Spoiler içeriyor
Kitaptan yaklaşık bi hafta önce Eternity and a Day izledim güzel film ama en çok müziği.. Herkesin hayatında bir kez olsun duyduğu klasikleşmiş bir müzik neyse konumuz bu değil o müziği dinledigim sıra başladım bu kitabı okumaya müziği dinliyorum kitabı…devamıKitaptan yaklaşık bi hafta önce Eternity and a Day izledim güzel film ama en çok müziği.. Herkesin hayatında bir kez olsun duyduğu klasikleşmiş bir müzik neyse konumuz bu değil o müziği dinledigim sıra başladım bu kitabı okumaya müziği dinliyorum kitabı okuyorum o sıra bir de okulumun kütüphanesinde çalışıyorum;müziği dinliyorum, kitapları raflarına yerleştiriyorum, kitabı düşünüyorum.. Müziği açtım Istanbul'a gittim kitaba devam ettim. Otobüse bindim müziği açtım kitaba devam ettim. Vapura bindim müziği açtım kitaba devam ettim. Beyogluna geldim Galata'ya bi selam verdim sonra gittim Masumiyet Müzesi'ne aslında kitabı okumadan önce gitmiştim hiçbir şey anlamamıştım giriş için verdikleri küçük resmin arkasına bir daha ki gelişim daha anlamı olacak dedim ve çıktım. Kitabı okurken en çok istediğim şey kitabıyla gitmekti. İçeri girdim yine sigaraların altında yazan kitaba dair küçük sözlerden en beğendikleri okuyup fotoğrafını çektim yavaş yavaş gezerken hatırlayamadığım bı bölüm olunca hemen açıp kitabıma baktım evet işte bu sefer her şey çok anlamlıydı.
Şimdi farklı bir kitaba başladım bu kitapta İstanbul'da geçiyor aklıma bu müzik geldi, açtım artık bu müzik İstanbul kokuyor benim için. Sonra müzik ilerlerken içim acıdı bi anda beynimin içinde Füsun öldü dedim Füsun öldü. Kemal onu 8 yıl bekledi Füsun öldü, Füsun neden öldü Füsun öldü. Kitap bitmek üzere elveda Kemal elveda Füsun elveda İstanbul. Kitabı bitireli 4 ay oldu galiba hâlâ bu müziği duyunca İstnabul sokaklarında Füsun ve Kemal aklıma geliyor.
Kitap nasıl bir kitap öncelikle seveni kadar eleştireni de var ben sevdim niye bi kere Orhan Pamuk. Orhan Pamuk ne demek buram buram İstanbul demek. İstanbul ne demek benim en sevdiğim şehir demek benim en yalnız olduğum yer benim en huzurlu olduğum yer benim en duygulu hissettigim yer. Bi kere İstanbul'da geçiyor ekle 6 puan. E sonra demişler ki Kemal takıntılı sayfalar geçmek bilmiyor cinsellik fazla cart curt. Olabilir fikirlere saygım var lakin aşk değil takıntı saplantılık bağımlılık ne fark eder bunlar da hemen hemen her insanın yaşadığı durumlar hem kimilerine göre aşk zaten böyle bı şey. Sonra bana akıcı geldi birçok bölüm bitsin istemedim tabiki fikirler değişkenlik gösterebilir bilmiyorum belki de İstanbul'u çok sevdiğim için benimsedim okumak keyifli geldi. Diğer eleştiriler de yine bana göre abartılıyor. Kemal olmak istemem çok yorucu saplantılı biri ama bu karketer ve iç dünyası o kadar iyi anlatılmış gibi Kemal ol veya olma o duygular gerçekte olabilecek duygular aşkı güzelleme edebiyatı olarak görenlere de öfkem var bana aşk denilince aklıma gelen ilk şeylerden biri acı oluyor, belki ben okuduğum kitaplardan dolayi böyle düşünüyorumdur. Bilmiyorum aşıkta olmak istemem galiba, yeterince sorun var. Bir kitabı okuduktan sonra kitap hakkında konuşmayı çok sevmem arkasını çevir bak ben o kitabi okurken yaşadığım duygulardan, o kitabin bana hissettirdigi iyi veya kötü düşüncelerden bahsetmeyi daha çok severim. Son olarak ben çok acı çektim okurken özellikle Kemal'in sürekli bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ne yazık ki hep böyle hissederek öleceğim benzeri düşünceler nefesimi kesiyordu çok büyük yük. İncelemeyi bitirecek güzel bir sözde bulamadığıma göre takıntısız"aşk" ile kalın!
4.7.25
İzmir