Bu animenin benim için anlamını nasıl ifade edebilirim bilmiyorum. İyiki tanışmışım bu hikâyeyle. Her karakterin ayrı ayrı insanın kalbine dokunan hikâyesi var. Bu açıdan izleyen ya da mangasını okuyan herkes eminim ki beğenecektir. Biraz karakterlerden bahsetmek istiyorum. Ama bundan önce…devamıBu animenin benim için anlamını nasıl ifade edebilirim bilmiyorum. İyiki tanışmışım bu hikâyeyle. Her karakterin ayrı ayrı insanın kalbine dokunan hikâyesi var. Bu açıdan izleyen ya da mangasını okuyan herkes eminim ki beğenecektir.
Biraz karakterlerden bahsetmek istiyorum. Ama bundan önce anime hakkında şunu belirtmem gerekiyor. Buradaki karakterler karşı cinsten biri ona sarıldığında Çin burcundaki hayvanlara dönüşüyorlar ve bu 13 kişiden daha üstün olan bir kişi daha var. Yüzyıllar boyunca böyle devam etmiş, biri ölünce o hayvanın ruhu yeni doğacak bir bebekte vücut buluyor.
Tohru küçük yaşta annesini ve babasını kaybetmiş, hayatla tek başına mücadele eden bir kız. Yaşadığı bütün zorluklara rağmen çok iyimser, sevgi dolu ve nazik. Hatta nazik kelimesi bence onun için yetersiz bir sıfat. Bu sonsuz nezaketine hayranım.
Yuki, çocukluğundan beri ailesi tarafından bile hiç sevilmemiş. Ona hep varlığının değersiz olduğu söylenmiş. Özellikle bu diğerlerinden daha üstün dediğim aile reisi çocuğu mahvediyor. Onu bir odaya hapsediyor ve her fırsatta değersiz ve önemsiz biri olduğunu söylüyor. Zaman geçtikçe Yuki de kendisi hakkında böyle düşünmeye başlıyor.
Kyo 13.hayvan ve bu yüzden bu ailenin hep dışına itilmiş. Bu hikâyenin çıkış noktası bir masal. Belki duymuşsunuzdur. Tanrı bir gün hayvanlara ziyafet veriyor. Ama fare, kediye ziyafetin başka bir gün olacağını söylüyor ve kedi bu yüzden ziyafete katılamıyor. Kyo da kedi olduğu için istenmiyor ve hiç sevilmiyor. Öyle ki ailesi bile ondan nefret ettiği için intihar ediyor ve sorumlu yine Kyo oluyor.
En sevdiğim karakterlerden bahsediyorum sadece. Bunlardan biri de Momiji. Annesi Momiji'ye her sarıldığında bir hayvana dönüştüğü için bir süre sonra psikolojisi bozuluyor. Hatta ölecek noktaya geliyor. Bu yüzden annesinin hafızası siliniyor ve bu çocuk da yapayalnız kalıyor. Annesi, babası ve kardeşinin oluşturduğu mutlu aile tablosuna uzaktan bakmakla yetiniyor. Sanki hiç var olmamış gibi. Bu hikâyede en çok üzülen, en çok acı çeken de Momiji oluyor.
Diğer karakterler de benzer şeyler yaşıyor. Bir kısmının ailesi onları istemiyor. Burası dikkatimi çok çekti. Bir aile, çocuklarını yok sayabiliyor, evden atabiliyor, ondan nefret edebiliyor. Bu durum sadece bu hikâyeye mi özgü bilmiyorum.
Bu animeye bir şans vermenizi çok isterim. Eminim ki kalbinize dokunacak. Şu an 3.sezonu yayınlanıyor. Şu ana kadar mangaya bağlı kaldı. Devamı da böyle olur diye düşünüyorum. Ama isterseniz mangasını da okuyabilirsiniz.
Bu uzun yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim.