Spoiler içeriyor
"Hayat, hastalıklı bir insanın yorgun gözlerini yakan güçlü bir ışık gibiydi..." Martin'i tanımlayan alıntı budur benim için. Üzüntümün sebebi emekle ve acıyla yoğrulmuş bir ruhun ışığını hor kullanmasıdır. Hem de tabiat kanunlarını bu kadar iyi bilip hayatı bu kadar ince…devamı"Hayat, hastalıklı bir insanın yorgun gözlerini yakan güçlü bir ışık gibiydi..."
Martin'i tanımlayan alıntı budur benim için. Üzüntümün sebebi emekle ve acıyla yoğrulmuş bir ruhun ışığını hor kullanmasıdır. Hem de tabiat kanunlarını bu kadar iyi bilip hayatı bu kadar ince ayrıntılarla yaşayıp güzelliğin zevkine varıp onu aktarabilecek kapasiteye sahip olan ruhun kendini, özünü hor görüp hamuruyla inatlaşarak tesadüf bir çağrıya kulak vermesidir. Yaşamak basit değilse ölüm de o kadar basit olmamalı bence.
Hepimizin bir kader çizgisi varsa sonsuz ihtimaller o çizgiyi belli yollara sokuyorsa bizim aklimizdaki yolu tutturmamiz akıllıca mı? Bizim kendi algilayişimizin yanlış olma ihtimalini hep gözden geçirmeliyiz gibi geliyor artik bana.
Ruth mesela bir sebepti Martin için niçin sonuca evrildi? Evrensel güzellik en büyüleyici tanım aşkı biz konumlandiriyoruz insanlara o anki ihtiyacimiza göre. Galiba bunu sorgulama yetimizi kaybetmek aşk oluyor. Martin sen kendi ayağına sıktın oğlum.
Kendinde olmayani gördüğün karşı cinse yapiştirdin hemen aldın arşa çıkardın kendini biraz geliştirdikten sonraki kizdaki bayağılığı görmemek için cidden aşık olmak gerekiyordu.
Bu hayatta kendimiz için yapmadığımız her şey bize pişmanlik olarak dönecek bu kitapta mühür kaşe imza hepsi var:)) Martin kendi için o zorluklara katlansaydi zaferinin tadını çikarabilirdi ama o değer yargilarini kendi hariç herkese paylaştirdi ve o hayal kırıklığının altında ezildi.
Hırsı canını tüketti zevk alacak noktalarını öldürdü. Aşki umutlarını çaldı. Yakinlari insanlardan tiksindirdi. Ailesi köklerini tırpanladi. Kitapları sonunu hazirladi. Bunların hepsine farklı anlamlar yükleseydi sonunu farklı getirebilirdi. O çatışmayı seçti. Her şeyi anlamanın getirdiği anlamsizlik... Merak, haz, mutluluk,keyif alacak duygusunun kalmaması. Asıl intihar budur. Yaşarken ölmeyi seçmişti zaten yazık be kral.
Brissenden... Ah benim üzümlü kekim. Hayran kaldim evet. Yaşayışı derinliği hiçbir şeyi takmayişi insanlari umursamayişi dibine kadar yaşayışı adamdan kalite akıyordu kalitee. Onun intiharini anlayabiliyorum ya hayat zaten vurmuş adama sonu gelmiş gerçek acıyı çekiyor helal olsun kral ben senciyim.
Ve son olarak Lizzie... Feleğin çemberinden geçmiş kadın. Sen o kadar haklıydın ki ve o kadar hak ediyordun ki Martinle olmayı ama o aptal vadiye, koya,sazdan şatoya ve temiz beyaz uskunasina veda etti ne için bir kadını aklıyla mutlu etmeye çalıştığı için. Aptal her şey farkli olabilirdi Aptall:)) Hak etmeyen kadına neler yaptın hak edene parayı elbiseyi işi layık gördün. Çünkü sen içindeki sevgiyi hesap kitapla veren bunu edebiyatla ilahi hayranlikla kapatan içten içe ezik bir ruhtun. Lizzie sensiz çok mutlu olmuştur eminim. Sinirlendim bak yine:)) Neyse...
Kitaptan seçtiğim felsefem bu:
"En ağır silleleri vursa da kader,
Ezilir belki ama eğilmez başım."
Hataların büyüklüğü belirlemez insanı. Ne kadar çabuk toparlayabildiğindir marifet:))
🌸🌊❤️