"Viy" sovyet yönetmenler Konstantin Yershov ve Georgiy Kropachyov çekmiş oldukları 1967 yapımı fantazi korku filmi. Gogol'un aynı adlı öyküsünden uyarlanmıştır (araştırdığım kadarıyla ithaki karanlık seçkisinde bulunuyormuş). Film, sovyet sinemasında tür bazlı bir ilki temsil etmesi bakımından önem taşır. Yapım yılı…devamı"Viy" sovyet yönetmenler Konstantin Yershov ve Georgiy Kropachyov çekmiş oldukları 1967 yapımı fantazi korku filmi. Gogol'un aynı adlı öyküsünden uyarlanmıştır (araştırdığım kadarıyla ithaki karanlık seçkisinde bulunuyormuş).
Film, sovyet sinemasında tür bazlı bir ilki temsil etmesi bakımından önem taşır. Yapım yılı itibarıyla sovyet kültür politikalarının ateist bir çizgiyi benimsediği bir döneme denk gelmesi, ideolojik aygıtlar tarafından nasıl meşrulaştırıldığını gündeme getirmiştir. Yapım, "halk masalı" söylemi içerisinde konumlandırılarak, dinsel ve doğaüstü unsurların sansürden muaf kalmasını sağlamış, bu yön dönemin resmi ideolojisi ile folklorik anlatı gelenekleri arasındaki gerilimin somut bir örneğidir.
Anlatı yapısınabakıldığında iki ayrı tür rejimi arasında gerçekleştirdiği geçişle dikkat çekmekte.. İlk bölümde vodvil geleneğine yakın bir komedi tonu hakimken, cenaze nöbetiyle birlikte anlatı, folklorik korku öğelerinin baskın olduğu bir yapıya evrilir. Bu geçiş, yalnızca türler arası bir hareketlilik değil, aynı zamanda kahramanın epistemolojik bir sarsıntı yaşamasıyla da eşzamanlıdır. Khoma karakteri başlangıçtaki pragmatist ve dünyevi tavrından, üç gecelik süreçte kendi inanç sisteminin sınırlarıyla yüzleşmeye zorlanan bir özne olarak dönüşür. Karakterin ne bir geleneksel aksiyon kahramanı ne de tam anlamıyla bir trajik figür olarak konumlandırılması, anlatının ideolojik katmanlarıyla doğrudan ilintilidir. Pannoçka karakteri ise, hem masumiyet hem de lanetlenmişlik arasında salınan bir dişil figür olarak, Slav folkloründeki cadı mitolojisini Hristiyan şehitlik ikonografisiyle eklemler. Natalya Varley'nin göstermiş olduğu performans, karakterin bu ikircikli konumunu bedenselleştirir. Aynı şekilde, Viy'in anlatıya dahil oluş biçimi -uzun süre yalnızca adıyla var olup yalnızca doruk noktasında fizikselleşmesi- yaratığın sembolik işlevini güçlendirir. Viy, göz kapaklarının ağırlığıyla görme edimini denetleyen bir figür olarak, bakış ve iktidar ilişkilerine dair alegorik bir okumaya da açıktır.
Görsel dil açısından film, dönemin teknik kısıtlarına karşın oldukça sofistike bir efekt kurgusuna sahiptir. Kamera içi efektler, minyatür kullanımı ve özel makyaj teknikleriyle inşa ettiği sahneler, yalnızca dönemin Sovyet fantastik sineması içinde değil, uluslararası tür sineması bağlamında da bir referans noktası oluşturur (bu noktada doğu avrupa -polonya, danimarka, rusya vs.-, görsel tekniklerin bütün yönlerini yenilikçi bir biçimde oluşturulduğu görülmekte). Özellikle kilise içi mekanın kullanımı, sinematografik açıdan Gotik korku ikonografisi ile Doğu Avrupa dinsel resim geleneğinin bir sentezi olarak incelenebilir. Işık-gölge düzenlemesi, ikonostasisin anlatıdaki konumlanışı ve dar mekanın giderek baskınlaşan teatral niteliği, filmin diegesis içinde gerçeklik ile kabus arasındaki sınırları sistematik olarak muğlaklaştırmasına hizmet etmekte.
Sovyet sinemasındaki konumunun yanı sıra, Viy'in uluslararası tür sineması üzerindeki etkisi de büyüktür. Özellikle Evil Dead (sam raimi) serisinde yeniden yorumlanan "tek mekana hapsolmuş, olağanüstü yaratıklarla baş etmek zorunda kalan sıradan kahraman" yapısı, bu filmin anlatı mekaniğine doğrudan referans vermekte. 76 dakikaya sahip olmasına rağmen filmin katmanlı yapısı; görsel efekt tarihi, tür çalışmaları ve Sovyet kültür politikaları bağlamında birden fazla analiz düzlemini bir arada sunuyor. Tavsiye ederim.