🎖🎖🎖🎖🎖 Oscar Ödül Töreni Gecemize Hoş Geldiniz... Brezilya - ABD ortak yapımı Hector Babenco filmi Örümcek Kadının Öpücüğü, 1986'da En İyi Film Akademi Ödülü'ne de aday gösterilmişti. Böylelikle bu ödüle aday gösterilen ilk 'bağımsız' film olma unvanını da kazanmış oldu.…devamı🎖🎖🎖🎖🎖
Oscar Ödül Töreni Gecemize Hoş Geldiniz...
Brezilya - ABD ortak yapımı Hector Babenco filmi Örümcek Kadının Öpücüğü, 1986'da En İyi Film Akademi Ödülü'ne de aday gösterilmişti. Böylelikle bu ödüle aday gösterilen ilk 'bağımsız' film olma unvanını da kazanmış oldu.
Film 1970'li yıllarda askeri rejimle yönetilen Brezilya'da bir hapishane hücresinde başlar. İşkence ve kötü muamelenin diz boyu olduğu bu kalabalık cezaevinin bir hücresinde sadece iki mahkûm vardır. Bunlardan birisi Marksist bir gazeteci olan Valentin Arregui (Raúl Juliá)'dir. Valentin, 'eski tüfek' bir devrimciye pasaport temin ederken yakalanmış ama dava arkadaşlarını ele vermemiştir. Bu nedenle sık aralıklarla işkenceye tabi tutulur. Hücredeki diğer mahkûm ise bir erkek çocuğuna tacizde bulunduğu için 8 yıla hüküm giymiş bir eşcincel olan Luis Molina (William Hurt)'dır. Kadınsı giyim tarzı ve davranışları olan Molina erkeklere (bu arada hücre arkadaşına da) olan aşırı cinsel ilgisini hiç saklamaz. Bu nedenle başlarda Valentin ve Molina'nın yıldızları pek barışmaz. Ama Molina Valentin'e karşı her zaman şefkatli ve sevecendir.
Politikayla pek ilgisi olmayan Molina sürekli olarak önceden seyretmiş olduğu bir sinema filmini anlatır. Bu eski bir Nazi propaganda filmidir ve Alman işgali yıllarında Paris'te geçmektedir. Olayların Leni adında bir şarkıcı kadın (Sonia Braga), Alman istihbarat komutanı (Herson Capri) ve Fransız direnişçilerin etrafında geliştiği bu filmde Naziler haklı gösterilir ve Fransız şarkıcı kadın Alman komutana yardım eder. Molina filmi anlatırken kendisini Leni ile özdeşleştirmektedir. Molina'nın fantezisi tarzında nakledilen bu 'film içinde film' sahneleri perdeye sepya rengine yakın renklerde aktarılır. Molina'nın biteviye bir şekilde bu filmi anlatması başlarda Valentin'in canını sıkar. Ama sonradan buna alışır ve hikâyeyi Molina'dan anlatmasını o ister.
Filmin ilerleyen dakikalarında Molina'nın hapishane yönetimiyle işbirliği içinde olduğu anlaşılır. Erken şartlı tahliye karşılığında Valentin'in ağzından laf almakla görevlendirilmiştir. Zaten aşırı kalabalık cezaevinin bu hücresinin sadece iki mahkûm tarafından paylaşılmasının nedeni de anlaşılmıştır. Molina cezaevi yönetiminden temin ettiği yiyecek içeceği annesinden gelmiş gibi göstererek Valentin'le paylaşır. Giderek Valentin'in güvenini ve sempatisini kazanır.
Ve sonunda Valentin dışarıdaki bağlantısının telefon numarasını Molina'ya söyler. Molina şartlı tahliye edilir ama numarayı müdüre vermez. Bu bir şeyi değiştirmeyecektir, çünkü ona inanmayan gizli polis onu dışarıda adım adım takip edecektir. Molina telefon numarasını arar, Valentin'in kız arkadaşıyla buluşacaktır. Ancak bir taksinin içerisinde buluşma yerine gelen kız, polisleri görünce Molina'yı öldürür. Bu sırada Valentin da cezaevinde gördüğü ağır işkence sonucunda ölür.