Spoiler içeriyor
genel olarak güzeldi ve polisiye roman okuyormuşum da aklımda canlananları izliyormuşum gibi hissettirdi. dizinin özellikle ilk bölümleri bunu hissettiriyordu ve gerilim sayesinde fark etmeden bölümler bitiyordu. ancak bir süre sonra sıkıcılaşmaya başladı. herkesten şüphelenelim diye çabalamışlar gibiydi ve bu da…devamıgenel olarak güzeldi ve polisiye roman okuyormuşum da aklımda canlananları izliyormuşum gibi hissettirdi.
dizinin özellikle ilk bölümleri bunu hissettiriyordu ve gerilim sayesinde fark etmeden bölümler bitiyordu. ancak bir süre sonra sıkıcılaşmaya başladı. herkesten şüphelenelim diye çabalamışlar gibiydi ve bu da bölüm sayısını uzatmış. en azından 4 bölüm daha az olup olaylar güzelce toparlanarak bitirilseydi daha iyi olurdu. finali de final gibi değildi. her şey son dakikalara sıkıştırılmış, sonu havada kaldı.
ilk bölümlerde yanlış hatırlamıyorsam arzu'ya t3c4vüz edilmiş denmişti ve sonra tırnak altında deri dokusu bulundu denmişti. o doku da metin'e ait çıktı ama bu olay, cinayetten önceki günlerde işlenmedi mi? o kadar gün o deri parçası nasıl kaldı o tırnak altında? ben bir yer mi kaçırdım yoksa dizide zaman geçişleri çok fazla olduğu için belirsizlik mi yaşandı anlayamadım. genelde 22 ve 23 şubat tarihleri dışında tarih belirtilmediği için izleyici olarak şubata doğru geri sayım yapılıyor ama izlediğimiz günden sonra ne kadar süre, gün geçti tam anlaşılmıyor.
final sahnesinde münevver'in "ben anneyim" sahnesinde ezgi'nin ona güzel bir cevap vermesini bekledim ama çok pasifleştirildiği için mi bilemiyorum, beklentim boşa çıktı. keşke olsaydı ve hiç değilse birkaç dakika daha fazla olsaydı da geri kalanlara ne oldu öğrenebilseydik.
ayrıca ben ezgi'nin ailesinin ölümünü de şüpheli buldum, nesrin'in gizemli geçmişini de gördükçe bunların bağlantılı çıkacağını düşündüm. nesrin'in ali'nin varlığından utanmasının nedenini; ezgi'nin babasıyla yasak ilişkisi olmasına ve sonucunda isteyerek veya istemeyerek bir yangın çıkartmasına, onların ölümlerine neden olmasından kaynaklı olabileceğini, kerem ve ezgi'nin de bu olay sebebiyle hayatlarına dahil olduğunu sandım. o yüzden de münevver'in "sen bana ailenin emanetisin" gibi bir cümle kurduğunu ve nesrin'i de bu yüzden cezalandırdıklarını düşündüm. olaylar böyle gelişse de gelişmese de bence bu konu havada kaldı. gereksiz sahneler yerine böyle soru işaretleri açıklanabilirdi.
nasıl biri olduğunun ve nasıl çocuk yetiştirdiğinin önemli olduğunu görmüş olduk. psikolojik ve birçok açıdan iyi olmayan biri, bir sürü kişinin hayatına böyle etki edebiliyor. sadece münevver değil, dizide gördüğümüz diğer kişiler de çok iyi değillerdi. yapmacık tavırlar, yalandan ve temelsiz kurulan ilişkiler de vardı. kızların arkadaşlığı, erkeklerin arkadaşlığı temelde gerçekten bir arkadaşlık ilişkisi değildi. kendi evlilikleri bile sağlıklı değildi. bu durum bazılarının çocuklarını da etkilemiş. sevda ve kızı, elif ve metin'in oğlu, oğuz örnek gösterilebilir.
elif ve metin'in ilişkisi berbattı. metin de çok iğrenç birisiydi. izlerken tiksindiğim kişilerden biriydi. ama kıyamam yaaa, arzu'ya t3c4vüz etmeye kalkıştığı için çok pişmanmııışş ve hayatı boyunca unutamayacakmııışş :((( kıyamam ya sen bundan da mı mağdur oldun, yazıııık (!)
kerem ise iğrenç bir narsistin, manipülatif kontrolcünün tekiydi. senin aşkın da yalan, tıpkı diğer söylediklerin gibi. sen sadece sana tapılsın, çevrendeki herkesten saygınlık gör, herrrrkes senin sözünü dinlesin istiyorsun. sen iğrenç birisin. polisiye dizileri izlemeyi daha çok tercih ettiğim ve daha çok ilgiyle seyrettiğim için tahmin yürütmeyi ve analiz etmeyi seviyorum. sen en başından beri tam da tahmin ettiğim gibi biri çıktın. bir tek, katil olma ihtimalin konusunda yanılmışım. çocuğuna karşı iyi davranıp annesini öcü gibi göstererek sorunsuz, harika bir baba ve harika ve cefakar bir koca imajı çizmişsin. muhtemelen kaçakçılığını yaptığın ilaçlarla da uzun bir zamandır ezgi'yi tetikliyordun, delirtmeye çalışıyordun. yaptığını yapmamış, yapmadığını yapmış gibi göstererek kendinden şüphe etmesini sağladın. silah meselesindeki gibi. geçmişinden gelen travmasını kullandın çünkü iyi tanıyordun, çünkü senden başkasıyla konuşamayacak ve derdini anlatamayacak kadar köşeye sıkıştırdın onu. çevresindekilere anlatamıyordu çünkü sen ve annen, o kadar iyi ve güçlü bir imaj çizdiniz ki ezgi bunları anlatsa bile yalanlayacak ve terapi geçmişini öne sürecektiniz. o yüzden ezgi'nin, yeni gelen ve ona yakın davranan, neşeli görünen ama bir o kadar da yaralı olan, onu anlayabilecek ve ona iyi gelebilecek gibi görünen arzu'ya inanması bence normaldi. izleyenlerin yorumlarında arzu'ya sırlarını anlatmasına anlam veremeyenler vardı. bence sebep buydu. kerem uzaklaş dedikçe arzu yaklaştı. arzu derdini anlattıkça ve içten tavırla ezgi'ye de alan açtıkça ezgi ona yakınlık duydu ve artık biriyle olan konuşma ihtiyacını bastırmadı. üstelik arzu ona hak da veriyordu.
sevda da ezgi'ye yakınlık gösteriyordu ve onunla konuşmaya çalışıyordu ama ezgi güvenemediğinden mi rahat edemediğinden mi yoksa kerem'in kulağına gider diye korktuğundan mı bilemiyorum, onunla konuşmadı. bu da ezgi'yi iyice köşeye sıkıştırıyordu. özgür'le de konuşamıyordu çünkü kerem hem kıskançlık ve kontrolcülükle onları uzak tutuyordu hem de dediğim gibi imajları onu kurtaracaktı. ayrıca oğuz'dan uzak kalabileceğinin de farkındaydı. ilk bölümlerde kerem "ezgi okumuş, aklı başında biri. cahil değil, böyle bir şey olsa niye gizlesin" gibi bir şeyler demişti, tam hatırlamıyorum. işte buna güvenerek, bunları söyledi.
leyla'nın, kerem'in çocuğu olduğunu anladım zaten ama ilk bölümlerde acaba ali de mi kerem'in çocuğu da nesrin'inmiş gibi göstermişlerdi diye düşündüm. belli ki dayısına çekmiş. ali böyle bir ortamda şımarık, ahlaki ve etik açıdan eğitimsiz, sosyal açıdan yetersiz, davranışsal şiddetle ve psikolojik baskıyla cezalandırılmış, bastırılmış, empatiden yoksun, iğrenç bir çocuk/genç yetişkin olup çıkmış. sapık, t4cizci iğrenç bir herif olmuş. otopside t3c4vüz olayını duyduğumda direkt ali ve metin'den şüphelendim. ikisi de iğrençler.
bedel bölümünde, çocuğun adını unuttum, liseli ergenler kavga ettiğinde çocuk hastanelik oldu ve bu olay duyuldu, kötü izlenim bıraktı diye ali neredeyse çırılçıplak halde bir odada, karanlıkta cezaya bırakıldı. gel gelelim konu ali'nin arzu'yu t4ciz etmesi, ona takıntısı olunca bir cezası olmadı. bunun farkında olunmasına rağmen. neden? çünkü o yapılanlar bir hatadır, ali de kerem de masumdur, başkaları duymadığı ve bilmediği için de cezalandırılmalarına gerek yoktur. çünkü onlar kötü, iğrenç insanlar değildir ve münevver asla kötü çocuk yetiştirmez. asla kötü biri değildir, yöntemleri de kötü değildir. o sadece ailesini dışarıdaki kötü insanlardan koruuuurr 👉🏻👈🏻. oysa dışarıdaki insanları, ailesinden korusa daha faydalı olurdu.
oğuz'un şansı, annesi ezgi'ydi. ne kadar nefret ettirmeye çalışırlarsa çalışsınlar ezgi ile olan bağını koparamadılar. zamanları olsa ve ezgi tamamen uzakta olsa bunu başarabilirlerdi. şimdiden babasından gördüklerini okulda arkadaşına yapmaya başlamıştı bile. kerem, nesrin, ali bütün bunlara rağmen, münevver'e rağmen farklı biri olabilirlerdi. belki de kabul etseler, görseler, zinciri kırabilirlerdi. belki 10 yıl önce yapamayabilirlerdi, 5 yıl önce de ya da 1 yıl önce de ama bir yerden başlasalardı bu zinciri kırabilirlerdi.
mert'in annesiyle ilişkisi diğerlerine göre daha iyiydi. arzu çocuklarına karşı iyiydi. onları seviyor ve önemsiyordu. hayatı, amacı farklı olsa da diğerleri gibi davranmıyordu çocuklarına. yine de süper biri de değildi. mert, karıştığı kavgadan dolayı ceza almadı. her ne kadar ali zorlamış olsa da ve pelin'in gözüne girerim düşüncesiyle yapmış olsa da sonuçta yaptı ve pişman da olmadı bu kötü davranışından. başka arkadaş edinmeye çalışmadı, bu arkadaş grubuyla takılmaya devam etti. olan sonucunda ona ve leyla'ya oldu. annesi kurduğu tuzakların ve oyunların sonucunda çok kötü bir sonuçla karşılaştı. kötülük yaparak, kötü insanlarla ilişki kurup bunu devam ettirerek kendini içinden çıkılması güç bir duruma soktu. t3c4vüz ve öldürülme olayları yaşanmasaydı keşke. başkalarının kötü eylemleri yüzünden yaşadığı bu olayların "hak etti, ettiğini buldu, öyle giyinmeseydi" gibi görülmesini istemiyorum. bunlardan sorumlu olan o değil, yapan kişiler. umarım kendimi doğru aktarabilmişimdir.
ezgi'nin sonunda bu şiddet dolu, toksik ilişkilerden ve aileden kurtulup sıyrılmasına sevindim. sonunda kerem'den boşandığını, haklarını aldığını, sağlığına kavuştuğunu, oğluyla yeniden başladığını düşünmek istiyorum. kerem'in, metin'in, münir'in ve ali'nin de münevver gibi cezasını çektiğini umut ediyorum. özgür'ün yıllardır ezgi'ye aşık olduğunu biliyoruz. ben bu olaylardan sonra ezgi'nin yeniden bir ilişkiye başlayabileceğini sanmıyorum. özgür'e de aşık olduğunu sanmıyorum. uzunca bir süre oğluna ve kendine odaklanacağını düşünüyorum. özgür de karşılıksız olan aşkını gömüp, defne'yle birlikte yeni bir sayfa açabilir. defne'ye zaman zaman, duygularını işiyle karıştırıp ezgi'ye baskı yaptığında kızdım.
neyse. dizi genel olarak güzeldi. oyunculuklar, görsellik açısından iyiydi. senaryoda eksiklikler ve boşluklar olduğunu düşünüyorum. finali de yarım kalmış gibiydi. gereksiz uzatılmış olduğunu düşünüyorum. tempo bir süre sonra ya düştü ya da çok yavaş olduğu için sıkıcılaşmaya başladı. bazı sahnelerde küfürler çok yapay durdu. zengin site, sarmaşık, cinayet falan derken aklıma ara ara ufak tefek cinayetler geldi.
her şeye rağmen merak uyandıran ve kendini izleten bir diziydi.