İkinci el kitap okumak daha güzel değil mi? Sahaftan çıkmış oluyor hem ve hepsinin de ayrı hatıraları, kokusu var(dır kim bilir?){bu arada online yararlanabileceğiniz online kitap sitesi söylüyorum:NadirKitap.com}
Ofansif bir UFO filmi. Ufo (uzaylı) filmleri arasında en iyisi diyebilirim. Zaten diziside mevcut. Film Dan Brown'un polisiye kitaplarını andırdı. Bir dakika bile aksiyonun eksik olmadığı muazzam bi film daha.. Filmde bi yerden sonra Matrixvari bir evrene bürünülüyor. Antarktika'da donmuş…devamıOfansif bir UFO filmi. Ufo (uzaylı) filmleri arasında en iyisi diyebilirim. Zaten diziside mevcut.
Film Dan Brown'un polisiye kitaplarını andırdı. Bir dakika bile aksiyonun eksik olmadığı muazzam bi film daha..
Filmde bi yerden sonra Matrixvari bir evrene bürünülüyor. Antarktika'da donmuş insan ve insanımsı(uzaylı) canlı cesetler (bedenler). Ve Ajan Dana Scully'nin kaçırılması ve devamında gelişenler.. Oradan sonra film koptu yalnız cidden efsaneydi, unutulmayacak bi film daha. Hele asıl bütün olaylar bittikten sonra çıkan tekli devasa uzaylı filosu(gemisi) daha bi efsaneydi. Klasikleşmiş dizinin filmini yapmışlar ama cidden efsaneydi yani başarılı buldum helal adamlar yapmış. Tam not aldılar benden. O sondaki gizemini koruması yönündende yine harika. Uzaylılar benimde özel ilgi alanımdır o açıdan bi üst perdeden bakmak durumundaydım. Evrene ve uzaylılara olan merakınızı daha bi cezbeden, kmaçılayan film. Puanım 9/10🌵🌋🏜️
'tek başına birisi gelecekle savaşamaz.'
Hayatımda izlediğim en sıradışı filmlerde ilk 10'a rahat girer. İnanılmaz iyi bir anlatıma sahip film. Seslendirme, altyazı metnide gayet iyiydi. Ayrıca Jared Leto keş, esrarcı tiplemesine cuk oturuyor. Burda da o şekil oturmuş bir tiplemeyi izliyoruz güzel durmuş. Nicholas Cage…devamıHayatımda izlediğim en sıradışı filmlerde ilk 10'a rahat girer. İnanılmaz iyi bir anlatıma sahip film. Seslendirme, altyazı metnide gayet iyiydi. Ayrıca Jared Leto keş, esrarcı tiplemesine cuk oturuyor. Burda da o şekil oturmuş bir tiplemeyi izliyoruz güzel durmuş. Nicholas Cage abimizle Jared Leto'nunda kardeşliğini görmüş olduk ama sonu üzdü.
Ve son söz şu açıdan çok çarpıcıdır:'asla savaşa girme, özellikle de kendinle.'adamlar savaşın dünyadan asla eksik olmayacağını adeta yüzümüze vurmuşlar sanatsal bir dille müezzemdi..
Şimdi şu filmden çıkarcağımız olay dediğim gibi savaşın hiç eksik olmayacağı bende şu anda Rusya-Ukrayna savaşı devaam ederken izlediğim için bende double etki yaptı diyebilirim. Şahsi düşüncem şu an başlayan bu savaşın süreceği devam edeceği yönünde ve bu savaş bir o kadar da 3.dünya savaşını kamçılayacaktır veya da fitilini ateşleyecektir diyebilirim. Soykırım adı altında bölgesel olan bir savaş uzun süreçte nasıl küresel bir savaşa dönüşeceğinide ilerde izleyebiliriz gibime geliyor. Çin S. S. C. B. (yani Rusya'nın)'nin (artık ne olabilirr inanın bilmiyorum) yanında olacaktır aynı şekilde diğer ülkelerde kendi aralarında örgütlenecektir ama dediğim gibi bu öznel sadece benim düşüncem yani gidip onlarca saat adam gibi oturup analiz falan yapmadım. Tam aksi, terside olabilir tabiiki savaş olmayabilir barış olabilir ama bu da çok zor şu an neden derseniz Rusya'nın bu olası savaşı patlatıp çıkarması bir anda gerçekleşmedi uzun bir sürecin sonucu, neticesinde oluşmuştu hatırlarsanız bu savaş. Neyse miraç kandilibdiyorum ve bülteni kapıyorum. Sonumuz hayrola, kandiliniz mübarek ola doslar.
Şahsi fikrim cahillerle savaş daimidir ve daha elzemdir.
Spoiler içeriyor
"affedersiniz, sizi seviyorum. Daha önce kimseyi sevmedim. Evliyim, karımı sevmiyorum. Oğlumu da sevmiyorum. Ebeveynlerimi hiç sevmedim. Ömrümde hiçbir şeyi sevmedim. Sizin dışınızda. Sizi seviyorum ve hep seveceğim. Beni sevmiyorsanız, sorun değil. Gidip sizi düşünerek yaşar, ölümü beklerim. "
Spoiler içeriyor
İlk siftahımızıda bu sene bu kitapla yaptık efenim evet, selamlar. Okurken adam yazmış diyosun. Aşırı akıcı ve bir solukta okuyabileceğimiz bir kitap. Kitabı okuduktan sonra resmen hayatımda ilk defa ciddi bir aydınlanma, hakikati görme anı yaşadım..(şimdi niye bu kız şu…devamıİlk siftahımızıda bu sene bu kitapla yaptık efenim evet, selamlar. Okurken adam yazmış diyosun. Aşırı akıcı ve bir solukta okuyabileceğimiz bir kitap. Kitabı okuduktan sonra resmen hayatımda ilk defa ciddi bir aydınlanma, hakikati görme anı yaşadım..(şimdi niye bu kız şu erkeğe bakıyor veya bu erkek şu kızda ne buluyor dedirtti, aynı şey evlenen evli birliktelikler içinde geçerli..olayların iç yüzünü bilemeyiz ne de olsa..)İçinde okurken bolca hayretlere düşüren ve kuvvetle muhtemel, hayrete düşceğiniz bir kitap. He unutmadan ekleyim felsefe-düşünce (idea) kitabıdır. Görüşlere katılan olur katılamayan olur eyv. Yazar Arthur Schopenhauer, burada konuya tamamen felsefi ve birazda prensipli bir şekilde disiplinden çıkmayıp katı, dış ve genel hatlarıyla aşkı tasvir etmeye, anlatmaya çalışmış. Aşkı insan olan(güzelinden en çirkinine tüm topluma hitap ediyor) herkesin anlayabileceği şekilde tasvir etmiş, yazmış. Ve acaba gerçektende aşk bu kadar basit bir şey mi yani sadece türün(insan) devamı için mi onca aşk, ihtiras, tantana diye de bende ciddi manada bir düşündürmedi değil.. Eğer aşk hakkında bildiğiniz başka kitaplar varsa da muhakkak yazın, esirgemeyin çünkü ilgim insan aşkına kaydı ve açıkçası bu kitap beni (kısa olduğundan olsa gerek) çokta doyurmadı. Açıkçası aşk sadece türün devamı(insanın) için içgüdüsel dürtülerle hayatın ve neslin devamı için evlenmekten ibaretse ben biraz hayal kırıklığına uğradım ama böyle olmadığına eminim diyebilirim çünkü yazarımız burada, daha çok olaya bilimsel yaklaşmış ve felsefe yaptığından kendi öznel görüşlerinide katmış sanırsam. Sonuçta 'insan' denen akıllı varlığı 'içgüdüsel salt bir hayvan' kategorisine yerleştirmekte başlı başına bir eksiklikten ibarettir diye düşünüyorum çünkü biz şu koca kainatta belkide tek akıllı zekaya sahip olan varlığızdır(her ne kadar ben tersini düşünsem savunsamda kesin kanıt olmadığından böyle yazmak zorundayım.). Yani uzatmayayım ben yaşayın diyorum dostlar bu güzel deneyimi tadın içinizde hissedin, soyutlanın kendi dış dünyanızdan hakikate gerçeğe ışığa yönelin. Yol her ne kadar meşakkatli olsada.. Sonuçta bu güzel deneyim insanın dünyada başına çok sık gelmez. Gerçeğini yaşayabilmek varken birazda risk alın- filmlerden izleyip bakakalacağınıza- imkanınızda varsa kendiniz yaşayın, deneyimleyin diyorum. İnsanı bütünleştirir ve bencil olmaktan kurtarır, yardımlaşmayı tetikler. Kendimden biliyorum. Her şey gönülünüze göre olsun doslar. Rasgele.
"Bu anlayış çerçevesinde cinsel sevgi, aslında koşulları dışımızda daha sonra da içgüdüyle belirlenmiş bir yönelimden başka bir şey değildir; duruma göre, yoğunlaştırılmış duygulardan, tutkulardan, kara sevdalardan ve intiharlara sürükleyen aşamalardan geçebilir. ...
Bütün bunların ötesinde her yıl, birbirini seven ama dış koşullar yüzünden engellenmiş çiftlerin birlikte intiharlarıyla sonlanan çeşitli vaka (bu gerçeği) ortaya koyacaktır;gelgelelim karşılıklı sevgiden emin olup bu sevginin haz ve tadını yaşarken en yüce bahtiyarlığı da bulmayı umanların, (zorlayan dış koşullar karşısında)en aşırı adımları atıp bütün ilişkileri koparmak ve olabilecek her türlü sıkıntı, dert ve belaya katlanmak varken;hayatlarıyla birlikte, ondan öteye daha büyüğünün düşünülemeyeceği bir mutluluktan da vazgeçmeleri benim için hala açıklanamazlığını koruyan bir soru oluşturuyor. İşte o tutkunun daha az şiddetli ve sadece bir nebze ortaya çıktığı yerde, yaşlı değilse, herkes onu her gün görür, çoğunluk yüreğinde yaşar.
... Bu durumda öncülerimden ne yararlanmak ne de onların düşüncelerini çürütmek zorundayım:Sorun kendisini bana nesnel olarak dayattı,kendiliğinden benim dünya görüşümün içine adım attı. Ayrıca en az alkışı kendileri şu anda bu tutkunun hakimiyeti altında bulunan ve bu nedenle de abartılı duyguların en yüceltilmiş ve uçarı, tensellikten uzak, dünyevi olmayan imajlarla dile getirmeye çalışanşardan beklemek durumundayım.(Bu konudaki) görüşlerim, aslında metafiziksel hatta transzendental(aşkın) olsada, onlara fazlasıyla fiziksel, fazlasıyla maddesel görünecektir. Bu arada (aşıkların) bugün kendilerini madrigaller ve sonatlar yazmaya yönlendiren bu büyüleyici konuya, on sekiz yaş daha büyük olmaları halinde, şöyle başlarını çevirip bakarlar mıydı diye bir an düşünmelerini isteyelim yeter. ..
Bu nedenle, aşk serüveni içermeyen bir dramaya merak duymak öylesine zordur ve öte yandan, her gün didiklenmesine rağmen bu konu hiçbir zaman aşınmaz.
... Bu hırs ve şiddet geleceğin anne babasının sevgisinden başka bir şey değildir. Bu tutkunun sayısız derceleri bulunmaktadır;bunlardan iki aşırısından biri Afrodite pandemos (tensel sevgi) ve ötekisi Urania(Tanrı aşkı) diye tanımlanır:Ancak özü gereği bu tutku her yerde aynıdır.
... Büyük tutkularda zaten kuralda ilk bakışta doğarlar:"ilk bakışta sevmeden kim aşık olmuştur ki?" (Shakespeare)
Bu bakımdan Chamfort'un şu sözleri çok ilginçtir:
"bir kadınla bir erkek birbirlerine karşı şiddetli bir tutku duyuyorlarsa, onları ayıran engeller, ister bir koca ister anne babalar vb. olsun, bana hep yasalar insan uzalşımları bu konuda ne derlerse desinler, bu iki sevgili doğayavetanrısal hukuka göre birbirlerine aitmişler gibi gelir. "(Maximes)..
Anlayacağınız, tutkuyla seven biri, bütin çabalarına ve yalvarıp yakarmalarına rağmen hiçbir koşulda karşılık bulamazsa bu durum ortaya çıkar: " onu seviyor ve ondan nefret ediyorum "(Shakespeare)
Bu nedenle Goethe'n şu dizeleri çok yerindedir:" Reddedilen hor görülen bütün aşklar! Cehennem kaçkını insanın yanında!
Neyin kızdırdığını bilmek isterdim ki beni, lanet edeyim! (Faust 1 ,280)
.. Ve insan büyük acılar içinde sustuğunda
Verdi bir Tanrı bana, nasıl acı çektiğimi söyleme gücü(Goethe)
Tu, deorum hominumque tyranne, Amor!
(Sen ki Eros, Tanrı'ya ve insana despotça hükmedersin. Euripides, Andromeda)
Öldürücü oku körlüğü ve kanatları onun(cupido'nun/eros'un) ayrılmaz özellikleridir. Kötülük ve kanatlar vefasızlığı anlatırlar:Vefasızlık, kuralda, tatminin sonucu olan hayal kırıklığıyla birlikte ortaya çıkar. (Aşk nedeniyle evlenen acılar çekerek yaşamak zorundadır der bir İspanyol atasözü.)
Ama bu arada o kargaşa ve gürültünün içinde, iki sevgilinin bakışlarının birbirleriyle özlem içinde buluştuklarını görüyoruz:
İyi de, niçin böylesine gizlice, endişe ve korku dolu, böylesine kaçamak? Çünkü bu sevgililer, (katkıları olmaksızın) çok geçmeden sona erecek olan bütün o dert ve sıkıntının, onca eziyet ve meşakkatin kendi benzerlerinin daha önce yaptıkları gibi, sona ermesini önleyip, (bu sıkıntıları) aynı haliyle devam ettirmeye uğraşan hainlerdir. "Bir kez daha beni haklı çıkaran yapıt. Şu konuda, şöyle ki, insanoğlunun acizliği ve ne kadar sonlu bir varlık olduğumuz gerçeği. Beni hep ateşlemiştir bu tür felsefik konular şimdide barutunu doldurduk topa vurduk işde.. Hem zeki hem de gerizekili insan mahlukatı, hepimiz alnımızdaki yazgıyı yaşarız dostlar kaçış yok. En yüceye sevgilerimle. Edit imla. Sevdiğime:benim yerimede sev bekletme sevdayı.(yine sevdiğime, al geceyarılarımı benden) Ve son olarak kendi sözlerimle yazımı noktalıyorum:Başka bir evrende en güzel halinle görüşmek dileğiyle öptüm gözlerinden(şöyle söyleyeyim size kitabı da atabilirdim ama atmadım-atamazdım da-içinde çok kıyak düşünceler var okuyun)(aşk üzerine bir kitap daha önerim ;bende henüz keşfettim. Stendhal-Aşk üzerine)
Hitler'i tam olarak benzetmişler ve neredeyse tıpkısının aynısıydı. Hitler'i en gerçekçi ve doğru anlatan yapım. Hitlerin o acı son günlerini ve o kasvetli havayı bir 3.kişi gözünden biz izleyiciler olarak görüyoruz bu filmde. Ama kanımca Hitler'in neden asla bir 'Atatürk'…devamıHitler'i tam olarak benzetmişler ve neredeyse tıpkısının aynısıydı. Hitler'i en gerçekçi ve doğru anlatan yapım. Hitlerin o acı son günlerini ve o kasvetli havayı bir 3.kişi gözünden biz izleyiciler olarak görüyoruz bu filmde. Ama kanımca Hitler'in neden asla bir 'Atatürk' olamayacağınıda bize bu film gösteriyor. Tamam belki Almanların önderi olduğu yadsınamaz, kaldı ki çokça da takipçisi vardı ama bu kötü sonunu değiştirmiyor çünkü kader kimseye acımaz.. Atatürk'ün önderliğiyse dünyada eşi benzeri olmayan ve asla da olamayacak bir örnektir kanımca ve zannımca. Vee unutmadan reise selam duralım Heil Hitler,.! .d
Not:Kan görmeye dayanamıyorsanız, izlemeyin tavsiye etmem.
Bu arada hitler intihar etmedi bi gerçek bilgi söyleyeyim.(ama bunun yerine gidin Bilinmeyen Hitler okuyun Aytunç Altındal'dan)
Son çeyrekteki inek böğürmeleriyle birlikte gözümde komediye dönen yapım. Kült bir film zaten. Yalnız korkmak yerine bende ters etki yaptı sanırım güldürmeye başladı bi yerden sonra. Eski olmasından dolayıda olabilir.. Sırf şeytanın pederle yaptığı diyaloglar için bile izlenebilir. Şeytan'ın ayaklarıyla…devamıSon çeyrekteki inek böğürmeleriyle birlikte gözümde komediye dönen yapım. Kült bir film zaten. Yalnız korkmak yerine bende ters etki yaptı sanırım güldürmeye başladı bi yerden sonra. Eski olmasından dolayıda olabilir.. Sırf şeytanın pederle yaptığı diyaloglar için bile izlenebilir. Şeytan'ın ayaklarıyla merdivenden başının üstünden tersten gitmesiyse garipti. Ve Şeytanın yüzü aklıma Kutsal Damacana filmini getirdi nedense..
İbretlik kült filmlerde bugün.
"Şeytan çıkarmak için ne güzel bir gün."
Edit:yine bu türde korku filmi olarak Exorcism of the Emily Rose var, tavsiyemdir.
Şu durum sizde de oluyor mu la? İlk bi rüya gördüğünü uyanır uyanmaz hatırlarsın, sonra ardından psikoz mu neyimse aynı onun misali gördüğün rüyalar bi anda ardı ardına gözünün önüne gelir. Bu rüya dersin (ki zaten rüyadır gerçektende genslde) çünkü…devamıŞu durum sizde de oluyor mu la? İlk bi rüya gördüğünü uyanır uyanmaz hatırlarsın, sonra ardından psikoz mu neyimse aynı onun misali gördüğün rüyalar bi anda ardı ardına gözünün önüne gelir. Bu rüya dersin (ki zaten rüyadır gerçektende genslde) çünkü uyandıktan sonra hatırlarsın bunları ve görmüşsündür yani eminsindir. Ama bu daha çok berrak bir zihin ve kafadayken olur yani en azından bana öyle oluyoe. Bilinçaltım bana ne saçma oyunlar oynuyo amk xd
Spoiler içeriyor
Bu sefer başrol Neo'ya farklı bi Matrix bakış açısı, dünyası sunmuşlar. Daha modern hali. Filmde mesaj olarak almak isteyene çok güzel de felsefi, metaforik mesajlar alttan alta yüklenmiş sanırsam. Oralara fazla değinmeyeceğim, filmden sonra veya önce ayrıntılı analizini okursanız zaten…devamıBu sefer başrol Neo'ya farklı bi Matrix bakış açısı, dünyası sunmuşlar. Daha modern hali. Filmde mesaj olarak almak isteyene çok güzel de felsefi, metaforik mesajlar alttan alta yüklenmiş sanırsam.
Oralara fazla değinmeyeceğim, filmden sonra veya önce ayrıntılı analizini okursanız zaten kafanızda daha çok oturur diye düşünüyorum felsefesi birazda. Böyle bi filmde rapçi olan Saian'ın fonda kullandığı müzikleri görmek beni baya bi sevindirdi açıkçası.(orijinali yabancıdır kesin biliyoruz tamam yermeyin, çalıntı veya alıntı beat olabilir) Diğer serilerden farklı bir Matrix izliyoruz ama bununda farklı bir tadı var. Görsel şölendi diyemesemde konusuna yeniliklerle (Bugs seyirciyi temsil ediyormuş sanırım filmde) farklı bakış açısı getirmeleri güzeldi yani.. Filmde serinin eski filmleriyle gösterilen sahnelerle birlikte, (flashback) duygusal bütünlükte sağlanmış diyebilirim ama haklarını da yemeyelim şimdi. Fena değildi bence yane (neo abemizin saçlarda gitmiş bu arada askerdeymiş gibi sıfırlamış xd) yine eski filmden Kahin ve Mimar gitmiş yerine sade 'Analizci'(o da HIMYM'dan Barney) gelmiş. Trinity ve Neo iki efsanenin dönüşlerini görmekse o romantizmle birlikte ayrı ayrı hem duygulandırdı hem de sevindirdi. Neo'nun da yeni süper güçleri iyiydi bu arada. Reyisi bu şekil izlemekte tat verdi yeniden doğuşuyla birlikte. Film genel hatlarıyla başarılı. Vee unutmadan Morpheus, efsaneler ölmez; şekil değiştirir.
"-No, I'm done fighting.
-Are you?"
"-you dont know me. (neo)
-no." (new morpheus)
"-ı've never met a legend before.
- neo."
Benim filme puanım 8/10 magalar seriden bağımsız veya seriye bağımlı bi tane daha gelir mi bilmem ama valla gelirse tadından yenmez yalnız sondaki o saçmalık olmamış filmin ismine zarar, zeval getirir komedi yapacam diye gerek yoktu o komikliklere ayrıca güldürmedi de no way home kadar patlama yaratamadı sanırım olduğu kadar nabalım seriden yeni film bekleyenler nasıl bi son veya film bekliyordu anlayamadım adam amuda mı kalksın daha n'yapsın? Birazda kasıntılıktan veya mükemmeliyetçi fanların sıkıntısından o puan düşüklüğüde sanırsam. Şahsen ben senaryodan uç bi kopukluk görmedim, he senaryodan da 18 sene sonra revize edilmiş haliyle-ki böylesi de zor gelir, ancak böyle bi efsaneye yakışır- ancak böyle bir film veya biraz daha iyisi o da biraz çekilebilirdi. Nitekim öyle de olmuş. Hem filmin çekilmesi için hem de senaryonun devam edebilmesi için adamların her halükarda bir şekilde dirilmesi gerekiyordu ayrıca ne bekliyodunuz. Abartmayın yani dostlar. Hem birazda John Wick izleyiverin n'olmuş orda olunca iyi burada olunca mı kötü? Keanu Reeves ve Carrie Ann Moss'un yaşlandığını görmekse kendi içimde garip bi durum yarattı. Zaman çok eskitiyo 99 sinsiteryo. Ee dünya yuvarlak adamı madam da yapar adam da, batmakta var çıkmakta..(buradaki mesajı anlayanlar beğendi bile bkz: Wachowski kardeşle) Bunlan beraber de üstümdeki negatif yükleri, parçaçıkları atıp birazda hatta daha çok pozitivist bakmaya yaklaşmaya çalışıyorum. Evet, bir dahaki postta görüşmek üzere ifinim iyi akşamlar.. ( ivit mitrix fınıyım biriz, fon müziğinin mırıltısını duysam tüyler ayrı tiken oluyor bu arada bende daha fazla dayanamayıp izleyenlerdenim, filmişte agam en nihayetinde izleyin geçin bende ne çok konuşmuşum)
Parodi filmdir 3 yıl sonra gelen güncelleme, Trans farkındalığı yaratmaktır amaç. Woke kültürünüzü sikeyim!