"Aşk, Büyü, vs. izlemedim mutsuz sonla bitiyormuş." "Hayatım kim kandırdı seni mutlu sonla bitiyor." Ve başladık birlikte izlemeye, film hakkında bildiğim tek bir şey yok, filmden çok chat kısmında konuşuyoruz zaten. Sonra bir sahne, kitledi kendini bize, en çok Rehyan'ı…devamı"Aşk, Büyü, vs. izlemedim mutsuz sonla bitiyormuş."
"Hayatım kim kandırdı seni mutlu sonla bitiyor."
Ve başladık birlikte izlemeye, film hakkında bildiğim tek bir şey yok, filmden çok chat kısmında konuşuyoruz zaten. Sonra bir sahne, kitledi kendini bize, en çok Rehyan'ı konuştuk sanırsam, en bizden karakter oydu bizce, 20 yıl evvel birbirlerine âşık olan iki kadın, birinin babası kaymakam, oldukça nüfuzlu, diğerinin babası ise sıradan bir çalışan. İlişkileri ortaya çıkınca Eren'in babası Reyhan'ın ve babasının hayatını s*kiyor gerçekten, "barındırmıyor" onları Adada, çareyi kaçmakta buluyor Reyhan, 15 yıl sonra o Adaya geri geleceğini bile hesaba katmadan. Gençlik yıllarını bir adamın arkasından şehir şehir gezerek harcıyor. Eren de pek farklı değil, evlenene kadar deli muamelesi görmüş bir kadın. 20 yıl sonra Adada karşılaştıklarında başlıyor hikâyeleri.
Reyhan Eren'in kendisine olan sevgisinin Eren'e ait olmadığını, ona "büyü" yaptırdığını açıklayınca da hikâye ivme alıyor, toplum baskısı, kafa karışıklığı, boşa geçmiş bir gençlik derken kendilerini buluyorlar tekrardan birbirlerinde. Filmi bu kadar derinden hissettiren, onu diğer filmlerden ayrı kılan en büyük nedeni çekim tekniği bence, film izliyormuşum değil de sanki onların yanında oturan ve onları kameraya çeken arkadaşlarıymışım gibi hissettim film boyunca.
Filme adını veren "deli" abimiz "Aşk, Büyü vs. anlamam ben" diyor ama kupon yapsa tutacak kadar ön görülü, bilinçli, her şeyin farkında olan biri aslında, ilk başta ne oluyor ya bu sahneler ne alaka bu adam ne anlatıyor ne boş boş konuşuyor diye düşünsem de gerçekten çok gerçekçi bir karakter yazmışlar, yaşlıların, yalnız kaldıkları uzun bir aradan sonra konuşacak insan bulmaları tam olarak böyle oluyor çünkü hiç yaşadınız mı bilmiyorum. Abi resmen günümüzü anlattı "deli" kimliği altında.
Ve tabii son sahneler... Gökhan'a bir anlığına üzüldüm ve Eftelya'ya da söyledim bunu, "Ama Gökhan zaten Reyhan'ın onu sevmediğini biliyordu" diyince geçti bu his, kendimi Gökhan yerine koyunca hâlâ biraz üzücü geliyor, yani 5 yıldır bir kadınla yaşıyorum, evlenmek ve çocuk sahibi olmak istiyorum ve sonra bir anda eski âşığı geliyor, ben gidiyorum...
Bence herkes kendinden bir şeyler bulabilir, bir fikir, bir düşünce, statüsü, rol çatışmaları, ideolojiler...
Bu film sonsuza kadar bende çok özel kalacak. Her şeyden öte sadece birlikte izlediğimiz için zaten çok özel ama ilk filmimiz, ilk wlw filmimiz... Birlikte Büyükada'ya gidip o sahnelerin çekildiği yerde fotoğraflarımız olsun istiyorum🗝️🦇