KEMAL'İM YAPMAZ! Diyerek bu müthiş diziye girizgah yapmak istememiştim ama KEMALLAR KAPATILSIN :) Diziye dair yapabileceğim tek espri de buydu sorry Dibine kadar politik dibine kadar kaotik... Dizinin tamamen siyaset olduğunu hatta Kore'nin geçmişinden günümüze kadar olan sürecine ışık tutacak…devamıKEMAL'İM YAPMAZ! Diyerek bu müthiş diziye girizgah yapmak istememiştim ama KEMALLAR KAPATILSIN :) Diziye dair yapabileceğim tek espri de buydu sorry
Dibine kadar politik dibine kadar kaotik...
Dizinin tamamen siyaset olduğunu hatta Kore'nin geçmişinden günümüze kadar olan sürecine ışık tutacak kadar derin sarsıcı çarpıcı hassas manipületif detaylara yer verildiğini söylemek isterim. Diziyi daha iyi anlayabilmek için elbette önce bu tarzı sevip azda olsa siyaseti bilmek gerektiğini düşünüyorum. (aksi takdirde izlemesi yorucu olur) Fakat Kore'nin siyaseti tam bir sarmal, çıkmaz sokak o yüzden bir solukta değil kelime kelime sindire sindire izledim.
Heyecanlı bir satranç turnuvası izler gibi. Her hamle hayati her savunma ölümcül her müdahale tarafsızdı! Satranç gibi dizi ama bu oyunda piyon yok her piyon bir vezir görevinde şahı korumak için gidebildikleri yere kadar ilerleyen gözü karalar. Her hamle mat'lık her savunma şahı ayakta tutan yeni bir soluk. Bitmeyen bir oyun büyüleyici kusursuz sağlam bir senaryo. Heyecan ve gerilimden nefesinizi kesen bazen de nefesinizi tutan süprsizler olsa da, ilerleyen bölümlerde bu hamleler artık yormaya başlıyor hem izleyiciyi hem oyuncuları ve heyecandan ziyade midede kramp ve sinir sistemi gibi sancılarla kıvranmaya başlıyorsunuz :)) Aslında bazı sahneler kendini tekrarlıyor gibi görünse de mantık hataları olduğu düşünülse de bölüm sayısı fazla mı acaba dedirtse de değil.
Çünkü oyun kendi içinde yeni bir oyuna dönüyor vezirlerin tamamen saf dışı kaldığı tek hamle hakkına sahip 2 şah'ın ölümcül direnişi ile beraberliğin sonu gelmeyen döngüsel bir sürece giriliyor.
Normalde bu diziyi kurgu olarak izlemiş olsaydım 8 yeter ne bu abartma sahneler derdim net. Fakat bu dizi tamamen Kore'nin politikasını daha doğrusu en karanlık yüzünü ele alan gerçeklerle kurgulanmış. Dizide bize sunulan bir başkan başbakan ve yardımcısının 1 dönemlik (seçim süreci) çatışması olsa da. Dizi akşında aslında Kore tarihinin 50 60 yıl öncesine kadar uzanan politikasını ve skandallarını tamamen özeliştirisel olarak işlendiğini görüyoruz. Kore'de her dönem başkanlık yapan başarı yada skandala karışan isimler dizide sadece 1 başkanlık seçimi altında işlendiği için hem dizi bir noktada gerim gerim gererken hem diğer noktada bu savaşı verenlerin ne derece zorluklarla mücadele etmek zorunda kaldıklarını fark etmemizi sağlıyor. Dizide belki bariz mantık hatası diyebileceğimiz çok fazla detay var ama dediğim gibi dizinin gerçek tarihçesi o hataların kusurunu tamamen gölgede bırakıyor. Çünkü bir şekilde senaristin bütün bu sürecin birbiriyle bağlantılı olduğu düşüncesi ile sarmaşık gibi bütün detayları ele alıp tek kalemde işlediğini düşünüyorum.
Bu konuda gerçekten diziyi kaleme alan senariste şapka çıkarıyorum bu kadar ciddi bu kadar sağlam hemde kendi ülkesine karşı tamamen özeleştirisel bir içeriği gerçeklerle kurgulaması ve özellikle 50 yıl önce ki siyasi olayları günümüz siyasi detaylarıyla tek bir seçim süreci olarak değerlendirmesi dizide ki her detayda hayranlığım arttıkça arttı. En son bu kadar sağlam bir konu içerik prodüksüyon ve oyunculuğu İnsider dizisinde görmüştüm.
Dizide ki cast/oyuncularının seçimi de enfes olmuştu özellikle çekişme sahneleri ve vurucu gerilim müzikleri zaten kostümler ve mekanlar prodüksüyom kusursuzdu. Son zamanlarda ki en en sağlam Kore dizisiydi (bana göre)
Bu dizinin de perde arkasında Troll Factroy filminde de yer verildiği gibi Kore'nin dev şirketi Samsung'a göndermeler var hatta gönderme değil doğrudan hedefte Samsung var. Maşallah Kore'nin bütün skandallarını tek başına sırtlanmış helal!! Kore Tarihinde görevde iken tutuklanan ilk kadın Başkan Park Geun Hye ve Kore Darbesini yapan babası Park Chung Hee, Kore'nin ilk Nobel Ödüllü Cumhurbaşkanı Kim Dae Jung, ve rüşvet fonları yüzünden farklı skandallara adı karışan Rooh Mo Hyun gibi Başkanların yanı sıra Seçimlere hile karıştırarak ciddi oy alıp siyasetten men edilen Jeong San gibi isimlere kadar değinilmişti.
Kemalin yapar herkes görür ama sen yapmaz der inandırırsın! Çünkü insanoğluda kemaldir. Kemal olmayan birini şeytan gibi taşlar adalet der Kemallar!!!
Ne yaptın derler niye yaptın derler sen yaptın derler hain derler, derler oğlu derler hainler!!!
Bu diziyi izledikten sonra gerçekten şuna inancım arttı. Kötülük yaptıkça sevilirsin tapılırsın bu dünyada iyi isen çoktan kaybetmişsindir.Kötüyüm demekle yada kötülüğü taklit ederek de kötü olamıyorsun bir vicdanın varsa sen zaten hem vicdan hem dünyanın cehenneminde çoktan kül olmuşsundur olan yine sana olmuştur. Kaybedenler...
Ve gerçekten ben bu dünyanın adaletine asla ama asla inanmıyor/ güvenmiyorum. Dizinin sonunda gerçek tarihe bakarak şunu söyledim değdi mi?
Maalesef ama maalesef Hain'lerin Kahraman, Kahraman'ların da Hain olarak değerlendirildiği adaletsiz bir dünyada, sırtımızı dönmeye kalmadan herşeyin alt üst olduğu bir dünyada mücadeleye değer mi?
Üzgünüm ama adalet ne ele kelepçe takılarak ne de geç gelince adalet olmuyor. Adalet tecelli falan da etmiyor. Kaybedilen onca şeyden sonra ortaya çıkan gerçekle birlikte "adalet" çok adi geliyor.
Dizide o kadar derin anlamlar taşıyan replikler vardı ki ama ben "yalanı gerçekle yenemezsin" sözünün çaresizliğinde kahroldum.
Adaletin adı olmuşsa ihanet, hainler bize müstehak!!! İftiranın adı olmuşsa Masumiyet, Kemaller bize müstehak!!!