Bitti ve finali izlediğim en oturaklı k-drama sonuydu. Ucu açık değildi ve tüm taşlar yerine oturdu, tabii ki bir de mutlu son olması önemli bir şey benim için 👌 İlk bölümden son bölüme kadar beni ekrana kitleyen, hiç sıkılmadan izlediğim…devamıBitti ve finali izlediğim en oturaklı k-drama sonuydu. Ucu açık değildi ve tüm taşlar yerine oturdu, tabii ki bir de mutlu son olması önemli bir şey benim için 👌
İlk bölümden son bölüme kadar beni ekrana kitleyen, hiç sıkılmadan izlediğim bir dizi oldu. Kesinlikle favorilerim arasında yerini aldı.
Kurgunun kafamı çokça karıştırdığını söyleyebilirim, olayların iki farklı evrende geçmesi isimleri oturtmamı zorlaştırdı. Bunun için internetten karakter tablosuna bakabilirsiniz. Orta bölümlerdeki pek çok muğlak nokta son bölümlerde açıklığa kavuşuyor, bir şey anlamıyor gibi hissediyorsanız endişelenmeyin :) Maalesef tam açıklanmayan bir iki nokta da vardı ama göz ardı edilebilir.
Oyunculuklar muhteşemdi 😃 Özellikle çoğunun iki ayrı karakteri birden canlandırması, farklı kişilikleri gerçekçi bir şekilde yansıtması fevkalade başarılıydı.
Ah Jo Young... Favori karakterim oldu diyebilirim :) Jo Eon Seop da aşırı sempatikti.
İlk bölümler biraz daha yavaş ilerlese de sonradan aksiyonun tam gaz başlayıp devam edeceğine emin olabilirsiniz.
Lee Gon ve Tae Eul de çok yakışıyorlar birbirlerine 💞 Kang Shin Je için çokça üzülsem de onun da hikayesi güzel bir sona kavuştu. Saray Hanım Noh'un Lee Gon'un yanında olması çok iyiydi. Çok sevdim o karakteri yaa, çok tatlıydı. Hometown Cha Cha Cha'da da böyle sempatikti zaten :)
Kore Cumhuriyeti'nin Kore Krallığı versiyonunu izlemek ise ayrı bir zevkti. Moderniteyle harmanlanmış geleneksellik diziye bir ağırlık katmış diyebilirim 👘
Olayların incelikle işlenmesi, karakterlerin ikili halleri, iki ayrı dünya, büyük ihanet ve bedeli, evrenlerin arasında bir aşk, hikayenin sonunda yeşeren tohumlar... 🌱
Çok zevkliydi çok 🗡🚊🐎🚔
2 saatlik dolu dolu bir animasyon 🐉 Görsellikten bahsetmiyorum bile zaten, her bir karesindeki binlerce ayrıntıya girersek çıkamayız sanırım. Uzun süredir listemdeydi ve erteleyip duruyordum nedense. Bugün kendimi üzgün hissettiğim bir anda çizim yapıyordum ve içimden böyle hareketli bir animasyon…devamı2 saatlik dolu dolu bir animasyon 🐉 Görsellikten bahsetmiyorum bile zaten, her bir karesindeki binlerce ayrıntıya girersek çıkamayız sanırım. Uzun süredir listemdeydi ve erteleyip duruyordum nedense. Bugün kendimi üzgün hissettiğim bir anda çizim yapıyordum ve içimden böyle hareketli bir animasyon izlemek geldi. İlk defa anime tarzı bir film izledim ve gerçekten sonuçtan memnunum 😊 Beklediğim gibi beni yormadı, evet dinamizmini hiç kaybetmiyor ama tuhaf bir dinginliği var, gereksiz gürültüsü yok ☁️
Bu karakterleri hayal edenin zihnine bir bakmak isterdim açıkçası, hayret ettim gerçekten. Ne tuhaf yaratıklardı ya 😲
Küçük kızın ailesinin açgözlülükle başına gelenler, kızın arkadaşını sevgisi sayesinde kurtarması, canavara yardım etmesi sonucu canavarın onun yanında yer alması... Ama en ilgimi çeken unsur cadının insanları isimlerini çalarak kontrol etmesiydi. İsimlerimiz bizim kimliğimizdir ve az da olsa karakterimize etki eder, bizden bir parça olurlar. 🌊
Olay örgüsü olarak tam şunu anlatıyor diyemiyorum, kesin bir konu belirlemek pek mümkün değil sanki. Daha çok canınız sıkıldığında farklı bir dünyaya kapı açmak isterseniz bu filme uğrayıp sonrasında gerçekliğinize dönebilirsiniz. Tıpkı onların da girdiği ve çıktığı tünel gibi... 🎡⛩️
Umarım mutlu anınızda ailenizle beraber izlersiniz 🌈
Çoookk güzeldi 🌟 Bol ters köşeli bir dizi 🤯 İzlerken pek çok tahminde bulunacaksınız, baş karakterden ve hatta kendinizden dâhi şüphe edeceksiniz 🤔 Başarısız avukat Big Mouth'un büyük çete lideri Big Mouse oluşunu izlemekten büyük zevk alacağınıza eminim 🔥 İyi…devamıÇoookk güzeldi 🌟 Bol ters köşeli bir dizi 🤯 İzlerken pek çok tahminde bulunacaksınız, baş karakterden ve hatta kendinizden dâhi şüphe edeceksiniz 🤔
Başarısız avukat Big Mouth'un büyük çete lideri Big Mouse oluşunu izlemekten büyük zevk alacağınıza eminim 🔥
İyi sandıklarımız kötü, kötü sandıklarımız iyi çıktı. Dost ve düşmanın birbirine karıştığı, her an sırtınızdan bıçaklanabileceğiniz ve de en beklenmedik anda bir yerlerden bir yardımın geleceği zekice bir senaryo 📄
Yani şöyle söyleyeyim ki dizinin ilk bölümlerindeki ittifaklarla son bölümündeki ittifaklar çok farklı. Ottan, böcekten bile şüphelenir oldum. Sıkıldığım kesitler oldu tabii ama çok azdı. Genel itibariyle sürükledi ve bölüm ardına bölüm izledim diyebilirim. Bol bol aksiyon ve pek çok havalı sahne de cabası 😎 Yargının sağlayamadığı adaleti dürüst (!) bir çete sağlar ve dizi bunun üzerine kuruludur. Bir insana atılan iftiranın ne kadar iğrenç olduğu ve onun hayatını ne kadar değiştirebileceği anlatılırı. Bölüm başlarındaki "olay ve kurumlar hayal ürünüdür" yazısına karşın hukuk sisteminin ve siyasetin çürümüş yüzünü gözler önüne serer. İtibarın neler yaptırabileceği kurgu adı altında işlenir.
Mutlu son mu tartışılır, hak edenlerin layığını bulduğu kesin lâkin buruk bir final olduğu inkar edilemez 🍂
Sizi şaşırtacak bir şeyler izlemek istiyorsanız hiç durmayın 👍
📃 Kore Savaşı'nın ardından gelen zorlu çocukluk günlerini aşan ve başarılı bir mimar ve iş insanı olan Kang'ın hayatı beyninde bulunan bir tümör ile farklı bir rotaya çevrilir. Kendisini çocukluğunda babasıyla yaşadığı Kiraz Tepesi'nde bulan Kang geçmişiyle beklenmedik şekilde yüzleşecek…devamı📃 Kore Savaşı'nın ardından gelen zorlu çocukluk günlerini aşan ve başarılı bir mimar ve iş insanı olan Kang'ın hayatı beyninde bulunan bir tümör ile farklı bir rotaya çevrilir. Kendisini çocukluğunda babasıyla yaşadığı Kiraz Tepesi'nde bulan Kang geçmişiyle beklenmedik şekilde yüzleşecek ve içinde büyütemediği çocukla beraber kendi yaraları da birer birer sarılmaya başlayacaktır.
🍒 Nasıl hiç gönderi atılmamış şaşırdım açıkçası 😀 Çok büyük bir hikaye, karmaşık bir kurgu beklemeyin. Basit ama sürükleyici bir anlatımı var. Ve özellikle ilk birkaç bölümünden sonra kalbinizin taaa derinlerine dokunmaya başlıyor ♡. Gururlu bir yaşlı adamın en çok ihtiyacı olan şeyin sevgi ve merhamet olduğunu görüyor ve sıkı ağzıyla katı yüreğinin bağlarının zamanla nasıl çözüldüğüne tanıklık ediyoruz.
Her şey bir kız ve köpeğiyle başlarken yumurtasından çıkan civciv 🐥 Kang'e yıkması gereken duvarları hatırlatıyor. Genç-yaşlı herkesin biraz olsun soluklanmak için uğradığı Kiraz Tepesi Kang'in de huzuru bulduğu yer oluyor.
Yanlış anlaşılmalar, bilinmeyen hayat hikayeleri, eksik kalan anılar...
Yapılan küçük bir hatanın insanın kalbinde açabileceği yara ancak bu kadar sade anlatılabilirdi. Kalbimizi kıran, onurumuzu zedeleyen bir durum belki de bizim tüm hayatımızı etkileyebilir ve karşıdaki için çok bir şey ifade etmeyen bir anı bizim kâbusumuz olabilir maalesef. Lâkin hiçbir olayın tek bir yüzü yoktur, farklı bakış açılarından bakınca mantıklı düşünmeye ve öfkemizi dindirmeye başlayabiliriz belki de..♡
"Songi bu davetiyeyi kendisine göndermeden önce tam beş sene beklemişti ama bu davet alıcısına ancak elli sene sonra ulaşabilmişti."
"... ayrı zaman ... aynı yer ... "
Kuzenimin tavsiyesiyle izlediğim The Big Bang Theory'nin ardından kardeşimle bu diziye başlamıştık. Pandemiden bu yana bölümlerini yayarak izlediğimiz, kimi zaman bir şey yerken, kimi zaman sıkıldığımızda, bazen yatakta, bazense balkonda tatil anlarımıza eşlik eden Young Sheldon'ın bugün itibariyle sonuna gelmiş…devamıKuzenimin tavsiyesiyle izlediğim The Big Bang Theory'nin ardından kardeşimle bu diziye başlamıştık. Pandemiden bu yana bölümlerini yayarak izlediğimiz, kimi zaman bir şey yerken, kimi zaman sıkıldığımızda, bazen yatakta, bazense balkonda tatil anlarımıza eşlik eden Young Sheldon'ın bugün itibariyle sonuna gelmiş bulunuyoruz. Araya farklı yapımların girmesi ile izleme hızımız düşünce 7.sezonu atladık ve son iki final bölümünü açmaya karar verdik. Bu karardan dolayı içimde bir burukluk olsa da kesin izlerim diye diye erteleyip yaz bitince de bir kenarda unutulmasındansa gözlerimiz dolarak bu yolculuğa veda etmek çok daha tercih edilesi bir seçenekti...
TBBT'yi izlemiş olmaktan kaynaklanan duygusal bağ ile ilk bölümü açtığım o ilk anı hatılıyorum, Sheldon'ın oyuncak treniyle büyülenmişcesine oynadığı ilk sahne ve ardından yemek masası etrafında bizlere tanıtılan aile bireyleri... O günden bugüne oyuncularla beraber kurgusal karakterlerimiz de büyüdü ve değişti. Her birinin hayat hikayesine tanıklık ettik. Karakter gelişimlerini gözlemledik. Yeri geldi kendi dünyamızdan kopmak adına kendimizi Texas'daki ailenin yanında bulduk. Benimsedik ve belki de özendik. Hep olur ya, gerçek hayatta olsa hiç istemeyeceğimiz şeyler filmlerde, kitaplarda vb. çekici gelir gözümüze. Çünkü karakterlerimizin başına ne gelirse gelsin çözüme kavuşacağını biliriz. Hep bir mutlu son bekler bizi ve her kötü maceranın sonu vardı, her kavga bir sarılmayla biter ve yanlış bir davranışın ardından bir özür gelir mutlaka. Kendi dünyalarımızda ise böyle olmuyorsa onlarınkine dahil olmak ister ve tüm olumsuzluklarına rağmen onlarınkini kıskanırız, gerçek olmadığını bile bile... Young Sheldon benim için iyi-kötü anılarıma eşlik eden ve kardeşimle nadir bulunan ortak beğenilerimizden biriydi. Dolayısıyla tadının damağımda tatlı-ekşi bir tat bıraktığı bir süreçti.
İlk birkaç bölümü izlemenizin ardından diziden zevk alıp almayacağınızı anlayacaksınızdır zira çizgisini bozmayan ve genel anlamda sabit bir konseptle ilerleyen bir yapım. Fakat Mandy'nin aramıza katılmasıyla beraber çok daha zevk aldığımı söyleyebilirim. Georgie'nin olgunlaşma süreci ve çocukların babalarıyla olan ilişkilerindeki iyileşme seyir zevkini artıran unsurlardı.
İyi seyirler 🌼
Yaklaşık bir ay önce kuzenimle beraber sinemada izlemiştim. İnceleme yapmayı unutmuşum 😶🌫️ şimdi yorumlayalım bakalım :) Öncelikle film saatine yanlış bakmamız sonucu yaklaşık 20 dakika geç girdik lâkin çok bir şey kaçırmamışız ve izlemeye başladığım ilk andan itibaren çok keyif…devamıYaklaşık bir ay önce kuzenimle beraber sinemada izlemiştim. İnceleme yapmayı unutmuşum 😶🌫️ şimdi yorumlayalım bakalım :)
Öncelikle film saatine yanlış bakmamız sonucu yaklaşık 20 dakika geç girdik lâkin çok bir şey kaçırmamışız ve izlemeye başladığım ilk andan itibaren çok keyif aldım. Serinin ilk iki filmini çok önce bilgisayardan izlemiştim, üçüncüsünü ise izlemedim. Dolayısıyla pek karşılaştırma yapamayacağım. Ama gayet sürükleyici ve komikti bence. Gru ve bebeğin ilişkisi kesinlikle baş roldü 😁 Seriyi sevenler bunu da sever, izlemelisiniz 🌟
Uzun zaman sonra tekrar Kore dizilerini dönüş yaptığıma göre ilk incelememizi de atalım bakalım 😁 Konusu ilginç geldiği için puanı da yüksek olunca izlemeye karar vermiştim. İyi ki de izlemişim. Gerçekten güzeldi ve zevkliydi. Orijinal bir konu seçtiklerini düşünüyorum, mantık…devamıUzun zaman sonra tekrar Kore dizilerini dönüş yaptığıma göre ilk incelememizi de atalım bakalım 😁
Konusu ilginç geldiği için puanı da yüksek olunca izlemeye karar vermiştim. İyi ki de izlemişim. Gerçekten güzeldi ve zevkliydi. Orijinal bir konu seçtiklerini düşünüyorum, mantık hatalarının olduğu noktalar vardı ama göze çok da batmıyordu, fazla üzerine düşünmezseniz rahatsız etmez yani :) Genel anlamda başarılı bir kurguydu.
🌐🖋🥼 İki ayrı dünya vardır. Çizgi romandaki karakterimizin bir şeylerden şüphelenmeye başlaması üzerine bizim dünyamız ile onunki arasında ana karakterlerimiz geçiş yapmaya başlar. Yüzü bilinmeyen katil ise bizim dünyamız için de giderek tehdit olmaya başlamıştır. Kang Cheol ve Yeon-joo'nun birbirlerine besledikleri hisleri fark etmeleri işleri daha da karıştıracaktır.
Gizem dolu olarak başlayan, bir ara romantiğe bağlayan, sonradan ise korku filmine dönen, klasik bir finalle sonlanan zevkli bir 16 bölüm...
●And then there were none... * On Küçük Asker - Frank Green 1896 => İlk okumaya başladığımda ne olduğunu anlamakta biraz zorlansamda kısa sürede karakterleri oturttum ve sayfalar akmaya başladı. Agatha'nın ilk okuduğum kitabı "Doğu Ekspresi'nde Cinayet" olmuştu. Ondan da…devamı●And then there were none...
* On Küçük Asker - Frank Green 1896
=> İlk okumaya başladığımda ne olduğunu anlamakta biraz zorlansamda kısa sürede karakterleri oturttum ve sayfalar akmaya başladı. Agatha'nın ilk okuduğum kitabı "Doğu Ekspresi'nde Cinayet" olmuştu. Ondan da büyük zevk almıştım ancak şunu çok net söyleyebilirim ki "On Kişiydiler" MUHTEŞEM idi. 24. sayfadan itibaren (2. bölüm) kendimi okumaktan alıkoyamadım. Olanlar tüyler ürpetici, olacaklar ise belirsiz ve katil meçhul...
🏝📨💂♂️ Küçük bir adada, lüks bir villada on kişi aldıkları çeşitli mektuplar ile bir araya toplanırlar. Olaylar akıllara gelmeyecek biçimde gerçekleşir ve her gece bir kişi ölür. Yasaların dokunamadığı suçlular bir bir azalırken biblolar kırılır, on küçük asker kırmızı balık tarafından yutulmuştur.
🌟Zekice işlenmiş kurgu sonucu olanlara büyük bir zevkle tanıklık ettim. Tâ ki son sayfaya kadar büyük gizemi çözemedim. 💬Zanlımızın sözleriyle aktarıyorum: "İzninizle, alçakgönüllülükle itiraf etmek isterim ki, eğer ne kadar zeki olduğumu öğrenmeyen kalırsa rahat edemeyeceğim... Acınası bir istek bu aslında..."
💬Yazarın notundan: "Bu kitabı yazılması çok zor olduğu için ve de konu beni büyüledi diye yazmıştım."
❓️❓️❓️ Agatha Christie'nin en sevdiğiniz kitapları neler. Bundan sonra hangi kitabına başlamalıyım?
Yazın kardeşimle beraber izlediğim ilk film (zira yıllar geçtikçe ortak beğenilerimiz pek bir azaldı :*)) Yaklaşık 90 dk olması sebebiyle boş bir anınızda izleyebileceğiniz, konusu basit, hissettirdikleri ağır bir hikâye. Açıkçası aklıma pek söyleyecek bir şey gelmiyor, yalnızca açın ve…devamıYazın kardeşimle beraber izlediğim ilk film (zira yıllar geçtikçe ortak beğenilerimiz pek bir azaldı :*)) Yaklaşık 90 dk olması sebebiyle boş bir anınızda izleyebileceğiniz, konusu basit, hissettirdikleri ağır bir hikâye.
Açıkçası aklıma pek söyleyecek bir şey gelmiyor, yalnızca açın ve izleyin, pişman olmayacaksınız 😊
İki çocuğun kurduğu arkadaşlık, beraber yarattıkları bir dünya ve hayatlarında bıraktıkları izler 🪐
❣️ Ekrana doğru gülümserken kendinizi ağlarken bulabilirsiniz.
(Keşke hiç büyümesek 😪)
👑 "Zihnini daima açık tut."
İyi seyirler ⚘️⚘️⚘️
Yıllar önce ilk okuduğum seferde beni büyüleyecek bir dünyayla tanıştırmıştı Tolkien. İkinci kitabı bitirdiğim günden beridir de Orta Dünya haritası odamın duvarında asılı durur ve her baktığımda sanki ait olduğum bir yerlere sürüklenirim. Gerçek hayatta olsa dahil olmaktan ödümün kopacağı…devamıYıllar önce ilk okuduğum seferde beni büyüleyecek bir dünyayla tanıştırmıştı Tolkien. İkinci kitabı bitirdiğim günden beridir de Orta Dünya haritası odamın duvarında asılı durur ve her baktığımda sanki ait olduğum bir yerlere sürüklenirim. Gerçek hayatta olsa dahil olmaktan ödümün kopacağı maceraları okurken yüzük kardeşliğinin 10.üyesi gibi hissetmek paha biçilmez bir duygu. Gündüz aydınlık yatağımda, gece karanlık balkonda, bir kafede insanların arasında veyahut memlekette kalabalıktan uzak bir odada tanıklık ettiğim macerayı dün itibariyle 2.kez bitirmiş bulunuyorum.
Yola çıkmak, yolda olmak, yoldan dönmek... Buluşmak, alışmak, ayrılmak... Bulmak ve kaybetmek... Zıt duyguların bir arada yaşandığı; elf, insan, cüce, hobbit demeden onların hissettiklerini kalbimde duyumsayarak satırlarında ilerlediğim bir yapıt. Shire'ın güvenli ve izole sınırlarından ayrılmak, Tom Bombadil'in mutlu topraklarını geride bırakmak, son güvenli sığınak Elrond'un evinden yola çıkmak, zamanın ötesindeki Lothlorien'e veda etmek... her biri içimi ürperten anlar ve karanlığa, gölgenin yakınına gittiğimizi bizlere bildiren kararlar. Moria Madenleri'nin içinde umutsuzlukla ilerlerken ışığa kavuşmanın sevinci fakat bunun için ödenen bedel... Kadim zamanlardan kalan harabelerin arasında bir tür güvensizlik hissiyle ilerlerken eski kralların efsanelerini duyumsamak ise bana güç veren unsurlardan. Elf ormanı olsun, Rohan toprakları veya Gondor'un surları olsun Göz'ü daima hissettiğim dakikalar ise hikaye anlatıcılığının en başarılı örneklerinden. Ve yüzük... Frodo parmağına takacak diye aklımın çıktığı pek çok an oldu diyebilirim. Zira üretildiği uğursuz topraklarda dinlenmek bilmeyen Sauron var: Karanlıklar efendisi !