Güçlü bir evlilik aynı anda iki kişiyi nadiren güçlü kılar. Gerçek eşler, ikisinden birinin zayıf olduğu anda sırayı devralıp eşi için ayakta kalmaya çalışanlardır. -......-
Bir kadın, Güzel olduğu için sevilmez. Sevdiğin için güzeldir o. Sırf sen seviyorsun diye Herkesten farklıdır, Herkesten başka bakar gözleri. Senin ona verdiğin değer kadar anlamlıdır, Sevdikçe daha da güzelleşip kıymetlenir. Bir kadının güzelliği bilmiyorum kaç para eder, Ama sevdiğin…devamıBir kadın,
Güzel olduğu için sevilmez.
Sevdiğin için güzeldir o.
Sırf sen seviyorsun diye
Herkesten farklıdır,
Herkesten başka bakar gözleri.
Senin ona verdiğin değer kadar anlamlıdır,
Sevdikçe daha da güzelleşip kıymetlenir.
Bir kadının güzelliği bilmiyorum kaç para eder,
Ama sevdiğin kadının bir gülüşü
Dünyalara değer…!.. 🖤
her profilin arkasında ‘ bir insan her insanın arkasında’ bir hikaye her hikayenin arkasında’ bir hayat her hayatın arkasında ‘ bir kalp olduğunu unutmayın… bitiyor ömür farkına varmadan mutsuzlukla beslenenlerden değil her koşulda mutlu olmak için çare arayanlardan olun…
Güzel olan her şey yarım kalır. Filmler en güzel yerde sonlanır. Çok mutluyum dediğin yerde, hüzün kendini hatırlatır. Çocukluk kısadır, gençlik azdır ve bebeklik sanki hiç yaşanmamıştır. Vefa azdır, sadakat sınırlıdır. Verilen sözlerin ömrü kısadır. Çok seversin, çok çabuk gider.…devamıGüzel olan her şey yarım kalır.
Filmler en güzel yerde sonlanır.
Çok mutluyum dediğin yerde, hüzün kendini hatırlatır.
Çocukluk kısadır, gençlik azdır ve bebeklik sanki hiç yaşanmamıştır.
Vefa azdır, sadakat sınırlıdır.
Verilen sözlerin ömrü kısadır.
Çok seversin, çok çabuk gider.
Güzel rüyalar en güzel yerinde biter.
Güzel olan ne varsa, sevdiğin şarkı gibi hemen bitiverir, kısacıktır...
|| Cahit Zarifoğlu
(...) Erkeğin en dik yokuşu; secmek istediği kadını sevmek zorunda olmasıdır. Oysa sanıldığı şekilde ve umulduğu oranda bir sevgi yoktur erkek özünde. Kadın, erkeğe sevmeyi de öğretmek zorundadır. İçgüdüsel olarak bu gerçeği bilen kadın, erkek ile "elele verip" erkek yüreğinde…devamı(...) Erkeğin en dik yokuşu;
secmek istediği kadını sevmek zorunda olmasıdır.
Oysa sanıldığı şekilde ve umulduğu oranda bir
sevgi yoktur erkek özünde.
Kadın, erkeğe sevmeyi de öğretmek zorundadır.
İçgüdüsel olarak bu gerçeği bilen kadın, erkek ile
"elele verip" erkek yüreğinde sevgi arar.
Samanlıkta iğne aramak gibidir bu.
O arayışta en küçük parıltı sevgi muamelesi görür.
Hatta arada bir parlayan bir saman çöpünü bile iğneden sayıp,
atar yüreğinin çeyiz sandığına kadın.
Sandık dolar mı dolmaz mı bilinmez ama; kadının
"başım ağrıyor" bahanesi, kadının artık
o samanlıkta iğnenin olmadığına inanmasıyla başlar!