olan Junaid Khan için izledim. Hepimizin bildiği adamın oğlu nasıl bir iş yapmıştır merak ettim ve müsait olunca da aradan çıkarayım dedim. Genelde izlediğim şeylerin konusuna bakmam. Filmin de ne anlattığını bilmiyordum açıkçası…devamıNe filmdi ama.
Filmi Aamir Khan'ın oğlu olan Junaid Khan için izledim. Hepimizin bildiği adamın oğlu nasıl bir iş yapmıştır merak ettim ve müsait olunca da aradan çıkarayım dedim.
Genelde izlediğim şeylerin konusuna bakmam. Filmin de ne anlattığını bilmiyordum açıkçası o yüzden şaşırdım izlerken. Film, zamanında Hindistan'da Maharaj adında bir tarikatın ( adamın da adı bilmemne Maharaj ama filmde Jj diye hitap ediyorlar ) "din" adı altında yaptıkları iğrençlikle bunları ortaya çıkarmaya çalışan Reformcu gazeteci Karsandas Mulji arasında geçiyor.
Filmdeki kişiler ve olaylar gerçek bu arada, filmin sonunda gerçek Karsandas Mulji'ın fotoğrafı ve yaptığı çalışmalar gösteriliyor.
Çok başarılıydı bence. İzlerken zamanın nasıl geçtiğini bile anlamadım. Karsandas Mulji, ateistlik ile anıldı bazı yerlerde ama o dinine bağlı, sadece dinin yanlış kullanılmasına dayanamayan, kendi zamanının kadınlarını ve onların hakkını savunan ve bundan ötürü yalnız bırakılan müthiş bir adam.
Junaid Khan da çok başarılıydı film boyunca, gerek kendisi gerek oyunculuğunu severek izledim. Umarım daha çok projede oynar babası gibi. Hak ediyor çünkü.
Tüm beklemelerime değdin. The Blood Of Youth... Spin Off'u olan Dashing Youth yayınlanmadan izleme listeme giren ama çevirisi yok diye uzun zamandır izlememi bekleyen o yapım... Pişman olduğum bir şey var. Keşke Dashing Youth ile arasına bu kadar mesafe koymasaydım.…devamıTüm beklemelerime değdin.
The Blood Of Youth... Spin Off'u olan Dashing Youth yayınlanmadan izleme listeme giren ama çevirisi yok diye uzun zamandır izlememi bekleyen o yapım...
Pişman olduğum bir şey var. Keşke Dashing Youth ile arasına bu kadar mesafe koymasaydım. Karakterleri, olayları tekrar hatırlamak benim için işkenceydi. ChatGPT den bile yardım aldım ama diziyi bitirince fark ediyorum ki yalan yanlış bilgiler vermiş bana.
Bilmiyorsan bilmiyorum de kardeşim, niye ortalığı daha da karıştırıyorsun?
Neyse, robot olmayan beynimle kendim bazı sahneleri tekrar izleyerek hatırlamaya çalıştım. Eminim kaçırdığım çok detay vardır ama bu hâliyle bile çok keyif alarak izlediğimi söyleyebilirim.
Ah pardon, size iki dizi arasındaki ilişkiyi anlatmadım değil mi, hemen kısa bir özet geçeyim.
Dashing Youth, Blood Of Youth'tan öncesini ele alıyor. Dizide Blood Of Youth'ta geçen büyük ustaların ( Baili Dong Jun , Sikong Changfeng gibi gibi) gençliği ele alınıyor.
Kronolojik olarak bakarsak Dashing Youth Blood Of Youth'tan önce geliyor ama yayınlanma olarak TBOY daha önce yayınladı. O yüzden şunu söyleyebilirim; hangisini önce izlersiniz bilemem ama araya çok mesafe koymamaya çalışın bence, hele de benim gibi Çinlilerin isimlerini akıllarında zar zor tutan biriyseniz.
Dashing Youth mu peki yoksa Blood Of Youth diye sorarsanız açık ara TBOY derim. Çünkü bu tarz dizilerde şahsen romantizmden çok arkadaşlık görmek istiyorum. Bu anlamda TBOY beni daha çok tatmin etti.
Gerçi düşününce Dashing Youthu bitirmem benim için zorlu bir süreçti. Kaç kere yarım bırakmayı düşünmüştüm ama kendimi Baili Dong Jun ve Sikong Changfeng arasındaki arkadaşlık dinamiğini daha çok görmeliyim diye ikna etmiştim.
Hem asıl izleme nedenim zamanı geldiğinde The Blood Of Youth'u daha iyi anlamaktı.
Şimdi özel olarak TBOY'a gelirsem... Ana karakterimiz Xiao Se olsa da diğer karakterleri de en az onun kadar görmek beni inanılmaz mutlu etti. Dashing Youthun bir problemi de buydu bence. Fazla Baili Dong Jun etrafında dönüyordu her şey. Ne kadar sevsem de bir yerden sonra fazla rahatsız edici oluyordu.
Burada ise denge daha iyi korunmuştu. Arkadaşlıkları, mücadeleleri, birbirinin yanında oluşları falan daha sıcak hissettirdi. DY'den sonra onları cidden çocuğum olarak benimsedim diye mi böyle hissettirdi bilmiyorum gerçi ama bana güzel bir izleme deneyimi yaşattılar.
Bu arada iki dizi arasındaki güzel olaylardan biri de Dashing Youthta oynayan bazı oyuncuların The Blood Of Youth'ta kendi çocuklarını oynamasıydı bence. Bu konuda Dashing Youth ekibinin hakkını yiyemem şimdi.Cast seçimi başarılıydı.
Bu arada yazıyı bitirmeden önce bir haberi daha sizinle paylaşmak istiyorum. İki dizide de gördüğümüz Karanlık Nehir klanının ön planda olacağı ve başrolünü Gong Jun'un oynadığı The Tales Of Dark River da yayınlanacak. Tam olarak hangi zamanı ele alacak bilmiyorum ama o dizi için de inanılmaz heyecanlıyım. Hem Gong Jun'u tekrar göreceğim için hem de sevdiğim evrene farklı bir bakış açısıyla bakacağım için. Umarım erken yayınlanır da onun için de düşüncelerimi yazabilirim.
Buraya kadar okuyan varsa zamanını ayırdığı için teşekkür ederim. Umarım zamanını ayırmayı hak eden bir evren olur bu yapımlar.
❝𝑲𝒊𝒎𝒊 𝒅𝒂 𝒚𝒐 𝒌𝒊𝒎𝒊 𝒏𝒂𝒏𝒅𝒂 𝒚𝒐 𝒐𝒔𝒉𝒊𝒆𝒕𝒆 𝒌𝒖𝒓𝒆𝒕𝒂❞ "Sen özgürlüksün." 'Hayır, müzik özgürlük.' Anlatmak istediğim çok şey var, o kadar ki keşke bu yorumu yazarken size içimdeki müzikle anlatabilsem tüm hislerimi. Geçen yıl Nisan ayı geçtiği zaman izleme isteğim gelmişti…devamı❝𝑲𝒊𝒎𝒊 𝒅𝒂 𝒚𝒐 𝒌𝒊𝒎𝒊 𝒏𝒂𝒏𝒅𝒂 𝒚𝒐 𝒐𝒔𝒉𝒊𝒆𝒕𝒆 𝒌𝒖𝒓𝒆𝒕𝒂❞
"Sen özgürlüksün."
'Hayır, müzik özgürlük.'
Anlatmak istediğim çok şey var, o kadar ki keşke bu yorumu yazarken size içimdeki müzikle anlatabilsem tüm hislerimi.
Geçen yıl Nisan ayı geçtiği zaman izleme isteğim gelmişti ama izlememiştim. Şimdi de farkında olmadan tam da animede geçen Nisan sonu gibi anca Nisan'ın sonunda izleme şansım oldu.
İzlediğim için mutluyum, izlediğim için üzgünüm. İzlediğim için pişmanım, bu zamana kadar izlemediğim için pişmanım.
Anime kendi içinde bana yaşayabileceğim tüm zıtlıkları yaşattı. İzlerken onların müziğinde kayboldum. Onların toyluğunda kendimi aradım, onların olgunluğunda ben de büyüdüm.
Yazarken hafiften boğazım düğümleniyor sanki, niye oluyor ki aslında, kimse bana bu anime için gül bahçesi vadetmemişti ki.
Müzik cidden inanılmaz bir şey bu arada . Sanatın insan kalbine olan mucizevi etkisini tekrar hissettirdi bana bu anime.
Konuşarak müziğini yapabilirsin ya da sen susarsın, notaların konuşur. Bu animede de karakterler hislerini müzikleriyle anlattı. Müzikleriyle kelimelerin bile bazen yeterli olmadığını gösterdi.
Çok da yazmayı beceremiyorum ama iyi ki izledim. İyi ki bu Nisan Your Lie In April izlemeden bitmedi.
İyi ki ...
Sonunda izledim seni. Uzun zamandır izlemek istediğim bir yapımdı ama eski olduğu için çevrileceğini hiç sanmıyordum ne yalan söyleyeyim. Lakin çevrilmiş olması beni o kadar mutlu etti ki zamanım olduğu gibi izledim diziyi. Öncelikle yalan yok bazı çekilen sahnelerin komikliğine…devamıSonunda izledim seni.
Uzun zamandır izlemek istediğim bir yapımdı ama eski olduğu için çevrileceğini hiç sanmıyordum ne yalan söyleyeyim. Lakin çevrilmiş olması beni o kadar mutlu etti ki zamanım olduğu gibi izledim diziyi.
Öncelikle yalan yok bazı çekilen sahnelerin komikliğine patladım. Bunu da nispeten eski bir yapım olmasına bağlıyorum. Şu anda izlediğim en eski Çin yapımı olduğu için başka kıyas yapacağım bir eser yok üzgünüm...
Karakterlerin giyimleri de bir tuhaftı ya. O kadar zengin olmalarına rağmen niye çapulcu gibi bir tarz modaydı ki, hırsız olan bir çocukla trilyonluk adam aynı giyiniyordu ....
Bu bakış açısının sebebi de benim moda anlayışıma pek uyuşmaması da olabilir, bilemedim.
Neyse diziye dönelim. Bazı sahnelerin kesildiği o kadar belliydi ki... Ah be Çin yine şaşırtmıyorsun. Yine çok görmüşsün bize her şeyi.. İnsafsız bu kimyaya bu yapılır mı?
Yine de bu kadar aksiliğe rağmen izlemesi tuhaf bir şekilde keyifliydi. Ana çiftimize bayıldım yaktılar geçtiler ortalığı. Yan çiftler gereksizdi full sahnelerini atlayarak izledim. Dönemine göre nasıl bir yapımdır bilmiyorum ama bir günde bitirdiğim için sardığını belirtebilirim.
Yuan Bey... Ne güzel adam çıktınız öyle. Dışı sert içi orman olan karakterlere bayılırım. Yemyeşil bir orman olman ayrıca harbi adam oluşuna bayıldım. Romanda şimdi daha da güzelsindir sen. Bilirim senin gibileri ben.
Gong Jun'a da değinip yazımı bitirmek istiyorum. Ben kendisini Word Of Honor'da tanımıştım. Oradan sonra bu dizide görünce ister istemez garipsedim. Görünüşü falan daha sağlıklı geldi bana Word Of Honor'da. Burada da iyiydi ama bazı sahnelerinde acemiliğini hissettim ne yalan söyleyeyim. Ama kendini geliştirdiğini gördüğüm için onun adına mutluyum. Yeni dizilerinde görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.
Spor animelerinin tadı cidden bir başka ya. Bu animemiz de nispeten kısa olsa da cidden güzeldi. Uzun olsa iyi mi olurdu, buna cevabım evet olur çünkü onları en az 1 sezon daha izlemeyi isterdim. Yine de şu anki haliyle de…devamıSpor animelerinin tadı cidden bir başka ya.
Bu animemiz de nispeten kısa olsa da cidden güzeldi.
Uzun olsa iyi mi olurdu, buna cevabım evet olur çünkü onları en az 1 sezon daha izlemeyi isterdim. Yine de şu anki haliyle de bize çok güzel bir seyir zevki sundular. Mümkün olduğunca karakterlere ve aralarındaki ilişkiye değindiler. Güzel de maçlar izlettiler.
Karakter gelişimi olarak Minato özellikle göze çarpsa da gerek onun takımındakiler gerek diğer rakip takımlardaki belli başlı karakterler de çok yol kat etti.
Karakterlere değinmişken, Kirisaki Lisesindeki Shu'ya ayrı bir değinmek istiyorum çünkü benim favorim o oldu. Gerek görünüş gerek tavırlarıyla kalbimi fethetti. Kyudo ( yaptıkları spor, basitçe Japon okçuluğu) yaparken giydiği kıyafet, efendime söyleyeyim saç kesimi falan çok hoşuma gitti.
Minatoya olan tutumu ayrı bir güzeldi. Cidden bir insan rakip takımındaki birinin iyiliğini en fazla Shu kadar ister.
Evet spor animelerinde çok olan bir şey bu ( bence Japon oldukları için, onlar dışında başka kimsede bu kadar olgunluk görmüyorum ben çünkü) ama Shu cidden gönüldendi ya, bana geçirdi hislerini.
Ben senden razıyım Shu.
Diğer karakterler kötü değil bu arada, ben Shu'ya ayrı birkaç kelime söylemek istedim sadece.
Her şey bu kadar iyiyken tadının damağımda kalması sorun.. Hayatta bir keşkem daha olacak.
Bölüm sayısının sebebi de sanırım çok bilinmemesi. Yayınlandığı dönemde ne kadar rağbet gördü bilmiyorum ama ben şu an bile özellikle spor animeleri araştırırken listeme eklemiştim.
Özellikle bu türü sevenlere önermek için yazdım biraz da , yayalım bu animeyi de elden ele.