İnsan sabahtan akşama kadar bir şey olmasını bekler ve hiçbir şey olmaz. Bekleyip durur insan. Hiçbir şey olmaz. İnsan bekler, bekler, bekler şakakları zonklayana dek düşünür, düşünür, düşünür. Hiçbir şey olmaz. İnsan yalnız kalır… Yalnız… Yalnız…
İçeride on ikisi de öfkeyle bağırıyor, on ikisi de birbirine benziyordu. Artık domuzların yüzlerine ne olduğu anlaşılmıştı. Dışarıdaki hayvanlar, bir domuzların yüzlerine, bir insanların yüzlerine bakıyor; ama onları birbirlerinden ayırt edemiyorlardı.
- İnsanlığın buna hazır olduğuna emin değilim. Güce ve kâra şartlanmışız. İnsanın doğası buyken bize dengesizlik ve kargaşa getirebilir. + Kargaşayı cehalet getirir, bilgi değil.
Türkiye gerçeklerinin inceden inceden anlatıldığı, en acilinden okunması gereken bir eser olduğunu düşünüyor ve okumayanlara şiddetle tavsiye ediyorum. Yazar Livaneli’nin ise kaleminin güzelliğini yazmaya gerek yok.