Spoiler içeriyor
Yani güzel betimlemeleri olan bir kitap ancak ben çok beğenemedim. Olay örgüsü ve doktorun hisleri yaşadıkları bana çok garip geldi. Spoiler uyarısı geçelim ancak bu sefer ana karakterimiz doktor olmasın kebapçı olsun ve Türk motifleri katalım biraz.onun üzerinden kitabı özetleyelim.…devamıYani güzel betimlemeleri olan bir kitap ancak ben çok beğenemedim. Olay örgüsü ve doktorun hisleri yaşadıkları bana çok garip geldi. Spoiler uyarısı geçelim ancak bu sefer ana karakterimiz doktor olmasın kebapçı olsun ve Türk motifleri katalım biraz.onun üzerinden kitabı özetleyelim. Bir gün Anadolu'nun çok bilinmeyen bir ilinde kafasını toplamak için İstanbul'dan gelen bir kebapçı pavyondaki yavuklusuna tüm parayı kaptırıp trenle gelir. Ondan sonra halkla çok entegre olamaz. Der ki kendi işimi yapayım. O sırada valinin tekeri kebapçısınin önünde patlar vali restorana girer. Ana karakter ona güzel bir karışık ızgara yapar adını da vali kebabı koyar(gerçekten de vali kebabı diye bir şey var ama hikayesi bu değil haha) namı ile yayılır öyle güzel kebapçı böyle güzel kebapçı bak valiye nasıl kebap hazırladı ama diye sürer gider. Bunu duyan sosyeteden bir kadın restorana gider ve bir lahmacun ister ( 1980-90 lardayiz bilirsiniz ki o dönem lahmacun sosyete tarafından gayet aşağı görülen bir şeydir dönemin ünlüleri gizli gizli yerler o yüzden lahmacun dedim) kebapçı da der ki bak kardeşim sen benim kebap işimi bozacaksin( ben Oray bey değilim Oray beyin kardeşi Koray beyim) vali de sosyeteden sana lahmacun yaparsam ben o ünlü adam olmam kapatır giderim para kazanamam der. Sosyetedeki kadın İstanbul'dan buraya kaçarak geldim kimse lahmacun yediğimi görmesin diye sen de kimseye söylemeyeceksin eğer yaparsan kebap isini bırakacak kadar para veririm der. Kebapçı lütfen demezsen yapmam der sosyete kadın kabul etmez ve gider bizim kebapçı da arabasının arkasından ardına kızgın yağ sürmüş gibi ( amok koşucusu gibi koşar) hanımım(leydim) size ömrüm boyu lahmacun yapayım yeter ki gitmeyin der ancak yetişemez. Bir gün yine karşılaşır ona güzel bir lahmacun yapar BEDAVAYA HA yedirir kimse bilmeyecek değil mi der sonra kadın amacına ulaşır. Aile diyetisyeni gelir şimdiye kadar bu kadına yemeklerini ben yaptım bakacağım der bizim kebapçı izin verir diyetisyen lahmacun yediğini anlar anlamaz kebapçı onun gırtlağına çöker der ki hele biri lahmacun yediğini öğrensin sana da yediririm diyetisyen korkar kimseye söylemez kadının kocası İstanbul'a götürmek için feribota bindirir ki İstanbul'da başka bir diyetisyene göstersin bu kadının ağzı lahmacun kokuyor kendi mi yaptı başkası mı yedirdi acaba diye merak eder. O gemiye kebapçı da biner hanımının itibarını korumak için dikkat dağıtması gerekir ve kebabi lahmacuna sarar yer kebapciya derler bu adam deli galiba bu sırada sosyete kadın ile denize atlarlar kadın bulunamaz kebapçı Beykoz sahile vurmuştur. Şimdi metaforlari ters çevirelim kebapçı doktor olsun, kebap muayene, lahmacun ise de ötenazi olsun. Hikayenin geri kalanı aynı bir kelime bile değiştirmeme gerek yok. Yaw be adam ölmek istemiyor zorla mı öldüreceksin, ilkten parayı begemedin bedavaya yaptın muayenehaneni de kapattın zorun ne istemiyorsa bırak gitsin çok ölmek istiyorsa intihar etsin derdi sana mı düştü leydimin onurunu koruyacam diyerek öldün. Ki senin leydin bile değil yabancı bir kadın. Te Allah'ım akıl fikir ver.