"Döndüğün zaman seninle aynı yaşta olabileceğimizi söylemiştin. Bugün, sen ayrıldığındaki yaştayım. Bu yüzden şu ara dönmenin tam sırası." Yıldızlararası 🎬
—Sevgi bizim icat ettiğimiz bir şey değil. Gözlemlenebilir ve güçlü bir şey. Bir anlamı olmalı. — Sevginin anlamı var, evet. Sosyal yarar, sosyal bağ, çocuğa destek... — Ölen insanları seviyoruz. Bundaki sosyal yarar nedir? — Yok. — Belki daha öte…devamı—Sevgi bizim icat ettiğimiz bir şey değil. Gözlemlenebilir ve güçlü bir şey. Bir anlamı olmalı.
— Sevginin anlamı var, evet. Sosyal yarar, sosyal bağ, çocuğa destek...
— Ölen insanları seviyoruz. Bundaki sosyal yarar nedir?
— Yok.
— Belki daha öte bir anlamı var, henüz anlayamadığımız bir şey. Belki bir tür kanıttır, bir üst boyuttan algılayamadığımız bir tür olgudur. Evrenin bir ucundan, on yıldır görmediğim birine sürükleniyorum. Ölmüş olabileceğini bildiğim birine. Sevgi, zaman ve uzay boyutlarını aşabilen ve algılayabileceğimiz tek şeydir.
Yıldızlararası 🎬
Yıllar sonra tekrar izledim. Gözlerim dolu dolu bitirdim. O kadar güzel bir film serisi ki... Hatta öğretmenlik stajımda o meşhur Yahya Kemal Beyatlı, Sessiz Gemi sahnesini açmıştım çocuklara. 😄 — Ferit, ne yapıyorsun orada? Oku Yahya Kemal'in Sessiz Gemi'sini. —…devamıYıllar sonra tekrar izledim. Gözlerim dolu dolu bitirdim. O kadar güzel bir film serisi ki... Hatta öğretmenlik stajımda o meşhur Yahya Kemal Beyatlı, Sessiz Gemi sahnesini açmıştım çocuklara. 😄
— Ferit, ne yapıyorsun orada? Oku Yahya Kemal'in Sessiz Gemi'sini.
— Yanlışınız var hocam Sessiz Gemi'yi Hümeyra okuyor, Yahya Kemal diye bir şarkıcı yok... 😂
Ardından dinlediğimiz pek çok popüler şarkının sözlerinin aslında edebiyatımızın değerli şairlerine ait olduğunu anlatmıştım. Toplumumuzda bu eserlerin çoğunlukla onları yorumlayan ve seslendiren sanatçılarla tanındığını, eserin gerçek sahibi olan şairlerimizin ise çoğu zaman bilinmediğini söyleyerek onları Türk edebiyatının değerli şairlerini, onların eserlerini tanımaya, okumaya ve keşfetmeye teşvik etmiştim.
Hababam Sınıfı sadece bir komedi değil, aynı zamanda toplumun ve eğitimin güçlü bir eleştirisidir. Nitekim Hababam sınıfını yazan Rıfat Ilgaz da bu eseri için, "Ben çöken eğitim sistemini anlattım. Hepimiz ölen bu sisteme bakarak güldük" demiştir.
Ah eski filmler... Sevgiyi, dostluğu, aile olmayı öğreten sıcacık senaryolar. Şimdiki devirde yapılan yapımların çoğunda aile nasıl yıkılır, nasıl ihanet edilir, kimin eli kimin cebinde belli değil. Şiddet, aldatma, ikiyüzlülük... Ne kötülük ararsan var. Bir de şu eski senaryoların güzelliğine…devamıAh eski filmler... Sevgiyi, dostluğu, aile olmayı öğreten sıcacık senaryolar. Şimdiki devirde yapılan yapımların çoğunda aile nasıl yıkılır, nasıl ihanet edilir, kimin eli kimin cebinde belli değil. Şiddet, aldatma, ikiyüzlülük... Ne kötülük ararsan var. Bir de şu eski senaryoların güzelliğine bakın. Bir buçuk saatliğine şu devirden uzaklaştım öyle iyi geldi ki bu filmi tekrar izlemek. Kadronun her biri birbirinden muhteşem, müthiş oyunculuklar. Hayran kalıyorum. Mesela Adile Naşit, Ayşen Gruda şimdiki kadın oyuncuları cebinden çıkarır. Günümüzde sırf güzel diye sıfır oyunculuk yeteneği olan oyuncuları ekrana çıkaran duygusuz ruhsuz yapımlar yapan sektör utansın...
"Ömrümüz ayrılıklar toplamıdır yarım kalan bir şiir belki de..." Film bittiğinde bu sözler geçti zihnimden. Filmin ruhunu, Mahin ve Faramarz'ın o küçücük zaman dilimine sığdırdıkları devasa yalnızlığı, sevgiyi, umudu ve ansızın gelen ayrılığı bundan daha zarif özetleyecek başka cümle bulamazdım…devamı"Ömrümüz ayrılıklar toplamıdır
yarım kalan bir şiir belki de..."
Film bittiğinde bu sözler geçti zihnimden. Filmin ruhunu, Mahin ve Faramarz'ın o küçücük zaman dilimine sığdırdıkları devasa yalnızlığı, sevgiyi, umudu ve ansızın gelen ayrılığı bundan daha zarif özetleyecek başka cümle bulamazdım sanırım. Tam işte mutlu son, ikinci baharlarında geç de olsa birbirlerini bulan iki yalnız kalp demiştim, ilk defa bir İran filminin mutlu biteceğini düşünmüştüm ki yanılmışım. İran sinemasının o meşhur, hayata dair kederli gerçekçiliği yine yüzümüze çarpıyor. Bir o kadar sıcacık, güzel bir o kadar da hüzünlü bir filmdi. İzlemenizi öneririm.
Geriye tek teselli adamın en büyük korkusunu yaşamamış olması...
"- Ölmekten korkmuyor musun?
- Hayır. Ama yalnız ölmekten korkuyorum.
- Nasıl yani?
- Demek istediğim evde tek başıma ölmek
istemiyorum.
- Anladım. Bu beni de korkutuyor..."
Ayrıca birlikte "Fereydoun Farokhzad - Daro Va Nemikonam" şarkısıyla dans ettikleri sahne çok tatlıydı. Türkçe sözleri şöyle:
"Ay çıkagelip de kapımı çalsa
Talih kuşu başıma da konsa
Binlerce kere tepemde gök de gürlese
Sen buradasın diye
Açmam kapıyı
Çünkü sen benim ruh eşimsin
Açmam kapıyı..."