Bir üçlemenin ilk filmiymiş, diğerlerini henüz izlemedim. Yorumum ona göre olacak. İstanbul’da yaşayan şair ve sahaf Yusuf karakteri, annesinin vefat haberi üzerine memleketi Tire’ye döner. Orada başından geçenleri izliyoruz. Temposu çok düşük filmin, doğru düzgün olay yok. Geçmişine bakışını görüyoruz…devamıBir üçlemenin ilk filmiymiş, diğerlerini henüz izlemedim. Yorumum ona göre olacak.
İstanbul’da yaşayan şair ve sahaf Yusuf karakteri, annesinin vefat haberi üzerine memleketi Tire’ye döner. Orada başından geçenleri izliyoruz.
Temposu çok düşük filmin, doğru düzgün olay yok. Geçmişine bakışını görüyoruz Yusuf’un. Yusuf’u Yusuf yapan yerleri görüyoruz belki. Bir şeyler anlatıyor evet ama film daha sürükleyici ve daha can alıcı olabilirmiş bence. Ben çok beğenmedim maalesef.
Spoiler içeriyor
“Neden anne...neden hiçbir şey beklendiği gibi olmadı? Neden? Neden insan çürüyüp gider sessizce, acı ve arzu arasında bölünerek? Neden? Söyle bana anne...İnsan neden bilmez nasıl seveceğini?” Sonsuzluk ve Bir Gün Filmimiz hasta bir Yunan yazarın hastaneye yatmadan önceki son gününü…devamı“Neden anne...neden hiçbir şey beklendiği gibi olmadı? Neden? Neden insan çürüyüp gider sessizce, acı ve arzu arasında bölünerek?
Neden? Söyle bana anne...İnsan neden bilmez nasıl seveceğini?”
Sonsuzluk ve Bir Gün
Filmimiz hasta bir Yunan yazarın hastaneye yatmadan önceki son gününü anlatıyor. Ben filmi çok beğendim. Müziğiyle, sahne geçişleriyle, oyunculuklarla her şeyiyle sizi içine alan bir film. Bir söz var diyor ki “Asıl üzüntüyü yaşın kadar yaşamadığını anladığında yaşarsın.” Yazarın son gününde yaşadığı her an, geçmişe dönüş ve bir nevi pişmanlık aslında. Eşiyle de çocuğuyla da sağlıklı ilişkiler kuramamış bir yazar. “Söyle anne insan neden bilmez nasıl seveceğini?” İçindeki bu pişmanlığı son gün tanıştığı bir göçmen çocukla dindirmek istiyor sanki. Ama biliyoruz ki son pişmanlık faydasız. Filmin başında şöyle bir replik var: “Büyükbabam zamanın kumsalda beştaş oynayan bir çocuk olduğunu söylerdi.” Biz bir şeyler için zamanı suçlarken aslında zaman her şeyden habersiz beştaş oynayan bir çocuk. Ömür bitip de dönüp geldiğimiz yola bakınca gördüğümüz veya göremediğimiz her şey bizim eserimiz. Bunu anladım ben.
Ayrıca film müziğine bir parantez açmak istiyorum. Harika bir eser. Dinleyince ağlama isteği uyandırıyor. Kelimelerin ağırlığına ihtiyaç duymadan anlatıyor. İzleyebilirsiniz, öneririm.
Kabuğuna çekilmiş, hiçbir şeye hevesi olmayan, günlük rutininin dışına çıkmadan ve hayattan zevk almadan yaşayan karakterimiz katıldığı bir seminer sonrası, her şeye evet diyeceğine dair ilginç bir anlaşma yapar. Bir nevi totem haline getirir ve sonrasında güzel olaylar yaşar. Konfor…devamıKabuğuna çekilmiş, hiçbir şeye hevesi olmayan, günlük rutininin dışına çıkmadan ve hayattan zevk almadan yaşayan karakterimiz katıldığı bir seminer sonrası, her şeye evet diyeceğine dair ilginç bir anlaşma yapar. Bir nevi totem haline getirir ve sonrasında güzel olaylar yaşar.
Konfor alanının dışına çıkmakla ilgili motive edici bir film. Çünkü birçok insan bazı dönemlerde karakterin filmin başında içinde bulunduğu durumu yaşayabiliyor. Hiçbir şey için çabalamadan güzelliklerin bizi bulmasını bekliyoruz, karşımıza fırsatlar çıksa bile bunları tepiyoruz. “Hiç evden çıkmadan hayatımın aşkının beni bulmasını bekliyorum.” gibisinden mizahı yapılıyor. Bu bakımdan konfor alanından çıkmadan önceki o korku evresini aşmak önemli diyebiliriz, zor olsa bile.
Konunun bir de öbür yönü var. Karakterimizin filmin ikinci yarısında istemediği şeylere de evet demek zorunda olduğu için yaşadığı durum. İlk etapta konfor alanımdan çıkacağım yeni şeylerle tanışacağım düşüncesi bir süre sonra tehlikeli bir hale gelebiliyor. Hayattan zevk alabilmek için çıktığımız bu yolda, kendimizi sürekli bir şeylere mecbur hissettiğimiz bir ruh haline bürünüyoruz. Bunun bir benzeri de modern dünya insanının kendini geliştirmek için çok okuması, çok izlemesi neticesinde gelişebiliyor. Bir zaman sonra film izlemek sanki zevk aldığın bir aktiveden ziyade ödev haline geliyor. Yani her şeyin altın ortası makbûl.
Hiçbir şey yapmadan mutlu olmayı beklemekten vazgeçip mutluluğu arayacağız ve gerçekten hoşumuza gidenlerle yolumuza devam edeceğiz. Benim filmden çıkardığım bu.
Son zamanlarda izlediğim en iyi filmlerden biri. Zaman yolculuğu temasının başyapıtlarındandır belki de. Son anına kadar merakla izletmeye devam eden yer yer güldüren güzel bir film.
Doğuştan yüz şekil bozukluğuna sahip Auggie ilk defa okula başlıyor onun hikayesini izliyoruz.Görünümünden dolayı yaşadıkları güzel anlatılmış ve akran zorbalığına dikkat çekilmiş. Ayrıca merhametli çocuklar yetiştirmenin önemi de vurgulanmış. Hoşuma giden başka bir şey ise olaylara birçok karakterin gözünden bakarak…devamıDoğuştan yüz şekil bozukluğuna sahip Auggie ilk defa okula başlıyor onun hikayesini izliyoruz.Görünümünden dolayı yaşadıkları güzel anlatılmış ve akran zorbalığına dikkat çekilmiş. Ayrıca merhametli çocuklar yetiştirmenin önemi de vurgulanmış. Hoşuma giden başka bir şey ise olaylara birçok karakterin gözünden bakarak farklı mesajları içinde barındırması. Annesi hep kardeşiyle ilgilenmek zorunda olduğu için kendini yalnız hisseden ablaya da dikkat çekilmiş, bunun yanı sıra ablanın arkadaşı olan karakterin normal bir aile hayatı olmadığı annesi babası ayrı olduğu için bu aileye ne kadar heveslendiği de gösterilmiş. Ablası insanlara kardeşim yok derken, arkadaşı ise kendini yüz şekil bozukluğu olan bir kardeşim var diye tanıtıyor. Böylece tek bir karaktere odaklanılmamasını başarılı buldum. Oyunculuklar da gayet güzeldi çok duygulandığım sahneler de oldu. İçinizi ısıtacak bir film tavsiye ederim.
90’lar yapımı bilim kurgu filmi. Zamansal geçişli filmler hep ilgimi çekmiştir. Bu da onlardan bir tanesi. Bir grup bilim adamı dünyaya yayılan bir virüsü ortadan kaldırmak için başrolümüz Bruce Wills’i geçmişe gönderir çünkü virüsün kaynağını bularak geçmiş zamanda buna engel…devamı90’lar yapımı bilim kurgu filmi. Zamansal geçişli filmler hep ilgimi çekmiştir. Bu da onlardan bir tanesi. Bir grup bilim adamı dünyaya yayılan bir virüsü ortadan kaldırmak için başrolümüz Bruce Wills’i geçmişe gönderir çünkü virüsün kaynağını bularak geçmiş zamanda buna engel olabileceğine inanırlar. İlk başta yanlış zamana gönderilen başrolümüzün başına bir takım talihsiz olaylar gelse de bu zaman dilimindeki deneyimleri doğru zamana gittiğinde olayları çözmesi için ona yardımcı olacaktır. Ne kadar uğraşsa da amacına ulaşamamasının verdiği derin mesaj 11.22.63 dizisinde de karşımıza çıkmıştı.
Eski bir film olmasına rağmen ilgi çekici ve başarılı,tavsiye ederim.
Baş karakteri çok sevdiğim bir oyuncu olmamasına rağmen izleyecek bir şey bulamadığımdan izledim. Karakterler, oyunculuklar, olaylar gayet güzel ve gerçekçi. Seyir zevki veren sürükleyici bir dizi. İçerisinde güzel mesajlar da barındırıyor. Fantastik sevenlere tavsiye ederim. Zaten son zamanlarda hayli popüler.
Ne desem bilmiyorum son anına kadar gerilimi hat safhada tutan ve sonunda da tamamen ters köşe yapan, gizem-gerilim türü için çok başarılı bir film olmuş bence. Tavsiye ederim.
“Sen aklıma gelince her şey gülümserdi, Ağaçlar şarkı söyler, rüzgar tatlı eserdi. Ruhum bir heykel gibi düşüp parçalanırdı, Bu sesleri duyanlar gülüyorum sanırdı.” . . “Anlarsın niçin uzaklara baktığımı, İçinde yaşanmaz bir dünyada yaşıyorum.”