Filmde en beğendiğim replik : Neden yaptın müzeyyen ben kendime bile sınır koyamazken senin isteklerine nasıl hayır diyebilirdim? Bu kendine sınır koyamama meselesi çok can sıkıcı bir mesele . İnsan kendini koca bir boşluğun ortasında gibi hissediyor . Zannımca neyin…devamıFilmde en beğendiğim replik :
Neden yaptın müzeyyen ben kendime bile sınır koyamazken senin isteklerine nasıl hayır diyebilirdim?
Bu kendine sınır koyamama meselesi çok can sıkıcı bir mesele . İnsan kendini koca bir boşluğun ortasında gibi hissediyor . Zannımca neyin doğru neyin yanlış olduğu tespitini yapamamaktan kaynaklanıyor bu durum.
Mesela istediğiniz saatte uyumak , uyanmak , Gününüzü boş geçirmek ,akşam yemeğinizi 22.00 da yemek ..
istediğinizi yapabilirsiniz kimse size gelip Neden sabah 4 te uyudun diyemez . Siz bile demezsiniz .. hayatınızı yönetmek konusunda sınırsız bir irade özgürlüğüne sahipsiniz . Bu beni bazen korkutuyor .Çoğu kişiye saçma gelebilir ama bazen zorunluluklar insan hayatına iyi geliyor bence ..
aslında bu irade lehe çevrilebilir ama ben bunu yapmakta zorlanıyorum bazen . Çoğu zaman huzurum kaçmasın , mutlu olayım da bütün aykırılıkları yapmaya hazırım kafasındayım .sonumuz hayrola . Bi zorunluluğun içinde bulunsam bi süre sonra gına geldi diye şikayetlenirim gibime geliyor . Böyle de memnuniyetsizim işte kendimi dövücem😓💀
Şimdi yukarıdaki girizgahla bağlantılı olarak aslında müzeyyende bu kafada bence .
küçük bir notla arifi terk etti . Sonsuz bir irade özgürlüğü var Ve her şey yolundayken bırakıp gitmenin doğru ya da yanlış olduğu hususunda istediği karara varabilir . her şey yolundayken bırakıp gitmenin yanlış olmadığını düşünebilir. Bunu meşru görebilir. Çünkü o kendine hiç sınır koymamış. Çoğu zaman Canını sıkan her şeyi hayatından uzaklaştırma niyetinde , kendisini mutlu eden şeyleri sorgusuz sualsiz hayatına alabilecek birisi müzeyyen.. Bu yüzden arifi hayatına aldı çünkü ondan hoşlandı evini açtı, yapamadığını anlayınca çekip gitti ve eski aşkını unutunca arifi tekrar kuralsız ve sınırsız hayatına davet etti .. müzeyyen bu . Ben daha önce bu adamı yüzüstü bıraktım deniz kenarında karşılaştık diye mantıklı bir açıklama bile yapmadan onu nasıl hayatıma davet ederim ? diye sormaz kendine ..sadece davet eder .
Müzeyyen gibilerin derin tutkusu olmaz bence .kişilikleri buna uygun değil çünkü. Arif gibiler ise derin tutku duymak için doğarlar. Olan arif gibilere olur ..
Bana sorarsanız kim haklı diye bu soruya verecek cevabım yok . Müzeyyen eski sevgilisine hala aşıksa Neden arif gibi ince ruhlu birini hayatina alıp onu yara bandı yaptı . Eski aşkı devam ettiği için arifi terk ettiyse arifi daha fazla bir yalana ortak etmemiş oldu . Ve bu açıdan terk etmesi mantıklı bir karardı . Veya tek yakını babaannesini kaybettiği için bir ruhsal çöküntü içine girebilir ve kafa tatili yapmak isteyebilir. Bu da haklı bir gerekçe. Ama aşk sorumluluk gerektiren bir duygudur . Sorumluluklarınızı yerine getirebilecek iradeyi kendinizde göremiyorsanız o zaman uzaktan sevmeyi öğrenmelisiniz.