Dönemine göre çok iyi bir filmdi bence. Soundtrack'ı da ayrı güzel filmdir(İn the house). TWD'nin öncüsü de denebilir. Bana göre zombi temalı (o da farklılığından dolayı olabilir) en iyi film. Zaten seri halindedir bilen biliyordur.
... Şeyhim 14 milyar yıl ne çabuk geçti Yaş 40 oldu kırklara karışamadım Ben defterden sildim ölümsüzlüğü Şeyhim kainata alışamadım Söz:*Murat Menteş& Müzik: Kaan Boşnak
Geceye bi şarkı sözü bırakıyorum isteyen bırakabilir: Sayha buhran amilim benim İçimdeki şeytanın ensesindeyim Destur de bre! Berduşa name yakma Çek git ilerle milim milim -Sagopa Kajmer, Kuvvetmira
Dediğim kitap buydu arkadaşlar yazarı Satoshi yazıyor ama değil maalesef.(yazarı veya derleyeni Phil Champagne) Ekleyen ekip öyle sanmış sanırım. Her neyse ilk 46 sayfası(bu arada burda kaldım) bitcoin'i (bkz: BTC)ve Blockchain'i çok detaylı açıklamış, kalan sayfalar çorap söküğü gibi gelecektir…devamıDediğim kitap buydu arkadaşlar yazarı Satoshi yazıyor ama değil maalesef.(yazarı veya derleyeni Phil Champagne) Ekleyen ekip öyle sanmış sanırım. Her neyse ilk 46 sayfası(bu arada burda kaldım) bitcoin'i (bkz: BTC)ve Blockchain'i çok detaylı açıklamış, kalan sayfalar çorap söküğü gibi gelecektir okuyanlara.(Bitcoin'e girebilirim)
Arkadaşlar bir ricam olacak. Raf ekibi yanlış kitap eklemiş istediğim kitap yerine. Yeni basılmış olan kitabı her gören şöyle istekte bulunursa düzeltileceğini ümit ediyorum. Kitabın adı: Satoshi Nakamoto Bitcoin derleyen: Phil Champagne yayını: Ether son olarak bulunduysanız istekte teşwkkürler yayın…devamıArkadaşlar bir ricam olacak. Raf ekibi yanlış kitap eklemiş istediğim kitap yerine. Yeni basılmış olan kitabı her gören şöyle istekte bulunursa düzeltileceğini ümit ediyorum. Kitabın adı: Satoshi Nakamoto Bitcoin derleyen: Phil Champagne yayını: Ether son olarak bulunduysanız istekte teşwkkürler yayın yılı: 2023
Arkadaşlar birazda bitcoin'den konuşalım diyorum kripto para ve bu merkeziyetsiz teknolojinin geleceği ne olur sizce? 21 milyon bitcoin sınırı ilerde aşılır mı? Yani konulan protokolün ötesine geçilirde ikili bir bitcoin dünyası olur mu ileride? Haram diyeni dövüyolarmış bu arada dünya…devamıArkadaşlar birazda bitcoin'den konuşalım diyorum kripto para ve bu merkeziyetsiz teknolojinin geleceği ne olur sizce? 21 milyon bitcoin sınırı ilerde aşılır mı? Yani konulan protokolün ötesine geçilirde ikili bir bitcoin dünyası olur mu ileride? Haram diyeni dövüyolarmış bu arada dünya bunu konuşuyor yahu.. (bu arada PDF olarak Nakamoto'nun kısa makalesini okumak için: http://bitcoin.org/bitcoin.pdf)
Arkadaşlar size küçük bir tavsiye; eğer okuyabiliyorsanız bir kitaba girişini yapın - özellikle birden çok kitap okuduğunuz durumlarda, anlarda - zaten gerisi geliyor. Şahsen ben böyle böyle kaç tane kitap bitirdim hem halk kütüphanesinde hem üniversiteden... (kendimi övmedim sadece tavsiyede…devamıArkadaşlar size küçük bir tavsiye; eğer okuyabiliyorsanız bir kitaba girişini yapın - özellikle birden çok kitap okuduğunuz durumlarda, anlarda - zaten gerisi geliyor. Şahsen ben böyle böyle kaç tane kitap bitirdim hem halk kütüphanesinde hem üniversiteden... (kendimi övmedim sadece tavsiyede bulundum)
Spoiler içeriyor
Ekonomi dünyasındaki düzenli akışın bu şekilde deforme edilmesi neticesinde toplumların yararına olması gereken sanayi ve ekonomik ürünler, evrensel servet kaynaklarını ellerinde bulunduran tefeci baronların hevesleri uğruna heba olur. Asrımızdaki insanlığın - ki daha önce cahiliye döneminde bile karşılaşmadığı - en…devamıEkonomi dünyasındaki düzenli akışın bu şekilde deforme edilmesi neticesinde toplumların yararına olması gereken sanayi ve ekonomik ürünler, evrensel servet kaynaklarını ellerinde bulunduran tefeci baronların hevesleri uğruna heba olur. Asrımızdaki insanlığın - ki daha önce cahiliye döneminde bile karşılaşmadığı - en büyük felaketi, eski dönemdeki bireysel zenginler ve şirketler yerine modern banka baronları olarak ortaya çıkan, gizlive aşikar tüm güçlere, iç ve dıştaki hakimiyet vesilelerine; dergi, kitap, üniversite, tiyatro, radyo, sinema ve televizyon gibi reklam ve propaganda vasıtalarına sahip olan bu tefeci baronlardır. Onlar bu vasıtaları, faizci sistemin gölgesinde alın terlerini ve kanlarını emdikleri, etlerini ve kemiklerini yedikleri zavallı insan gruplarının kafasında, bu zehirli ve iğrenç faiz sistemini en büyük ve en makul sistem, ekonomik gelişme için de en doğru yol olduğu fikrini oluşturmak için kullanmışlardır. Bu sistemin bereketli ve güzel bir sistem olduğunu göstermek amacıyla da Batı toplumunun medeniyette önde oluşunu örnek vermektedirler. Onlara göre faizi kaldırmak isteyenler, reel hayatla ilgisi olmayan hayalci bir gruptur. Faizi kaldırmak isteyenler bu görüşlerini, gerçekle hiç alakası olmayan hayale dayalı ahlaki sebeplere dayandırmaktadırlar. Onların bu çabasına müsamaha göstermek, ekonomik düzeni tamamıyla altüst etmek demektir.(bu arada Seyyid Kutub yaşasaydı Bitcoin'e (bkz:BTC) ne derdi çok merak ediyorum)
Spoiler içeriyor
Şanslıyız ki Halikarnas Balıkçısı gibi bi adamdan sonraki bir dönemde doğduk. Ondan sonra, bütün geleneklerin tekelini ele geçirdik. Bilirsiniz ya; üst tabakayı alt tabakanın üstünde ve alt tabakaları da üst tabakanın altında tutan hep gelenektir. Ticaret bakımından bakılınca, eskinin değerinin…devamıŞanslıyız ki Halikarnas Balıkçısı gibi bi adamdan sonraki bir dönemde doğduk.
Ondan sonra, bütün geleneklerin tekelini ele geçirdik. Bilirsiniz ya; üst tabakayı alt tabakanın üstünde ve alt tabakaları da üst tabakanın altında tutan hep gelenektir. Ticaret bakımından bakılınca, eskinin değerinin her zaman yenininkinden kat kat üstün olduğu görülür. Sözgelimi yeni bir şemsiyenin maliyet fiyatı belli olduğu için, onu yüzde bin kârla satmak vurgunculuk olur. Fakat, eski bir elbise bir liraya alınıp yüz liraya satılabilir. Eskiciler, ölen birinin pantolonunu satın alır, temizler, onarır ve satarlar. Biz bu işe, endüstrimize layık olan bir genişlik ve derinlik kazandırdık.
'Eskiler alayım!' diye, ölülerin pantolonlarını alıp satmadık. Fakat, ölmüş insanların yaşama biçimlerini ve fikirlerini alıp, onlara şöyle bir çekidüzen verdikten sonra onları, kat kat kârla dirilere sattık.
..
Bilirsiniz, pratik paltolar vardır. İçi yağmurlu hava için empermeabl(su geçirmez), dışı da kuru ayaz için yünlüdür. İnsan, havaya göre içini dışına ya da dışını içine çevirip giyebilir. Yas gününü hemen izleyen şenlik günü için 'vah vah' makinelerimizi şanzımanlı yaptırdık. 'Vah vah' aletleri tamamıyla ters ayarlanınca, bayramlarda kullanılmak üzere 'hah hah haahhh!' diyen kahkaha aleti olurlar.
..
Doktor Dimbleton,
"-İşte, acaba ne konuşuluyordu diye meraka değecek bir şey yoktu. Çünkü herkesin ne söyleyeceği, o sözler söylenmezden önce, herkesçe bilinirdi. Dahası, karşıdakinin vereceği cevap ve o cevaba ötekinin vereceği karşılık, herkesçe önceden bilinirdi." (reis burada günlük bayağılaşmış, monoton konuşmaların muazzam bir tespitini yapmış, emoji yerine İnsanlığımı Yitirirken(bkz:Osamu Dazai))
..
İnsanlar köreltilen yargı ve görüşleri dolayısıyla gerçeği göremezler.
Hele iyi insan kötü insan ayrımından hareketle röpdeşembır bi pasaj var ki uzunluğundan ötürü buraya atmam, atamam.
Yine tasavvufi felsefeye çok güzel bir gömmesi var merhumun.
Belki o anda, hayal gözüyle ta uzaklara ışıl ışıl parıldayan Akdeniz'i gördüğü gibi, dış düşman kadar, hatta onlardan ziyade kendisine güçlük çıkartmış, Konya isyanlarını, koltuk altında güya Kur'an taşıyan Anzavur'ları ve Halife ordularını doğurmuş ve yüzyıllardır ülkenin gırtlağına yapışarak onu hemen hemen boğmak üzere bulunan o koyu ve karanlık taassubu artık tepelemek olanağını görmüştü. (mekânın Cennet olsun Ata'm. Sen rahat uyu.)
Çocuk terbiye gördükçe ahlaksızlaşır. Sözgelimi; yüzüne tüküresi gelen insana, gülümseyerek; "Teşekkür ederim..." diye yalan söylemesini öğrenir. Çocuk beğenilmeyen doğruyu söylediği zaman dayak yer. Beğenilen, terbiye sayılan yalanı söylediği zaman pohpohlanır, "aferin" alır. Okumaya başladığı zaman ilk okuduğu tümce; sözgelimi: "Bugün küçük Mehmet okula gitti..." Daha sonra, "Okula gittiği için çok sevindi." yollu bir "Martaval"dır.
Yalan yeryüzüne geldiğinden beri çoğunlukla ya siyasaldır ya da ekonomiktir. Gerçekte bu iki şey de aynı yola, yani kazanç ve paraya çıkar. Hatta;" Çok söz yalansız olmaz, çok para dolansız olmaz! "denir.
Dine, kutsal kitaplara göre yalan" şeytanın dölüdür". Yani şeytan, doğrunum ırzına geçmiştir. Gebe kalan ırz, dokuz ay sonra yalan denilen, dinsel deyimiyle "Veled-i zina" yı doğurmuştur. Ama dedik ya, yalan çoğu kez siyasal ve ekonomik olduğu için, yalandan kazananlar şeytanlarla, şeytanın ırzına geçmiş olduğu doğrunun nikâhını kıyarlar. O zaman şeytanın dölü, bir piç olmaktan çıkar ve yalan meşru olur.
Yalanın gözü kördür. Vücudu öldürmekle kendini de öldürdüğünü görmez. Çoğunlukla böyle olduğu içinde, başlar; üzüntü ve yasla sallanır: "Bir varmış bir yokmuş. O da gitti gider. Ne olacak yalan dünya!" denilir.
Birçokları, iyi niyetli bir dünya sosyalizmini amaç edinmişlerdir. Öyle bir dünya ki, onda besin ve ısınacak yakıt; hava ve su gibi bedava olsun. Fakat böyle bir dünya, insanın ancak maddesel gereksinmelerini sağlar. Her ne kadar istenmeye değer ise de, erişilecek bu ütopya - ki o zamana kadar insanlık yok edilmezse erişir bittabi- yapsa yapsa, insanı, otlakta besiye çekilmiş ineğe benzetir.
Ateşin aklı olsaydı, insan gibi köprü kurardı, akarsuyu, sönmeden geçerdi, kayık yapardı, denizlerde gezer tozardı.
Amk sinemalarında hiçbir şey olmadığından muhtemelen bunu izleyeceğim önümüzdeki haftasonu. Herkes mifakir bizimsinemada mı filmler yok anlayamadım. Umarım seyir zevki bari fena değildir. Dipnot: İkinci part 24 Ocak'ta vizyona girecekmiş. Film hakkında yorumum: Bu nedir arkadaş düşük beklentiyle gittim, beklentimin…devamıAmk sinemalarında hiçbir şey olmadığından muhtemelen bunu izleyeceğim önümüzdeki haftasonu. Herkes mifakir bizimsinemada mı filmler yok anlayamadım. Umarım seyir zevki bari fena değildir.
Dipnot: İkinci part 24 Ocak'ta vizyona girecekmiş.
Film hakkında yorumum:
Bu nedir arkadaş düşük beklentiyle gittim, beklentimin hayli üstündeydi. Ben sahnenin başındaki Çanakkale cephesindeki kesitten sonra - devamı gelecek diye - film boyu o sahneyi - yani devamını - bekledim. Flascback tekniğiyle ilerliyordu film. Harikaydı gerçekten. Atmosferi de beğendim. Aras Bulut İynemli'de zor bir şahsiyetin altından kalkarak canlandırmış bana göre. Gerçek hayatta Atatürk hakkında tepkisiz kalmalarına bir şey diyemem ama işinin ehli yani. Enver Paşa'yı tanıdık bir yüz canlandırmıştı. Ve kaderin getirdiği noktalar. Allah utandırmadı Mustafa Kemal Ata'mızı Ali Rıza Bey. Fikirlerinle, Ata'm izindeyiz. Haid söyleyim içimde kalmasın Suskunlar Bilal. Ama öyle sahneler vardı ki yönetmeni tebrik etmek lazım çok objektif ve tarihe uygun bir anlatım ve işleyiş vardı. Hikayeleştirmede güzeldi. Şahsen beni etkiledi. Örneğin bende Ata'mızın Sofya'da bir aşkı olduğunu bilmiyordum onu da yakın zamanda öğrenmiştim. Bunu işlediklerini görünce de filmde hem sevindim hem de garip hissettim.(bir kız sevdim gençliğimi bıraktım Sofya'da) Ama film sonu olan duygularımı anlatamam, yaşanır. Askeri noktalar ve askerlerle temas. Ata'mızın Arap muhtarla yaptığı sohbet, hepsi çok etkileyiciydi.(öyle olmasaydı Allah Peygamber yerine Kur'anı indirirdi) Askerlerle konuşulan noktalarda tüylerim diken diken oldu. Bu kadar etkileyeceğini tahmin etmezdim. Subay olasım geldi, hemen dağa çıkıp... Askerliği yapmadığımdan mütevelli askerlik isteğimi daha da bi kamçıladı. (sohbet arasında kesişen konuşmalar inanılmaz etkileyicidi cidden) Yönetmen ortaya karışık bi dizi çekelim demiş olmamış, sıçmış.
Bu arada yönetmenin Yedinci Koğuşta Mucize yönetmeni olduğunu öğrenmem şoku. Film sonu puanım: 5,0/10(o da oyunculuklardan ötürü)
(filmi izlediyseniz de izlemediyseniz de Twitter'da @lordsinov isimli kullanıcının Atatürk filmiyle alakalı yaptığı yorumu okuyup öyle değerlendirin ve izleyin. Bende bu hataya düşmüşüm ama senaryo hiç gerçekçi değil zaten gerçek hayatta da annesi Zübeyde Hanım üzerinden dram durumu mevcut, var.)