Çokta dikkat etmeden, daha önce Ben Macintyre tarafından yazılan, SAS arşivlerine erişimiyle yazılmış kitabını okumam hasbiyle izlediğim ve pek bir umudum olmadan izlediğim bir diziydi. Açıkçası beğendim. Beklentim daha düşüktü. Gelelim nedir bu? SAS dünyadaki bütün “özel kuvvetlerin” en meşhuru…devamıÇokta dikkat etmeden, daha önce Ben Macintyre tarafından yazılan, SAS arşivlerine erişimiyle yazılmış kitabını okumam hasbiyle izlediğim ve pek bir umudum olmadan izlediğim bir diziydi.
Açıkçası beğendim. Beklentim daha düşüktü.
Gelelim nedir bu? SAS dünyadaki bütün “özel kuvvetlerin” en meşhuru ve atası kabul edilen ingiliz ‘Special Air Service’tir. II.Cihan Harbi sırasında Çöl Tilkisi Rommel milleti hallaç pamuğu gibi çırparken ortaya çıkar. Kuruluşu da işleyişi kadar eksantriktir. Bir grup yeni nesil “komando” marjinal bir bakışla, stratejik unsurları o güne kadar pek makul görünmeyen bazı yöntem ve organizasyonla saldırabileceklerini iddia edip bir şeyler denemeye karar verirler. (Komando birlikleri, I.harp sonrası kurulmaya başlanmışsada tam olarak bugünkü gibi bir anlayışa sahip değillerdi. Shock Troops bir şekilde teşkil olur ve hizmet ederlerdi. Bkz.Alman Sturmtruppen, İtalyan Arditi birlikleri)
Düşman hattı gerisinde, sızma ve saldırı harekatları planlamış, bunun uygulanamayacağı varsayılan çöl gibi bi bölgede, orijinal planda paraşütle indirmeyi düşünmüş, yerde olan uçak ve ekipmanları imha etmeyi planlamışlardır ve cesur bir kumar ile birazda dalavere ile gereken izni alırlar. Teğmen Jock Lewes ve David Stirling tek tek seçtikleri adamlar ile operasyona başlarlar.
Garip bir şekilde istihbarat subayı Dudley Clarke zaten mabadından bir paraşüt birliği uydurmuş, yanıltma amaçlı mihver devletlerine yutturmuştur. Hatta “lan zaten sallıyoruz K’ya kadar müfreze var aq” diyerek SAS daha kurulmadan kurmuş, müfrezeye de L ismini vermişti. Sas L müfrezesi böylece hayatına başlar, içindeyse camiada nam yapmış Reginald Seekings ve gelmiş geçmiş en göğsü dolu saha askerlerinden olan Robert Blair “Paddy” Mayne vardır. Tamet, Bingazi, Tobruk gibi havasahaları basılmış ekip 22 kişi ile inanılmaz performans vermiş, verdikçe LRDG (uzun menzilli çöl grubu) ile ortak hizmet etmiş çöllerde, Rommel’e ızdırap olmuşlardı.
Ancak Stirling çok iştahlı, Paddy Mayne ise savaş suçlarının sınırlarında gezmektedir. Çoğu zaman Cenevre sözleşmelerini çiğnemeye hazır gibidir.Ancak başarıya mecbur olan komuta, sonuç alabildiğinden gençlere yol verir. Bir kaç yüzyıldır emekleyen yeni bir tür savaşın kapıları tamamen açılmıştır. SAS donatıldıkça donatılmış, askeri operasyon derinlikleri artmış, artık savaş Avrupaya, yani çölün kanunsuzluğu ve boşluğundan, sivillerin, ağır tahkimlerin, her km için ölünen mahale taşınmıştır. Komuta kademesinin, ağır travmalı, çölün başıboşluğuna alışık askerlerinden şüphesi varıdr.
Sas'ı özel kılacak olan cephe gerisinde iletişim ve ikmalsiz hareket kabiliyetleri aslında orduyu rahatsızda etmektedir. Yeri gelir bürokratik ayak oyunlarıyla kontrol edilmeye çalışılır. Ancak Mayne artık mevzunun potansiyeline uyanmıştır. SAS'ın o anda yerinin dolmayacağını anlamıştır.
Güzel bir WWII havası, askeri perdenin işleyişi, ince karakter sahneleri, aksiyonu, tamamen benim yaş grubuma hitap eden soundtrack seçimleri, nostaljik özel kuvvetler hikayesiyle Rogue Heroes açıkçası son zamanlarda bana iyi geldi.
Merak eden zaten bakar, tarih ve askeri doktrin dersini geçtim.
Gelelim niye beğendim. Çünkü ‘namıssız’ Bbc bu sporu yapıyor. Hiçbişey beceremese oyuncu seçmeyi biliyor. Her ne kadar modern medya sosları olsa da bi kere oyuncular iyi.( Paddy Mayne gay olabilir mi şüpheşini işlerler mesela tek kanıt 2003te birinin öyle mi acaba demesi ve 2023te bir kadının bir pazar gazetesinde 2. Ağızdan hatırasıdır.) Belki öyle belki değil ama herkes o şartlarda gelişen bromance’i anlayamaz. Tamamen izole bir ortamda insanlarla kan paylaşmayı ben şimdi burada özetleyemem, herkesin kısır hayal gücüne bıraktım. Bir grup hayatında savaşı bırak mücadele görmemiş rahat insan nedense anlayamayacağı her sevgiyi yönlendirmeye çalışır.
Dizi olduğundan bazı kronolojik ve tarihsel olaylar esnetilmiş ama çoğu anlatıma katkı yapmış, ki bu nadir birşeydir. Seyir düşünülüp alınan kararlar fazla düzeni bozmasada küçük BBC çakallıkları gözden kaçmıyor.Siyahi deniz kuvvetleri personeli falan Ritz'de gezecekmiş falan onlar hikaye.Yer yer ger.ek kayıt ve görüntülerin araya sahneleri pekiştirici şekilde sokulmasıda çok başarılıydı ve de bazı şeylerin gerçektende o şekilde yapıldığının kanıtıydı.
Dizi Mayne'nin öfkesini, Stirlingin hırsını, askerlerin boşvermişliğini, savaşın 'eksantrik acımasızlığını' yeterli derecede yakalar, örneğin Sicilya çıkarmasından önce verilen "önce görev, kimseye yardım etmeyin" emri gibi. Oysa insanın insana gaddarlık etmesi zordur, ama insan kendini hazırlar, korumak istediklerine etmesi ise ruhunu yaralar. İşte o gibi sahnelerde dizinin ve SAS'ın neden özel olduğunu görürsünüz. Daha güçlü adamlar, daha iyi silahlar, daha akıllı komutanlar vardır. "Orada" olup, insiyatif almaya tahammülleri ve yetenekleri ne kadardır? Esas soru budur.
Çok kafa yormadan izlediğim, ortalarına doğru ciddiye aldığım bir yapımdı. Türün sevenlerine, bir grup sorunlu adam, rock müzik ve ikinci dünya savaşı sevenlere BBC'den dev hizmet...