"İnsan, ölümden kaçamayacağını bilen tek hayvandır. Diğer hayvanlar anı yaşar. İnsanlar bunu yapamadığından umudu icat etmiştir." "Yeterince yakından bakınca her şey aynıdır"
Bu kitaba başlamadan önce kendime bir not bırakabilme şansım olsaydı şunları söylerdim: Kitapla ilgili tüm beklentilerini çöpe at. Bilimkurguymuş, fantastikmiş, komikmiş vs. tüm bu sınıflandırmaların oluşturduğu beklentiler okuma zevkini mahvedecek. Hatta bir roman okuduğunu bile düşünme çünkü neden sonuç ilişkisi…devamıBu kitaba başlamadan önce kendime bir not bırakabilme şansım olsaydı şunları söylerdim:
Kitapla ilgili tüm beklentilerini çöpe at. Bilimkurguymuş, fantastikmiş, komikmiş vs. tüm bu sınıflandırmaların oluşturduğu beklentiler okuma zevkini mahvedecek. Hatta bir roman okuduğunu bile düşünme çünkü neden sonuç ilişkisi arayarak hayal kırıklığına uğrayacaksın. Okurken "iyi de bu bilimkurgu değil ki, bildiğin fantastik" diyeceksin, ve çok haklısın. Kendini patırtılara bırakırsan eğleneceksin.
Birinci kısım olan "Divanın Çevresindeki Patırtı" ve üçüncü yani son kısım olan "Çeşit Çeşit Patırtı" bölümleri benim için gayet hoştu. Yalnızca ortadaki "Patırtının Daniskası" bölümü bana anlamsız geldi ve okuma zevkimi düşürdü. Yaklaşık 100 sayfaya tekabül eden bu bölüm "bunları o kadar hayal ettik yazalım da boşa gitmesin" gibi bir kafayla yazılmış gibi geldi:) Ama kitabın finali çok dahiyane geliştiği için iyi ki yarım bırakmamışım diyorum. Dahiyane diyorum çünkü hiç tahmin edemezdim. Komik ve güldüren bir kitap olduğunu da düşünüyorum. Nazarımca bu kitap 7/10 bir kitap ama 7/10 kitaplar içinde benim için en kıymetlisi.
Yazarın sonsöz kısmını okur olarak umursamadığımız düzinelerce teşekkür cümlesi yerine, kitabın yazım sürecine dair samimi detayları paylaşmak için kullanmasını çok sevdim.
Strugatski Kardeşler, bu kitapta, uzun yıllar boyu hayalini kurdukları bir dünyayı resmetmişler. Yaşamak ve çalışmak istedikleri bir dünya. İnsanlığın mutluluğunun ve insan hayatının anlamı sorunlarıyla uğraşabilecekleri bir dünya. "Bilinmezin kavranışındaki devamlılıkta bulunan mutluluk ve bu kavranıştaki hayatın anlamı" hipotezinin kabul edildiği bir dünya. "İnsanın bir büyücüye dönüşmesi için sınırsız olanakların" yaratıldığı bir dünya. Sözle anlatılmaz bir özgürlüğün hüküm sürdüğü bir dünya- bizim gerçek hayatlarımızda yetmeyen özgürlüğün.
İşte lafı fazla uzatmamak adına tamamını aktaramadığım bu sonsöz yazısı benim için gerçekten bir anlam ifade etti ve kitabı beğenip beğenmeme konusu olmaktan çıktı. Benim için bir kitap bazen ne anlattığının ötesinde ne ifade etmeye çalıştığı noktasında kıymetli oluyor.
Çok vahşi bir filmdi. Gerçekçi çekilmiş, oyunculuk muazzam. Konu olarak ise pek benim tarzım değil. 'Kötü adamların' her işten sıyrıldığı kurguları benimseyemiyorum ruhum daralıyor.
Cehennemde bir serüveni anlatan kitabımız felsefe, mitoloji, matematik ve mantık paradoksları ile işin içine kültür ve eğlence katan, evrensel (kapitalizm, feminizmin çürük elmaları, akademik dünya vb) sorunlara eleştirilerini esirgemeyen, akademik temada sapyoseksüel bacı ve kardeşlerimin seveceği dozda nerd'lük içeren, grinin…devamıCehennemde bir serüveni anlatan kitabımız felsefe, mitoloji, matematik ve mantık paradoksları ile işin içine kültür ve eğlence katan, evrensel (kapitalizm, feminizmin çürük elmaları, akademik dünya vb) sorunlara eleştirilerini esirgemeyen, akademik temada sapyoseksüel bacı ve kardeşlerimin seveceği dozda nerd'lük içeren, grinin her tonunun bulunduğu (insan karakterinin siyah beyaz olmaması anlamında), cehennemin katları misali katman katman tatmin edici bir fantastik roman olmuş. Afieed.
"Övünecek kayda değer bir şeyi olmayanlar, en çok övünenlerdi. Sessiz kalmak ve gevezelik eden kalabalığı görmezden gelmek: Gerçekten gurur duyulacak bir şeye sahip olduğunuzun kanıtı buydu."
"İnsanlar atalarının yüceliğini unutmuş, önemsiz küçük tartışmalara saplanmışlardı; bu kısır döngüden kurtulamıyorlardı çünkü artık kimse nasıl düşüneceğini bilmiyordu."
"Şüphesiz, büyü artık gerileme dönemindeydi. Bu da sadece çocukların kitap okumayıp ekran karşısında salyalar akıtarak oturduğu, sanatçıların boyaları tuvale rastgele sıçratıp kendilerini Michelangelo'yla bir tuttukları bir dünyanın belirtisiydi. "
"Yaşam tüm canlılar için kolaydı, insanlar hariç; Alice gibi, yalnızca kendilerini perişan edecek şeyleri aramak gibi bir meziyeti olan insanlar hariç."
"Daha önce yasın sadece teorik bir şey olduğunu sanmıştı; kelimelerle tarif edilemeyecek bir yas. Yakın düşen tek şey Klasik Çincedeki "断腸" deyimiydi; mecazi anlamda "kırık kalp" demekti ama 腸 kelimesi aslında tüm iç organları, bağırsakları ifade ediyordu ve kalbin kırılması, her şeyin burulup yırtıldığı, kumların üzerine saçıldığı hissine denk düşüyordu. Bir kalp sadece kırılmazdı; geri kalan her şeyi beraberinde söküp çıkarırdı. "
Bütün Irmakları Dünyanın Kızılırmaktan Geçer Kitap tek bir şiirden, Kızılırmak şiirinden oluşuyor. Hasan Hüseyin Korkmazgil gerçekten kalemi güçlü bir şair. Bu okuduğum (bendeki 1987 basımı) ikinci kitabı oldu ve çok beğendim tavsiye ederim. Kendisi bu şiiri 1966'da yazıyor ve yazdıkları…devamıBütün Irmakları Dünyanın Kızılırmaktan Geçer
Kitap tek bir şiirden, Kızılırmak şiirinden oluşuyor.
Hasan Hüseyin Korkmazgil gerçekten kalemi güçlü bir şair. Bu okuduğum (bendeki 1987 basımı) ikinci kitabı oldu ve çok beğendim tavsiye ederim.
Kendisi bu şiiri 1966'da yazıyor ve yazdıkları nedeniyle ne yazık ki tutuklanıyor ve üç yıl hapiste tutuluyor. Hatta üzücüdür ki şiir içinde adı Temmuz olarak geçen ve yazarken anne karnında olan evladı dünyaya geldikten birkaç ay sonra bu yaşandığı için çocuğunun ilk yaşlarına şahit olamıyor. Sonrasında ise suçlamalar geri çekiliyor ve beraat ediyor. Bu ülkede solcu ve aydınlar çokça haksızlığa uğratılan bir kesim ve bunun inkarı imkansız. Ama şiir güzel şiiri okuyun🙃
Not: Şiirin tamamı bazı şiir sitelerinde mevcut.
Kitaba başlarken doğru düzgün vakit ayırmadığım için çok süründü benimle (üzgünüm tuğla kitap). Akıcı olmasına rağmen çoğu zaman elim gitmedi. Ortalardan itibaren ise farklı bir okuma zevki gelmeye başladı ve merakımı kamçıladı diyebilirim. Bu kitabı okumam 2111 gün sürmüş. Zamanım…devamıKitaba başlarken doğru düzgün vakit ayırmadığım için çok süründü benimle (üzgünüm tuğla kitap). Akıcı olmasına rağmen çoğu zaman elim gitmedi. Ortalardan itibaren ise farklı bir okuma zevki gelmeye başladı ve merakımı kamçıladı diyebilirim.
Bu kitabı okumam 2111 gün sürmüş. Zamanım kaybolmuş mudur? İnanın hiç bitmeyecek sandım, kitap da hiç bitirilmeyeceğini sandı. Ama dile kolay koskoca dolu dolu bir ömür elbette kısa bir kitaba sığmazdı. Ben de yarım bırakmamaya ant içtim, inatlaştım.
Bu kitabı bana önerildiğinde -lisedeyken- okusaydım bana çok daha fazla şey katabilirdi. Kaderiniz dezavantajlı bir coğrafyaysa - EVET- vizyon denilen şeyi başka kaynaklardan kazıyarak geliştirmek zorundasınız.
Vehasılıkelam, İlber Ortaylı'yla benziyor muyum?
-Hayır
Bana ilham verdi mi?
-Evet
Labirent gibi bir film. Film boyu gerçeğin ne olduğunu merak ettiriyor. Çok fazla ters köşe vardı bazıları tahmin edilemezdi iyi güzel ama sonuncusu çok çoook gereksizdi. Klinik müdürüne film boyunca çok sinir oldum. (İspanyolca çok güzel fonetiğe sahip bir dil,…devamıLabirent gibi bir film. Film boyu gerçeğin ne olduğunu merak ettiriyor. Çok fazla ters köşe vardı bazıları tahmin edilemezdi iyi güzel ama sonuncusu çok çoook gereksizdi. Klinik müdürüne film boyunca çok sinir oldum.
(İspanyolca çok güzel fonetiğe sahip bir dil, izlediğim her yapımda konuşmalar çok hoş geliyor.)
Gerilmeye ihtiyacınız varsa izleyiniz.
Filmin ilk yarısında konu akıcıydı ama amaç ne, nereye varılır buradan diye düşünmekten kendimi alamadım. Filmin son yarısında ise konu tahmin edemeyeceğim bir yere evrildi ve gittiği yer hoşuma gitti. Bence "inançlı vs inançsız" çatışması çok gözümüze gözümüze sokulmuş daha…devamıFilmin ilk yarısında konu akıcıydı ama amaç ne, nereye varılır buradan diye düşünmekten kendimi alamadım. Filmin son yarısında ise konu tahmin edemeyeceğim bir yere evrildi ve gittiği yer hoşuma gitti. Bence "inançlı vs inançsız" çatışması çok gözümüze gözümüze sokulmuş daha alttan alta verebilirlerdi bunu. Onun dışında filmin sonunda evrildiği nokta şaşırttığı ve bir bütünlük sağladığı için ekstra puan efendim.
güzel bir filmdi, verdiği mesaj da güzeldi. sahneler estetik olarak oldukça güzel çekilmişti. özgün bir konusu vardı. ancak konuyu sevsem de karakterlerle derin bir bağ kurmadım. normalde bağ kurduğum bir filmi bitirsem de karakterler aklımda birkaç gün yaşamaya devam eder.…devamıgüzel bir filmdi, verdiği mesaj da güzeldi. sahneler estetik olarak oldukça güzel çekilmişti. özgün bir konusu vardı. ancak konuyu sevsem de karakterlerle derin bir bağ kurmadım. normalde bağ kurduğum bir filmi bitirsem de karakterler aklımda birkaç gün yaşamaya devam eder. bu filmde öyle bir şey olmadı o yüzden benlik değil. benim için güzel bir film, karakterlerini içimde yaşattığım "acaba şu an napıyorlar" diye merak ettiğim kurgular oluyor.
Dr. House gibi zorba ve inanılmaz hünerli bir travma cerrahının başrolde olduğu bir yapım. En ayırıcı özelliği ise komik olması. Dizi izlerken insanların zorbalanmasıyla (hak edene) laf sokmalarla eğlenen biriyseniz bu diziye bayılırsınız. Bir kore dizisinde soğukkanlı bir insan görmek…devamıDr. House gibi zorba ve inanılmaz hünerli bir travma cerrahının başrolde olduğu bir yapım. En ayırıcı özelliği ise komik olması. Dizi izlerken insanların zorbalanmasıyla (hak edene) laf sokmalarla eğlenen biriyseniz bu diziye bayılırsınız. Bir kore dizisinde soğukkanlı bir insan görmek de insanı ayrıca mutlu ediyor.