Zalim Prens "The Cruel Prince" ismiyle yurt dışında çok popüler olan bir kitap ama aynı şey Türkiye için geçerli değil. Yurt dışında popüler olmasına rağmen Türkiye'de okuyan çok az kişi gördüm. Bu yüzden açıkcası beklentim yüksekti çünkü Türkiye'de abartılan hiçbir…devamıZalim Prens "The Cruel Prince" ismiyle yurt dışında çok popüler olan bir kitap ama aynı şey Türkiye için geçerli değil. Yurt dışında popüler olmasına rağmen Türkiye'de okuyan çok az kişi gördüm. Bu yüzden açıkcası beklentim yüksekti çünkü Türkiye'de abartılan hiçbir kitabı sevemiyorum. Ama kitap hiç beklediğim gibi çıkmadı. Ben kitabın konusunu ve kurgusunu çok bayıldım ama karakterler için aynı şey diyemeyeceğim. Şuanlık tek sevdiğim karakter Vivi. Diğer karakterlere o kadar doluyum ki. Genel olarak karakterlere sövmelik bir yorum olacak. İlk baştan gelelim baş karakterimiz Jude'a. Zaten kendisi baş karakter olduğu için onu sevmemem direkt kitabı sevmemem oluyor gibi. Ki bu doğru, kitabın mükemmel bir kurgusu olduğu halde karakter yüzünden kitabı ilk başta sevemedim. Herkes bunu çevirinin suçu olduğunu söylüyor ama mesela yine aynı yayınevinden çıkan Dikenler ve Güller Sarayı serisinin de çevirisi kötü olduğu halde çok güzel bir seriydi. Evet, nerede kalmıştım Jude karakterinden. Jude, anne ve babasının katili olan Madoc'u seviyor. Bunu okuyunca ilk bir garipsedim ama en azından içinden az da olsa bir intikam duygusu olduğunu düşündüm ama yoktu. Bu ayrıntıyı görmezden gelebilirim diye düşündüm. Sonuçta anne ve babasını öldürmüş, seni ve kız kardeşlerini alıkoyup, sizi zorla peri diyarını götürmüş ne var ki bunda(!) Şimdi gelelim Peri Diyarına. Kızımız bu Peri Diyarını çok seviyor ama kendi insan dünyasını sevmiyor. Hatta öyle ki insan dünyasına gittiği birkaç günlük ziyaretindan sonra yalvararak peri dünyasına dönmek istiyor. Hayır yani o senin ait olduğunu dünya, niye bu kadar sevmiyorsun? Daha da kötüsü kız periler gibi olmak istediğini söylüyor ama periler ondan nefret ediyor. Kızın boşu boşuna zalimlik görmesine rağmen hâlâ da perilerden nefret etmek yerine onlar gibi olmak istemesi bana kafayı yedirtti. Üstelik 9 yaşındayken Madoc'un muhafızlardan biri yüzük parmağın ucundan ısırıp koparmış buna rağmen kız perilere tapıyor. Her ne olursa olsun kızımız benim gözümde hep aptal bir karakter olarak kalacak. Gelelim başrol erkeğimiz zalim prense yani Carden'e . Cardan kesinlikle başrol olmayı hak etmiyor. Tamam böyle çok bad boy tarzı kitap okudum hatta bu prensin yaptıklarından daha kötü karakterleri de okudum ama boş bir karakter. Ben hep Cardan'ın sahnelerini okurken sanki baş karakter değil de hep bi yan karakteri okuyormuş gibi hissettim. Yazar acaba karakter gelişimi yapacağı için mi böyle yaptı bilmiyorum ama hiç ısınamadım. Kitap fantastik - romantik türünden olduğu için bana göre büyük eksiklikti.
Kısaca toparlayacak olursak kurgusu, konusu ve yazarın kalemi iyi ama karakterler çok kötü. Seriyi bu saaten sonra devam etmem. Etsem bile artık pdf şeklinde okurum.