Öncelikle film içeriğinde -yani tanıtım bülteninde de - yazdığı üzere Jake Sully'nin abisinin - ikizi Tom - bi hırsızlık olayı sonucu ölmesinden sonra abisinin yerini almasıyla başlıyor.(bu arada ikizini canlandıranda kendisi yine filmin sonunda Jake bacağını kazanamadı ama avatar old)…devamıÖncelikle film içeriğinde -yani tanıtım bülteninde de - yazdığı üzere Jake Sully'nin abisinin - ikizi Tom - bi hırsızlık olayı sonucu ölmesinden sonra abisinin yerini almasıyla başlıyor.(bu arada ikizini canlandıranda kendisi yine filmin sonunda Jake bacağını kazanamadı ama avatar old) Öncesinde arkadaşla ingilizcesini izlemiştim ama maalesef tam anlayamadığımdan ötürü tekrar Türkçe altyazılı izledim. Filmin aenaryosu benden geçer not aldı ve Fight Club'deki (ve diğer benzer filmlerde) gibi Narrator tekniği kullanılmış. Yani birinci ağızdan aktarılıyor o da hoş. Film 2154 yılında Dünya ve Güneş Sistemi dışında olan ve yanılmıyorsam 4 ışık yılı uzaklıkta olan Pandora adlı gezegende geçiyor(uydu). Bir başkasının bedenine - şansa dahi olsa- yarı felçli olsanız onun bedenini alma imkanınız olsa ne yapardınız? (muhtemelen reddetmeden kabul ederdiniz) İşte Jake Sully'nin başına gelende buydu. Özgürlük!
james cameron demiş ki: "11 yıl önce ilk tretmanı yazdığımdan beri bu filmi çekmeyi istedim. teknik olarak mümkün olana dek sabırla bekledim. bu yüzden 3 boyutlu sinemaya bu kadar yatırım yaptım ve yabancı kültür yaratma cesaretini kendimde buldum."
Ruhların ağacı, ruhların Tanrısı arasında bir ilişki kurdum. Kutsal metinlerde geçen ruhların Tanrısı. Jake'in Na'vi halkı için Eywa ağacına dilendiği noktada, Neytiri onu görünce ; büyük anamız taraf tutmaz Jake, sadece hayati dengeyi korur gibisinden bir şey söyledi. Orasıda manidardı. Tsu'tey'in ölümüyse çok kahramancaydı ve etkileyiciydi. Etkilendim. Sondaki İrkan' ın büyüğü olan Toruk Makto'nun uçuşuysa efsaneydi. Arkaplanda Gezegen'in veya Güneş'in görünümüyle... (bu arada İrkan'lar Lotr'daki Nazgul'u andırıyor) Pagan ritüelleri de vardı. Ve ritüelleri bana bizim tasavvuftada yeri olan rabıta halkalarını anımsattı(bu arada bize Hintlerden Nakşilik vasıtasıyla geçen rabıtada aslında Budizmdeki Mantra öğretisinin bir başka versiyonudur teknik bi bilgi) ama onun yaptığı halkalar ağaç etrafında ve tabii ki daha geniş. 😅 Yani bi nevi rabıta yapıyorlardı. Zaten mistik ve ezoterik öğretilerin hepsi aynı kapıya çıkıyor bence. Spiritüalizm+mistisizm=Ruhlar ağacı veya tasavvuf +new age+kabala=Panteizm veya panenteizm(zaten pekte farkları yok) Bu Arada bir bilim adamı ve aynı zamanda egzobiyolog olan Dr. Grace Augustine'in oyunculuğuda muazzamdı. Ayriyeten Eywa'nın(ilahi varlık-tabiat ana) Na'vi ormanları ve halkıyla(biyosferi de denebilir) birlikte savaşmak veya diğer ifadeyle ekosistemini korumak amacıyla karşılık vermeside etkileyici bir sahneydi. (-Eywa seni duymuş) Ve James cameron ne söylesek az 13 yıl aradan sonra böyle bir devam filmi çekmesine mi yoksa senaryosunda ve temposunda düşüş olmamasına mı şaşıralım bilemedim. Ama sen bizi şaşırtmaya devam et Cameron. Yolun açık ömrün uzun olsun. Unutmadan ; I See You! (Jake'in tamamen Avatar (mavi) olduğu diğer serilere.. izlemekse keyif verecektir ^-^) bu arada teknik bir bilgi; sürekli Na'vi halkını canlandıran oyuncular, hareket yakalama oyuncusu olarak geçiyor. Dipnot; 'Avatar' ismide manidar, Hinduizm'de - ezoterik öğretide - Tanrı'nın beden aldığı şekiller bedenler demektir. Son olarakta Youtube' da "Gerçeği Bul" kanalını öneririm.
10/10
kadim etiyopya dili olan ge'ez dilinde "mashafa henok" olarak geçer, (bu arada o dilden çevrilmiştir, vikipediden baktım) milattan önce 3. yüzyılda yazıldığı sanılan bu kitabı, etiyopya ortodoks "tevhid" (burası çokomelli) kilisesi kanonik kabul etmiştir. aşağıdaki rivayete bakın isim tanıdık gelecek…devamıkadim etiyopya dili olan ge'ez dilinde "mashafa henok" olarak geçer, (bu arada o dilden çevrilmiştir, vikipediden baktım) milattan önce 3. yüzyılda yazıldığı sanılan bu kitabı, etiyopya ortodoks "tevhid" (burası çokomelli) kilisesi kanonik kabul etmiştir. aşağıdaki rivayete bakın isim tanıdık gelecek mi?
mushaf tâbiri hakkında süyutî bize şunu naklediyor: muzafferi tarihinde hikâye etmiştir ki; ebubekir kur'an'ı cem'ettiği zaman:
''buna bir isim verin'' dedi.bazıları:
"incil ismini verin" dediler.
bunu iyi görmediler. bir takımı:
"sifr deyin!" dediler.
bunu da beğenmediler.
ibni mesud: "habeşistan'da bir kitap gördüm, ''mushaf diyorlardı" dedi ve bu ismi verdiler.(ekşi sözlükten bir yazardan alıntılı ilginç bi anekdot)
Öncelikle kitabın orjinalinin kayıp olduğuna emin olmamla beraber, Türkçe'ye çevrilen kısmınında değerli, önemli olduğu kanaatindeyim.(İngilizce orijinal pdf sine ulaşmak için Vikipedi'nin Hanok'un Kitabı bölümünden kaynakçaya inmeniz yeterli) Şans eseri aratırken pdfsini bulabildiğim kitap. Öncesinde de Diamond Tema'dan Çeşitli Mitolojilerde Mehdi ve Deccal videosunda bu kitabı kaynak olarak görmüştüm. Açıkçası bu tür konulara ilgim olduğu için(gerek dini gerek mitolojik) bedava indirdim ve okumaya koyuluyorum. Ezoterizmle de alakası olduğundan zevkleee ve ilgiyle okuyacağımı düşünüyorum. Bitirince editlerim.
Okyanusun kumlarla sınırlandığını bu kitapta öğrendim daha doğrusu fark ettim. Şimdi düşününce kumlar olmasa karayla su arasında bir bağlantı kurulacak şey olmazdı. E mantıken seller veya tsunamiler olurdu. İyi ki kum var dedim.
Enokyan Hanok
Helena Petrova Blavatsky (Gizli Doktrin kitabından bir alıntı)
Kimi zaman Enos, Hanok ve nihai olarak Grekler tarafından Enokyan olarak tanımlanan esrarengiz
ve kozmopolit Enok’u göz ardı ettiğimiz takdirde Şeytan efsanesinin gelişim tarihi de eksik
kalacaktır. Erken dönem Hıristiyan yazarlar Düşmüş Melekler kavramını onun kitabından alıp
geliştirdiler.
Enok’un Kitabı apokrif olarak belirtilmiştir. Peki apokrif ne anlama gelir. Bu sözcüğün etimolojisi
onun gizli bir kitap olduğunu açıklar. Hirofant ve inisiye rahiplerin koruması altında mabet
kütüphanelerinde avamın gözlerinde uzak tutulduğunu ima eder. Apokrif, Grekçe saklamak anlamına
gelen “kripto” fiilinden gelir...
Özellikler Masonlar olmak üzere konuya ilgi duyan bazı yazarlar Enok’u Memfisli Tehuti, Thoth,
Grek Hermes ve hatta Latin Merkür ile ilişkilendirmişlerdir. Kişi olarak bunların her biri birbirinden
ayrıdır. Ancak esas anlamda, hepsi aynı kutsal yazarlar, inisiyatörler ve Okült ve Kadim Bilgeliğin
kayıt edenleri kategorisine dahildir. Onlar Kuran’da (bakınız Şura XIX) İdris veya “Bilge” (İnisiye)
olarak geçen, Mısır’da sanat, bilim, yazı, müzik ve astronomiyi ilk keşfedip insanlara sunan “Thoth”
olarak bilinmektedir. Yahudiler arasında İdris, Enok’a dönüştü. Bar Hebraeus’e göre Enok “yazmayı
ilk keşfeden” kitap, sanat, bilim ve gök hareketlerini ilk ortaya atan kişiydi. Grekler ona Orfeus
derlerdi ve aynı şekilde her milletle adı değişti. Yedi sayısı ve astronomik açıdan bir yılın gün sayısı
olan 365 sayısı bu ilkel inisiyatörler ile ilişkilendirilmektedir. Bu sayılar onların misyon ve kutsal
görevlerini tanımlar, ancak tabii ki kişiliklerini değil. Enok, Adem soyunun yedinci neslinin, yedinci
Patrikidir (önder). Orfeus inisiyasyonun yedi katmanlı sırrını temsil eden yedi telli lir, forminks’e
sahiptir. Başında yedi ışınlı güneş diskli Thoth güneşsel gemisiyle 365 derecelik yolculuğuna yapar.
Son olarak Thoth-Lunas haftanın yedi gününün yedi yönlü tanrısıdır. Ezoterik ve ruhsal açıdan
Enokyan “Açık Gözlü Kahin” anlamına gelir. Hanok inisiyatör anlamına gelir.
Enok hakkında Josephus’un (MS 1. asır) anlattığı hikâyeye göre yazma ve kıymetli kitaplarını
Merkür veya Seth (Şit) sütunlarının altında saklamıştı. Bu da “Bilgeliğin Babası” Hermes hakkında
anlatılan hikâyeyle aynıdır. Yine de İsrail’i hak etmediği kadar yüceltmesine rağmen, ... Josephus tarih
yazıyordu ve o sütunların kendi zamanında var olduğunu ve Set (Şit) tarafından yapıldığını yazmıştı.
Bu arada Enok'un 365 yıl yaşadıktan sonra tıpkı İsa gibi göğe alındığına inanmıyorum. O biraz mistisizme falan kayıyor. Açıkçası İsa'nın da göğe alınmadığına öldüğüne inanıyorum.
Bu arada önemli bi kısım kitapta galiba tek bir yerde geçen gizli olandan kasıt Muhammed veya mehdidir diye yorumlayanlarda olmuş. (mehdi olmadığına eminim) Birdiğer husussa yine kitapta Nuh'un gemisinin yani tufandan kurtulanların bindikleri geminin, Nuh'a öğretilmediği melekler tarafından yapıldığı söyleniyor. O da önemli bi dipnot.
Spoiler içeriyor
insanlar arasındaki eşitsizliğin kökeni tanrısal kaynaklıdır insanlar bunu düzeltmek için teknoloji geliştirirler ancak bu bile yeterli olmaz hep daha iyi daha üstün yaşam formları için çalışırlar böylesi bir rekabet ortamında insanı kusurlarına o kadar yoğunlaştırırlar ki başka bir şey düşünemez…devamıinsanlar arasındaki eşitsizliğin kökeni tanrısal kaynaklıdır insanlar bunu düzeltmek için teknoloji geliştirirler ancak bu bile yeterli olmaz hep daha iyi daha üstün yaşam formları için çalışırlar böylesi bir rekabet ortamında insanı kusurlarına o kadar yoğunlaştırırlar ki başka bir şey düşünemez sadece daha iyiyi elde etmeye uğraşır film bu noktada acı verici bir ders veriyor bize: genetik harikası birisi kaybedebilir doğuştan kaybeden biri hayallerine ulaşabilir.. demek ki dünyada olup biten her şeyi mantıkla açıklayamıyoruz..
(alıntı, bir kullanıcının filmin altına yaptığı yorum. Yorumum/ böyle bir olayın gelecekte yaşanabilir olması ihtimali bile ürkünç)
Bu arada filmi izledikten sonra Barış Özcan'ın filmle ilgili analizine de bakabilirsiniz, oldukça yararlı olmuş(çünkü spoilerli filmde olmayan dvd sonundaki gösterimler var)
Selamlar. Nasılsınız arkadaşlar? Umarım iyisinizdir. Bugün sizden bi bilim-kurgu filmi önerisi isteyecektim. Varsa bildiğiniz sağlam bilim-kurgu filmi izleyeceğim. İyi geceler...
Kitabı okuyorum - nihayet okumaya başladım - lakin belirteyim; bu kitap ve içindeki bilgiler bana masal gibi geliyor. Zaten açıkçası bana bir şey katması için ve yaşadığım çevreye daha iyi adapte olabilmem için okuyorum. Önceki okuduğum kitapta Gazali'nin cehennem tasvirleriyle…devamıKitabı okuyorum - nihayet okumaya başladım - lakin belirteyim; bu kitap ve içindeki bilgiler bana masal gibi geliyor. Zaten açıkçası bana bir şey katması için ve yaşadığım çevreye daha iyi adapte olabilmem için okuyorum. Önceki okuduğum kitapta Gazali'nin cehennem tasvirleriyle yarışacak düzeyde bir kitap olduğu belirtilmişti(Ahirette 45 Gün). Oradan aldığım şevkle kitabı okumaya koyuldum ama daha başlarındayken bu yazılanlara - yani içeriğe - pekde inanmadığımı belirtmek isterim. Örneğin daha başlangıçta yazan rabbin kimdir veya kimin milletindensin soruları gibi(bu sorgulamalar kabirdeyken yapılıyormuş yersen) ve daha okuyacağım niceleri... Ama dediğim gibi esas okuma sebebim cehennem tasvirlerini görmek, hayal edebilmek, okumak ve bilmek. İnanmayanlarda benim gibi hikâye niyetine alıp okuyabilir. Allah'dan elimizin altında kitap hazır vardı yoksa birde temin etmek zorunda kalacaktık...(kütüphaneye sormuştum depoya kaldırılmış alamadıydım) Bilmeyenler için kitap eski dilde, lisanda tercüme edilmiş. (yani tercümeli hali bile zeman veya domuza hınzır vs. diyor, eski lisan, terimler anlıyacağınız) Bitirince önemli kısımları buraya aktarabilirim zira kimse duygu ve düşüncelerini yani yorumunu buraya aktarmamış. Kitabı okuyorum bu arada kitap gözümün önüne - bazı tasvirlerden dolayı - nedense Samanyolu Tvdeki Beşinci Boyut dizisini getiriyor. Bu arada Gazali, bidati mezhepsizcilik olarak tanıtıyor. Bende bidatçiyim o zaman ey Gazali! Yine kitap Kur'anda, Allaha yaklaşmak için vesile arayınız mealini peygamberler ve evliyalar olarak tefsir ediyor. Bu da bir eksi ben ve Cemre Demirel bunu beğenmedi. Öncelikle kitap 73 fırka olacağını(şu meşhur hadisden hareketle) ve bir fırkanın cennete gireceğini, onunda naciyye ehl-i sünnet ve'l cemaat olacağını söylüyor. Diğer 72 fırkanın cehenneme gireceğini ve dikkatinizi çekerim geri cennete gireceğini, girebileceğini söylüyor ilk kısımda. Buna kim inanır şimdi? Hadise inanan ehli sünnet vel cemaat insanları inanabilir tabi ama beni sarmadı, içine çekmedi hocam. Yani yemedim kusura bakma Gaxali hocam. Şimdi açık konuşayım öhm; ben açıkçası öte alemin sonsuz ebedi olduğunu düşünüyorum. Yani iki alemden de çıkış yok. Zaten o hadise ve hadislerede inanmıyorum itibar etmiyorum. Birdiğer konuysa kitapta şu konulardan da hiç bahsedilmiyor sanırım: İnsanların toprak olacağı mevzusu veya cehennemde azapların - belli başlı sınıfa, zümreye-sonsuz olmayacağı, sonlu olacağı bunun Allah'ın yüce sıfatlarına yakışmayacağı vs. anlatılmıyor. Açıkçası kitabı okumak isteme birdiğer sebebimde buydu ama sonuç hüsran. Bir önemli dipnnnoot; Gazali burda hadis-i şeriflerden hareketle bir cennet ve cehennem tasviri yapıyor sanırsam yani Kur'an'ı da misal veriyor ama hadislerde var işin içinde onuda belirteyim önemli.
Bu arada son bir şey daha; kitabı Hakikat Kitabevi Yayınları'ndan okuyorum. Dili falan çok ağır sarmadı ama yine de devam. Bu arada Hakikat Kitabevinden çıkan kitaplaa diğer yayından çıkan kitapların içeriği farklı. Pdf den bakmayı yeni akıl edebildim. Zaten yenisini almayı düşünüyordum ama artık bakalım neys (mesela tasavvufa tesavvuf diyor bu ne mk Avâmın - yani cahillerin-imanına iman-ı mecazi denir. Bu iman bozulabilir ve yok olabilir. Havasın - yani hakikat ehlinin-imanları zevalden ve halelden mahfuzdur. Nisa suresinin 135.ayetinde, "Ey iman edenler! Allah'a ve Onun Peygamberine iman ediniz!" mealindeki emr, bu hakiki imanı göstermekdedir. Tabi Efendim1! 1!1 ) (Ehli sünnete inanmayanları [müslümanları] zındık diye damgalıyor kitap. Gazali'nin bu derece katı olduğunu bilmiyordum. Diğer kütaplarını okumaya bile gerek kalmadı. Ayrıca sana diyorum sana ey Gazali evet sana! Ahirette çekeceğin var sözde üstat. Ben Müslüman'ı Kuran'daki müslümanlıktan aldığım için Hristiyan ve Yahudilerin inananları olarak;(tabii ki hakiki çakması değil bizim sünniler gibi)hepsininde cennete gireceğine inanıyorum Kuran okumalarımdan hareketle. Ayrıca her iyilik yapanında vicdanı varsa yine cennete gireceğine iannıyorum. (yani teblig ulaşmadı sen topraksın ya da sen Müslüman değilsin direk cehennemliksin diye bir şey yok!! Hepinizle ahirette görüşeceğiz bakalım süniiler mi cehennemlik o çemkirdiğiniz Kurancılar mı) Unutmayın: Kuran'da cennet için şart; (şirksiz) salih amel(yani iyilikler yapmak) ve imandır. Nokta!! Yalnız hakkını verelim bazı tasvirler efsane. LOTR veya Avatar veya HP'yle yarışacak düzeyde. Cennet kuşu mesela müezzem)
Not: bu gönderide 2 yayınevinin(biri kapaktaki) karşılaştırmalı yorumu yapılacaktır.
Evet 150.gönderinin şerefine sadece =(Just!) İngilizce izleyebileceğiniz film izleme sitesi paylaşıyorum. Adı:Hdtoday.tv Filmi bitirince paylaşırım. Nicholas Cage için izlenebilitesi olan bir film. Küçük kızda da 0 duygu vardı bu arada...
Bi daha Amerikalılar bu türde bi dizi-yürüyen ölüler temalı-çekmesin bi zahmet, zirevede bıraksınlar bence çektikleri kafi, yetecek ölçüde. Zira osursam daha iyi yapım çıkardı. Artık istemez, yeter, yetişir. İmla. The Walking dead fanı olan diyor bunu, sana diyorum sana. Yanına…devamıBi daha Amerikalılar bu türde bi dizi-yürüyen ölüler temalı-çekmesin bi zahmet, zirevede bıraksınlar bence çektikleri kafi, yetecek ölçüde.
Zira osursam daha iyi yapım çıkardı.
Artık istemez, yeter, yetişir. İmla.
The Walking dead fanı olan diyor bunu, sana diyorum sana. Yanına bile yaklaşayım deme.
Toplumun şekillendirdiği aklı Kuran ile düzeltmek yerine Kuran'ı toplumun şekillendirdiği akla uydurmak, Kuran'ın Allah'tan olduğu iddiasıyla çelişkilidir. -Caner Taslaman
Geçende kankamla sinemada izlediğim film. Tam bir görsel şölendi. Hele başlangıçta Dünya veya başka bir gezegenin uzaydan görünümü vardı ki sormayın gitsin. Yani Carl Sagan Cosmos izliyorum onda alamadım bu hazzı o derece. - Bu arada filmle alakasız biliyorum ama…devamıGeçende kankamla sinemada izlediğim film. Tam bir görsel şölendi. Hele başlangıçta Dünya veya başka bir gezegenin uzaydan görünümü vardı ki sormayın gitsin. Yani Carl Sagan Cosmos izliyorum onda alamadım bu hazzı o derece. - Bu arada filmle alakasız biliyorum ama tam bilette öğrenci bilet fiyatlarıda aynı fiyat ne ayak? Bir de mısır alalım dedik galiba 1 alana 1 bedava 45 lira amk bu da hoş değildi, velhasılı ekonomi uçuyo yeğenim. - En son yine Ad Astra'da almıştım o uzayın gerçekçi ihtişamını. Orada da Tyler ağabeyimiz oynamıştı. Altyazılı izleyememek bi tık üzdü ama dublajda güzeldi yani. Benim demek istediğim imkanınız varsa- hatta benim gibi ilk filmi henüz izle(ye)mediyseniz dahi- gidin sinemada izleyin. Ufak tefek kusurlar, klişe diyebileceğimiz yanları var mı var filmin ama bu filmin baştan sona gömüleceği anlamına gelmiyor. Buradaki kötü, olumsuz yorumlara bakmayın. Zira her şeye bi hazır cevapları veya diyecekleri oluyor zaten. Bu da buranın klişesi.(hele bi arkadaş çok durağan demişti e bi zahmet 3 saat film o kadar da olsun demi ama bence durağan değildi sinema atmosferindende olabilir bilemiyorum) Dediğim gibi görsel şölen o klişe yanlarını törpülüyor, kapatıyor. Hele uçan hödükler Yüzüklerin Efendisi'ndeki(LOTR) Nazgulu andırdı. Hikaye, senaryoda fena değildi hatta ortalamanın üstündeydi bence. Neyse günümün tek tesellisi attığımız 2 lirayla arkadaşın aynı yerde 144 liraya satılan ayıcığı adını bilmediğim zımbırtıdan tekte kapabilmesi oldu.
Peki öyleyse yorumumu şöyle sonlandırayım. Sizce de uzak gezegenlerde bu şekilde yaşayan ilkel bir uzaylı ırk veya daha da gelişmiş bir uzaylı ırk var mıdır? Ayrıca filmin ismi neden Avatar ufak bir bilgilendirme, genel kültür olsun. Cameron'ın anası rüyasında 4 metre boylarında bir kadın görmüş ve anlattığına göre maviymiş(zaten Cameron'da filmi çekmeye görsel olarak burdan esinleniyor) ve şunuda eklemişki,,,...sevdiğim hindu tanrılarıyla bir bağlantısı var, demiş. Sizinde anlayacağınız ve biliyorsanız tahmin edeceğiniz üzere Avatar terimi bir hindu tanrısı manasına geliyor. Annesinden esinlenmiş isimde de filmin görselliğinde de yani anlayacağınız Cameron. (hatta isteyen vikipediye avatar yazıp çıkan sekmeleri aratabilir bye, )
Edit:bu arada dua edin James Cameron öklmesin :d bu arada Pandora'nın uydu olduğunu öğrenmem şoku
Astronomik birimin Dünya'yla Güneş arasındaki uzaklık olduğunu öğrenmem şoku(149,6milyon km) bkz:(Avatar, Alpha Centauri yıldız sistemi, Polyphemus gezegeni, Pandora uydusu)