Geceye bir müzik bırakayım: Por una Cabeza - Carlos Gardel Müzik Kadın Kokusu ve True Lies filmlerinde çalıyormuş bu arada.. Odaklanmam lazım ikinci müzik Experience Cover
Romanını da okuduğum film. Bana göre dünyanın en iyi polisiye kitabı. Öncelikle filmde bir tane erotik sahne mevcut onu söyleyim. Kitabına da hakim olduğumdan kitabının daha iyi ve kitaptaki birkaç bölümün de buraya aktarılmadığını söyleyebilirim. (Örneğin başrahiple evinde olan konuşmalar)…devamıRomanını da okuduğum film. Bana göre dünyanın en iyi polisiye kitabı. Öncelikle filmde bir tane erotik sahne mevcut onu söyleyim. Kitabına da hakim olduğumdan kitabının daha iyi ve kitaptaki birkaç bölümün de buraya aktarılmadığını söyleyebilirim. (Örneğin başrahiple evinde olan konuşmalar) Bir şeyi daha açıklığaa kavuşturmalıyım ki o da sanırım filmin ortalarında ortaya çıkan konuşmayla bütün gizemin Baskerville'li William'ın ağzından döküldüğü o sahne. Bu sahne- daha doğrusu gizem(üniversitede hoşlantı duyduğum gizem geldi aklıma ne alak bilmiyom)- sanırım, eğer zihnim beni yanıltmıyorsa romanda son anına kadaresrarını koruyor. Romanı bu yönden daha başarılı diyebilirim. Ben spoiler vermeyi pekte seven bir insan değilim beni bilen bilir. O yüzden spoiler vermiyorum. 2 saatin nasıl geçtiğini anlamadım, bi çırpıda bitti. Ama romanını okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Pişman etmez. Adso'yu oynayan çocuğu çok merak etmiştim, kim olduğunu görünce şaşırmadım değil. Ha unutmadan bu vesileyle rahmetli Umberto Eco'yu yad edelim. Işıklar içinde uyu. ❤️ (sen nasıl bir yazarsın be Umberto Eco, aşığım sana!)
... -Ancak Tanrı'nın böyle fena bir varlığı ona bazı erdemleri bahşetmedeb evrene takdim etmiş olabileceğine kendimi inandırmakta güçlük çekiyorum. Hayat aşksız ne kadar huzurlu olurdu, Adso. Ne kadar güvenli. Ne kadar sakin. Ve ne kadar yavan.
Spoiler içeriyor
İlaçsız depresyon tedavisi deyince insan daha farklı veya mucizevi bir şey bekliyor ama oldukça sıradan, en azından ben kendimi ağır depresyonda hissetmediğim için, bana göre normal gelen önerilerdi. Zaten depresyon puanım orta derecedeymiş. O yüzden kitabın hepsini okumadım. İlk 100…devamıİlaçsız depresyon tedavisi deyince insan daha farklı veya mucizevi bir şey bekliyor ama oldukça sıradan, en azından ben kendimi ağır depresyonda hissetmediğim için, bana göre normal gelen önerilerdi. Zaten depresyon puanım orta derecedeymiş. O yüzden kitabın hepsini okumadım. İlk 100 sayfa güzeldi. Full okudum. daha sonraki bölümler hastalığı ağır seyredenler içindi sanırım. Bende elbette faydalanacağım kısımlar oldu, olacaktır ama beni pekte içine çekmedi. Bir de düşünüyorumda 44 senelik kitap olunca normal. Kitap özetle duygusal durumunuzun depresyonu oluşturmasının nedeninin bilişsel çarpıtmalara üzerine kurulu olduğu üzerine kurulu. Ana, temel etken bu ve kitapta bunun üzerinden şekilleniyor. Açıkçası psikolojik çözümlemeler, tahliller hoş ve güzeldi. Yine açıkçası kendimi başarı odaklı gördüğümü, başarıya endekslediğimi ve entelektüelliğe veya mantık evliliğine(zihinsel orgazm) daha yakın gördüğümü söyleyebilirim. Tam da ilacı yavaştan bırakmayı düşündüğüm zamanlarda karşıma çıkan bir kitap oldu. İyiki de çıktı.(diğer kitapta yazanlarda içerik olarak aynı baktım) Şimdi kitaptan altın değerinde gördüğüm tespitleri buraya atıyorum.
⚠️"düşünceniz duygunuzu yaratıyor." ⚠️"depresif belirtilerinizin ortaya çıkmasında ve gelişmesinde, mantık dışı kötümser düşünceleriniz başrolü oynar."
⚠️"öncelikle, yaptıklarınız sayesinde değer kazanamazsınız. Başarılar size tstmin getirebilir ama mutluluk değil. Başarılara dayalı özgüven" sahte " bür güvendir, gerçek değildir! Depresyonda olan birçok başarılı hastam buna katılacaktır. Ayrıca benlik değeriniz görünümünüze, yeteneğinize şöhretinize veya servetinize de dayalı olamaz. Marilyn monroe, mark rothko, freddie prinz ve birçok ünlü intihar kurbanı bu acımasız gerçeği ispat etmişlerdir. Aşk, onaylanma, arkadaşlık veya yakın, şefkatli insan ilişkileri kurabilme kapasitesi de doğuştan gelen değerinize hiçbir şey eklemez. Depresyondaki bireylerin büyük bir çoğunluğu aslında çok sevilen insanlardır, fakat bu hiç işe yaramaz; çünkü, kendilerini sevmezler ve kendilerine güvenleri eksiktir. Aslolan, ancak kendinize verdiğiniz değerin nasıl hissettiğinizi belirlediğidir. "
⚠️"değersizlik duygunuz gerçeğe dayanmıyor, bu sadece depresif hastalığın merkezinde yer alan bir çıban."
⚠️"hepimizin zaferleri ve yenilgileri vardır. Zaferin tatlı olduğu ve yenilginin genellikle acı olduğu doğru olsa da, bir işte başarısız olmak ölümcül bir zehir olmak zorunda değil ve kötü tat sonsuza dek kalamaz."
⚠️"herhangi bir anlamlı aktivitenin duygudurumunuzu iyileştirmek için neden bir şansı olduğunu biliyor musunuz? Hiçbir şey yapmazsanız, zihninize doluşan olumsuz, yıkıcı düşüncelerle meşgul olacaksınız. Eğer bir şey yaparsanız, kendinize iftira eden o iç konuşmadan geçici olarak uzaklaşacaksınız. Daha da önemlisi, tecrübe edeceğiniz hakim olma duygusu, başlangıçta sizi yavaşlatan çarpıtılmış düşüncelerin çoğunun yanlış olduğunu gösterecektir. "
⚠️" pişmanlık ve vicdan azabı davranışa yönelikken, suçluluk kendiliği yani özü hedef alır. "(diğer iyi hissetmek kitabında yazanlarda aynı mı bilmiyorum ama sanırım aynı bu arada baktım aynı satın almam)
Bir resim değil, bir mevsim olmak istedim Adım soğuk olsun Sen içimden geçerken ısınırım Bir günlük değil, bir ömür olmak istedim Kanım kurusun Ruhumun tek sahibi sensin yemin(Sepya, Ados) [Türkçe rapin bana kattığı nadide eser]
Kabullendi sırça konutu soylu sevincin bizleri de. Erdem sığınağının kanatları altında, sen ve ben çocuklarıyız açelyaların, kardelenlerin. Ah! Bilinmez kaçıncılarız?(sevgi, saygı ve rahmetle)
Tam kararında bir dram filmiydi. Filmin yorumuna geçmeden önce kısa bir bilgilendirme yapmak istiyorum filmi izlemeye karar verme sürecim hakkında. Ben filmi izlemeye karar vermeden önce buradan biriyle mesajlaşıyodum. O bana önermesede yorumlarında bu filmi de yorumladığını gördüm. Yorumundan da…devamıTam kararında bir dram filmiydi. Filmin yorumuna geçmeden önce kısa bir bilgilendirme yapmak istiyorum filmi izlemeye karar verme sürecim hakkında. Ben filmi izlemeye karar vermeden önce buradan biriyle mesajlaşıyodum. O bana önermesede yorumlarında bu filmi de yorumladığını gördüm. Yorumundan da özgün bir senaryoya sahip olduğunu pektabii anladım. Eğer orda görüp farketmeseydim izlemeyebilirdim. O yüzden dolaylı da olsa ona teşekkür ederim. Hoş beni engelledi ama neyse... Güzel bir ortak yapım olmuş. İlk sahneler çok sadeydi. dram havası zaten varda kendini izletmeyecek kadar durgun geçecek sanmıştım. Bu kadar kişi de yorum yaptığına göre boş film olamazdı. Nitekim ilerleyen sahnelerde senayosuyla, kurgusuyla her şeyiyle izleten bir film oldu. Hayatın içinden bi dram filmiydi. Yönetmene de ayrı bir parantez açayım. Ben yönetmeni bilmediğimden ünlüü yönetmen sanıp; iyi dedim bu adamın güzel dram filmleri falan vardır izlerim ara ara dedim ama adamın ilk uzun metrajlı filmi buymuş. Şaşırmadım desem yalan olur. Aronofsky'i görmek tebessüm ettirdi. Yine aynı şekilde "Budala"'yi görmekte tebessüm ettirdi. Son olarak filmden en sevdiğim sözle noktalayayım:
"Neden sadece sevmek ya da nefret etmek zorundayız ki? Neden bu iki aşırı uca mecburuz? Arada bir yerde durmak o kadar mı zor?"
Filmin temel amacı uykusuzluk (insomnia) hastalığı çeken kişilerin dahi filmin sıkıcılığından dolayı bir süre sonra uyuyabildiklerini göstermekmiş. Bende Ekşi Sözlük'tekilerin yalancısıyım ama doğruluk payı var çünkü müzikal ve erotik sahneler varmış. Bende sanatsal bir film bekliyordum, ne güzel izlerim demiştim…devamıFilmin temel amacı uykusuzluk (insomnia) hastalığı çeken kişilerin dahi filmin sıkıcılığından dolayı bir süre sonra uyuyabildiklerini göstermekmiş. Bende Ekşi Sözlük'tekilerin yalancısıyım ama doğruluk payı var çünkü müzikal ve erotik sahneler varmış. Bende sanatsal bir film bekliyordum, ne güzel izlerim demiştim ara ara ama eğer bir gün uykusuzluk hastalığı çekersem - ki çekeceğimi hiç zannetmiyorum - belki izlerim. Djdkdkdk o kadar çok boş film var ki bu film yine de her şeye rağmen izlenir. Ben filmin ismini curse of insomnia sandım ondan farketti biraz da... Ama bir daha film izlemek için film afişine, posterine bakıp film seçmeyeceğim. (çünkü genelde yanıltıcı oluyor) Kendime söz.
Filmde Red Right Hands çalınca tüylerim diken oldu. Her şeyiyle güzel bir komedi ve Jim Carrey filmi. Benden tam puan aldı. Vakit geçirmek istiyorsanız durmayın izleyin. Tam bi' vakit geçirmelik film.
Sinemada ilk izlediğim film buydu. Herhangi bir seri takıntım olmadığından bi ara bu filmi tekrar izleyebilirim. Her neyse ileride umarım güzel bir gelirim olurda en azından sinemada seyirlik, izlemelik filmleri sinemada izleyebilirim. Nice filmlere...