Gece 1 de başlayıp 6 ya kadar izleyip, ertesi gün öğlen devam edip bitirdim. Dizinin çok iyi olmasından değil. Ben ruh hastası olduğum için. Geçenlerde burada dizi izleyemedigime dair bir şey paylaşmıştım. Bence izleyemiyor olmamın sebebi, diziye başlayınca bir an…devamıGece 1 de başlayıp 6 ya kadar izleyip, ertesi gün öğlen devam edip bitirdim. Dizinin çok iyi olmasından değil. Ben ruh hastası olduğum için. Geçenlerde burada dizi izleyemedigime dair bir şey paylaşmıştım. Bence izleyemiyor olmamın sebebi, diziye başlayınca bir an önce bitirme çabasına girmem. Odak süremin en azaldığı yer dizi olabilir sanırım. Diziye gelecek olursak:
Bence hiç fena değildi. Ben normalde Fransızca bir şey izlemeyi çok sevmiyorum bana duygusu çok geçmediği için. Ama bu dizide özellikle başrol abimiz ve prensesi oynayan kadının oyunculuk çok keyifliydi hiç rahatsızlık duymadım. Bence bu bir başarıdır. Çünkü bir de başrolün kimseyi umursamayan, her daim fırsat kovalayan bir yapısı var ve bunu her dilde almak zor bence uluslararası izleyici için. Bunu alabildiğim için devam ettim muhtemelen ve beğendim. Dizinin konusu da büyük oranda güzeldi. Din ve büyücülük gibi kavramların baskı ve karmaşasında yitip giden insanlık ve ahlak(sızlık) konusu ele alınıyor. 16. Yüzyılda Fransız mad max evreni gibi biraz aslında. Bence bu konuda da fena iş yapmamışlar. Dizi bütçeleri genelde daha sıkıntılı olduğu için bu konuda ucuza kacabiliyorlar ama gayet başarılı buldum ben. Ayrıca dizideki Tövbekarlar adlı grubun bizzat mad max kopyası olması biraz surat eksitse de, yine de hoşuma gitti.
Bununla beraber dizideki asıl düşmanın kim olduğu konusu çok erken verildi bence. Yani bizzat anlati yerine imayla insanlara anlatmak isteniyor dizide ki by işlerde çokca yapılır ve iyisi kötüsü çoğu zaman ne zaman anladığıniza göre belirlenir. Ben bunu yapmam genelde çünkü kendimi o ortama kaptırdığım için pek fark etmiyorum bunları. Fakat bu sefer benim bile gözüme battıysa demek ki çok iyi değildi bu konuda. Oyunculukları sevsem de, bir cast seçimi konusunda özellikle konuşmak istiyorum. Nero'nun kızını oynayan oyuncu fena bir oyuncu değil ki zaten daha çocuk fakat, dizinin sonunda Neronun çocuğu yaptığı kadını da görüyoruz. Yani Allah aşkına gerçekten öyle bir çocuk çıkmış olabilir mi ikisinden diye sormadan edemedim yani. Bir de kızı Zendaya'nin kuzeni diye mi almışlar o kadar benziyor ki. Gerçekten sırf farkındalık yaratsin ve "azınlık" olarak düşünülenleri de kattık demek için bu tarz işlere gerek yok cidden. Her yerde olmak zorunda değiller. Çünkü böyle bir zorunluluk yok. Herkes istediği yerde olsun ya.
Neyse konuyu diziye çevirecek olursak izlemenizi tavsiye ederim. Keyifli bir diziydi bence. Üstelik gerçekçi hissettiren yanlarından biri çocukların da öldüğünu ya da yaralandigini falan görüyoruz açık açık. Realite katması açısından iyi bir detaydi popüler bir yapıma göre. İkinci sezonu da gelecek muhtemelen bunu da son olarak belirtmek isterim.