10/10 Alın size sessiz sinema. Tek kelimeyle mükemmel uzun uzun yazmaya gerek yok izleyin. Başrol zaten çok beğendiğim birisi ki yönetmeni de başrolün eşi. Zaten Mike Flanagan filmi demek başrolde Kate Siegel var demek. Harika bir filmdi.
10/10 Bu türde birçok film var ancak bu film hepsinden çok daha harika olmuş. Gerilimi gayet yeterli ve oyunculuklar mükemmel. Heyecanı hiç söndürmeden nabzı sürekli yukarıda tutmayı başarıyor. Acil arama santralindeki kişinin arayanı kurtarma çabalarını konu alan filmleri seviyorsanız izleyebilirsiniz.…devamı10/10
Bu türde birçok film var ancak bu film hepsinden çok daha harika olmuş. Gerilimi gayet yeterli ve oyunculuklar mükemmel. Heyecanı hiç söndürmeden nabzı sürekli yukarıda tutmayı başarıyor. Acil arama santralindeki kişinin arayanı kurtarma çabalarını konu alan filmleri seviyorsanız izleyebilirsiniz. Benim çok sevdiğim tür olmasa da bu film gerçekten fazlasıyla başarılı izlenmesi gereken bir film olmuş.
10/10 İlk olarak şunu kesinlikle belirtmeliyim ki sonu tam olarak mükemmel şekilde bitti. O son sahne tam olması gereken sahneydi. Film gelecek temalı bilim kurgu filmi ve dünyanın yok oluşunu anlatıyor. Gelecek temalı bir filmin başrolü de tabi ki gelecek…devamı10/10
İlk olarak şunu kesinlikle belirtmeliyim ki sonu tam olarak mükemmel şekilde bitti. O son sahne tam olması gereken sahneydi. Film gelecek temalı bilim kurgu filmi ve dünyanın yok oluşunu anlatıyor. Gelecek temalı bir filmin başrolü de tabi ki gelecek nesil olur ki son sahnede de zaten asıl başrolün 13 yaşındaki küçük ergen kız olduğunu görüyoruz. Kıyamet kopuyor, insanlığın hatta canlıların sonu geliyor ama kızın tek derdi izlediği dizinin son bölümünü izleyebilmek. Film boyunca zaten tek bahsettiği şey izlediği dizi. Yani film baştan sona bütün mesajları çok güzel bir şekilde veriyor. Öyle bir nesil geliyor ki dünya umurlarında değil, kendi anlık hazlarını düşünüyor hepsi diyor. Kızın tek derdi 1 saatlik filmden aldığı haz. Onu izlesin de dünya da yok olsa sorun değil. Ayrıca film gelecek temalı olduğu için haliyle gelecekte olabilecekleri anlatıp sizce bunun sonu nereye varır diye sorduruyor. Yani film bir kurgu ve bu kurgunun bitişi üzerine tasarlanmamış. Olabilecek bir ihtimal üzerine çekilmiş ve bu ihtimal gerçekleşirse nasıl bir son olabileceğini düşündürmeye, daha doğrusu gelecek nesli uyandırmaya çalışıyor.
Uzun bir filmdi ve bu uzun süresine rağmen hiç sıkmıyor, heyecanı, gizemi ve gerilimi korumayı başarıyor. Bu filmin eğer bir sonu olsaydı bu kadar dikkat çekici bir film olacağını sanmıyorum. O da anlık bir hazza dönüşürdü. Güzel bir film izledim diye yorum yapılır, derin şekilde düşünülmezdi. Çok başarılı bir film olmuş.
8/10 Filmin temposunun hiç düşmemesi ve aksiyonun yeteri kadar olması heyecanı diri tutmayı başarıyor ve bu da seyir zevkini arttırıyor. Keyifle izlenebilecek bir slasher filmi.
7/10 Aslında filmle ilgili yazacak o kadar çok cümlelerim var ki... Ama kendi özelimi kendimden başka kimse bilmez. Sadece filmde kendimi izledim diyebilirim. Hayatta tek karşılıksız sevginin ailenin sevgisi olduğunu 24 yaşında öğrendim. Hayat bunu defalarca kafama vura vura öğretmeye…devamı7/10
Aslında filmle ilgili yazacak o kadar çok cümlelerim var ki... Ama kendi özelimi kendimden başka kimse bilmez. Sadece filmde kendimi izledim diyebilirim. Hayatta tek karşılıksız sevginin ailenin sevgisi olduğunu 24 yaşında öğrendim. Hayat bunu defalarca kafama vura vura öğretmeye çalıştı ama ben ancak yeni yeni öğrenebildim. Filmde anlatılan da aslında tam olarak bu. Defalarca herkes tarafından güveni yıkılan birisi olarak filmi izlerken o güvenimi yıkan tüm insanlar tek tek gözümde canlandı ve kendi halime ağladım. Filmin isminin çevirisi "Uyanmak" aslında. Gözünü açmak yani. Filmde karakterimiz bunu ameliyat masasında yapıyor ne yazık ki. Peki o masadan kalktıktan sonra uyanık şekilde nasıl devam edebilecek çok merak ediyorum. Ben şahsen edemiyorum. Ne kimseyle bir samimiyet kurabiliyorum, ne kimseyi sevebiliyorum ne de kimseye güvenebiliyorum. Bu da zamanla insanı asosyal dahi yapabilir. Korkuyorum insanlardan. Acaba o da ameliyat masasından kalkınca insanlardan hep korkarak mı geçirecek hayatını... Ciddi anlamda nefes kesen bir filmdi kesinlikle mecazi değil. Her şeye alışkın olduğum halde hâlâ daha bu kadar da olmaz diyorum ve şaşkınlıktan donup kalarak izledim. Bu kadar gerçekten olamaz. Bu filmi de gördüğüme göre artık insanlarla iletişim dahi kurmam herhalde. Yalnızlık iyidir, yalnız olamayan da çareyi ailesinde arasın başkalarında değil. Çünkü hiç kimse kimseyi ailesi dışında çıkarsız, karşılıksız, saf bir sevgiyle sevmiyor.
3/10 Bu konularda çekilen sayısız film mevcut ve neredeyse hepsi bu filmden daha başarılıdır. Gerilim yok, aksiyon biraz idare eder boyutta ama idare de etmez açıkçası. Konusu zaten klişe olduğundan dolayı haliyle gerilim ve aksiyon sahnelerinin güçlü olmasıyla başarılı olabilirdi…devamı3/10
Bu konularda çekilen sayısız film mevcut ve neredeyse hepsi bu filmden daha başarılıdır. Gerilim yok, aksiyon biraz idare eder boyutta ama idare de etmez açıkçası. Konusu zaten klişe olduğundan dolayı haliyle gerilim ve aksiyon sahnelerinin güçlü olmasıyla başarılı olabilirdi ancak güçlü değil ne yazık ki. Yoklukta can sıkıntısından izlenebilir ama onun dışında izlenilmesine hiç gerek olmayan film. Yine de 2. filmini de izlemeyi düşünüyorum, belki o daha güzel olmuştur.
6/10 İlk olarak şunu söylemeliyim ki başrol kadın her şeyi hak ediyor. Yanına gelip apaçık bir şekilde yavşayan adamla flörtleşip biraz sonra da yatağa girip hamile kalıyor, ondan sonra çocuğu doğursam mı doğurmasam mı diye ikilemde kalıyor, daha yeni tanıştım…devamı6/10
İlk olarak şunu söylemeliyim ki başrol kadın her şeyi hak ediyor. Yanına gelip apaçık bir şekilde yavşayan adamla flörtleşip biraz sonra da yatağa girip hamile kalıyor, ondan sonra çocuğu doğursam mı doğurmasam mı diye ikilemde kalıyor, daha yeni tanıştım diyor. Tanımadığı birisi yanına gelip senin için uygun kişi benim diyor, kadın da hayırdır sen kim oluyorsun diye sormuyor bile, direkt flörtleşmeye başlıyor. Böyle bir saçmalık olabilir mi? Belki sapık, belki katil, belki psikopat... Kadının amacı da duygusal boşluğunu kapatmaya çalışmak çünkü. Kadın da sağlıklı bir psikolojiye sahip değil. Yine de bir halt yiyorsan da korun yani en azından ki bir şeyler netleşmeye başlayınca emin olunca ona göre hareket et. Yine şanslı ki şiddet fiziksel boyuta ulaşmıyor en azından ki fiziksel şiddetin de iyileşmeyen yönü psikolojik tarafı zaten. Fiziksel tarafı kısa sürede iyileşir ama onun yarattığı psikolojik travma hep kişiyle kalır, sadece onunla yaşamak öğrenilir, yine de en küçük bir şeyde tetiklenir o travmalar. O yüzden filmde kadın en başından hatalı taraf zaten. Tanımadığın birisinin sapıkça yaklaşmasına izin verirsen, üstüne bir de evlenirsen yaşanabilecek en iyi senaryo o kişinin saplantılı manipülatör bir aşık çıkması olur. En az zararlı olanı bu. Bunun çok daha kötü iğrenç sonuçları da olabilirdi. Öldürülmek bile bu kötü sonuçların yanında daha zararsız kalıyor, en azından acı çekmek zorunda kalmıyorsun.
Filmin bu başlangıçtaki saçmalık kısmını görmezsek çok sade bir şekilde işlenmişti. Abartılı hiçbir kısmı yoktu. Bu sadelik filmi çok güzel bir hale getirmişti.
Narsist bir kişilik yok bu arada. Yani tam olarak narsizm denilemez buna. Bu daha çok manipülatör insan tipi. Saplantılılık bile denilemez. Gaslighting de tam olarak filmdeki karakteri karşılamıyor ama biraz daha yakın. Zaten filmin ismi "Sadece İkimiz". Yani narsistle aşk ile bir alakası olduğu söylenemez. Bakıldığı zaman gayet sevgi dolu bir durum aslında. Herkesten uzakta sevdiğiyle birlikte yaşamak isteyen, sadece ikisi olsun isteyen bir kişi var. Bu çok romantik bir durum. Ancak buna kaybetme korkusu eklenince, karşısındaki kişiyi yalnızlaştırmak eklenince, üstüne bir de aşırı kontrolcülük eklenince psikopatça bir durum ortaya çıkıyor.
Manipülatör kişilik konusunda günlük hayatta da birçok insanın rastgeldiği bir insan tipi var. Bu kişiler genelde arkadaş çevresinde çokça olur. Kişiye kendini sürekli suçlu hissettirirler. Kendilerini hep masum çıkarmaya çalışırlar, daima karşı taraf suçludur, ya da kendileri suçluysa özür diler ve özür dilendiğinde de olay kapanmalıdır, eğer karşısındaki onu affetmiyorsa ve olay kapanmıyorsa yine karşı taraf suçludur. Özür diledim daha ne istiyorsun derler ve hep karşı tarafı kötü olarak yansıtmaya çalışırlar yine. Sevgililik ya da evlilik gibi durumlarda zaten hayat cehenneme döner böyle kişilerle ve atlatması zor olan psikolojik bir travma olarak kalır kişide.
Film izlenmeli mi bence kişinin keyfine kalmış bir durum. Çok da izlenilmesi gereken aşırı mükemmel bir film değil. Bu tarz konularda çekilmiş birçok film var ve çoğu da bundan daha güzel. Filmin güzel tarafı çok sade ve abartısız olmasıydı. Onun dışında izlemeye değecek bir tarafı da çok yok. Ama belki izledikten sonra çevrenizde de böyle insanlar olduğunun farkına varabilirsiniz.
7/10 Film çekildiği dönemde filmi yöneten 18 yaşında hiçbir eğitimi olmayan birisi ki oyuncular da aynı şekilde oyunculukla ilişkisi olmayan kişiler. O yüzden izlerken bunu göz önünde bulundurmak önemli. Kendi aralarında amatörce güncel konuları işlemek istemişler ve 17 dakikada kısaca…devamı7/10
Film çekildiği dönemde filmi yöneten 18 yaşında hiçbir eğitimi olmayan birisi ki oyuncular da aynı şekilde oyunculukla ilişkisi olmayan kişiler. O yüzden izlerken bunu göz önünde bulundurmak önemli. Kendi aralarında amatörce güncel konuları işlemek istemişler ve 17 dakikada kısaca değinmeye çalışmışlar, güzel de bir iş çıkarmışlar. Ayrıca kızın hareketleri çok gerçekçiydi ve izlerken germeyi başardı. Yönetenin birkaç kısa filmi daha var ama burada ekli değil onları da izleyebilirsiniz. Yolu açık olsun kendisinin.
4/10 Çok basit, heyecanı ve gerilimi hiç olmayan bir filmdi. Vakit kaybı bile denilebilir. Senaryosu zaten basit aslında. Aksiyon sahneleri kötünün bir tık iyisi. Oyunculuklar güzel, zaten o yüzden 4 diyorum yoksa sınıfta kalmış bir film olmuş. İzlemeye değeceğini düşünmüyorum.
10/10 Filmin her sahnesini baştan sona büyük bir hayranlıkla izledim. İnanılmaz mükemmel bir psikolojik korku filmi. Bir korku filmi nasıl bu kadar dramatik olabilir, nasıl bu kadar sürükleyici ve heyecanlı olabilir ki... Korku filmlerinin en sevdiğim alt türü psikolojik korku…devamı10/10
Filmin her sahnesini baştan sona büyük bir hayranlıkla izledim. İnanılmaz mükemmel bir psikolojik korku filmi. Bir korku filmi nasıl bu kadar dramatik olabilir, nasıl bu kadar sürükleyici ve heyecanlı olabilir ki... Korku filmlerinin en sevdiğim alt türü psikolojik korku filmleri ancak bu film öyle bir film olmuş ki daha iyisi var mıdır sanmıyorum. Şeytan çıkarma temalı filmler aşırı klişe, aşırı basit ve tamamen zaman kaybı oluyor. Ama bu film şeytan çıkarmadan daha çok insan zihnini alt metinde inceleyen bir filmdi. Ana metin zihnini serbest bırakmak, kendinle yüzleşmek. Kesinlikle sıradan klişe basit şeytan çıkarma filmleriyle karıştırılmamalı ki aynı kategorilerde bile değiller aslında. Ana teması tamamen insan zihni üzerine kurulu olan psikolojik gerilim filmi aslında. Bir tık üstü olamaz herhalde. Kesinlikle izlenmesi gereken bir film. İzleyip de pişman olunacağını sanmıyorum asla.