NOBLESSE PART 1 . . . şu an ne düşüneceğimi bilmiyorum ve sadece ağlıyorum. 4 ay önce bir hışımla "ben de webtoon okuyacağım" diyip indirmiştim uygulamayı. iyi ki seçmişim. çok seçtiğim söylenemez biraz bakıp konusunu beğenince başladım. iyi ki başlamışım.…devamıNOBLESSE PART 1
.
.
.
şu an ne düşüneceğimi bilmiyorum ve sadece ağlıyorum. 4 ay önce bir hışımla "ben de webtoon okuyacağım" diyip indirmiştim uygulamayı. iyi ki seçmişim. çok seçtiğim söylenemez biraz bakıp konusunu beğenince başladım. iyi ki başlamışım. iyi ki ilk okuduğum şey Noblesse olmuş.
neden bu kadar dramatikleştirdin demeyin. çok ama çok bağlanmıştım bu webtoona. belki ilk olduğu için, belki de cidden güzel olduğu için bilmiyorum. benim için her zaman yeri bambaşka olacağı kesin. düşünürken bile tüylerim diken diken oluyor.
her gece ev ahalisi uyuduktan sonra ses çıkarmadan kulaklığı takıp, sürekli dinleye dinleye kendisiyle özdeşleştirdiğim playlisti açıp, her duygu patlaması yaşadığım sahneyi ss alıp, "bir bölümcük daha" diyerek saati 4 edişim... o kadar özel ki benim için. bilmiyorum belki de 2 dk önce ağlamaktan gözleri şişmiş bir şekilde bitirdiğim için abartıyorumdur ama sanmıyorum. bir de okumak için neler çektiğimi bir görseniz jshejdjskds
ben başta Webtoon uygulamasında okumaya başladım ve orada 50 bölüm gösteriyordu. orada bitirdikten sonra Türkçe Manga Oku'yu indirmiştim ve ordan da çeviri aynı mı diye bakarken 80 bölüm olduğunu görüp ordan okumaya devam ettim. sonra biraz araştırdım ve 544 bölüm olduğunu, Mangatürk'te full çevirisinin olduğunu gördüm ve oradan okumaya başladım. sonra bir gün bir anda uygulama kapandı (?) ve yaklaşık 1-2 hafta hiç okuyamadım. sonra google'da Güncel Manga sitesinde tamamladım... anlatırken fenalık bastı valla ya.
çok fazla Noblesse'a duyduğun aşkı anlattın sadede gel diyebilirsiniz özür dilerim uzattığım için.
öncelikle şunu söylemeliyim ki çizim konusunda başı ve sonu arasında dağlar kadar fark var. ilk bölümlerin yorumlarında çok görüyodum çizer kendini çok geliştirmiş falan diye ve ne kadar olabilir ki diyodum. bir de ilk defa okuduğum bir tür olduğu için iyi veya kötü çizmişler diye değerlendirmiyodum. ama şuan eski ss'lere bakınca diyorum ki waow cidden çizer kendini çok güzel geliştirmiş. hani ilk bölümler çizime yeni başlayan birinin, yarısından sonrası da bir ressamın portre çizimine benziyor. farkı anlatmaya çalışıyorum yani şuan. yazarın, çizerin, karakterlerin değişimini görmek beni daha da duygulandırdı.
ve konuya gelirsek... Cadis Etrama Di Raizel adında nereden geldiği, kim olduğu bilinmeyen bir adam, bir gün, 820 yıldır istirahat ettiği tabuttan çıkıyor ve sadık yardımcısı Frankenstein'ın kurduğu Ye Ran Lisesi'ne öğrenci olarak giriyor. sonrasında spoiler içermeden anlatamayacağım kadar çok olay yaşanıyor.
normalde internette yazan konuları kopyalayıp yazanları çok sevmem ama dediğim gibi tek kelime edersem spoiler veririm o yüzden bu kadarla yetinmek zorundayım. ama inanın bana konusundan belli olmasa bile çok güzel.
.
.
.
.
bu gönderide sadece Noblesse'a beslediğim aşkı ve kısaca konusunu anlattım. okumayanlar için söylüyorum lütfen okuyun. bilmiyorum aşırı güzel. çok güzel. harika ötesi güzel. MÜKEMMEL YA MÜKEMMEL. özellikle bir kısımdan sonra olaylar o kadar bırakıp başka bir iş yapamayacağınız kadar karışıp heyecan veriyor ki elinizden düşüremiyorsunuz.
lütfen okuyun. lütfen okuyun. lütfen...