"İnsan olmak istemiştim." * Çirkin bir dağ trolü olsa da sevmeyi biliyordu, hakkıydı sevilmek de. Yaşadığı ormanda günlerdir ağaçların, kayaların ardından gizliden gizliye seyrettiği yakışıklı şövalye Mannelig'in karşısına çıkmaya karar verir sonunda. Çıkacak ve kendisiyle birlikte neyi var neyi yoksa…devamı"İnsan olmak istemiştim."
*
Çirkin bir dağ trolü olsa da sevmeyi biliyordu, hakkıydı sevilmek de. Yaşadığı ormanda günlerdir ağaçların, kayaların ardından gizliden gizliye seyrettiği yakışıklı şövalye Mannelig'in karşısına çıkmaya karar verir sonunda. Çıkacak ve kendisiyle birlikte neyi var neyi yoksa sunacaktır ona.
"Şafaktaydı,
Güneşin yükselmesinden önce,
Ve kuşlar şarkılarını söylüyorlardı."
Şövalyenin karşısına çıkar ve ilan-ı aşk eder:
"Herr Mannelig, Herr Mannelig,
Evlenir misin benimle?
Sana vereceğim tüm şeyler için.
Sadece evet veya hayır de,
Yapacak mısın yoksa yapmayacak mısın?"
Kendini, sevgisini ve sadakatini sunmanın yanında sahip olduğu neyi var neyi yoksa vadeder Mannelig'e. Tillö ve Ternö arasında, taşları en kırmızı bakırdan yapılmış ve çarkları gümüşle doldurulmuş on iki değirmen. Halkaları on beş altın yüzükten oluşan bir kılıç. Eğer evlenmeyi kabul ederse Herr Mannelig, bu kılıçla savaşacaktır meydanlarda ve onur katacaktır onuruna. Ne iğne ne de tahtayla dikilmiş, bembeyaz, en iyi ipekten bir gömlek de verecektir. Her ilmeği tığ ile atılmış bir gömlektir bu.
Bir cevap beklemektedir umutla, bir evet. Eğer kabul ederse şövalye bir insana dönüşebilecektir o da. Dinler yakışıklı şövalye bu çirkin yüzlü ve boğuk sesli trolü dikkatle. Cevabı şöyle olur sonunda:
"Hristiyan bir kadın olsaydın şayet memnuniyetle kabul ederdim hediyelerini ve seni de. Ama biliyorum ki sen kötü bir dağ trolüsün ve Necken ile Şeytan'ın çocuğusun."
Atını sürer gider köyüne şövalye.
Sadece evet veya hayır demiş olsaydı Mannelig bu kadar üzülmezdi belki trol. Fakat koşar koşar koşar.. nefesinin yettiği kadar uzaklara. Titreyerek ve inleyerek çöküp kaldığı yerde ağlar günler boyu. Kuşlar, ağaçlar ve rüzgar da eşlik eder gözyaşlarına.
"Yakışıklı bir genç adama sahiptim,
Ve o bana azap verdi.
Herr Mannelig, Herr Mannelig,
Evlenir misin benimle?
Sana vereceğim tüm şeyler için.
Eğer istiyorsan sadece evet veya hayır de,
Yapacak mısın yoksa yapmayacak mısın?"
*
İşte böyle en iyi yorumunu Haggard'dan dinlediğim İskandinav türküsü/baladı Herr Mannelig'in hikâyesi. Kanadı kırık kuş merhamet ister... Oysa bir kırık daha eklenecektir kırıklarına.