"sevgiyle bakmaktan korktukları için düşmanca yaklaşıyorlar. kendi işlerine gelen bir namus anlayışı adına namussuzluk ediyorlar. iyi, güzel, doğru ne varsa kirletmek istiyorlar. boş, amaçsız bir tatmin işte... anlıyor musunuz?"
Spoiler içeriyor
ailelerin kız cocuklarina olan baskici tutumunun cocuklari getirebilecegi en son noktayi, erkeklerin kadinlari nasil objelestirdigini aydinlik, akici ama rahatsiz edici sekilde anlatan sahane sofia coppola filmi. romani yillar once okumama ragmen hatirliyorum, daha yogun, derin ve melankolik bir anlatima sahip.…devamıailelerin kız cocuklarina olan baskici tutumunun cocuklari getirebilecegi en son noktayi, erkeklerin kadinlari nasil objelestirdigini aydinlik, akici ama rahatsiz edici sekilde anlatan sahane sofia coppola filmi.
romani yillar once okumama ragmen hatirliyorum, daha yogun, derin ve melankolik bir anlatima sahip.
,belli ki doktor, sen hic 13 yasindaki bi kiz olmadin, repligiyle unlu sayilir.
kizlarin baloya gitmeden once babalarina cektirdikleri fotograf¹ nasıl öleceklerini belirtir:
lux: fotografta elinde sigara tutar gibi,,garajdaki arabayı çalıştırıp camını acarak egzoz dumanıyla zehirlendi. yalnizca araba camindan disari sarkmis, sigara tutan eli gozukuyordu
therese: fotografta gozleri kapali,,,uyku hapı ile intihar etti
mary: fotografta diger iki kızın arasında sikisik bir vaziyette gozleri acık,,kafasını fırının icine sokarak intihar etti
bonnie: fotografta boynunu tutuyor,, kendini astı
fotograf¹: https://external-preview.redd.it/Ixe9-7n0uU1UDQ-dI5Othn12Q7tBLKHqmaLmIDN1mkM.jpg?s=5f68ce03f295a8f691f44e5817a477450faf0f60
cecilia was the first to go
lux was the last to go
"when she jumped, she probably thought she would fly"
Spoiler içeriyor
doneminin pek otesinde, muthis bir klasik. hitchcock'un psychosunda sembolizme guzel ornekler bulunabilir. mesela norman'ın nasıl bir kafes icinde oldugu: yaptıgı ici doldurulmus kusları saklar, aslında kus kendisidir. film boyunca gercekten de kus gibi yurur, kus gibi yemek yer. aslında kendi…devamıdoneminin pek otesinde, muthis bir klasik.
hitchcock'un psychosunda sembolizme guzel ornekler bulunabilir. mesela norman'ın nasıl bir kafes icinde oldugu:
yaptıgı ici doldurulmus kusları saklar, aslında kus kendisidir. film boyunca gercekten de kus gibi yurur, kus gibi yemek yer. aslında kendi kafesini insaa etmistir o.
ayrıca filmin bircok yerindeki suratın yarısının aydınlatıldıgı sahneler, karakterledeki iyi ve kotu yanları sergilemek icin kullanılır, yanlıs bir secim yapan karakter karanlık tarafa doğru yurur, kalkar vs.
"slavoj zizek, filmdeki evin katlarının id, ego ve superego ile eşleştiğini söyler. giriş katı egodur, norman bates burda normal bir şekilde hayatnı yaşar. üst katta istekleri bitmeyen, memnun edilmesi imkansız olan superego vardır, anne orada yaşar. ve norman bates anneyi id olan bodrum katına taşırken kadın hemen uygunsuzlaşır, toplumsal kuralları unutur "am i fruity?" gibi laflar etmeye başlar."
unutulmaz son sozler:
"bir annenin, kendi oğlunu kınayan açıklamalar yapması her zaman üzücüdür. ama onları cinayeti benim işlediğime inandıramadım. şimdi onu götürecekler, tıpkı yıllar önce olduğu gibi. her zaman kötü bir çocuktu ve sonunda sanki o içi doldurulmuş kuşlar gibi oturup etrafa bakmaktan başka bir şey yapıyormuşum gibi, o kızları ve o adamı benim öldürdüğümü söyledi. parmağımı bile oynatamadığımı biliyorlar. benden şüphelenmemeleri için sessizce burada oturacağım. muhtemelen beni izliyorlardır. izlesinler. nasıl bir insan olduğumu görsünler. bir sineğe bile zarar veremem. umarım izliyorlardır. görecekler. görüp anlayacaklar ve, "neden, bir sineğe bile zarar veremezdi?" diyecekler."
kotu senaryo. sahane coloring. muazzam kamera acilari. fakat kafam sisti. bosu bosuna yarim saat uzatilmistir. son kuvet sahnesinde bir iki kere irkildim. hostu. harrison ford ve kasli gobegi, bende orta yasli pust profesor fobisi olusturdu. 4/10
aile sahneleri, hem filmin yonetmeni hem de basrolu olan vincent gallo'nun cocukluguna gondermeymis. cocukluk travmalarimizin, yetistirilis tarzimizin zekamizi ve ahlakimizi ne kadar etkiledigine buyuk bir ornektir kendisi.
kafka'nın yayınlamaya, hatta baslık vermeye layık bulmadıgı romanı. kendisinin diger eserlerindekinin aksine bir bunalım degil igneleyici bir mizah havası hakim, belki de bu yuzden yayınlamamıstır. yazım dili hafiftir.
Spoiler içeriyor
senaryo tanıdık ama ilgi cekici. apartman dairesindeki yakalanma sahnesinde bulusan gozler, filmin sonunda vurdu-kırdı/kan davası/intikam vs olmadan kendilerini omurlerinin sonuna dek vicdan azabıyla cezalandıran karakterler ve ekrandan hissedilen tutku bu filmi oldukca sevmeme yetti. tarzınız bu yondeyse oneririm. juliette binoche…devamısenaryo tanıdık ama ilgi cekici. apartman dairesindeki yakalanma sahnesinde bulusan gozler, filmin sonunda vurdu-kırdı/kan davası/intikam vs olmadan kendilerini omurlerinin sonuna dek vicdan azabıyla cezalandıran karakterler ve ekrandan hissedilen tutku bu filmi oldukca sevmeme yetti. tarzınız bu yondeyse oneririm.
juliette binoche ve jeremy irons'ın arası cok kotuymus. juliette binoche sevisme sahnelerinin onu incittigi(?) gerekcesiyle birkac kez seti terk etmis.
kendisi bu filmde cok guzeldir.
ensest iliskiden uzak durun!!!!