T Tüylerim diken diken, hepimizin yüzlerce kez keşfetine çıktığından emin olduğum film. Peki gerçekten kaçımız bu filmi izledik? Her gördüğümüzde kaydedip kaydırmaya devam ettik. Ben de öyle yaptım, tâ ki bugüne kadar. Film muhteşem bir eleştiri içeriyor, yalnızca aksiyon ve…devamıT Tüylerim diken diken, hepimizin yüzlerce kez keşfetine çıktığından emin olduğum film. Peki gerçekten kaçımız bu filmi izledik? Her gördüğümüzde kaydedip kaydırmaya devam ettik. Ben de öyle yaptım, tâ ki bugüne kadar.
Film muhteşem bir eleştiri içeriyor, yalnızca aksiyon ve gerilim değil Koredeki ve hatta dünyadaki çürümüşlüğün, toplumun, insanların aynası gibi adeta. O kadar karmaşık ki duygudurumum gerçekten nereden gireceğimi ne söyleyeceğimi bilemiyorum.
Gözlerim dolu dolu, sinirden tırnaklarımı etime geçirirken buldum kendimi. Hepimiz her gün bu vakaları duyuyoruz, peki hangimiz gerçekten bu davanın peşine düşüp en azından sonucunu takip ediyoruz ki? Bizim işimiz değil, diyeceksiniz evet bizim işimiz değil günümüz Türkiyesinde de sonucu zaten biliyoruz. Peki, bildiğimiz hâlde neden hiçbir şey değişmiyor?
Film tam olarak Silenced filmindeki gibi polis teşkilatının çürümüşlüğünü ele alıyor, Korenin 90-00lı yıllarda yaşadığını biz günümüzde yaşıyoruz.
Park ve Cho işini doğru yapmayan, gücünü de kötüye kullanan dedektiflerdir. Bir gün kasabalarında meydana gelen cinayetle birlikte Seul'den gelen Seo Tae-Yoon ile birlikte çalışmaya başlarlar.
Katil cinayet üstüne cinayet işlerken hiçbir delil bulamadıkları gibi var olan delilleri de koruyamazlar. Bu dönemde aynı şekilde büyük bir gösteri ve eylemler de yapılmaktadır. Araştırmadım ancak toplumsal çürümüşlüğün dibini sıyırdıkları dönemde Silenced filminin çekilmesini sağlayan asıl adıyla Gwangju Inhwa Okulu olayının ortaya çıkmasıyla düzen karşıtı yapıldığını düşünüyorum bu eylemlerin. O dönem büyük ses getirmiş ve Kore'yi sallamış.
Her geçen gün halk daha çok öfkeleniyor basın daha çok üstlerine bindiğinden halk arasındaki bir dedikoduyu gerçek varsayarak akli dengesi bulunmayan Baek'e işkence ederek olayları ona yıkmaya çalışırlar, Seul'den gelen Seo Tae-Yoon ise zaten bu iki kanka ile asla anlaşamaz. Park ve Cho'nun deliye yaptıkları muameleyi görmezden gelir ve artık elini taşın altına sokmaya karar verir. O üç cinayeti birbirine bağlayan detayları (kırmızı kıyafet ve yağmur yağması) bulurken bu sürede Park ve Cho Baek'in ayakkabısını alarak cinayet alanında sahte deliller yaparlar, günlerce işkence yapılan Baek ise cinayet alanında yapılan bir "canlandırma" ile dışarı çıkabilir o sırada öfkelenen halk günlerdir kanıtsız bir şekilde işkence görmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bir şekilde Baek'i kurtarırlar.
Günler geçtikçe hiçbir şey bulamazlar, bu süre zarfında garip fantezisi yüzünden katil sanılıp gözaltına alınan ama gözaltında katil olmadığı anlaşılan başka bir adamı daha yakalarlar ama suçu üstlenecek birine ihtiyaç olduğundan, işkence ile suçu bu adama atmaya çalışırlar Park ve Cho.
O sırada katil ile ilgili ilk ipucunu memur olmasına rağmen erkeklerin çaylarını getirip yiyeceklerini servis etmekten başka bir iş için kullanılmayan bayan Kwon sayesinde bulurlar.(Ki bence burası özellikle konuşulmalı, Kore'deki çalışma ortamındaki cinsiyet eşitsizliğini çok iyi gösteriyorlar.)
Bayan Kwon her cinayette belirli bir şarkının çaldığını fark eder. Seul'den gelen Seo Tae-Yoon ise işini doğru yaparak katilin sağ bıraktığını bilmediği bir kadın bulur ve onunla konuşmaya çalışır, kadının yaşadığı şeyler psikolojisini bozmuş ve çok korkak biri hâline gelmiştir bu sebeple Bayan Kwon kadının yanına gelir ve tüm olayı kayıt altına alarak kadının konuşmasını sağlarlar. Kadının söylediğine göre katilin elleri yumuşacıktır oysa ki yakaladıkları ikinci adamın elleri inşaat işçisi olduğu için nasırlı ve oldukça serttir. Ellerinde somut bir kanıt olduğu için bu adamı sonunda serbest bırakırlar.
Seo Tae-Yoon ile Park bu olaylar yüzünden kavgaya tutuşur ve dövüşmeye başlarlar, müdürün de gelmesiyle bu kavga daha da büyür, bayan Kwon bu erkeklere daha fazla dayanamaz ve bağırıp onları durdurur, daha sonrasında eline aldığı kasedin sesini açarak "o" şarkıyı açar, Seo Tae-Yoon hemen cama koşarak camı açar ve yağmur yağdığını görür.
Müdür hemen destek ekip istese de tüm polisler merkezdeki gösteri için koşullandırılmıştır. Bayan Kwon ise şarkının gönderildiği adresi ve ismi arar.
Sabah olduğunda başka bir cinayet daha işlenmiştir. Artık gittikçe çıkmaza giren dedektifler şarkıyı gönderen kişinin adresini ve ismini bularak gözaltına alırlar.
Gözaltına aldıkları Park Hyeon-gyu ise polislerin masum insanlara işkence ettiğini bilen, bu yüzden sessiz kalmaya ve az konuşmaya çalışan biridir. Ayrıca katilin elinden kurtulmuş o kadının anlattığı gibi biridir. İpler zaten tam olarak Hyeon-gyu nun gözaltına alınmasıyla kopar.
Veaire vesaire... Film Park'ın işadamı olduktan sonra, yani yıllar geçtikten sonra, o ilk cinayet yerine gelmesi ve oradaki kız çocuğundan ondan önce bu yere gelip "burada uzun zaman önce bir şey yaptım ve gelip bakmak istedim" diyen bir adamın varlığını öğrendikten sonra Park'ın kameraya, katilin gözlerinin içine bakmasıyla biter.
Yani filmde de gerçek hayattaki gibi katil yakalanmamıştır.
Tâ ki 2019 yılına kadar. İşin trajikomik kısmı da burada başlar çünkü zaten yakalandığında hapishanedeymiş. Karısının kız kardeşine tecavüz edip öldürdükten sonra hapse atılmış ancak 2019a kadar başka hiçbir suçuyla ilgisi çözülememiş. 2019da bulunan DNA ile kendi DNA sı örtüşene kadar...
Bu kanıttan sonra 30dan fazla tecavüzünü ve 14 cinayetini itiraf etmiş.
Ve bunlardan yargılanmış, dememi beklerdiniz galiba ben de öyle demeyi çok isterdim.
Ama hayır, bu suçlarını itiraf etmesine rağmen "zamanaşımı" olduğu gerekçesiyle işlediği tecavüzlerin ve cinayetlerin hesabını hiçbir zaman vermemiş.