Arkadaşlar bugün sinemadan konuşalım. En sevdiğiniz sinema türü hangisi? Ben her ne kadar komedi, dram, bilim-kurgu falankarışık izlesemde korku sinemasından vazgeçemem gibi... Peki ya en sevdiğiniz korku sineması desem? İspanyol korkuyuda çok sevsemde sanırım - henüz repertuarımı genişletmememle beraber-Asya Korku…devamıArkadaşlar bugün sinemadan konuşalım. En sevdiğiniz sinema türü hangisi? Ben her ne kadar komedi, dram, bilim-kurgu falankarışık izlesemde korku sinemasından vazgeçemem gibi... Peki ya en sevdiğiniz korku sineması desem? İspanyol korkuyuda çok sevsemde sanırım - henüz repertuarımı genişletmememle beraber-Asya Korku Sineması diyebilirim. Peki ya en sevdiğiniz yönetmen desem? Ben sanırım Christopher Nolan derdim. Yönetmen hem sağlam bir senaryo üzerinden güzel bir anlatım sunuyor, hem de herkese hitap edebilecek bir görsel şölen sunuyor. Ve ve ve en son olarak en sevdiğiniz film desem? Ben bunada sanırım Inception derdim. Inception'ı bilmeyen ölsün vs. diye linçlemeyeceğim merak etmeyin. öyle bir huyum yok. Olabilir izlememiş olabilirsiniz ama rüyalara merakınız vs. varsa mutlaka izleyinn. Diğer dallarda da(oyuncular falan) konuşmak isterdim ama henüz o yetkinliğe eriştiğimi düşünmüyorum. Sinema deniz deryadır, damla taşıyanlara selam olsun! 'ars longa vita brevis' onu nitelikli filmlerle besleyin ;) fanboylar beğenmedi tabi xd
Bir Kış Sabahı Bir kış sabahı Ayrıldım evden deli gibi Hava keskindi Bedenim benden Kahramanca bir karar istiyordu Gazete ve kalem aldım elime Ucuz bir daire buldum Üç aylığına kiralayıp Mobilyaları yerleştirdim Görmek istemiyorum bir daha seni Zor bir gece…devamıBir Kış Sabahı
Bir kış sabahı
Ayrıldım evden deli gibi
Hava keskindi
Bedenim benden
Kahramanca bir karar istiyordu
Gazete ve kalem aldım elime
Ucuz bir daire buldum
Üç aylığına kiralayıp
Mobilyaları yerleştirdim
Görmek istemiyorum bir daha seni
Zor bir gece geldi ve ben
Sahipsiz hissediyorum
Geri dönmek istiyorum
Özür dilemek
Ama utanıyorum sana söylemeye
Sensiz nasıl da yarımım
Bir hayat böyle mahvedilmez ki
Geri dönmek istiyorum
Özür dilemek
Ama kaçan kovalıyor beni
Bir kış sabahı
Ayrıldım evden deli gibi
Hava keskindi
Bedenim benden
Kahramanca bir karar istiyordu
Ena Heimoniatiko Proi, Eleni Vitali
(istihareye durmak önemli)
Önxelikle film Arturo Perez Revertenin Dumas Kulübü adlı kitaptan uyarlamaymış (o kitabı da kaç seneden beri aradım bulamamıştım sahafçılarda bir gün sipariş edeceğim özel olarak artık) bende yeni öğrendim. Film 'noir film' tarzında çekilmiş. Polanski bu filmde bir şeyler denemeye…devamıÖnxelikle film Arturo Perez Revertenin Dumas Kulübü adlı kitaptan uyarlamaymış (o kitabı da kaç seneden beri aradım bulamamıştım sahafçılarda bir gün sipariş edeceğim özel olarak artık) bende yeni öğrendim. Film 'noir film' tarzında çekilmiş. Polanski bu filmde bir şeyler denemeye çalışmış ama olmamış gibi. Satanik tarikatlar, Şeytan ve kitaplar üzerinden dönen bir film. Sonunun hiçbir şey anlatmaması(sonda ne oömuştu mesela Depp'in amacı neydi diğer karakter Dokuzuncu Kapı'dan Şeytan' a ulaşmaya mı çalışıyordu) , genel olarak donuk kalması filmin en büyük eksiği ama eğer kütüphaneler sizi kendine çekiyorsa, sahaf falan görmek istiyorsanız ve seviyorsanız sırf bunun için bile izlenilir. Zamanına göre kötü bir film olarak değerlendirilse de roman uyarlaması olduğunu da gözönünde bulundurmak lazım. Filmle ilgili romana sadık kalnımış tek bildiğim nokta adamın sağ bacağından ters şekilde asılmasıydı. Filmide izleyeli üç yıl oluyor. Bi ara zevkine tekrar açar izlerim. Tabi askerdeyken falan ölmezsem. :p Johnny Depp'in bu filmdeki tarzını çok beğenmiştim. (tabi Karayip Korsanları'ndaki performansından falan eser yok :d) Bende bi ara onun gibi uzun paltoyla falan dolaşıyodum :p bu arada Depp'in partneri sarışın karakterde Polanski'nin eşiymiş. Artık analiz videoları falan izleyip izlememek size kalmış. (bu tür filmleri ben seviyorum)
Gerçekten Şeytan tarafından yazılmış(veya yazdırılmış) bir kitap okumak isterseniz (ben kani oldum) Yahuda Berg'in yazdığı Satan Otobiyografiyi önerebilirim. Mümkünse zayıf iradeliler okumasın Şeytan'ın yazdırdığını da düşünecek olursak :p
Fav cimriliği için teşekkürler bu arada gönderiler de(film incelemeleri) o oranda olacaktır
Spoiler içeriyor
Yılmaz Odabaşı kitaplarını fulleme vol. 2'den devam. Selamlar. Ezilen halkın sesi olan bu 'öteki' yazarı herkes biliyodur. Bilmese bile işte ondan bundan öğrenecekler. Yazarın maharetleri şiirde de devam ediyor. Şimdi birkça can alıcı pasaj: Adımı yalnızlığa yakıştırmayın derken, yalnız da…devamıYılmaz Odabaşı kitaplarını fulleme vol. 2'den devam.
Selamlar. Ezilen halkın sesi olan bu 'öteki' yazarı herkes biliyodur. Bilmese bile işte ondan bundan öğrenecekler. Yazarın maharetleri şiirde de devam ediyor.
Şimdi birkça can alıcı pasaj:
Adımı yalnızlığa yakıştırmayın
derken, yalnız da kalabalık mıyım?
Ve bu yeryüzü
ve kentyüzü çürümüş uzayın boşluğunda;
böyle burnumu kapasam da,
sevinçlerim zonkluyor kaçmaya kaç var daha?
**
Unutmak diyordum
Ezberlediğim sıcaklıkları ;
Unutmak zor değil,
Zor olan unutmak alışılanı...
**
Yeniden vursam yollara
Yine aynı yerde tökezler;
Düşsem,
Yine kalkmak için düşerdim...
**
Biz
ki
diri
diri
tarihin
gizinde
kefenlendik;
ey
kaç
yüzyıldır
iz
süren
o
yurtsuz
kimlik!
**
Çoktan beri hasret...
Yarim, uzaklık ömrüm;
uzkalık uçarı dili hasretin...
**
Yeni intiharlar keşfetmiştim kullanmaya az vardı.
Sonra bir çocuk sesi bulmuştum bir vadinin önünde;
o sese bırakıp kendimi, sonrası bir intihar.
O çocuk gülmese kullanmaya az vardı...
Fizik, eşik'lere bağlı olay ve nitelikler tanır. Tabiat'ın bildiği ve şifre anahtarı kendisinde bulunan EŞİK geçilmedikçe, görülmez, ortaya çıkmaz olaylardır bunlar. Çinko-Sulfit'e sarı ışık tut-elektronları bırakmaz, ne zaman ki hafif gök mavisi ışınları görür, yerinden sökülür(fotoefekt eşiği geçilmiştir)! Sıfırın altında…devamıFizik, eşik'lere bağlı olay ve nitelikler tanır. Tabiat'ın bildiği ve şifre anahtarı kendisinde bulunan EŞİK geçilmedikçe, görülmez, ortaya çıkmaz olaylardır bunlar. Çinko-Sulfit'e sarı ışık tut-elektronları bırakmaz, ne zaman ki hafif gök mavisi ışınları görür, yerinden sökülür(fotoefekt eşiği geçilmiştir)! Sıfırın altında yüz derecede soğutulan oksijen en yüksek basınç altında bile sıvı haline gelmez, direnir. Gaz, teslim olmaz! Yüzonsekiz'in altına düşüldüğünde - sıvı halimde akar.
Canilik de, anlaşılan, eşiği olan bir niteliktir. Bir insan, hayatı boyunca, sarkaç gibi, iyi ile kötü arasında bocalar durur. Bazan aşağı kayar, ipi koparır, yukarı tırmanır, pişman olur, tekrardan karanlığa gömülür- fakat caniliğin eşiği aşılmadıkça -dönüş yolu açık kalır. Kendisine, hesabına beslediğimiz ümitler dışına da kaymaz. Fakat eğer işlediği cürümlerin yoğunluğu veya yoğunluğun bir derecesiyle, veya salt güçlüğüyle bir an için eşiği aşarsa- insanlıktan çıkmış sayılacaktır. Belki de- sonsuzluğa kadar.
İnsanların öteden beri adalet hakkında düşündüklerinin toplamını yaparsak, bir tarafta kusurları, öbür yanda kusurun hakkından gelen fazileti göreceğiz.
Şansımız yaver gitti, öylesine bir devrin tanığı olduk ki, faziletin gerçi galip gelmediği, fakat hiç olmazsa üzerine köpeklerin saldırılmadığı zamanı gördük. Paçavralarla örtülü, cılız vücutlu ve dayak yemiş fazilete, ses çıkarmamak şartiyle, içeri girmek ve köeşde otrumak için izin çıktı.
Bir şartla: kusurdan söz edilmiyecek. Kabul ediyoruz: fazilet ayak altına alınmıştı, fakat ortada kusur yoktu. Kabul ediyoruz: şu kadar milyon insan uçuruma itildi fakat sorumlusu yoktu. Ve eğer biri çıkarda çok aşağıdan alarak: "peki ya ötekileri" diye başlarsa, her yandan ve ilk ağızda dostça uyarılar yükselir: "Napıyorsunuz yoldaşlar? Ne diye eski yaraları d e ş e l i m ?" derler. (*) Arkasından çomak kullanarak: "Çüş dayak kaçkınları; itibarınız geri gelmedi!"
(*) "İvan Denisoviç" te geçer; "mavi" emeklilerin itirazları: Kamplarda hapis kalanların yaraları neden deşilsin? Güya ONLARI korumak gerekirmiş!
(Gulag kamplarında ölen milyonların anısına...
Gulag Takım Adaları 1. Cilt)
21 Aralık GEÇİRDİĞİN YILLAR İÇİN NE GÖSTERECEKSİN? "Çoğu zaman yaşlı bir adamın uzun bir süre yaşadığına dair tek kanıtı yaşıdır." Seneca, Aklın Dinginliği Üzerine, 3.8b N e kadardır hayattasın ? O yılları al, önce 365 ile sonra da 24 ile…devamı21 Aralık
GEÇİRDİĞİN YILLAR İÇİN NE GÖSTERECEKSİN?
"Çoğu zaman yaşlı bir adamın uzun bir süre yaşadığına dair tek kanıtı yaşıdır." Seneca, Aklın Dinginliği Üzerine, 3.8b
N e kadardır hayattasın ? O yılları al, önce 365 ile sonra da 24 ile çarp. Toplamda kaç saat yaşamışsın? Bunların tamamı için bize ne gösterebilirsin ?
Birçok kişi için bu sorunun cevabı şöyle olur: Gösterecek bir şeyim yok. Garanti gözüyle baktığımız o kadar çok saatimiz var ki. Bu gezegende geçirdiğimiz yıllara dair gösterebileceğimiz şeyler katıldığımız golf turnuvaları, ofiste geçirdiğimiz yıllar, şık bir restoranda bir masa için beklerken harcadığımız zaman, okudu ğumuzu dahi hatırlamakta zorlandığımız bir yığın aptalca kitap ve belki de bir oda dolusu oyuncak olabilir. Raymond Chandler'ın Elveda Güzelim adlı kitabındaki karaktere benzeriz. Adam şöyle der: "Çoğunlukla zaman öldürüyorum. Ve inan bana zaman epey zor ölüyor." Bir gün saatlerimiz tükenmeye başlayacak. O zaman, "Zamanımı gerçekten de iyi değerlendirdim," diyebilmek iyi olurdu.
Bu başarı, para ya da konum olarak söylenmemeli. Tüm bunlar hakkında Stoacıların ne düşündüğünü biliyorsun. Bunu söylerken senin düşüneceğin şeyler bilgelik, anlayış ve insanların savaştığı konularda gösterilen gerçek bir ilerleme olmalı.
Sana verilen zaman çerçevesinde gerçekten bir şeyler yapa bildiğini gösterebilseydin ne olurdu? Peki ya gerçekten ( buraya yaşını yaz) yıl yaşadığını kanıtlayabilseydin? Ve bu yılları sadece yaşamadığını; tam anlamıyla yaşadığını kanıtlayabilseydin?
Arkadaşlar bugün bir konudan bahsetmek istiyorum. O konuda film dizi ve kitaplar hakkında. Bu uygulamayı gezerken takıldığım bazı profillerde benim gibi birçok film dizi kitap ekleyenleri gördüm. Ama sorun şu ki bu eklediğimiz film dizi ve kitapların listesi bir hayli…devamıArkadaşlar bugün bir konudan bahsetmek istiyorum. O konuda film dizi ve kitaplar hakkında. Bu uygulamayı gezerken takıldığım bazı profillerde benim gibi birçok film dizi kitap ekleyenleri gördüm. Ama sorun şu ki bu eklediğimiz film dizi ve kitapların listesi bir hayli kabarık. Zaten bu yüzden bende okuyacaklarım olmasa bile(zira hem özel defterim var bunla ilgili hem de 1k)izleyeceklerimde bir tasfiyeye, temizliğe gittim 2 hafta kadar önce. Benim de size önerebileceğin nacizane tavsiye şudur ki; izleyeceklerinizin listesini minimal tutun. (atıyorum adam 10 k film eklemiş ömrün yeter mi sence aga bu filmleri izlemeye? Benim gibi bazı profilleri gördükçe hem hayrete düşüyorum hem dehşete, bir tek ben var sanıyordum böyle psikopat sjsjsjdjdkdkdjxndkxkd) Hem izleyeceğiniz filmler dizilerde nitelikli olsun. Emin olun 10 film izlemektense bir tane nitelikli film izldmek daha iyidir. Ne demişler; 'ars longa vita brevis'(değmez kaygıya).