Başı biraz sıkıcı ama daha sonrasında iyi ki izledim dediğim filmlerden oldu. Savaşın anlamsızlığı ile ilgili yapılmış, izleyene çok şey katacak, en etkileyici filmlerden, üstelik kadın bir yönetmene ait, izleyin, izletin efendim.
Ölümcül virüs üzerine yapılan bilimkurguların en iyilerinden biri olduğunu düşünüyorum. Bruce Willis ve Brad Pitt'in performansları çok etkileyici, gerilim dozu da yerinde. Favori filmlerimden biri, mutlaka öneririm.
Sonunda ruh halime göre, hem kafa dağıtmalık, hem kaliteli bir dizi buldum, şu sıkıntılı günlerde iyi geldi gerçekten. İzleyenler ve buna benzer önerisi olanlar burda mı? :)
Yine herkesin çok övdüğü ama benim hiç sevmediğim bir kitap oldu, kitabın mottosu şu: an'ı yaşa. Kitap bence tam bir vaaz kitabı, olay örgüsü yok, sadece zorbanın verdiği öğütler var; şöyle yaşa, böyle yaşa. Kitap okumakla ömür geçmez, yaşamak lazım…devamıYine herkesin çok övdüğü ama benim hiç sevmediğim bir kitap oldu, kitabın mottosu şu: an'ı yaşa. Kitap bence tam bir vaaz kitabı, olay örgüsü yok, sadece zorbanın verdiği öğütler var; şöyle yaşa, böyle yaşa. Kitap okumakla ömür geçmez, yaşamak lazım falan filan. Birkaç güzel cümlesi dışında zaman kaybı oldu benim için, sevemedim. (Filminde de sevdiğim tek sahne sirtaki sahnesidir.)
“Biz kötü insanlar değiliz. Sadece kötü bir yerden geldik.” Oyunculuklarıyla, psikolojik analizleriyle beni oldukça etkilemiş film. (+18 sahneler içerir ve bu bazılarını rahatsız edebilir.)
Herkes çok övmüş, evet oyunculuk iyi ama benim aşırı sıkıldığım bir film oldu, yarısında bıraktım. Son zamanlarda hep bana hitap etmeyen, sıkıldığım filmlere denk geliyorum. Yok mu şöyle anlamlı, dolu dolu, sıkmayan bir film? Güzel filmlerin pekçoğunu izlemiş olduğum için…devamıHerkes çok övmüş, evet oyunculuk iyi ama benim aşırı sıkıldığım bir film oldu, yarısında bıraktım. Son zamanlarda hep bana hitap etmeyen, sıkıldığım filmlere denk geliyorum. Yok mu şöyle anlamlı, dolu dolu, sıkmayan bir film? Güzel filmlerin pekçoğunu izlemiş olduğum için sanırım bu böyle.
Öncelikle kısa bir metin ancak herkese hitap etmeyen ve zorlayıcı bir metin. Bunun yanında oldukça haz verici, içinde kaybolma isteği yaratan bir okuma deneyimi. Özellikle üslup beni çok etkiledi, beni kitabın dünyasına ait kıldı. Kitap bittiğinde Glass ailesinin bir ferdiydim.…devamıÖncelikle kısa bir metin ancak herkese hitap etmeyen ve zorlayıcı bir metin. Bunun yanında oldukça haz verici, içinde kaybolma isteği yaratan bir okuma deneyimi. Özellikle üslup beni çok etkiledi, beni kitabın dünyasına ait kıldı. Kitap bittiğinde Glass ailesinin bir ferdiydim. Üstelik Salinger'la tanışma kitabım oldu, çok da güzel oldu. Iyi okumalar diliyorum.
Rust Cohle karakterinin telaffuzunun (raskohl) Raskolnikov'u çağrıştırması, bölünmüş kişiliği, nihilistliği, gerçekçi karamsarlığı, tüm bu Dostoyevskisel etkilerin dizi tarihinin en unutulmaz karakterlerinden birini yaratması tesadüf müdür, olamaz. Tüm bunları düşününce bununla ilgili birkaç arama yaptım, benim gibi bunu fark eden ve…devamıRust Cohle karakterinin telaffuzunun (raskohl) Raskolnikov'u çağrıştırması, bölünmüş kişiliği, nihilistliği, gerçekçi karamsarlığı, tüm bu Dostoyevskisel etkilerin dizi tarihinin en unutulmaz karakterlerinden birini yaratması tesadüf müdür, olamaz. Tüm bunları düşününce bununla ilgili birkaç arama yaptım, benim gibi bunu fark eden ve analiz eden birkaç kişi daha olmuş. Sonuç olarak Dostoyevskisel etkilere minnettar olarak bitirdiğim bir sezon oldu, zirvede bırakıyorum, devamını izlemeyeceğim.
Dipnot: Film afişine Rust Cohle'u koymadığı için Raf'a kırgınım.🤔