Sanki film izlemiyorsun da bir hikayeyi dinliyorsun. Öyle tatlı. Öyle sıcak. Bütün stop-motion filmler böyle sanki. Eski bir zamanda, çok uzaklarda, çok soğukta geçen bir hikaye. Acının, yoksulluğun, zorluğun milleti olmaz bir daha anladım. 'Joseppe öldüğünde 20 yaşındaydı'.. 'Luici dört…devamıSanki film izlemiyorsun da bir hikayeyi dinliyorsun. Öyle tatlı. Öyle sıcak. Bütün stop-motion filmler böyle sanki.
Eski bir zamanda, çok uzaklarda, çok soğukta geçen bir hikaye.
Acının, yoksulluğun, zorluğun milleti olmaz bir daha anladım.
'Joseppe öldüğünde 20 yaşındaydı'..
'Luici dört ay uyuyamadı.'..
Spoiler içeriyor
Sanki uzak bir masal diyarında geçen gerçek bir hikaye gibi. Ben diyeyim şirinler ülkesi. Siz deyin Heidi nin dağ başındaki evinin bahçesi. Fakat bitiremedim. İlk şoktan sonrasını izleyemedim. Bu hikayenin tehlikeli bir noktaya gittiği belliydi. Ve buna katlanamazdım. Aynı ikilinin…devamıSanki uzak bir masal diyarında geçen gerçek bir hikaye gibi. Ben diyeyim şirinler ülkesi. Siz deyin Heidi nin dağ başındaki evinin bahçesi. Fakat bitiremedim. İlk şoktan sonrasını izleyemedim. Bu hikayenin tehlikeli bir noktaya gittiği belliydi. Ve buna katlanamazdım.
Aynı ikilinin In Bruge filmi de var. Tavsiye ederim.
Ters köşe sonları olan filmler sıralamasında dereceye girebilir. Kesinlikle bir 'arkada gürültü' olsun yapımı değil. Başından sonuna dikkatle izleyip, sonunda güzel bir yemekten kalkmış gibi mutlu ediyor. Evet.
Sanki izlemiyorsun da yaşıyorsun o hayal kırıklığını. Olmamışlığı. Öyle doğal, öyle gerçek bir hikaye. Bir tane acemi oyuncu yok. Bir tane emanet duran diyalog yok. Ne diyordu? 'Ona bir oda ver baba'.
Spoiler içeriyor
İrili ufaklı mantık hatasına rağmen filmin atmosferini, sakin temposunu beğendim. Açık uçlu bırakılmasını ayrı sevdim. izleyin izlettirin efendim.