2.sezonu adeta başka bir dizi olup korkuyu merkezine aldığından izlemeyi düşünmüyorum, bu yorum 1.sezon hakkındadır. The Terror'ın en etkileyici kısmı nedir? Sanıyorum ki temelinde gerçek bir hikaye yatması. 1845'te İngiliz denizciler su üzerinden kuzeybatıya geçebilecekleri bir pasaj bulmak umuduyla Arktik…devamı2.sezonu adeta başka bir dizi olup korkuyu merkezine aldığından izlemeyi düşünmüyorum, bu yorum 1.sezon hakkındadır.
The Terror'ın en etkileyici kısmı nedir? Sanıyorum ki temelinde gerçek bir hikaye yatması. 1845'te İngiliz denizciler su üzerinden kuzeybatıya geçebilecekleri bir pasaj bulmak umuduyla Arktik Okyanusu'nun keşfedilmemiş yerlerine gemileri Terror ve Erebus ile açılırlar. Yola çıkan bu 129 denizci kaybolmuştur. 2007'de Dan Simmons bu olayı hikayeleştirmiş ve fantastik elementler ekleyerek anlattığı bir kitap yazmıştır. Dizi de bu kitaba dayanıyor. 2014 yılında ise gemilerin enkazları bulunmuştur. Denizcilerin cesetleri, bulunan notlar ve insanlarla yapılan röportajlar olayı aydınlatmaya yardımcı olmuştur. Araştırmalara Covid sebebiyle ara verilmiştir. Bu araştırmalarda denizcilerin kaderini de büyük oranda öğreniyoruz, spoiler olmaması adına yazmıyorum!
Dizinin en başarılı kısmı atmosferiydi. İzlerken üşümemek, endişelenmemek, bunalmamak mümkün değildi. Kendinizi o denizcilerden biri gibi hissettiğiniz, gözünüzün önünde olan felaketlere karşı nasıl yaşama devam edeceğinizi şaşırdığınız bir öykü. İnsanın hayatta kalma güdüsünün kişiyi nereye kadar götürebileceği, insanlıktan geriye neyinin kaldığını sorgulaması, hastalık-soğuk-açlık üçgenine başka hangi faktörlerin sezdirmeden eklendiğini izlemek...
Oyunculuklar harikaydı! (Üstelik Rome ile aynı zamanda izlediğimden sevgili Sezar ve Brutus'u burada da izlemek ayrı bir keyifti.) İngiliz donanmasındaki oturmuş hiyerarşik kültürü izlemek, insanlıktan uzaklaşıldığı zamanlarda hala unvanın kıymeti olduğunu görmek çok ilginçti. Disiplin olmasaydı bu denizcilerin ömrü çok daha kısa olurdu.
Diziyi tonla spoiler bilerek izledim ama bu aldığım keyiften pek bir şey çalamadı. Durağan ilerleyen bir dizi olduğunu bilerek izleyiniz. Dizi ilerledikçe atmosfer sertleşiyor ve olaylar hız kazanıyor. Başka biriyle birlikte izlediğimden durağanlığını hissetmedim bile. Gerilimi ruhuna kadar hissetmek isteyenlere tek izlemeyi tavsiye ediyorum. Benim korkak bünyem cesaret edemedi.
Dizi hakkındaki tek olumsuz eleştirim bazı öğelerin fantastikleştirilmesi oldu. Kitap temel alındığından böyle anlatılmasını anlıyorum ama özellikle de hikayenin akışı için doğaüstülüğün zorunlu bir öğe olmadığını hissediyorsunuz. İşleri biraz ilginçleştirelim derken atmosferin gerçekçiliğinden bir şeyler alıkoyduklarını düşünüyorum. 2.sezona göz attığımda dizinin bu doğaüstülüğü temel öğelerinden biri yapmaya çalıştığını gördüm. Hele ki olaylar gerçek temellere dayanırken, gerçeğin bu kadar insanın yüzüne vurulup korkunçlaştığı bir öyküde buna hiç gerek yoktu diye düşünüyorum.
Çok kısa bir dizi olmasına rağmen hakkında söylenebilecek daha çok şey var. Özellikle Chernobyl'i sevenler aynı başrol ile benzer atmosferde olan bu diziyi kaçırmamalı. 10 bölüm zaten, koşun izleyin hemen! İyi üşümeler ☠️