Biraz etkinlik reklamı yapalım. Sınava hazırlandığınız için kitap okumaya vakit ayıramamaktan mı yakınıyorsunuz? Kitap okuduğunuzda vicdan mı yapıyorsunuz? Bu etkinlik tam size göre (detaylar için profilimdeki sabitlenmiş gönderiye bakabilirsiniz)! Katılmanız halinde kazanacaklarınız: 1) Her gün az da olsa(8-10 sayfa) kitap…devamıBiraz etkinlik reklamı yapalım. Sınava hazırlandığınız için kitap okumaya vakit ayıramamaktan mı yakınıyorsunuz? Kitap okuduğunuzda vicdan mı yapıyorsunuz? Bu etkinlik tam size göre (detaylar için profilimdeki sabitlenmiş gönderiye bakabilirsiniz)!
Katılmanız halinde kazanacaklarınız:
1) Her gün az da olsa(8-10 sayfa) kitap okumuş olacaksınız.
2) Hızlı okuma ve okuduğunu anlama yeteneklerinizi geliştirmiş olacaksınız ki hemen hemen tüm derslerde bunlar size avantaj sağlar, özellikle tyt kısmında.
3) Ayrıyeten felsefe çalışmanıza gerek kalmadan felsefeden tam net yapacaksınız.
4) Toplulukla birlikte ortak bir rutin oluşturmuş olacaksınız ve aksatma ihtimaliniz düşük olacak. Daha düzenli bir yaşam için kıvılcım işlevi görebilir.
5) Düşüncelerinizi yazarken zihniniz bolca egzersiz yapmış olacak ve sadece sınav için değil ömrünüzün sonuna kadar faydalı bir durum.
⛓️ Çok bilmiş incelemeciniz yorgun da olsa sizleri yalnız bırakmadı. Yine masasının başına oturdu. Dayanma gücümün artmış olmasından mıdır neden bilmiyorum ama son bir haftada başıma gelmeyen kalmadı. Bu lanetli haftayı bitirmek için ne yapmam gerek sizce? ⛓️Diziye gelirsek; bu…devamı⛓️ Çok bilmiş incelemeciniz yorgun da olsa sizleri yalnız bırakmadı. Yine masasının başına oturdu. Dayanma gücümün artmış olmasından mıdır neden bilmiyorum ama son bir haftada başıma gelmeyen kalmadı. Bu lanetli haftayı bitirmek için ne yapmam gerek sizce?
⛓️Diziye gelirsek; bu diziyi 16-17 yaşlarımdayken izlemiştim. Nispeten eski bir dizi olmasına rağmen her açıdan kaliteliydi. Başları biraz karmaşık (ve genel olarak mide bulandırıcı sahnelere sahip, hassassanız uzak durabilirsiniz) gelse de sonradan beni kelimenin tam anlamıyla içine çekmişti. Tüm sezonları aralıksız izleyip bitirmiştim. Biraz fikir sahibi olmanız adına referans noktası olarak Prison Break birinci sezonu alalım, bunun tüm diziye yayıldığını tahayyül edin ve gidip hemen Oz'a başlayın.
⛓️Dizide bir sürü farklı grup, bir o kadar da ikonik karakter vardı. Diziyi bitirene kadar birçok kez taraf değiştirebilir veya bir karakteri ölümüne destekleyebilirsiniz. Bu kıyasıya mücadeleyi seyrederken sıkılma ihtimaliniz ise bence çok çok düşük.
⛓️Bir diğer artısı ise pür aksiyondan oluşmayıp çeşitli felsefi mesajlar barındırması. Benim fikir dünyama önemli katkıları olmuştu. İyi ki de erken bir yaşta izlemişim diyorum. Bu diziyi bitirip üzerine bir de American History X patlatırsanız pırıl pırıl, ırkçılıktan arınmış bir zihin elde edebilirsiniz.
⛓️Son olarak yazma alışkanlığının güzelliğini övüp gönderiyi noktalayayım. Biraz daha tekrarladığım takdirde sağlam bir alışkanlık daha kazanacağım gibi. Akşamları aşırı yorgun olsam bile kalemi elime aldığımda sanki her şeyden arınıyorum. Yayınlamayacak olsanız bile bence odaklanıp, bir şeylerin üzerine sakince düşünüp iki üç kelime karalayın. En az okumak kadar zevkli.
🕛 Kendisi bu yıl içerisinde okuduğum 109. kitaptı. Sene başında biraz gaza gelip bir yılda 104(haftada 2) kitap okuma hedefi koymuştum. Havalar sıcakken az okuyacağımı ve ucu ucuna belki tamamlayabileceğimi düşünüyordum. Yazın biraz da kardeşime örnek olma gayesiyle ortalama düzeyde…devamı🕛 Kendisi bu yıl içerisinde okuduğum 109. kitaptı. Sene başında biraz gaza gelip bir yılda 104(haftada 2) kitap okuma hedefi koymuştum. Havalar sıcakken az okuyacağımı ve ucu ucuna belki tamamlayabileceğimi düşünüyordum. Yazın biraz da kardeşime örnek olma gayesiyle ortalama düzeyde okuyunca hedefe rahatça ulaştım. Sonra da o kadar okumuşken bir 120 yapalım dedim, şu sıralar onun için çabalıyorum.
🕧Kitaba gelirsek; daha önceden ismini birçok defa duymuş, hatta kardeşime de okutmuştum. Buna rağmen çocuklara yönelik bir kitap olduğunu düşündüğümden okumak için yeterli hevesi bulamamaktaydım. Günlerden bir gün kütüphanede kitap bakarken göz göze geldiğimizdeyse artık kaderimden kaçamayacağımı anladım. İyi ki de okudum. Gayet akıcı ve güzeldi, 2 günde çabucak bitti. Çocukların da okuyabileceği bir kitap olmakla birlikte bence her yaştan insana hitap ediyordu. Bana kalırsa bunun başlıca nedeni ise konusunun zaman olmasıydı. Okumayıp, okumayı aklından geçirenler varsa tereddüt etmeden başlayabilirler.
!!!Spoiler bölgesi!!!
*
*
*
*
*
*
*
*
🕐Biraz da içerikten bahsedelim. Ben her zamanki gibi aykırılığımı konuşturup duman adamların tarafını tutacağım. Bence Momo'nun kayda değer bir özelliği yoktu ve yakın arkadaşları boş insanlardı. Hiç kimseye faydası olmayan, tüm vakitlerini lay lay lom ile ziyan eden aylaklardı. Onların aksine duman adamlar ise insanların çıkarını düşünen, yapılması gerekeni yapan sorumluluk sahibi kişilerdi. Kazanmayı sonuna kadar hak ediyorlardı. Tek kötü yanları sigara içmeleriydi. İnsanların zamanlarını boşa harcamamaları için verdikleri mücadele takdire şayandı.
🕜Bir başka eleştirilmesi gereken husus ise Hora Usta'nın ayrımcılığıydı. İnsanları nedense çok sevip, duman adamlara böcek muamelesi yapıyordu. Oysaki insanların hiçbir artısı yoktu. Sadece açgözlü varlıklardı, hatta onu bile beceremiyorlardı.
🕑Son olarak bence duman adamlar tamamen yok olmadı. Hâlâ aramızdalar. Zaman tasarrufu konusunda çığır açıp uykuyu bile gereksiz addediyorlar. Uyanık oldukları zaman içersinde ne yaptıkları meçhul olsa da dünyayı ele geçirmek isterlerse desteğimin onlarla olduğunu bilsinler. Aranızdan öyle birileri varsa lütfen yorum atsınlar. Müridiniz olmak istiyorum. Hep bir koşuşturmaca halinde sıkışıp kalmak, sınırsız zaman tasarrufu yapmak istiyorum.
🪓 Oldum olası girişleri yazmayı beceremem. Gelişme kısımlarında zihnim açılır, fakat girişleri yazmak için gerekli olan yaratıcılık türü bende pek yok sanırım. Bu sefer beni kurtaracak ilgi çekici yazım da yok. Yalnızca ben varım.Kitabı okuyalı uzunca bir süre geçmiş olsa…devamı🪓 Oldum olası girişleri yazmayı beceremem. Gelişme kısımlarında zihnim açılır, fakat girişleri yazmak için gerekli olan yaratıcılık türü bende pek yok sanırım. Bu sefer beni kurtaracak ilgi çekici yazım da yok. Yalnızca ben varım.Kitabı okuyalı uzunca bir süre geçmiş olsa da, daha çok kitabın başlarından bahsedip temel konulara odaklanacağım için bu incelemeyi yazmakta(gerçekten elimde kalem ve kağıtla bir fiil yazmaktayım şu an) sakınca görmemekteyim.
🪓Kitabı ilk okuma teşebbüsümde evde çok kitap okuyamamam dolayısıyla yarıda bırakmıştım. Neyse ki İstanbul metrosu imdadıma yetişmiş ve geri kalanını bir haftadan daha kısa bir sürede tamamlamıştım. Beni çok içine çeken bir yapısı yoktu(Karamazov Kardeşler'in aksine). Bunun nedenine ileriki kısımlarda değineceğim. Bu yüzden kitabı bir miktar overrated buldum(kitabı bir yere kadar okuyup sonrasında 10 sayfa mektup mu olur diyerek bırakan babam kadar da değil elbette). Ama olay ağırlıklı roman türünü tercih etmiyorsanız bu kitabı okumanızı öneririm.
🪓Gelelim daha spesifik fikirlere. Kahramanımız en baştan yaşlı birisini öldürüp parasına konma tasarıları yapmaktadır. Yaşayacağı kadar yaşamış, ömrünün büyük bir bölümünü tüketmiş insanların hayatı sizce de daha mı değersizdir? Sıkça karşılaşılan ve kabul gören bir başka görüş de, çocukların hayatlarının daha değerli olmasıdır. Çünkü henüz günahsız ve masumdurlar. Ama günün birinde hepimiz gibi bolca suç işlemeyecekler midir? Daha az yaşadıkları için onların yaşama hakkı daha mı kutsaldır? Belki de sırf güçsüzler diye böyle düşünürüz. Bence bir canlının yaşam değeri ölçülemez. Hiçbir zaman objektif bir yargıya varamayız. Herkesin değer sistemi farklıdır ve hiç kimse bu konuda bir karar vermeye zorlanmamalıdır. Azıcık farklılık olsun diye araya bir alıntı sıkıştıralım.
📕"Biliyorum, bazı kimseler, henüz on bir yaşını bile doldurmamış bir çocuğun içinde bu tür duyguların uyanabileceğine inanmayacaktır. Ben de başımdan geçenleri böyleleri değil, insanları daha iyi tanıyanlar için anlatıyorum. Duygularının bir kısmını düşüncelere dönüştürmesini öğrenmiş büyükler, çocuklarda ilgili düşüncelere rastlamayınca, onların bu tür düşüncelerin kaynaklandığı duyguları da yaşamadıklarını sanır. Ama benim bütün hayatımda o zamanki kadar yoğun yaşayıp acı çektiğim seyrek görülmüştür."
🪓Biraz da suçu işlemesinden sonra yaşananlar hakkında düşünelim. Öncelikle bana çok yabancı gelen bir durumdu. Ben genelde suç işlemem zaten; ama bir şey yapmadan önce bolca düşünür, sonra harekete geçerim (harekete geçme yüzdem eskiden oldukça düşüktü). Öncesinde kafamdaki soru işaretleri gereğinden fazla olabilir fakat eylemin ardından hepsi silinir. Çünkü her şeyi şimdiki zamana göre kurgularım. Yapmışımdır ve bitmiştir. Bu boyutta bir pişmanlık duyacaksam öncesinde bunu tahmin etmem gerekirdi. Hadi diyelim ki bir hata yaptım ve tahmin edemedim, o zaman da bundan ders çıkarırım. Her halükarda pişmanlığın zerresini duymam (bu yüzden çok içine çekmedi galiba kitap beni). Her şey olup bittikten sonra böylesine bir iç hesaplaşmaya girmenin kime ne yararı var(okuyuculara olan yararını ihmal ediniz)? En azından kötülüğün uzun süre hüküm süremeyeceği bir doğaya sahipti kahramanımız, o yönden takdir görmeli.
🪓Bence bize en sürükleyici gelen kitaplarda ya kendimizden bir şeyler bulduğumuz (Ivan Karamazov) ya da onun gibi olmak istediğimiz(Mustafa İnan) bir karakter bulunmakta. Bu kitapta benim için her ikisi de yoktu, ama Dostoyevski'nin hakkını da yiyemiyorum muazzam yazmış. Son olarak incelemeyi bitirmeden önce benim için bu yazıyı rafa aktarabilecek vir asistan ilanı vermek istiyorum.