"Ah kadınlar! Anlaşılmaz bir muamma... Bazen vahşet ve şiddeti zayıf okşayışlara, küçük iyiliklere tercih ederler. Bir uçurumun içine düşerken etrafında rastladığı kişileri, tutunabileceği her şeyi kucaklayanlar gibi, bütün cemiyet içinde imdadına yetişecek kimsesi, sığınacak hiçbir yeri olmayan Dilsitan da kadınlık…devamı"Ah kadınlar! Anlaşılmaz bir muamma... Bazen vahşet ve şiddeti zayıf okşayışlara, küçük iyiliklere tercih ederler.
Bir uçurumun içine düşerken etrafında rastladığı kişileri, tutunabileceği her şeyi kucaklayanlar gibi, bütün cemiyet içinde imdadına yetişecek kimsesi, sığınacak hiçbir yeri olmayan Dilsitan da kadınlık ve insanlık haysiyetinin alçaldığını gördükçe Behçet Bey'e büsbütün sarılarak sevmeye başlamıştı."
"Şu gerçeği itiraf etmeliyiz ki bizler çoğunlukla en uzak bir yerde bulunan bir ailenin özel hayatını bildiğimiz halde oturduğumuz yerin bir saat ötesini bilmeyiz."
"Yirmi yaşında olmadığımız halde bizler de mutlu olduğumuz anları gözden geçirsek, bütün kainatın karşısında titrediği şu kelimeye ulaşmaz mıyız? 'Hiç!'. "
"Yalnızca gerekli olduğunu düşündüğümde konuşurum. Şimdi de o anlardan biri. Bir fısıltı, bazen bağırmaktan daha çok ses çıkarır." "Hintli olarak gidersek, Pakistanlılar, Ruslar veya Amerikalılarla tanışırız. Hindu olarak gidersek Müslümanlar, Hıristiyanlar, Budistler veya Yahudilerle tanışırız. Gandhici olarak gidersek kapitalistler, komünistler…devamı"Yalnızca gerekli olduğunu düşündüğümde konuşurum. Şimdi de o anlardan biri. Bir fısıltı, bazen bağırmaktan daha çok ses çıkarır."
"Hintli olarak gidersek, Pakistanlılar, Ruslar veya Amerikalılarla tanışırız. Hindu olarak gidersek Müslümanlar, Hıristiyanlar, Budistler veya Yahudilerle tanışırız. Gandhici olarak gidersek kapitalistler, komünistler veya sosyalistlerle tanışırız. Bunlar bizi ayıran etiketler. Hintli, Hindu, Gandhici olarak gitmek istemiyorum. Ben sadece insan olarak gitmek istiyorum; o zaman nereye gidersem gideyim insanlarla tanışırım. Hepsiyle arkadaşlık kurabilirim."
"Bugün için yaşa, yarın da yaşamak iste. Ama burada ve şimdide yaşa."
"Hiçbir şeyin zihninizi güzel, uzun, çamurlu ve zorlu bir yürüyüşten daha fazla temizlemediğini öğrendim -tercihen sağanak yağmur yerine, ideal olarak sizi erdemli hissettirecek kadar çiseleyen yağmurda."
"Gerçekler bize ne yapacağımızı ve nasıl yapacağımızı anlatır ama bir şeyler yapmamız gerektiğini ve neden yapmamız gerektiğini anlatan insanlığımızdır."
"Her şeye karşı o kadar duyarlıydım ki çözünüp kaybolacağımı sanıyordum."
"Eylemlerin sesi kelimelerden daha yüksek çıkar."
"Birçok insan mutsuz olmak için bahaneler arıyor." "İyi insanlar bu dünyada nadiren hayatta kalır." "Gerçek, birbirimize söylediğimiz yalanları ve kendimize söylediğimiz yalanları yakıp yok eden arındırıcı bir ateştir." "Ölmek de yaşamak kadar doğaldır." "Yaratılmayı da, nasıl yaratılacağımızı da biz seçmeyiz."…devamı"Birçok insan mutsuz olmak için bahaneler arıyor."
"İyi insanlar bu dünyada nadiren hayatta kalır."
"Gerçek, birbirimize söylediğimiz yalanları ve kendimize söylediğimiz yalanları yakıp yok eden arındırıcı bir ateştir."
"Ölmek de yaşamak kadar doğaldır."
"Yaratılmayı da, nasıl yaratılacağımızı da biz seçmeyiz."
"Eğer hayaller yok olursa, insanlık da yok olur."
"Entelektüel kesimin okunmasında sakınca görmediği çağdaş yahut kabaca çağdaş birtakım romancıların olduğu söylenebilir; fakat sıradan sayılabilecek iyi veya kötü romanlar rahatça göz ardı edilirken sıradan sayılabilecek iyi veya kötü şiir eleştiri kitapları hâlâ ciddiye alınıyor. Yani roman yazıyorsanız seslendiğiniz kesim,…devamı"Entelektüel kesimin okunmasında sakınca görmediği çağdaş yahut kabaca çağdaş birtakım romancıların olduğu söylenebilir; fakat sıradan sayılabilecek iyi veya kötü romanlar rahatça göz ardı edilirken sıradan sayılabilecek iyi veya kötü şiir eleştiri kitapları hâlâ ciddiye alınıyor. Yani roman yazıyorsanız seslendiğiniz kesim, başka bir türde yazmanız halinde sesleneceğiniz kesim kadar kültürlü olmuyor."
"insan bir şey hakkında yazmaz ki, sadece yazar." Günümüzde hakim olan edebi kibrin son derece haklı bir eleştirisiydi. Deyimin kendisi fazla 'doksanlar korktuğu' gerekçesiyle kullanılmasa da 'sanat sanat içindir" anlayışı o dönemde bugünkünden bile güçlüydü; 'sanatın ahlakla hiçbir ilgisi yok' lafı en tutulan slogandı. Sanatçı her zaman bir adım önde olan ve adına 'güzellik' denen bir şeyin peşine düşüp ahlaki, siyasi ve iktisadi bir boşluk üzerinde bir oraya bir buraya sıçrayan biri olarak görülüyordu. Eleştirmense her zaman tümüyle 'yansız' olmalıydı, yani sahip olduğu diğer önyargılardan hiçbir şekilde etkilenmeyecek soyut estetik ölçütler üzerinden eleştiri yapmalıydı. Ahlaki ya da dini mahiyeti yüzünden bir kitabı sevdiğinizi ya da sevmediğinizi itiraf etmek hatta kitabın herhangi bir mahiyeti olduğunu fark ettiğinizi itiraf etmek ağza alınacak şey değildi."
"Pek çok insanın, yalnız kaldığında hiç gülmediğini görüyorum. Bir insan yalnız kaldığında gülmüyorsa iç dünyası epey yavan olsa gerektirir. Fakat yine de her insanın bir iç dünyası vardır ve yine her insan başkalarını anlamanın veya başkalarınca anlaşılmanın neredeyse imkansız olduğunu; yani insanların içinde bulunduğu yıldızvari yalnızlığı bilir. Adeta tüm edebiyat, dolaysız yollar (yani kelimeler) hemen hemen kifayetsiz kaldığı için, dolaylı yollarla bu yalnızlıktan kaçma çabasıdır."
"Buradaki mesele aslında epey basit: Ne kadar nahoş hatta ne kadar ahmakça olursa olsun her görüşe kulak vermek gerekir mi? Soruyu bu şekilde sorduğunuz takdirde neredeyse her İngiliz entelektüeli size 'Evet' cevabını verecektir. Ama işi somuta döküp, 'Peki ya Stalin eleştirilirse? Böyle bir görüşe kulak vermek gerekir mi?' diye sorarsanız alacağınız cevap muhtemelen 'Hayır' olacaktır. Çünkü böyle bir durumda şu anki düşünce iklimine meydan okumuş olursunuz, dolayısıyla ifade özgürlüğü ilkesi de artık geçersizdir. İfade özgürlüğü yahut basın özgürlüğü talep ettiğimizde aslında sınırsız bir özgürlük talep etmiş olmayız. Fakat Rosa Luxemburg'un dediği gibi özgürlük 'farklı düşünenlerin özgürlüğü'dür. Yine aynı ilke Voltaire'in meşhur sözünde de dile getirilmiştir: 'Söylediklerinize hiçbir şekilde katılmıyorum; ama onları dile getirebilmeniz için hayatımı feda etmeye hazırım.' Hiç şüphesiz Batı medeniyetinin alameti farikalarından biri olan düşünce özgürlüğü olsa olsa şu anlama gelir: Toplumun geri kalanına belirgin bir şekilde zarar vermediği müddetçe herkesin doğru bildiği şeyi söyleme ve yayınlama hakkı vardır."
"Sizi her yönden zorlayan, sizi yeni yerlere götüren, kapılarınızı açan biri. Ruh eşiniz." "İnsanlar onu terk etme fırsatı bulamadan onları kendinden uzaklaştırıyor." "Kötü zamanlar yaşayacaksın, ama bu kötü zamanlar seni her zaman daha önce fark etmediğin güzel şeylere uyandıracak." "Çünkü…devamı"Sizi her yönden zorlayan, sizi yeni yerlere götüren, kapılarınızı açan biri. Ruh eşiniz."
"İnsanlar onu terk etme fırsatı bulamadan onları kendinden uzaklaştırıyor."
"Kötü zamanlar yaşayacaksın, ama bu kötü zamanlar seni her zaman daha önce fark etmediğin güzel şeylere uyandıracak."
"Çünkü başına gelen ilk şey, kendisini sevmesi gereken kişiler tarafından terk edilmek oldu."
"Bazı insanlar, başkası onlara inanmadan kendine inanmaz."
"Kendi sesinizi bulmak için çabalamalısınız. Çünkü ne kadar uzun beklerseniz, bulmanız o kadar zor olur." "İnsanlar sadece hayalleri peşinde özgür olur. Her zaman böyleydi, her zaman böyle olacak." "Ağlamak değil gülmek için sebepler arayın." "Kim ne derse desin, sözcükler ve…devamı"Kendi sesinizi bulmak için çabalamalısınız. Çünkü ne kadar uzun beklerseniz, bulmanız o kadar zor olur."
"İnsanlar sadece hayalleri peşinde özgür olur. Her zaman böyleydi, her zaman böyle olacak."
"Ağlamak değil gülmek için sebepler arayın."
"Kim ne derse desin, sözcükler ve düşünceler dünyayı değiştirebilir."
"Henüz vaktin varken tomurcukları topla.
Zaman hala uçup gidiyor.
Ve bugün gülümseyen bu çiçek,
Yarın ölüyor olabilir."
"En iyi yüreğiyle görebilir insan. Gözler, asıl görülmesi gerekeni göremez." "İnsanların arasında da yalnızdır insan." "Birini güzel olduğu için sevmezsin ki. Sen sevdiğin için güzeldir o. Sırf sen seviyorsun diye herkesten farklıdır. Herkesten başka bakar gözleri. Onu özel kılan sensin.…devamı"En iyi yüreğiyle görebilir insan. Gözler, asıl görülmesi gerekeni göremez."
"İnsanların arasında da yalnızdır insan."
"Birini güzel olduğu için sevmezsin ki. Sen sevdiğin için güzeldir o. Sırf sen seviyorsun diye herkesten farklıdır. Herkesten başka bakar gözleri. Onu özel kılan sensin. Senin sevgin."
"Hayatın boyunca beş para etmez pek çok insanla karşılaşacaksın. Seni üzerlerse bil ki salak oldukları için öyle davranıyorlardır. Onların davranışlarına onlar gibi karşılık verme. Dünyada intikam ve garez hissinden daha kötü bir şey yoktur." "Asla unutma. Korku farkındalığımızı yitirmemize neden…devamı"Hayatın boyunca beş para etmez pek çok insanla karşılaşacaksın. Seni üzerlerse bil ki salak oldukları için öyle davranıyorlardır. Onların davranışlarına onlar gibi karşılık verme. Dünyada intikam ve garez hissinden daha kötü bir şey yoktur."
"Asla unutma. Korku farkındalığımızı yitirmemize neden olur. O da bizi birer korkağa çevirir."
"Mutluluğa o kadar açtık ki, özgür olmadığımızı unutmuştuk."
"Çünkü iyi insanlarda bile, bir nebze güvenebileceğiniz insanlarda bile, eğer gerçek rahatsız ediciyse ve gerçek onlara uymuyorsa, inanmazlar." "...Yardıma ihtiyacım yok. Sadece kötü şeylerin olmasının durmasını istiyorum." "Yolu göremiyor olmamız, onun orada olmadığı anlamına gelmez." "Bu, tıpkı omurgalarına saplanan bir…devamı"Çünkü iyi insanlarda bile, bir nebze güvenebileceğiniz insanlarda bile, eğer gerçek rahatsız ediciyse ve gerçek onlara uymuyorsa, inanmazlar."
"...Yardıma ihtiyacım yok. Sadece kötü şeylerin olmasının durmasını istiyorum."
"Yolu göremiyor olmamız, onun orada olmadığı anlamına gelmez."
"Bu, tıpkı omurgalarına saplanan bir kurşun gibi, ömür boyu yanlarında taşıyacakları bir şey."
"Bazen acı ansızın gelir."