Bazen burayı bıraksam mi diye dusunmuyo değilim awk. Film için Letterboxd var, dizi için Serializd, kitap için 1 k. Artık burayı kullanmak için bir sebep göremiyorum. Ayrıca arşiv yapmak boş gibi geliyor artık ve eski gücümü kazanmak çok zor. Premium'u…devamıBazen burayı bıraksam mi diye dusunmuyo değilim awk. Film için Letterboxd var, dizi için Serializd, kitap için 1 k. Artık burayı kullanmak için bir sebep göremiyorum. Ayrıca arşiv yapmak boş gibi geliyor artık ve eski gücümü kazanmak çok zor. Premium'u da kapattım mi tamamim. (Boş yapmak istiyorsanız x var ora daha kullanışlı)
1 haftadır sigara kullanmıyorum. 40 gün icmezsen gerisi kolay diyorlar. Umarım başarırım. Ama başaracağım ya inanıyorumm.. (bu süreçte irade en önemli şey)
Yalnız kalamadiginiz için, bireyselliginiz gelişmediği için, bağımlı olduğunuz için bitiremediğiniz sağlıksız ilişkilerinizi guzellemeyi bırakın. Gerçek bir ilişkinin guzellenmeye ihtiyacı yoktur ve ancak bir aptal ilişkisini toplumun gözüne sokarak yaşar. Bir ilişkinin gösterisi ne kadar abartili yapılıyorsa içi o denli boş…devamıYalnız kalamadiginiz için, bireyselliginiz gelişmediği için, bağımlı olduğunuz için bitiremediğiniz sağlıksız ilişkilerinizi guzellemeyi bırakın. Gerçek bir ilişkinin guzellenmeye ihtiyacı yoktur ve ancak bir aptal ilişkisini toplumun gözüne sokarak yaşar. Bir ilişkinin gösterisi ne kadar abartili yapılıyorsa içi o denli boş demektir. Dış dünyaya idealize edilerek yansıtılan pek çok iliski, çoğunlukla içerideki boşluk ve anlamsızlığı kamufle etme çabasıdır. Bazen de ilişkide yok sayılan birey, bu duygunun yarattigi öfkeyle başa çıkabilmek için partnerini idealize eder. Çoğu ilişkide dışarıdan gözlemlenen "abartılı sevgi" gösterileri, içerideki değersizlik duygusunun dışa vurumudur.
Farkındalık Cehennemdir, Tunç Tataker, s.84
Öyle bir hayat yaşıyorum ki, Cenneti de gördüm, cehennemi de. Öyle bir aşk yaşadım ki, Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de. Bazıları seyrederken hayatı en önden, Kendime bir sahne buldum oynadım. Öyle bir rol vermişler ki, Okudum okudum anlamadım. Kendi…devamıÖyle bir hayat yaşıyorum ki,
Cenneti de gördüm, cehennemi de.
Öyle bir aşk yaşadım ki,
Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de.
Bazıları seyrederken hayatı en önden,
Kendime bir sahne buldum oynadım.
Öyle bir rol vermişler ki,
Okudum okudum anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde.
Hem kızdım hem güldüm halime
Sonra dedim ki "söz ver kendine"
Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin.
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin.
Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin.
Öyle bir hayat yaşadım ki, son yolculukları erken tanıdım.
Öyle çok değerliymiş ki zaman,
Hep acele etmem bundandı
Anladım...
-Şebnem Ferah
Yarından itibaren hayatıma yeni bir sayfa açıyorum. Yapacakların şunlar hemen hemen: Sigarayı bırakıyorum, söylemek istemeyecegim o malum illet alışkanlığı da bırakıyorum(anladınız siz onu) kendime zaman ayirsamda hiç yararlı şeyler yapmıyordum Antalya'ya geldim geleli(Film,dizi izlemek kitap okumak gibi) bundan sonra hepsini…devamıYarından itibaren hayatıma yeni bir sayfa açıyorum. Yapacakların şunlar hemen hemen: Sigarayı bırakıyorum, söylemek istemeyecegim o malum illet alışkanlığı da bırakıyorum(anladınız siz onu) kendime zaman ayirsamda hiç yararlı şeyler yapmıyordum Antalya'ya geldim geleli(Film,dizi izlemek kitap okumak gibi) bundan sonra hepsini yapacağım inşallah bir de derslere çalışmaya başlayacağım insallah.
Şaka maka şimdi düşündüm de askerliğim de geliyor artık kendime bı çeki düzen vermenin vakti geldi de geçiyor.
50 bin kitabı olan Umberto Eco, ev kütüphaneleri hakkında şunları söylüyordu(kesinlikle katıldığım hede hödö vödaa 🤙): “Satın aldığınız tüm kitapları okumak zorunda olduğunuzu düşünmek ne kadar anlamsızsa, insanların hayatları boyunca okuyamayacakları kadar çok kitap almalarını eleştirmek de o kadar anlamsızdır.…devamı50 bin kitabı olan Umberto Eco, ev kütüphaneleri hakkında şunları söylüyordu(kesinlikle katıldığım hede hödö vödaa 🤙):
“Satın aldığınız tüm kitapları okumak zorunda olduğunuzu düşünmek ne kadar anlamsızsa, insanların hayatları boyunca okuyamayacakları kadar çok kitap almalarını eleştirmek de o kadar anlamsızdır. Bu, yeni çatal-bıçak, bardak, tornavida ya da matkap ucu almadan önce, daha önce aldıklarınızın hepsini kullanmanız gerektiğini söylemeye benzer.
Hayatta bazı şeyler vardır ki, yalnızca küçük bir kısmını kullanacak olsak bile, onlardan her zaman bol miktarda bulundurmamız gerekir.
Örneğin kitapları ilaç gibi düşünürsek, evde az sayıda kitap bulundurmaktansa çok sayıda kitap bulundurmanın daha iyi olduğunu anlarız. Kendinizi iyi hissetmek istediğinizde ‘ilaç dolabına’ gider ve bir kitap seçersiniz. Rastgele bir kitap değil, o an için doğru olan kitabı. İşte bu yüzden her zaman bir seçenek zenginliğine sahip olmalısınız.
Sadece bir kitap alan, onu okur ve sonra elden çıkarır. Kitaplara tüketim zihniyetini uygular; onları tüketilen bir ürün, sıradan bir mal olarak görür. Oysa kitapları sevenler bilir ki, bir kitap asla sıradan bir meta değildir.”