Burası daha önceden daha canlı, her girdiğimde keyifli yorumlar okuduğum bir mecraydı ama son zamanlar da boş kalmış şehir gibi neden böyle oldu bilen var mı
Aksiyonu bol, hızlı anlatıma sahip bir film. Ancak felsefe olarak zayıf. Yakın gelecekte atmosfer olarak bitik olan Dünyada yaşamak istemeyen zenginlerin uzayda kurduğu başka bir yaşam vadisi ile dünyada yaşamaya devam eden fakir kesimin çatışması. Felsefi anlamda çok daha anlatılabilecek…devamıAksiyonu bol, hızlı anlatıma sahip bir film. Ancak felsefe olarak zayıf.
Yakın gelecekte atmosfer olarak bitik olan Dünyada yaşamak istemeyen zenginlerin uzayda kurduğu başka bir yaşam vadisi ile dünyada yaşamaya devam eden fakir kesimin çatışması. Felsefi anlamda çok daha anlatılabilecek alanlara fikir olarak sahip olsa da senaryo bence zayıftı.
10/6
Son yıllarda Netflix efektine maruz kalmadan ve Game of Thrones efekti ile de entrika vb ekleyerek genel kitleyi çekmeye çabalamayan 2006-2009 arası yıllarda ki gibi sağlam, kuvvetli bunalımların ve bilinmezliklerin yüksek seviyede olduğu iyi bir dizi izledim. Bu noktada, puanım…devamıSon yıllarda Netflix efektine maruz kalmadan ve Game of Thrones efekti ile de entrika vb ekleyerek genel kitleyi çekmeye çabalamayan 2006-2009 arası yıllarda ki gibi sağlam, kuvvetli bunalımların ve bilinmezliklerin yüksek seviyede olduğu iyi bir dizi izledim. Bu noktada, puanım yüksek orası net.
Ancak, yer yer sıkılmaya teşvik edecek kadar boşlukta geçen sekanslar ve yorucu karanlık tema (dark theme iyidir ama fazlası zarar) eksi yazdı.
Spoiler vermeyeyim gayet güzel ve merak uyandırıcı bir konusu var. 10/8
Spoiler içeriyor
Berkun Oya sanırım herkesin bildiği üzere zeki ve Türkiye’de bence en iyi senaristler içerisinde yer alan birisi. Ancak anlatım tarzı beyninde ki karmaşıklığı ve fikir çatışmalarını yansıtıyor anlatım dili yalın olabilirdi. Bu dizi de, biraz bunun kurbanı. İlk bölüm itibariyle…devamıBerkun Oya sanırım herkesin bildiği üzere zeki ve Türkiye’de bence en iyi senaristler içerisinde yer alan birisi. Ancak anlatım tarzı beyninde ki karmaşıklığı ve fikir çatışmalarını yansıtıyor anlatım dili yalın olabilirdi. Bu dizi de, biraz bunun kurbanı.
İlk bölüm itibariyle varoluşsal sancılarını dile getirebilen bir bebeği gördüğünüz anda normali normalin dışında bir anlatım ile izleyeceğinizi anlıyorsunuz ancak genel olarak anlatım yalın değil. Sahneler güzel ancak oyunculuklar bence zayıf.
Fatih Artman’ı her oyunculuğunda beğendim ancak bu dizi de maalesef zayıf kalmış. Aslıhan Gürbüz de zayıf kalmış ancak “annelik” kavramı ve oyunculuğu zaten klasik bir içsel yolculuk olduğundan karakteri biraz daha içselleştirebilmiş.
Oyunculuklar önemli çünkü dizide maalesef varoluşsal sancılar anlatılmaya çalışılıyor ancak tamamen Berkun Oya’nın kendi sancıları olduğunu düşündürtüyor çünkü genele göre değilde biraz kendi fikirleri gibi hissettirdi.
Bence sezon finali de zayıf bitti. Beklentim yüksekti, dolayısı ile puanım 10/6
Spoiler içeriyor
Baba-Oğul ilişkisi ve hatta kardeşler arasında ki ilişkiyi izlemeyen herkese net şekilde söyleyebileceğim şekilde bir film olarak eğrisi/doğrusu ve alt metinleri ile en iyi ele alan film bence. Aşırı duygusallık (ölüm, kayıp, tecavüz yada ağlatacak herhangi unsur) olmadan baba/oğul arasında…devamıBaba-Oğul ilişkisi ve hatta kardeşler arasında ki ilişkiyi izlemeyen herkese net şekilde söyleyebileceğim şekilde bir film olarak eğrisi/doğrusu ve alt metinleri ile en iyi ele alan film bence. Aşırı duygusallık (ölüm, kayıp, tecavüz yada ağlatacak herhangi unsur) olmadan baba/oğul arasında ki o çoğu zaman sert, duygusallığa açık olmayan diyalogları çok iyi anlatmış. Hayatta çok çalışan, özverili ama narsist bir baba olan Mr O’brien ın en büyük oğlu Jack’e yaşadığı zorlukları ve uğrayacağı adaletsizlikleri kendi acıları ve yorgunları ile yoğurup sert ve duygusuz bir şekilde aktardığı için belki oğlunu seviyor olsa bile kendisinden nefret ettiriyor ve diğer küçük iki oğlu da bu baba ve ilk çocuk arasında ki ilişkiyi görüp şanssız olan ilk oğullarının yolundan gitmemek için her şeyi deniyorlar. Halbuki, çok da güzel çocuklukları geçiyor. Narsist babanın sindirdiği anne ile üçünün de çok güzel bir ilişkileri mevcut. Hatta, baba seyahate gidince o kadar mutlu oluyorlar ki. Aslında babalarını sevmiyor da değiller ama narsistlik ve deneyimlerini hırçın bir şekilde aktardığı için maalesef gurur kırılıyor.
Ayrıca bu hayatta çoğu şeyin affı oluyor ama gurur kırarak, sanki canını yakan bir odun parçasını kırarmış gibi bir insanı istediğin yola sokmaya çalışırsan, bir gün gelir o insan oğul da olsa kardeş de olsa seni hayatından çıkarır.
Eksilere gelecek olursak, film akıcı değil. Hisleri ve duyuları diyalog ile anlatmaktansa görseller ile anlatmayı tercih ettiği için bi 20 dk falan uzay/kara delikler ve dünya görselleri patlayan lavlar eşliğinde kısa diyaloglar ile izliyorsunuz. Bu benim hoşuma gitmedi, yordu izlerken. Ben olayın içine girmeye çalışırken, film bunu kendine göre yapmaya çalıştı. İstediği zaman olayın içine aldı, istemediği zaman almadı. Hoşuma gitmedi.
10/6
Spoiler içeriyor
İnceleme ve değerlendirme anlamında olmasın, kesinlikle izlenmemesi gereken saçma bir Netflix yapımı daha diye bu gönderiyi paylaşıyorum. Sonu, rezil. Zaten film de çok kötü. Instagram reelslerinde vs paylaşılan “elektronik ne kadar alet varsa araba gemi vs alayı bozuldu” temalı film…devamıİnceleme ve değerlendirme anlamında olmasın, kesinlikle izlenmemesi gereken saçma bir Netflix yapımı daha diye bu gönderiyi paylaşıyorum. Sonu, rezil. Zaten film de çok kötü. Instagram reelslerinde vs paylaşılan “elektronik ne kadar alet varsa araba gemi vs alayı bozuldu” temalı film kesitleri tamamen algı operasyonu 🙂
Yani yaşanan olayların tek nedeni Amerikalı’ların “Dünya’da bizi sevmeyen çok ülke var, saldırı düzenlemiş olabilirler” fikri. Şaka değil, gerçekten bu. 🤦♂️
10/2
Spoiler içeriyor
Sonda söyleyeceğimi en başta söyleyeyim, bence Türk dizi tarihinde ki en iyi kurgu, en iyi senaryo ve çok iyi oyunculuklar içeren ilk 3 e benim gözümde direkt girecek bir yapım. Duygusal anlamda resmen boşlukta kaldım bitirdiğimde. İzlemesi zordu, izlerken kabullenmesi…devamıSonda söyleyeceğimi en başta söyleyeyim, bence Türk dizi tarihinde ki en iyi kurgu, en iyi senaryo ve çok iyi oyunculuklar içeren ilk 3 e benim gözümde direkt girecek bir yapım. Duygusal anlamda resmen boşlukta kaldım bitirdiğimde.
İzlemesi zordu, izlerken kabullenmesi çok zordu. Özge Özpirinçci sık takip ettiğim bir oyuncu olmadı ama bu dizi de inanılmaz iyiydi. Karakteri öyle güzel üzerine yakıştırmış ki, izlerken düşünmeden edemedim acaba ortak ne noktaları olabilir?
Salih Bademci’de aynı şekilde çok çok iyiydi. Duygusal ama bencil, vefalı ama tembel ve maalesef ezik Türk erkeği modelini çok iyi üstüne giymiş.
Dizi için ise, saatlerce konuşabilirim. 1.bölümü bitirdiğim de, Deniz karakteri resmen dizide Barış’ın Gün karakterine anlattığı gibi “Yokuşlu, virajlı ve engebeli” idi. Ancak, öyle bir vardı ki, öyle içtendi ki tüm erkekleri kendisi büyüsüne alabilirdi. Zaman içerisinde, baba-kız ilişkisinde ki güvensizliklerden gelen travmalar ve Barış’ın da iyi niyetli ama tembel karakteri onu zorlamaya başladı. Aslında Deniz için her şey üst üste geldi. Ne kadar sevse de, kalbinden asla söküp atamayacağını bilse de doğru bildiğini düşündüğü şeyde diretti. Sonu iyi mi oldu? 🙂 maalesef. İmrenilecek kadar birbirine aşık iki iyi insan, birbirlerine hayatı cehennem kıldı.
İzlemesi zordu. Kabullenmesi daha zor.
Barış karakterine gelince, böyle erkekler çocuklar, yaşlı teyzeler, yaşını almış anneler ve mazbut babalar tarafından sevilir, her durumda yanında olurlar. Ancak güçlü, Dünya tersine dönse ayakta kalabilecek kadar güçlü kadınlar ise bir süre sonra dayanamamaya başlar. Barış’ın en büyük hatası diye bir şey yok, ancak yüzlerce küçük hatası var. Maalesef….
1. Bölümde ki birbirlerine aşık olmaları, 6.bölümde ki kavgaları ve 7 ile 8. Bölümler de karakterleri ayrı ayrı izleyişlerimiz asla aklımdan çıkmayacak.
8. Bölümde, Deniz’i izlerken ve 7.bölüm olan Barış bölümünün sonunda Deniz ve Barış’ın tuvalette konuştukları sahnede içime bir yumru oturdu. Tüm dizi boyunca Barış’ı haklı görmeye başlarken, birden Deniz’e içim parçalandı.
Kimse, birbirine dünyayı zindan etmemeli arkadaşlar. Dizinin sonunda, gerçekten izlediğime biraz pişman oldum. Böyle karakterler, ilişkiler kesinlikle var ve maalesef aşırı fazla üzücü.
Ne diyebilirim ki, saatlerce yazabilirim. Son bölümde son sahne de her şeye rağmen, hele örneğin kavga sahnesinde Deniz’in evi terkedip sabah eve dönüşünü gördükten sonra asla bir daha bir araya gelemezler demişken tekrar başladıkları yere dönebilmiş olmaları gönlüme gül fidanları ekti.
Diziye puan vermek istemiyorum. Bence özel bir yapım.
Herkese tavsiye de etmiyorum, herkesin anlayabileceği derinlikte değil. Senariste ve lineer bir kurgu düzenleyen tüm ekibi de tebrik ediyorum.
Spoiler içeriyor
Jack Gyllenhall ve Ryan Reynolds’u görüp hemen listemde ki ön sıralara aldığım, hayal kırıklığı yaratan uzay-gerilim filmi. Düşünce güzel, yaratıcı ancak bir şeyler eksik. Karakterler ile ilgili film de pek bir şey yok, diyaloglar sığ. Oyunculuklar da karakterlere alan açmayan…devamıJack Gyllenhall ve Ryan Reynolds’u görüp hemen listemde ki ön sıralara aldığım, hayal kırıklığı yaratan uzay-gerilim filmi.
Düşünce güzel, yaratıcı ancak bir şeyler eksik. Karakterler ile ilgili film de pek bir şey yok, diyaloglar sığ. Oyunculuklar da karakterlere alan açmayan bir senaryo olduğu için zayıf.
10/5.5 ancak. 🙋🏻♂️
Spoiler içeriyor
Norveç’de difteriye yakalanan kasaba çocukları için panzehiri getirmek ne uçak ile ne de karayolu ile mümkün. Sadece köpeklerin çektiği kızaklar ile gidilebilir ancak yol çok tehlikeli ve hava şartları olumsuz. Togo ise, başrol karakterimizin başlarda hiç istemediği bir köpek. Filmografi…devamıNorveç’de difteriye yakalanan kasaba çocukları için panzehiri getirmek ne uçak ile ne de karayolu ile mümkün. Sadece köpeklerin çektiği kızaklar ile gidilebilir ancak yol çok tehlikeli ve hava şartları olumsuz. Togo ise, başrol karakterimizin başlarda hiç istemediği bir köpek.
Filmografi olarak güzel, hissiyat geçiyor. Togo’ya hayran olmamak, aşık olmamak elde değil. Gerçek hikayeden uyarlandığı için de izlerken ekstra etkileniyorsunuz.
Togo, sen mükemmel bir köpeksin. 10/10 🐾🐾
Filmin ütopik konusu ilgi çekici. Dünyada ki nüfus patlaması, doğanın artık homo sapienslerin zararını karşılayamadığı noktaya geldiği anda bir bilim adamının insanların küçülmesini ve Dünyada işgal ettiği alanı küçültebileceği hayali ve buluşu ile başlıyor. Başrol karakterimiz (Matt Damon) düşük gelirli…devamıFilmin ütopik konusu ilgi çekici. Dünyada ki nüfus patlaması, doğanın artık homo sapienslerin zararını karşılayamadığı noktaya geldiği anda bir bilim adamının insanların küçülmesini ve Dünyada işgal ettiği alanı küçültebileceği hayali ve buluşu ile başlıyor. Başrol karakterimiz (Matt Damon) düşük gelirli bir Amerikalı ve ev-araba almak için çalışan bir adam.
Karısı ile küçülmeye karar veriyor, karısı son dakika vazgeçiyor. Buraya kadar fena değil, hmm diye izlenebiliyor. Ancak konu tamamen bu kadarmış :) sonrasında olanlar, tamamen saçmalık. Küçülme işlemini tamamlayan karakterimiz, filmin sonunda dünyanın yok olacağını bile bile bir Tayvanlı ile küçülen insanların da olduğu dünyada kalmayı seçiyor, fakirlere yardım ediyor.🤦♂️ Son 25 dakikasını ileri sararak izlemek zorunda kaldım. Puanım 3, tavsiye etmiyorum 😒