Bu film benim için çook özel ve değerli kalacak. Bir kere ismi bile insanı etkiliyor "Lütfen Beni Kurtarma" bu çığlığı küçük bir kız çocuğunun ağzını kapatarak haykırması ve bu sessiz çığlığı başka bir küçük çocuğun duyması o kadar anlamlıydı. Ki…devamıBu film benim için çook özel ve değerli kalacak. Bir kere ismi bile insanı etkiliyor "Lütfen Beni Kurtarma" bu çığlığı küçük bir kız çocuğunun ağzını kapatarak haykırması ve bu sessiz çığlığı başka bir küçük çocuğun duyması o kadar anlamlıydı. Ki bu çocukların bir çok ebevyene karşı sergiledikleri duruşları anlayışları yaşlarına rağmen olgunlukları çıkarsız sevgileri günümüz ebeveynlerine tokat gibi bir ders veriyordu.
Bu filmi her ebeveynin izlemesi ve çocukların içselleştirdiği bastırdığı yaşayamadığı çocukluklarını görüp ve onlara rehber olması gerektiğini düşünüyorum.
Gelelim filme, ailecek gittikleri en sevdikleri piknik alanında babası intihar ettiği için tüm düzenleri bozulan, annesi psikolojik sorunlar yaşayan ve bulunduğu okulda sırf babası intihar ettiği için zorbalığa uğrayan ergenliğe geçiş döneminde ki bir kız çocuğunun, annesi ile birlikte gittiği küçük bir kasabada yeni hayata başlamasıyla birlikte verdiği zorlu bir yaşam mücadelesi.
Kızımız yaşına göre çok çok akıllı ve bir o kadar olgun annesine her açıdan destek olmasına rağmen annesi bir buhran yaşıyor. Yeni okulda ki arkadaşları ve öğretmeni ne kadar anlayışlı olsa da annesinin stresinden dolayı her şeye ve herkese mesafe ile yaklaşmak zorunda kalıyor. Öte yandan bu kızımızla arkadaş olmak isteyen sınıfın en haylaz en tatlış oğlu da kızımızı sınıf arkadaşlarıyla kaynaştırmaya çalışıyor. Kızımız oğlumuzun girişimiyle birlikte tam çocukluğunun farkına vardığı bu dönemde gençliğe ilk adımını atıyor (bu süreçte yaşanan psikolojiyi en iyi kadınlar bilir bir de bu sürecin beklenmedik bir zamanda olmasının olumsuz etkileri de başka bir etken) derken annesi kızıyla birlikte çok radikal bir karar alıyor.
Ve kızın revir öğretmenine söylediği "büyümek istemiyorum" sözü! yaşayamadığı halde çocuk kalmak istemesinin ama büyümek zorunda olduğu için üzülmesinin aslında büyümenin ne kadar korkutucu bir gerçek olduğunu gösteriyor. Bir çocuk düşünün ki büyümekten korksun :(
Çocuk oyuncuların performanslarına değinmeden geçmek istemiyorum muhteşem oynadılar tek kelime ile mükemmeldiler. Zaten filmi iki bücür omuzlamıştı o kadar etkileyici bir hikayesi vardı ki filmin sonlarına doğru artık gözyaşlarımı tutamadım.
Özellikle o çift gamzesine ballı kadayıf bandırdığımın ponçiklisi yok mu? Geleceğin starı resmen büyümüşte küçülmüş ponçikli. Nazar değdirmeden bir nazar boncuğu da bırakayım şuraya 🧿 bir bakışlarıyla güldürüp ağlatacak kadar yetenekliler neyse filmin mesajına gelelim
"Çocuk çocuktur çocukluğunu yaşayabilmeli ki yetişkinlik çağı geldiğinde korkmadan büyümeye hazır olmalı" aksi takdirde toplumun geldiği nokta ortada. O yüzden her şey zamanında güzeldir. Bir çocuğa oyun çağında ki bir çocuğa farklı sorumluluklar yüklendiği zaman, yaşayamadığı çocukluğu her zaman bir gölge gibi peşinden gelip o eksik yanını hatırlatacak. Ebeveynler ne kadar zorlansa da çocukları ne kadar anlayışlı olsa da karşısında ki kişinin çocuk olduğunu unutmadan anlayışla yaklaşmalı ki sağlıklı bireyler olabilsinler.